İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/378 E. 2024/810 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/378
- Karar No
- 2024/810
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/378 Esas KARAR NO : 2024/810
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - ... ...
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 03/06/2023 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının 21/07/2011 tarihinde ... Şirketi'ni devraldığını, şirket müdürü olarak davalının yetkilendirildiğini, davalının 2016 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığını ve tekrar dönüş yapmadığını, çıkış yaptığı esnada şirkete ait evrakları da yanında götürdüğünü, müvekkilinin o tarihten bu yana davalı ile sağlıklı iletişim kuramadığını, şirketin fiili olarak 2014 yılında bitmesine rağmen ortakların bir araya gelememesinden ötürü terkin edilemediğini, ancak dava konusu limited şirketin faaliyeti tamamen durmuştur, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve ortaklar arasındaki anlaşmazlıkların kendi aralarında çözülme ihtimalinin kalmadığını, en nihayetinde şirketin kuruluş gayesinin gerçekleştirmesine imkan kalmadığını, bunun yanı sıra dava konusu şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz mal varlığı ile Devletin hiçbir kurumuna borcu bulunmadığını belirterek fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla anılan şirketin Türk Ticaret Kanunu’nun 636. maddesi uyarınca haklı nedenle tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir. Dava; limited şirket ortağının diğer şirket ortağına karşı açtığı şirketin feshi istemine ilişkindir. Davacı tarafca usulüne uygun dayanılan deliller celbedilmiş, tanık beyanları alınması için talimat yazılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. ... yazı cevabı ile; feshi istenen ... Şirketi'nin ortaklarının 1999 pay ile davacı ... ve 1 pay ile ... olduğu, şirket yetkilisinin ... olduğu, şirket merkezinin .... olduğu bildirilmiştir. Davacıya şirket defterlerini sunması için süre verilmiş ise de davacı 06/12/2023 ve 22/01/2024 tarihli beyan dilekçeleri ile; davalının şirket defterlerini yanında yurt dışına götürmüş olduğundan defterlerin sunulamadığını, şirket muhasebecisine de ulaşılamadığını beyan etmiştir. Mahkememizce aldırılan 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu şirkete ait ticari defterlerin dosyaya sunulu olmadığı, ticari defterlerin bulunduğu yerin ve irtibat kurulacak kişinin de dosyaya bildirilmediğinden, dava konusu şirkete ait ticari defter kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, her ne kadar Ticaret Sicili kayıtlarında şirket aktif olarak görünse de ... kayıtlarında dava konusu şirketin ticaret sicilinde ve vergi sicilinde kayıtlı adresinde bulunamadığından ... tarafından kaydının re'sen terk edilmiş olduğu, keza ... mezkür yazılarında, sadece 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin olarak Kurumlar Vergisi Beyannamesi verilmiş olduğu, bundan sonra terk tarihine (31.08.2014) kadar geçen dönemler ve terk tarihinden sonraki dönemler için de Kurumlar Vergisi Beyannamesi verilmemiş olduğunun anlaşıldığı, bunun dışında dava konusu şirketin faal olduğu yönünde dosya içeriğinde herhangi bir belge bulunmadığı, Ticaret Sicil dosyasına kuruluşundan beri genel kurul, hazirun cetveli vs. bilgi ve belge sunulmamış olduğu, 2013 yılı da dahil olmak üzere, bu yıldan itibaren Kurumlar Vergisi Beyannamesi verilmemiş olduğu, şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili olan mesul müdür/ortağın dava konusu olan şirkete ait iş ve işlemleri ifa ve ikmal etmemiş, edememiş olduğu, dava konusu olan şirketin ticaret sicili ve vergi sicilinde kayıtlı adresinde bulunamadığı ve bu nedenle ... tarafından 31.08.2014 tarih itibariyle vergi kaydına re'sen terk işlemi uygulandığı hususları birlikte göz önüne alındığında; dava konusu şirketin, her ne kadar Ticaret Sicilinde kayıtlı ise de fiilen faaliyette olamayacağı, bu nedenle dava konusu şirketin bu haliyle şirketin kuruluş amacını gerçekleştirme imkanından mahrum olacağı, ortaklar arasında iletişim kopukluğu nedeniyle güven ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesine, "dava dilekçesi doğrultusunda ve ekte gönderilen davacı vekilinin 29/11/2023 tarihli dilekçesi doğrultusunda feshi istenen ... Şirketi'nin kuruluş amacı, nasıl kurulduğu, ortakları, yetkilileri, hangi tarihe kadar aktif olduğu, ticari hayatına devam etmeme nedenleri, davacı ...'in yaşadıkları ve diğer dava konusu olaylar hakkındaki ifadelerinin alınması" yönünden yazılan talimat sonucunda; Tanık ...: "Ben ... Zabıta Müdürü olarak görev yapıyordum, davacıyı da zabıta müdürü olarak çalıştığım dönemde personelim olduğu için tanırım, aynı zamanda babasıyla da arkadaşız ve birlikte çalıştık, davalıyı ise hiç tanımam, birlikte çalıştığımız dönemde çay içerken davacının şirketle alakalı konuşması üzerine benim şirketten haberim oldu, şirketin kuruluşuna ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, çay içerken bu konuşmamızda davacı bir arkadaşının kendisi adına şirket kurduğunu, daha sonra şirketi bırakıp kaçtığını söyledi, ancak daha fazla bilgim yoktur, şimdi de davacı ile ayrı yerlerde çalışmaktayız, şirketin son durumuna ilişkin de herhangi bir bilgim yoktur, yurt dışına çıkıp çıkmadığına ilişkin de bilgim yoktur, bildiklerim ...'ın bana anlattıkları ile sınırlıdır, benim bildiklerim bundan ibarettir." Tanık ...: "Ben davacıyı komşu olmamız nedeniyle tanırım, aynı zamanda 5 yıl kadar aynı iş yerinde çalıştık, davalıyı ise tanımam, davacı ile davalının dava konusu şirketi devraldıkları döneme ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, ben daha sonra davacının reklam şirketi devraldığını ve davacının ortağı olan davalıya ulaşamadığını duydum, davacının bu şirket nedeniyle vergi ödediğini ve ekonomik olarak pek iyi durumda olmadığını biliyorum, davacının davalıya hala ulaşamadığını biliyorum, tam bilmemekle birlikte şirketin şu an aktif olarak çalışmadığını düşünüyorum, benim bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacının .... Noterliğinin 14/07/2021 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmesi ile ....sicil numarasında kayıtlı ... Şirketinin 999 payını devir aldığı, bu devrin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 20/10/2014 tarih ve 8676 sayılı nüshasında yayınlandığı, devir sonucunda davacı ile davalının şirketin ortakları haline geldikleri, şirketin bu ortaklık durumunun dava tarihine kadar devam ettiği, şirketin 2013 yılından itibaren ticari faaliyet göstermediği gibi ticaret sicilinde ve ... herhangi bir işlem yapmadığı, 31/08/2014 tarihinde ... tarafından vergi kaydına resen terk işleminin uygulandığı sonucuna varılmıştır. Davacının dava dilekçesinde şirket müdürü olan davalının 2016 yılından beri yurt dışında bulunduğu, davalı ile iletişim kuramadığı, 2014 yılından beri şirketin ticari faaliyetinin bulunmadığı vakıasına dayanması, ticaret sicil kayıtlarına göre davalının şirketin tek yetkili müdürü olması, davacı tanıklarının beyanları ayrıntılı olmamakla birlikte şirketin ticari faaliyette bulup bulunmadığını gösteren asıl delillerin ticaret sicil, vergi ve şirketin ticari defterleri olması, davacının dayandığı şirketin ticari faaliyetinin bulunmadığı vakıasını .... 24/11/2023 tarihli cevabı yazısı, ticaret sicili kayıtları ve bilirkişi raporu ile ispatlaması, limited şirketlerda sermayeden çok kişi unsurunun yoğun olması nedenleri ile davacının Türk Ticaret Kanununun 636. maddesinin 3. fıkrası gereğince ortaklık ilişkinin devamını olanaksız kılan haklı sebebin varlığını, yani şirketin tek yetkili müdürü olan davalının şirketin amacına uygun olarak iş ve işlemler yapmadığını ispatladığı sonuç ve kanaatine varıldığından ispatlanan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, .... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketinin FESHİNE VE TASFİYESİNE, Tasfiye memuru olarak davacı ...’in ATANMASINA, Tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren YER OLMADIĞINA, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 804 TL posta masrafı ve 2.500 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.902 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/11/2024
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza (Muhalif)
KARŞI OY
Davacı davasını, iki ortaklı şirkette, şirket yetkilisi diğer ortak davalının yurt dışına çıktığı ve tekrar dönmediği, yurt dışına giderken şirket defterlerini de beraberinde götürdüğü, şirket ortaklarının bir araya gelememesi nedeniyle şirket faaliyetinin tamamen durduğu vakıasına dayandırdığı, davalının yurt dışına çıktığı ve tekrar dönmediği vakıasının ispatı yönünden süresinde ve usulüne uygun dayandığı delillerin mahkememizce toplandığı, davacının dayandığı deliller ve tanık beyanları ile bilgi ve görgüye dayalı olarak davalının yurt dışına çıktığını ve tekrar dönmediğini ispatlayamadığı, bu halde bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere salt şirketin gayri faal olmasının şirketin feshi için yeterli görülemeyeceği tarafımdan değerlendirilmekle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Başkan ...