İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/301 E. 2024/575 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/301
Karar No
2024/575
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/301 Esas KARAR NO :2024/575

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/04/2023 KARAR TARİHİ:08/10/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ...A.Ş adı ile araç kiralama sektöründe binek otomobil için uzun dönem operasyonel ... kiralama hizmeti sunduğunu, müşterilerine sunmuş olduğu bu hizmetler sırasında aşağıda izah edileceği gibi maddi hasarlı trafik kazaları meydana geldiğini, müvekkili firmanın ... Plakalı aracına, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu müvekkili şirketin aracı değer kaybına uğradığını, kaza sonucu onarım ve tamir için altmış (60) gün boyunca serviste beklediğini, aracın serviste kaldığı süre boyunca müvekkili firma, kiracı müşterisine sözleşme gereğince yedek araç tahsis etmek zorunda kaldığını, davalıların kusurundan kaynaklı meydana gelen kaza sonucunda müvekkili firmanın aracı değer kaybına uğramış olduğunu yine müvekkili firma kiracı müşterisine tahsis ettiği yedek aracını bu süreçte kiralayamadığından kazanç kaybına uğradığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesi uyarınca sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorunda olduğunu, ancak davalı sürücü ... bu kurala riayet etmeyip takip mesafesine uymadığından huzurdaki davaya konu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bahse konu kaza sonucu polis memurlarınca tutulan maddi hasarlı kaza tespit tutanağında bu durum "bu kazanın oluşumunda sürücü beyanları ve kaza mahalli incelemesinde sürücü ... 2918 sayılı K.T.K.'da belirtilen kusurlardan 56/1-c (önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden takip etmemek yakın takip) kusurunu işlediği görüşüne varılmıştır." denilerek tutanak altına alındığını, müvekkili şirkete ait araçta oluşan değer kaybının ve müvekkili gerçekleştirilen masrafların giderilmesi amacıyla ... plakalı aracın ... poliçe nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan ... A.Ş.'ye 11.10.2022 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, Sigorta şirketi ise 27.10.2022 tarihinde, "Araç başına maddi sigorta limitinin tamamıyla kullanılması sebebiyle talebinizin değerlendirilemediğini bilgilerinize sunarız." diyerek limit aşımı sebebiyle başvurumuzun işleme alınmadığını bildirdiğini, davalıların sevk ve idaresinde bulunan aracın zorunlu trafik sigortacısı olan ... A.Ş. tarafından gelen cevaba göre poliçe limitinin aşılmış olması sebebiyle aracın uğramış olduğu kazada bakiye zararların haksız fiili ile zararı meydana getiren kişinin sorumluluğunda olduğunu, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk dava şartı yerine getirildiğini, anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle şimdilik 250,00 TL değer kaybı ile 250,00 TL mahrumiyet kazan kaybının olay tarihinden avans faizi ile birlikte tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı ... Eşya San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ...,...kalı kazaya karışan aracını, araç sürücüsü ...'ya sattığını, ancak bir takım nedenlerden dolayı resmi olarak tescilini yapamadığını, Araç satışı yapılıp fiilen teslim edildiğinden, müvekkilinin kusursuz sorumluluğu olmadığını, yasal olarak ,maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmadığını, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütler olduğunu, işletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçü olduğunu, yani uzun süreli kiracı, ariyet alan, mülkiyeti saklı tutma kaydı ile satın alan alıcı, rehin alan, yolcu taşımacılığı yapan firmalar işleten kabul edilmekte olduğunu, ''2918 Sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleten"i kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü de bulunmamaktadır. Aynı Kanun'un 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verildiğini, dosya kapsamında ve hayatın olağan akışı gereği bir zararı var ise bunun net olması durumunda belirsiz ya da kısmi dava olarak açılmayacağını, kaza zarar miktarı dava dilekçesinde belirtildiğini, ancak dava değeri düşük gösterilerek, eksik harç ile açıldığını, Harç eksikliği de dikkate alınarak bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini ve davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili aleyhine açılan davada müvekkilin sorumluluğunu kabul etmemekle , kazanın oluş şekli bildirilmediğini, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, ayrıca davada kaza ile oluşan hasar miktarı 269,87 TL'lik bir masraf olduğu dikkate alındığında , aracın ayrıca 60 günlük bir kazanç kaybına ve belirtilen miktarda değer kaybına neden olamayacağını, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aracın keyfi olarak geç yaptırılması, ya da daha hızlı tamiri yapılabilecekken yapılmaması ya da trafikten alıkoymayacak bir hasar ise gecikmelerden dolayı yapılacak talep dürüstlük kuralı ve hakkaniyete aykırılık taşıyacağı açık olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ... aralarında ticari iş ilişkileri olan ... EŞYA SAN. VE TİC. A.Ş.'ne ait ... plakalı aracı satın aldığını, müvekkili tarafından satın alınan araç yine müvekkili tarafından sigortalanamadığını, ancak bir takım nedenler ile aracın tescil işlemleri kazanın yaşandığı tarihte henüz yapılamadığını, dava dilekçesinde davacının kazanın oluş ve oluş şekline ilişkin iddiaları ise doğru olmadığını, yaşanan kazaya sebebiyet veren müvekkili olmadığını,. müvekkili iddia edilen kazanın yaşandığı tarih ve yerde aracı ile yolun akışı doğrultusunda seyir halindeyken sonradan anladığı üzere önündeki araçlar birbirine çarpmış ve öyle durduğunu, akabinde önünde seyir halinde olan davacıya ait ...plakalı araçta duramayarak önünde çarpışan iki araca çarptığını, müvekkili ise durumu son anda fark etmesine ve frene basmasına rağmen ...plakalı araca hasar yaratmayacak yani iddia edilen hasar boyutunda olmayan şekilde dokunmak suretiyle çarptığını,yaşanan kazada da müvekkilin davacının iddia ettiği şekilde bir kusuru veyahut doğrudan bir kusuru bulunmadığını, yaşanan kaza trafiğin sık ve yoğun olduğu sırada yani araçlar arasındaki takip mesafesinin trafiğin yoğunluğundan ötürü trafikteki bütün araçların birbirini yakın mesafeden takip ettiği sırada gerçekleştiğini, aksi halde davacının da sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın önündeki araçlara çarpması beklenemez olduğunu, Olaydan sonra olay yerine gelen trafik polislerince sanki olayı görmüşlercesine olay anında ...plakalı aracı kullanan şahsın yanlış yönledirmesi sonucu tutulan kaza tespit tutanağı ile müvekkili hakkında Karayolları Trafik Kanunun 56/1 c maddesinde düzenlenen "Önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli mesafede izlememek" iddiası ile kusur etfedildiğini, her ne kadar davacı tarafından meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin kullandığı ... plakalı aracın sigortalı olduğu ... Şirketinden başvurularak bu başvurudan olumsuz bir sonuç alınmışsa da huzurdaki dava yönünden sigorta şirketin davaya dahil edilmesi gerektiğini düşündüklerini, 6100 sayılı HMK ’nın 61.maddesi; “(1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. (2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir.” şeklinde düzenlendiğini, bu nedenle davanın ... Şirketine ihbar edilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı. İhbar olunan ... vekili beyan dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 17/09/2021 - 17/09/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Poliçe teminat limiti araç başına 50.000 TL olup müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde oludğunu, davacı tarafa ait ...plakalı aracı onaran kasko sigortacısına 27.10.2022 tarihinde 50.000,00 TL rücu tediye ödendiğini, müvekkili şirket ihbar olunan olup 6100 S. hukuk muhakemeleri kanunu uyarınca taraf olmadığından aleyhe doğrudan hüküm kurulamayacağını, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığnıı, tüm sorumluluk yerine getirildiğini ve yapılan ödemeler ile araç başı teminat limiti sona ertiğini, işbu sebeple davanın müvekkil şirkete ihbar edilmesine itiraz ettiklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE, Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ile tamir süresinde oluşan mahrumiyet kazancı istemine ilişkindir. Celbedilen tescil kayıtlarına göre ... plakalı aracın davalı ... Eşya San. Ve Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Celbedilen tescil kayıtlarına göre ...plakalı aracın davacı adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Davacıya ait aracın tamir edildiği servisten kayıtları ve fatura celbedilmiştir. SBGM'den dava konusu aracın kaza kayıtları celbedilmiştir. Davalılar tarafından zamanaşmı itirazında bulunmuşlarsa da davaya konu trafik kazasının 23.05.2022 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 26.04.2023 tarihinde açıldığı, dolayısıyla 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. Maddesinde: '' (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.'' hükmüne yer verilmiştir. Yargıtayın yerleşik ve istikrar kazanmış kararlarında da açıklandığı üzere, davanın açıldığı tarihte alacak miktarının belirlenmesi imkansız ise belirsiz alacak davası açılabilir. Öte yandan alacaklıdan alacağın miktar veya değerinin tam olarak belirlenmesi beklenemez ise yine belirsiz alacak davası açılabilir. Alacağın miktarının belirlenebilmesinin, tahkikat aşamasında yapılacak delillerin incelenmesi, bilirkişi incelemesi veya keşif gibi sair işlemlerin yapılmasına bağlı olduğu durumlarda da belirsiz alacak davası açılabileceği kabul edilmektedir. Davacının değer kaybı ve araç mahrumiyet kazancı talep ettiği, taraflar arasında kabul edilmiş bir bedel olmadığı, davacının bu alacakları tam olarak belirlemesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davalıların belirsiz alacak davası açılamayacağına yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Davalı şirket tarafından cevap dilekçesi ile kazaya karışan aracın satıldığı, bu nenele sorumlu olunmadığı yönünde beyanda bulunulup beyan ekinde dava dışı şirket ve davalı ... ... satıldığına dair adi yazılı belge sunulduğu, sözleşme tarihinin 14.05.2020 tarihi olduğu, satış sözleşmesinde satış bedelinin mahsuplaşma, satıştan sonra bakiye ödemesi ve bir kısım yapılacak iş bedellerinden mahsup edilecek şeklinde kararlaştırıldığı, araç devrinin ise daha sonra yapılacağının kararlaştırıldığı, buna göre satış tescil kaydının sözleşme şartlarına göre verilemediğinin anlaşıldığı, sunulan sözleşmenin adi yazılı olduğu, her zaman düzenlenebileceği, kaldı ki dosyada mevcut ZMMS poliçesinde sigorta ettirenin davalı şirket olduğu, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davalının işleten sıfatının sona ermediği değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan 29.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'nın , 2918 Sayılı KTK'nun Madde 56. 1.C ve Madde 84 D'de yer alan kuralları ihlal etmek nedeniyle % 100 kusurlu olduğu, 23/05/2022 tarihli zincirleme trafik kazası nedeniyle gerçekleşen hasarın giderimi için; ...plakalı Aracın Tamir Süresi Boyunca Kazanç Kaybı Bedeli (25 gün x 544 TL) 13.600 TL (KDV Dahil olmak üzere) olarak hesaplanabileceği, 23.05.2022 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı ... plakalı ... marka, ... Tip/Cins, 2021 model araçta KDV dahil 30.484 TL reel değer kaybı olarak hesaplanmakla birlikte nihai takdirin mahkemeye ait olduğu mütaala edilmiştir. Mahkememizce alınan 22.08.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda kök rapordaki görüşün devam ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından sunulan 10.09.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile kazanç kaybı 13.600,00 TL'ye değer kaybı ise 30.484,00 TL'ye çıkarılmıştır. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, servis kayıtları, tamir faturası, SBGM kayıtları, kaza tespit tutanağında göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüştür. 23.05.2022 tarihinde İstanbul ili Kağıthane ilçesi ...Sadabat viyadük Edirne istikameti üzerinde davalı Sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile davacıya ait ...plakalı aracın arka tampon ve bagaj kısmına aracın ön tampon kısımları ile çarpması sonucu savrulan aracın önünde seyreden ... plakalı araca aracın ön kısımlarıyla arka tampon ve bagaj kısmına çarpması neticesinde savrulan aarcın ... plakalı araca aracının ön kısımlarıyla arka tampon ve bagaj kısmına çarpması sonucu 4 araçlı zincirleme maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazaya karışan ...'nın takip mesafesini korumadığı önündeki davacı aracına arkadan çaptığı dolaysıyla meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu mahkememizce de kabul edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu ile aracı değer kaybının 30.484 TL olduğu, kazanç kaybının ise 13.600 TL olacağının hesaplandığı, raporun dosya kapsamına göre yeterli ve denetime açık olduğu, davalı şirketin ... plakalı aracın maliki ve davalı ...'nın ise sürücüsü olduğu, haksız fiil hükümleri kapsamında meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğu, haksız fiil tarihinden itibaren davacının faiz talep edebileceği değerlendirilmekle, davacının davasının kabulü ile; 13.600,00 TL kazanç kaybı, 30.484,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 44.084,00 TL’nin kaza tarihi olan 23.05.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının kabulü ile; 13.600,00 TL kazanç kaybı, 30.484,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 44.084,00 TL’nin kaza tarihi olan 23.05.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 3.011,38 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harç ile 744,30 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 924,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.087,18 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 744,30 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.104,10 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 635,50 TL tebligat+müzekkere masrafı olmak üzere toplam 4.135,50 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120 TL ücretin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı ...vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğnuda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2024

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/301, K. 2024/575, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-301-e-2024-575-k-0cb2cc55ddd5