İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/347 E. 2024/1062 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/347
Karar No
2024/1062
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/347 Esas KARAR NO : 2024/1062

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, uzun yıllardır proje ve ürün bazlı metal eşya üretimi yapan ve birçok çalışanı olan köklü ve büyük bir şirket olduğunu, müvekkili şirket çalışanlarının yemek ihtiyaçlarını karşılamak için yemek hizmeti veren davalı şirket ile anlaşma sağlamış olduğunu, 29.08.2022 tarihinde davalı şirket tarafından hazırlanan yemekleri yiyen müvekkili şirket çalışanlarının gıda zehirlenmesi yaşayarak çalışamaz duruma gelmiş olduklarını, davalı şirket tarafından sağlanan yemeklerin şirket çalışanlarını zehirlemiş olduğunu, sunulu "Gıda Analiz Raporları" incelendiğinde açıkça görüleceğini, müvekkili şirketin, çalışanlarının zehirlenmesi üzerine davalı şirketin verdiği ızgara tavuk yemeğinin incelenmesi için süre geçirilmeden laboratuvara göndermiş olduğunu, dilekçe ekinde sunulu laboratuvar analiz sonuçları ile davalı şirketin vermiş olduğu yemeklerin çalışanları zehirlediğinin ortaya çıkmış.olduğunu, gıda zehirlenmesi sonucu işçilerin çalışamaz duruma geldiklerini ve işçilerin 2 ile 4 gün arasında iş yerine gelememiş olduklarını, bu durumun iş kazası olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bu durum e sistem üzerinden beyan edilmiş olduğunu, davalı şirketin kusuru sebebi ile müvekkili şirketin; personelin zehirlenmesi nedeniyle işe gelemediği günlerin maaşını, personelin işe gelemediği günlerin yemek ücretini ödemek zorunda kalmış olduğunu, yine personellerin işe gelmemesi nedeniyle şirkette yapılan üretimde işçilik kaybı yaşanmış olduğunu, davalı şirketin kusuru yüzünden müvekkili şirketin uğradığı zararın tazmini için önce özlü görüşmelerin olduğunu, çözüm bulunamayınca arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu, ancak davalı şirketin, müvekkilinin zararını karşılamamış olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkil şirketin uğradığı zararın tazmini için işbu davayı açtıklarını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile 19.453,38tl maddi tazminatın olayın gerçekleştiği tarih olan 31.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin İstanbul'da hazır yemek üretiminde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete cari hesaptan kaynaklı fatura kesilmiş olduğunu, ödenmeyen cari hesaptan kaynaklı olan faturalar için İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunu, davacı şirket tarafından icra dosyasına itiraz edilmiş olduğunu, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 16.03.2023 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma olmadığını, bunun üzerine ise İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. Sayılı dosyası ile dava açılmış olduğunu, davacı şirket çalışanlarının müvekkili şirketin çıkarmış olduğu yemeklerden zehirlendiğini gösteren herhangi bir resmi tespit yapılmamış olduğunu, bu suretle müvekkili şirketin çıkarmış olduğu yemeklerden zehirlendiği iddiasını kabul etmediklerini, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan sigortalı iş kazası bildirim bilgilerine göre tüm çalışanların " kaza sonucu iş göremezliği yok" şeklinde ibare yazılmış olduğunu, bu suretle davacı tarafın personelin zehirlenmesi nedeniyle işe gelemediği günlerin maaşını talep etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, personelin işe gelemediği günlerin yemek ücretini ödemek zorunda kalındığına dair talepleri olmasına rağmen bu talebe ilişkin bir belge de sunulmamış olduğunu, davacı tarafın personellerin işe gelmemesi nedeniyle şirkette yapılan üretimde işçilik kaybı şeklinde talebini kabul etmelerinin de mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle; Haksız ve hukuki mesnetten yoksun iş bu davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...... ve Gıda Mühendisi ......'dan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 20/12/2023 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafın “personelin zehirlenme nedeni ile işe gelemediği günlerin brüt maaş toplamı” olarak 5.942,27 TL, “personelin zehirlenme nedeni ile işe gelemediği günlerin ödemesini yaptığı yemek ücreti toplamı” olarak 728,00 TL, “personelin zehirlenme nedeni ile işe gelemediği gün sayısına göre işçilik toplamı” olarak 12.783,11 TL, toplam olaraktan 19.453,38 TL talep ettiği, Davacı tarafın talebinin tablo haline getirildiği ve davacı tarafın talebi ile ilgili kararın Sayın Mahkemenin takdirine bırakıldığı, 4. Dava konusu olay gibi gıda kaynaklı enfeksiyon/zehirlenme sonucu oluşan vaka/salgın olaylarının tüm süreçlerinin 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 5. Dava konusu olay gibi gıda kaynaklı enfeksiyon/zehirlenme vaka/olaylarında, Tarım ve Orman Bakanlığına Alo Gıda 174 ve/veya İl ve İlçe Müdürlüklerine bildirim yapılması, mahallinde yemek üreterek toplu tüketime sunan gıda işletmesi ve yemek fabrikalarının ürettikleri yemek partisinin her çeşidinden Mevzuat gereği aldıkları ve yetmiş iki (72) saat uygun koşullarda saklamakla yükümlü oldukları örneklerin, Tarım ve Orman Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlükleri kontrol görevlileri tarafından mevzuata uygun olarak, belirtilen süre içinde alınarak, soğuk zincirle kamu gıda laboratuvarlarına teslim ederek analizlerin gerçekleştirilmesi gerektiği, 6. Gerek davacı, gerekse davalı tarafından gıda kaynaklı zehirlenme şikayeti/bildirimi şeklinde Tarım ve Orman Bakanlığına herhangi bir bildirimin yapılmadığı, her iki tarafın da numuneleri laboratuvara kendilerinin teslim ederek “Özel İstek” olarak analiz yaptırdıkları, 6. Özel İstek olarak analiz yaptırılan numunelerin adli-idari işlemlerde bağlayıcı bir etkisinin bulunmadığı, her iki laboratuvar tarafından yayınlanan Muayene ve Analiz Raporlarının açıklamalar kısmı incelendiğinde “Bu rapor adli-idari işlemlerde ve reklam amacıyla kullanılamaz.” İbaresinin yer aldığı, Özel istek numunelerin numuneyi getirenin kendi insiyatifinde olan numuneler olduğu, denetime esas teşkil etmediği, 7. Davacı tarafından yaptırılan analiz sonuçlarının Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliğine uygun olmadığı, dolayısıyla zehirlenmeye sebep olabileceği, Davalı tarafından yaptırılan analiz sonuçlarının Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliğine uygun olduğu, dolayısıyla zehirlenmeye sebep olmayacağı, bu durumun her iki numunenin aynı parti ürünü temsil edip etmediği hususunda şüphe uyandırdığı, 8. Davacı tarafın personellerinin toplu olarak bulantı ve kusma gibi sebeplerle resmi sağlık kurumuna başvurduğunun sabit olduğu, 9. Tavuk etinin tedarik edilmesi, pişirilinceye kadar uygun sıcaklıklarda muhafazası, pişirmeye hazırlık aşamasında hijyenik mutfak araç gereçleriyle muamele edilmesi, hazırlama süresi, pişirilme aşamasında uygun sıcaklıklarda ve sürede pişirilmesi, davacı firmaya nakledilme sıcaklığı ve nakledilme süresi, servis edilinceye kadar muhafaza edildiği yer ve bekleme süresi gibi birçok aşamada çok dikkat isteyen, gıda güvenliği açısından risk teşkil eden bir gıda olduğu, şayet tavuk bozuk ise, tavuğun hangi aşamada bozulduğu ve mikrobiyal yük kaynağı olduğu ile ilgili bir kanaate varılamadığı,10. Tüm mevzuat hükümleri ışığında, zehirlenme olayının davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ile ilgili kesin bir kanaate varılamadığını " belirtmiştir. Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosya yeniden ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti SMM bilirkişi .... ve Gıda Mühendisi ......'dan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 09/10/2024 tarihli raporunda özetle; "1. 19/12/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda yapılan değerlendirme ve ulaşılan sonucu değiştirmemizi gerektiren bir durumun bulunmadığı, 2. Celp edilen hastane evraklarının uzmanlık alanımıza girmediğinden dolayı değerlendirilemediğini " beyan etmiştir. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 29/08/2022 tarihinde meydana gelen davacı şirket çalışanlarının gıda zehirlenmesi olayının davalı tarafın çıkardığı yemeklerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının personelinin zehirlenme sebebiyle gelmediği günlere ilişkin uğradığı maddi zararları davalıdan talep edip edemeyeceği konularında konularında olduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu olay gibi gıda kaynaklı enfeksiyon/zehirlenme sonucu oluşan vaka/salgın olaylarının tüm süreçlerinin 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu olay gibi gıda kaynaklı enfeksiyon/zehirlenme vaka/olaylarında, Tarım ve Orman Bakanlığına Alo Gıda 174 ve/veya İl ve İlçe Müdürlüklerine bildirim yapılması, mahallinde yemek ü̈reterek toplu tüketime sunan gıda işletmesi ve yemek fabrikalarının ürettikleri yemek partisinin her çeşidinden Mevzuat gereği aldıkları ve yetmiş iki (72) saat uygun koşullarda saklamakla yükümlü oldukları örneklerin, Tarım ve Orman Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlükleri kontrol görevlileri tarafından mevzuata uygun olarak, belirtilen süre içinde alınarak, soğuk zincirle kamu gıda laboratuvarlarına teslim ederek analizlerin gerçekleştirilmesi gerektiği, gerek davacı, gerekse davalı tarafından gıda kaynaklı zehirlenme şikayeti/bildirimi şeklinde Tarım ve Orman Bakanlığına herhangi bir bildirimin yapılmadığı, her iki tarafın da numuneleri laboratuvara kendilerinin teslim ederek “Özel İstek” olarak analiz yaptırdıkları, Özel İstek olarak analiz yaptırılan numunelerin adli-idari işlemlerde bağlayıcı bir etkisinin bulunmadığı, her iki laboratuvar tarafından yayınlanan Muayene ve Analiz Raporlarının açıklamalar kısmı incelendiğinde “Bu rapor adli-idari işlemlerde ve reklam amacıyla kullanılamaz.” İbaresinin yer aldığı, Özel istek numunelerin numuneyi getirenin kendi insiyatifinde olan numuneler olduğu, denetime esas teşkil etmediği, davacı tarafından yaptırılan analiz sonuçlarının Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliğine uygun olmadığı, dolayısıyla zehirlenmeye sebep olabileceği, davalı tarafından yaptırılan analiz sonuçlarının Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliğine uygun olduğu, dolayısıyla zehirlenmeye sebep olmayacağı, bu durumun her iki numunenin aynı parti ürünü temsil edip etmediği hususunda şüphe uyandırdığı, tespit edilmiştir. Mevcut olayımızda davacı tarafın personellerinin toplu olarak bulantı ve kusma gibi sebeplerle resmi sağlık kurumuna başvurduğunun sabit olduğu ancak davacı tarafından zehirlenmeye sebep olduğu iddia edilen yemek fabrikasının ürettikleri yemek partisinin her çeşidinden Mevzuat gereği aldıkları ve yetmiş iki (72) saat uygun koşullarda saklamakla yükümlü oldukları örneklerin, Tarım ve Orman Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlükleri kontrol görevlileri tarafından mevzuata uygun olarak, belirtilen süre içinde alınarak, soğuk zincirle kamu gıda laboratuvarlarına teslim ederek analizlerin gerçekleştirilmesi gerektiği, davacı ve davalı tarafın aldıkları örneklerle ilgili Tarım ve Orman Bakanlığına herhangi bir bildirimin yapılmadığı, her iki tarafın özel istek şeklinde analiz yaptırdığı, bu şeklide test yaptırılan numunelerin adli-idari işlemlerde bağlayıcı bir etkisinin bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, yine özel istek numunelerin numuneyi getirenin kendi insiyatifinde olan numuneler olduğunun raporda tespit edildiği, davacının yaptırdığı test sonucuna göre ürünlerin zehirlenmeye sebep olabileceği, davalının yaptırdığı test sonucuna göre ürünlerin zehirlenmeye sebep olmayacağı, sonuç olarak davalı tarafından üretilen yemeklerin zehirlenmeye sebep olduğu hususunda şüphe oluştuğu, net olarak yemeklerin zehirlenmeye sebep olduğunun davacı tarafından ispat edilemediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Somut olayda davacının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi imkansız değil ise kendisinden beklenemez. Zira talep edilen tazminatın miktarı dosyaya tarafların sunacağı deliller sonrasında mahkemece yaptırılması muhtemel bir bilirkişi incelemesi sonucunda teknik bir hesaplama sonrası ortaya çıkabilecektir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu, böyle bir durumda tazminat miktarı belirlenmeden dava dilekçesinde gösterilen miktar yönünden davanın reddine karar verildiğinde başlangıçta gösterilen miktar baz alınarak istinaf dilekçesi kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmemelidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarih 2017/909 Esas 2017/1358 Karar sayılı ilamı bu yöndedir. ) Bu nedenle istinaf kanun yolu açık olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 332,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 95,38-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen 239,00-TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.453,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2024 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/347, K. 2024/1062, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-347-e-2024-1062-k-e68102358741