İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/355 E. 2025/259 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/355
Karar No
2025/259
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/351 Esas - 2025/91 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/351 Esas KARAR NO : 2025/91

... DAVA :Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2020 KARAR TARİHİ : 10/02/2025 KARAR Y.TARİHİ : 12/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin davalıya ait “... adresindeki işyerindeki ... kompenant Atölyesi ve Lojistik Alanlarında “240 metrekare poliüretan bazlı beton kaplama, 540 metrekare kompenant PÜ beton kaplama” işini ihale ile üstlendiğini, üretici firma olan müvekkili Şirketin, işin uygulamasını bu dalda uzman olan ...firmasına yaptırmak için anlaştığını, uygulamayı yapan firmaya işin yapımı sırasında davalı Şirket çalışanlarınca sürekli engel ve zorluk çıkarıldığını, ilim ve tekniğe uygun olarak işe devam ederken ve işin 1/3’ünden fazlası bitirilmiş iken, işe devam etmemesinin istendiği ve devamında da sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiğini, sözleşme ile üstlenilen ve uygulama firmasına yaptırılan, zeminde fiilen mevcut ve davalı tarafından kullanılan işin miktarı, sözleşmeye aykırı ve ayıplı olup olmadığı, fiilen kullanılıp kullanılmadığı ve yapılmış olan işin parasal değerinin tespit edilmesi için ... Değişik iş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 16.10.2020 tarihli Raporda; işyeri yetkililerince bu yerin yaklaşık 2 aydır kullanılmakta olduğu, kullanım nedeniyle oluşan küçük çaplı hasarlar bir yana yapılan işin ilim ve tekniğe uygun olduğu, yapılan 240 metrekare alandaki poliüretan bazlı kaplama işinin bedelinin sözleşmedeki fiyatla tutarının 5.280 Euro + KDV olduğu, taraflar arasındaki Sözleşmede ihale ile üstlenilen işin bedelinin, işin tamamlanması sonrası düzenlenecek fatura karşılığı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak işin tamamlanmasına fırsat tanınmayarak bıraktırılması nedeniyle o ana kadar yapılan, zeminde mevcut ve fiilen kullandıkları kaplama için hiçbir ödeme yapmadıklarını, tespit raporunda belirlenen tutarın TL karşılığı olan 58.108,40 TL’nin ödenmesi için keşide edilen ihtarnameye gönderilen cevabi ihtarnamede ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, davalının sözleşmeye uygun ifa edilmediği yönündeki beyanının yerinde olmadığını belirterek 58.108,40 TL alacaklarının temerrüt tarihi olan 27.10.2020 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, ayrıca 1.369,60 TL tespit giderinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, işe geç başladığını, nitelik ve nicelik anlamında yetersiz işçi ve malzeme ile işi yürütmeye çalıştığını, sürekli olarak özensiz ve basiretli tacirlik ile bağdaşmayan davranışlarda bulunduğu ve nihayetinde, işin tamamladığı kısmını sözleşme şartlarına aykırı ve kendisinden beklenen faydayı sağlamayan, aksine iş akışına ve iş güvenliğine zarar veren şekilde yerine getirdiği, bu nedenle müvekkili şirket tarafından yapılan işin kabul edilmediğini, sözleşme gereği davacı tarafından uygulama yapılacak olan ikinci alanda davacıya uygulama yaptırılmasından vazgeçildiğini, sözleşmenin 27.08.2020 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, yapılan işin bütünüyle sözleşme ve şartname hükümlerine aykırı olduğunu, yaklaşık 6 aydır kullanılan zeminin, parça parça dökülmeye başladığı için müvekkili tarafından tamir ettirildiğini, davacının, bizzat yürütmek üzere aldığı işi, sözleşmenin 15. maddesine aykırı şekilde, müvekkilinden onay almaksızın taşerona devrettiğini, bizzat ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı yanca iş sözleşmeye uygun yapılmadığından ve giderilmesi talep edilen ayıp ve eksiklikler giderilmediğinden, müvekkili tarafından kesin kabulün yapılmadığını, sözleşme uyarınca işin düzeltilmesi için yapılmakta olan masraflar ve ileride işin yenilenmesi için yapılacak masrafların davacıdan talep edileceğini, davacı yanın kur hesaplaması ve faiz talebine itiraz ettiklerini, borcun muaccel olmadığını, bedel alacağının muaccel olması için mutlaka eserin bütün kısımlarıyla sözleşmeye uygun ve ayıpsız olarak tesliminin gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesin istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. Sözleşme örneği, 3. İhtarname örneği, 4. ... D.İş sayılı bilirkişi raporu. 5. Bilirkişi raporları. a)Keşif sonrası bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 02/11/2021 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Huzurdaki davanın;taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında ifa edilen edimin karşılığının ödenmediği iddiasıyla iş bedeli olarak şimdilik 58.108,40TL nin temerrüt tarihi olan 27.10.2020 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile tespit giderlerinin tahsili taleplerine ilişkin olduğu, raporumuz içeriğinden ayrıntıları izlenip denetlenebileceği üzere; Taraflar arasında 01.06.2020 tarihli Sözleşmenin akdedildiği ve akdin davalı şirketin 27.08.2020 tarihli ihtarı ile işin gereği şekilde yerine getirilmemesi nedeni ile feshedilmiş olduğu, davacının işi sözleşmeye,fen ve sanat kurallarına uygun yerine getirmediğinin anlaşıldığı, yapılan teknik tespitlere göre;davacının işi istifade edilebilir şekilde tamamlamasından söz edilemeyeceği,bu halde işin tamamlanma oranın %0 olduğu ve hesaplanabilir bir alacak olmadığının tespit edildiği, davacının talebine konu; davacının ... sayılı tespit dosyasının giderleri ile ilgili olarak dosyada masraf belgelerine rastlanmadığı, sunulması halinde Mahkemeye ait olacak şekilde hesaplama yapılabileceği görüşü bildirilmiştir. b) Bilirkişi kurulu 28/01/2022 tarihli raporlarının sonuç kısmında özetle; kök raporda yer verilen görüşlerimizde değiştirecek bir husus bulunmadığını, karşı görüş ise, Dava ile ilgili düzenlenmiş 16.10.2020 tarihli rapor ile 02 11.2021 tarihli rapora katılmak mümkün olmamıştır. Davalı işyerinde davacı tarafından 240 n polıuretan bazlı beton kaplama imalatı yapılmış ve imalatın ayıplı ve kusurlu olduğu belirtilerek davacıya işin bedeli ödenmemiş ve de hiçbir ödemede de bulunulmamıştır. Davacı tarafından gerçekleştirilen 240 m” poliüretan bazlı beton kaplama zemin imalatında hava kabarcıkları, renk değişiklikleri, kararmalar, dalgalanmalar ve malzemenin kalkması gibi istenmeyen durumlar oluşmuş olduğundan söz konusu imalat ayıplı ve kusurludur. İmalatın ayıplı ve kusurlu olduğunda bir şüphe yoktur. 240 m2 poliüretan bazlı beton kaplama zemin imalatının ayıplı ve kusurlu olması nedeniyle düzenlenmiş iş sözleşmesi davacı tarafından feshedilmiştir. Geçici kabulün yapılmaması, imalatın ayıplı ve kusurlu olması ve iş sözleşmesinin iptal edilmesi davacıya yapılan işin bedelini ödememe hakkını kazandırmaz. 240 m” poliüretan bazlı beton kapîama zemin imalatındaki ayıpları ve kusurları gidermek ıçın yapılacak masraflar, zarar ve ziyan hesaplanarak belirlenen miktar hakedişten düşülerek geriye kalan miktar işin bedeli olarak davalı tarafından davacıya ödenmelidir. 240 m poliüretan bazlı beton kaplama zemin imalatıyla ilgili hiçbir ödememenin yapılmaması sebepsiz zenginleştiği, yapılan imalatın geçici kabulünün yapılmaması, edimin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle davalı tarafça sözleşmenin fesih yoluna gidilmesi, yapılan teknik tespitlere göre davacının işi istifade edilebilir şekilde tamamlamadığından söz edilemeyeceği gibi davacının işi sözleşmeye, teknik şartnameye, fen ve sanat kurullarına uygun yerine getirmediğinden harcketle de işin tamamlanma oranı %0 olarak kabul edilemez dolayısıyla davacının hesaplanabilir bir alacağının olmadığı görüşüne de katılmak mümkün olmadığı görüşü bildirilmiştir. c) ... tarihli kaldırma kararından sonra aldırılan kök ve ek bilirkişi raporu. Raporda özetle; Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında, davacıya ait Ankara fabrikasının 240m² poliüretan beton (m² 22-€) ve 540m² arge kompenant beton(m² 22-€) işçinin malzeme ve işçilik dahil olarak 17.160,00 Euro +KDV bedelle yapılması için 01.06.2020 tarihinde götürü bedel Sözleşme düzenlendiği, davacı yüklenicinin 240m² poliüretan beton işini tamamladığı, ancak davalı iş sahibinin, işin tamamlanan kısmının ayıplı ve sözleşme aykırı ifa edildiğini belirterek Sözleşmeyi 28.08.2020 tarihinde davacıya tebliğ edilen ... Noterliğinin 27.08.2020 tarihli ihtarnamesi ile fesih ettiği, davacı yüklenicinin, İstinaf Mahkemesi kararı ve Yargıtay’ın yerleşik kararları gereğince Sözleşmenin feshinde kusuru olsa da, fesih tarihine kadar davalı iş sahibinin yararına yaptığı sözleşme ve şartnameye uygun olan imalatların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, dosya kapsamından davacı yüklenicinin tamamladığı işte; Koridor kısmındaki poliüretan bazlı beton kaplama alanında; yırtılmalar olduğu, malzemenin yapıştırıldığı yüzeyden kalktığı, parçalandığı ve ciddi boyutta hasar gördüğü, bu nedenle zeminde bozulmalar olduğu, ayrıca pürüzsüz olması gereken yüzeyde tekerlek izlerinin bulunduğu, 12X12 metrekarelik alanda ise; malzemenin renginin değiştiği ve kararmalar olduğu, bu kapsamda bu ayıpların kullanımından kaynaklı olamayacağı, işin yapımı sırasında zeminin iyi hazırlanmaması astarın doğru uygulanmamasından dolayı imalat hatasından kaynaklı olduğu değerlendirilemediği, bu nedenle kaplama işinin Sözleşmeye ve Sözleşmenin eki Teknik Şartnameye açıkça aykırı olarak ayıplı ifa edildiği, davalı iş sahibinin bu ayıplı imalatı kabule zorlanamayacağı, hatalı imalatın yeniden yapılması gerektiği belirlendiğini, ancak davalı iş sahibinin, Tespit Raporundaki kabulüne göre ayıplı bu imalatı 2020 yılı Ağustos ayından kullanmaya başladığı, 08.10.2020 tarihinde ve yaklaşık 7 ay sonra 28.06.2021 tarihinde yapılan keşifte de halen kullanmaya devam ettiği, dosyada yapılan işin sökülüp yeniden yaptırıldığına ilişkinde belge bulunmadığı, bu durumda davalı iş sahibinin bu ayıplı imalatı kabule zorlanamayacağı düşünülmekte ise de, davalının imalatta oluşan ayıpları bölgesel olarak tamir ettirerek kullanmaya devam ettiği ve ayıplıda olsa imalattan fayda sağladığı dikkate alındığında hukuki takdir ve değerlendir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sözleşmeden dönme isteminin hakkaniyete aykırı olacağı, buna göre davalı iş sahibinin, ayıplı imalat nedeniyle İstinaf Mahkemesinin kararında belirtildiği üzere Türk Borçlar Kanunun 475/I-2 maddesi uyarınca bedel indirim talep edebileceği; Sözleşmeye aykırı olarak yapılan ayıplı imalatların niteliği ve miktarı dikkate alındığın davacının işin 240m² lik kısmını % 60 oranında tamamladığı, bu nedenle davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden talep edebileceği imalat bedelinin 3.168,00-€ +KDV olduğu hesaplandığı, davacı yüklenicinin alacağının sözleşmenin feshi ile 28.08.2020 tarihinde muaccel hale geldiği ve davacının, davalıdan talep edebileceği imalat bedelinin KDV dahil 32.542,87-TL olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davacı yüklenicinin 21.10.2020 tarihli ihtarda alacağının tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesini ihtar ettiği, ihtarnamenin davalıya 23.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda ödeme yapmayan davalının 27.10.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı yüklenici ise 58.108,40-TL alacağının 27.10.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, ... İş sayılı tespit dosyasındaki masraflarının toplam 1.517,30-TL olduğu davacı ise, 1.396,60- TL tespit giderinin davalıdan tahsilini talep ettiği görüşünü bildirmişlerdir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkememizin 18/04/2022 tarih,... Karar sayılı kararı ile; davanın reddine, karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, ...Karar sayılı kararı ile "…Mahkemece tespit dosyasının onaylı bir sureti dosya içerisine alındıktan sonra, eser sözleşmeleri konusunda uzman bir bilirkişi ile, inşaat mühendisi bir bilirkişiden oluşturulacak heyetten tespit dosyası içerisindeki bulunduğu iddia edilen fotoğraflarda incelenip değerlendirilmek sureti ile, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderildiği uzlaştırıcı bir bilirkişi raporu alınmalı, bu kapsamda, yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda belirtilen yırtık ve hasarların kullanım sonucu oluşup oluşmadığı, imalat hatası bulunup bulunmadığı, davacının ürettiği iş kısmının davalı tarafından kullanılmasının mümkün olup olmadığı, üretilen iş kısmında davalı iş sahibinin kabule icbar edilemeyeceği derecede ayıplar bulunup bulunmadığı hususları ortaya çıkarılmalı, davacının ürettiği iş kısmının davalı tarafça kullanılmasının mümkün olduğu sonucuna varılması halinde götürü bedelli sözleşmelerde iş bedeli hesabı ile ilgili Yargıtay uygulaması çerçevesinde bu iş kısmı fiziki oran yöntemi ile, belirlenerek, davacının hak ettiği iş bedeli hesaplatılmalı, davacının ürettiği iş kısmında davalının kabule icbar edilemeyeceği derecede imalat hataları bulunduğunun tespit edilmesi halinde ise, şimdiki olduğu gibi davanın reddine karar verilmelidir…” gerekçeleriyle kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Somut olayda; Davacı şirket, davalı ile yapılan sözleşmeye konu işin 1/3 ünden fazlası sözleşmeye uygun ve ayıpsız olarak tamamlandıktan sonra davalının sözleşmeyi fesih ettiğini, .... İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda müvekkilin alacağının 6.230,40-€ olarak tespit edildiğini, davalıya gönderilen ihtarname ile de bu alacağın Türk parası karşılığı olan 58.108,40-TL’nin 3 gün içinde ödenmesinin istendiği, fakat davalı tarafından ödeme yapılmadığını belirterek 58.108,40-TL’nin davalıdan 27.10.20520 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ve 1.396,60-TL tespit giderinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı şirket ise, davacının 01.06.2020 tarihli sözleşme şartlarına aykırı davrandığını, keşif tarihi itibariyle 2 aydır kullanılan zeminin açılmaya ve temizlenmeyecek şekilde kararmaya başladığını, zeminde hava kabarcıkları oluştuğunu, sökülmeler olduğunu ve tamir edildiğini, işin ayıplı ifa edildiğini, bu ayıplı imalat edeniyle bozulan yüzeyin iş kazalarına ve işin durmasına neden olacağını, ayrıca davacının sözleşmeye aykırı olarak onayı olmadan işi alt yükleniciye yaptırdığını, bu edenle sözleşmeye konu ikinci alandaki işin davacıya yaptırılmasından vazgeçilerek sözleşmenin 27.08.2020 tarihinde fesih edildiğini, davacı tarafından eksik ve ayıplar giderilmediğinden işin kabulünün yapılmadığını, davacının kur ve faiz hesaplamasına borç muaccel olmadığından itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, bilirkişi raporu, ... Karar sayılı kaldırma kararı ve tüm dosya içeriğine göre; eldeki davada, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında, davacıya ait ... fabrikasının 240m² poliüretan beton (m² 22-€) ve 540m² arge kompenant beton(m² 22-€) içinin malzeme ve işçilik dahil olarak 17.160,00 Euro +KDV bedelle yapılması için 01.06.2020 tarihinde götürü bedel sözleşme düzenlendiği, davacı yüklenicinin 240m² poliüretan beton işini tamamladığı, ancak davalı iş sahibinin, işin tamamlanan kısmının ayıplı ve sözleşme aykırı ifa edildiğini gerekçesi ile sözleşmeyi 28.08.2020 tarihinde fesih ettiği, davacı yüklenicinin, Yargıtay’ın yerleşik kararları gereğince, sözleşmenin feshinde kusuru olsa da, fesih tarihine kadar davalı iş sahibinin yararına yaptığı sözleşme ve şartnameye uygun olan imalatların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, hüküm kurmaya denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporu ile de tasep edildiği üzere, davacı yüklenicinin tamamladığı işte; Koridor kısmındaki poliüretan bazlı beton kaplama alanında; yırtılmalar olduğu, malzemenin yapıştırıldığı yüzeyden kalktığı, parçalandığı ve ciddi boyutta hasar gördüğü, bu nedenle zeminde bozulmalar olduğu, ayrıca pürüzsüz olması gereken yüzeyde tekerlek izlerinin bulunduğu, - 12x12 metrekarelik alanda ise; malzemenin renginin değiştiği ve kararmalar olduğu, bu ayıpların kullanımından kaynaklı olamayacağı, işin yapımı sırasında zeminin iyi hazırlanmaması astarın doğru uygulanmamasından dolayı imalat hatasından kaynaklı olduğu, kaplama işinin sözleşmeye ve sözleşmenin eki Teknik Şartnameye açıkça aykırı olarak ayıplı ifa edildiği, davalı iş sahibinin bu ayıplı imalatı kabule zorlanamayacağı, hatalı imalatın yeniden yapılması gerektiği, davalı iş sahibinin, tespit raporu ile, ayıplı bu imalatı 2020 yılı Ağustos ayından kullanmaya başladığı, 08.10.2020 tarihinde ve yaklaşık 7 ay sonra 28.06.2021 tarihinde yapılan keşifte de halen kullanmaya devam ettiği, dosyada yapılan işin sökülüp yeniden yaptırıldığına ilişkinde belge de bulunmadığı, davalı iş sahibinin bu ayıplı imalatı kabule zorlanamayacağı, davalının imalatta oluşan ayıpları bölgesel olarak tamir ettirerek kullanmaya devam ettiği ve ayıplıda olsa da imalattan fayda sağladığı, Türk Borçlar Kanunun 475/I-2 maddesi uyarınca bedel indirim talep edebileceği; gözetilerek sözleşmeye aykırı olarak yapılan ayıplı imalatların niteliği ve miktarı dikkate alındığın da davacının işin 240m² lik kısmını % 60 oranında tamamladığı, bu nedenle davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden talep edebileceği imalat bedelinin 3.168,00-€ +KDV olduğunun tespit edildiği, davacı yüklenicinin alacağının sözleşmenin feshi ile 28.08.2020 tarihinde muaccel hale geldiği, davacının, davalıdan talep edebileceği imalat bedelinin KDV dahil 32.542,87-TL olduğu, davacı yüklenicinin 21.10.2020 tarihli ihtarda alacağının tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesini ihtar ettiği, ihtarnamenin davalıya 23.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda davalının 27.10.2020 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Anlatılan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne, 32.542,87 TL 'nin davalının temerrüte düştüğü tarih olan 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

V-HÜKÜM 1.Davanın kısmen kabulü ile 32.542,87 TL 'nin davalının temerrüte düştüğü tarih olan 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar ve İlam Harcı

2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.223,00 TL harçtan peşin alınan 992,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.230,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 793,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 7.000,00 TL, delil tespiti 1.369,60 TL, keşif harcı olarak toplam 1.694,80 TL, keşif araç yol masrafı 500,00 TL, istinaf kanun yoluna başvuru harcı 220,70 TL olmak üzere toplam 11.578,10 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 6.484,17- TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 1.054,35 -TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Davalı tarafından kaldırma kararından önce ve sonra yapılan 100,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 44,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00- TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 580,75 TL'sinin davacıdan, 739,25- TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, Vekalet Ücreti 8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

9. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 25.565,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 10/02/2025

...

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/355, K. 2025/259, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-355-e-2025-259-k-3da6f48768b5