İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/409 E. 2025/530 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/409
Karar No
2025/530
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.BEYANLAR: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının kusurlu davranışı nedeniyle davacı aracının hasar gördüğünü bu kapsamda 250,00 TL değer kaybı, 250,00 TL mahrumiyet bedelinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesinde neticeten 45.000,00 TL değer kaybı, 6.750,00 TL mahrumiyet bedelinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı ... Ltd. Şti. tarafından, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu gerekçesiyle açılan tazminat davasına karşı, öncelikle yetki itirazında bulunulmuş; şirket merkezinin İstanbul’da olduğu ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğu savunulmuştur. Ayrıca, HMK 121. madde gereği davacının delillerini tebliğ etmediği, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığı, bu eksiklik giderildikten sonra ayrıntılı beyanda bulunma haklarının saklı tutulduğu belirtilmiştir. Dava belirsiz alacak davası olarak açılmışsa da, SBM eksper raporu ile değer kaybı tutarının önceden tespit edildiği ve bu durumda HMK 107 gereği belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığı savunulmuş; bu sebeple davanın usulden reddi istenmiştir. Esasa ilişkin olarak ise, davacı tarafından yapılan başvuru sonucu 5.127,00 TL değer kaybı bedelinin 11.04.2023 tarihinde davacıya ödendiği ve zararın karşılandığı, buna rağmen dava açılmasının haksız olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, kazanın 01.11.2022 tarihinde gerçekleştiği ve poliçenin 29.09.2022–29.09.2023 tarihlerini kapsadığı, bu nedenle yeni trafik sigortası genel şartlarının uygulanması gerektiği, genel şartlara göre değer kaybının aracın rayiç bedelinin %2’sinden düşük olduğu durumlarda ödeme yapılmayacağı, davacının gerçek zararını ve sigortalının kusurunu ispat etme yükümlülüğünün bulunduğu ve bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. Faiz yönünden ise, şirketin usulen temerrüde düşürülmediği, en erken dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceği belirtilmiştir. Netice itibarıyla; yetki itirazının kabulüyle dosyanın yetkisizlik nedeniyle reddi, aksi takdirde davanın tamamen reddi, kabul halinde ise şirketin sadece bakiye poliçe limiti ile ve faiz yönünden dava tarihinden itibaren sorumlu tutulması, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir. 2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: Hasar Dosyası, SBGM ilgili evrakı, araç kayıtları ilgili birimlerden getirtilmiştir. Bilirkişi (Prof. Dr. ... ) 25.03.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; yapılan teknik inceleme sonucunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda, ... plakalı aracın sürücüsü davalı ... ’nın %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ... ’ün (davacının aracı) ise %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Kusur oranlarının bu şekilde takdir edildiği, nihai değerlendirme ve kararın mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. ATK tarafından düzenlenen müşterek raporda, olayla ilgili yapılan değerlendirme sonucunda davalı sürücü ... ’nın %75 oranında kusurlu, dava dışı sürücü ... ’ün ise %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Rapor 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imzalı olarak düzenlenmiş olup, fiziki evrak gönderilmeyeceği belirtilmiştir. Bilirkişi (... ) 16.11.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; başvuruya konu araca ilişkin sunulan belgeler üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda, %75 kusur oranına göre hesaplanan değer kaybı tutarının 45.000,00 TL olduğu, poliçe limitinin ise kaza tarihine göre 100.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Ancak hasar tarihli poliçeye dair belge sunulmadığı, mevcut olan poliçenin eski tarihli olduğu ve hasar ödemesine ilişkin herhangi bir dekontun da dosyada yer almadığı belirtilmiştir. Nihai değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir. Bilirkişi (... ) 20.01.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; %75 kusur oranı esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda değer kaybı tutarının 45.000,00 TL, araç mahrumiyeti tutarının ise 6.750,00 TL olduğu, olay tarihinde geçerli poliçe limitinin 100.000,00 TL olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Ancak, hasar ödemesine ilişkin herhangi bir dekontun dosyada yer almadığı ifade edilmiştir. Nihai değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. 3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. Her ne kadar sigorta şirketi 5.127,00 TL ödeme yaptığını beyan etmiş ise de sigorta şirketinin dosyamız arasına alınan 31/07/2023 havale tarihli müzekkere cevabından söz konusu ödemenin hasar bedeli olarak yapıldığı anlaşıldığından mahsup yapılmamıştır. Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü, işleteni ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1-Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile, Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 45.000,00 TL'nin Davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 01/11/2022 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. Yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 14/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, b- Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 6.750,00 TL' nin, Davalı ... ve ... kaza tarihi olan 01/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 3.535,04 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 1.145,07 TL nin mahsubu ile eksik kalan 2.389,97 TL harcın; 2.078,24 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 311,74 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı olan 1.145,07 TL'nin; 995,71 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 149,36 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcının 234,65 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 35,20 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 9.123,75 TL'nin; 7.933,70 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.190,05 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş den tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin 26.086,96 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3.913,04 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Karardan sonra yapılacak masrafların %87 'lik kısmının tüm davalılara müştereken ve müteselsilen, %13 'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılara müştereken ve müteselsilen yüklenmesine, 9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/409, K. 2025/530, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-409-e-2025-530-k-e0b1dfacec5a