İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/260 E. 2026/21 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/260
- Karar No
- 2026/21
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/260 Esas KARAR NO : 2026/21
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü ve Markanın İptali DAVA TARİHİ : 25/10/2019 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 21.07.2010 tarihinde kanun ile kurulmuş bir devlet ... olduğunu, isminin "..." markası olarak tescil edilmesi için ilk olarak 24.02.2012 tarihinde .... başvuru numarası ile Türk Palent ve Marka Kurumu'na müracaatta bulunduğunu, bahse konu müracaata ilişkin yayına davalı tarafından itiraz edildiğini ve bu itirazın TPMK tarafından kabul edilerek başvurunun işlemden kaldırıldığını, müvekkilinin 07/02/2013 tarihinde .... başvuru numarası ile "..." ibaresinin marka olarak tescili için yeniden başvuruda bulunduğunu, başvurunun davalının .... tescil numaralı markası gerekçe gösterilerek TPMK tarafından reddedildiğini, ret kararına itirazının nihai olarak reddedilmesi üzerine Ankara ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyası ile davanın açıldığını, Mahkemece YİDK'nın .... sayılı kararının iptal edildiğini ve Yargıtay .... Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğini, müvekkilinin davalının 2013 tarihli "...” markasının tescil başvurusundan üç yıl önce kanun ile kurulduğunu, kendisine kanun ile verilen .... ... adının marka olarak çok geniş bir coğrafyada tanındığını, müvekkili üniversite tarafından ilgili eğitim-öğretim faaliyetlerinin icrası yoluyla sağlandığını, ... Anadolu yakasında kurulan ikinci devlet ... olduğu için kamuoyu tarafından ilgiyle izlendiğini, söz konusu eğitim - öğretim faaliyetleri kapsamında müvekkilinin kuruluşu olan 2010 yılından itibaren tanıtım yayınlarında, eğitim araçlarında, web sitesinde, katıldığı tüm konferans. seminer, toplantı vs. faaliyetlerde bu marka ve logoyu kullanarak işbu markanın yerli ve yabancı kamuoyunda Üniversite ile bütünleşmiş bir değer olarak algılanmasını sağladığını, "....” ibaresinin marka olarak tescilinin ilk olarak müvekkili tarafından talep edildiğini, müvekkilinin gerçek (önceye dayalı) hak sahibi olduğu hususunun Ankara .... Fikri ve Sınaf Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında verdiği kesinleşen karar ile sabit olduğunu, kamuya mal olmuş kamu kuruluşlarının isimlerinin özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri adına marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalının "....”, “....” ve “...” ibareli markalarını 5 yıldır kullanmadığı için de markaların hükümsüz kılınmaları gerektiğini, şirketlerin Anayasa'nın 130. maddesi uyarınca üniversite kurmalarının yasak olduğunu, bu itibarla davalı şirket tarafından tescil edilen “....” ve “....'' ibareli markaların fiilen de kullanılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kuruluşundan sonra davalı şirketin yapmış olduğu tüm marka tescil başvurularının kötü niyetli olduğunu iddia ederek, ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "... ..." ve ... tescil numaralı "... ..." ibareli markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinin talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, markanın hükümsüzlüğü davasının açılması için gerekli olan 5 yıllık kanuni süre dolduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkiline ait markaların davacıya ait markalardan daha eski tarihli ve tescilli olmaları ile davacıya ait tescilli bir marka bulunmaması nedeniyle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, marka üzerinde tescilli ve gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, davacının huzurdaki davayı kötü niyetle açtığını, “...” isminin davacının iddiasının aksine, müvekkili şirket tarafından tanınır hale getirildiğini, ilk defa müvekkili tarafından tescil edildiğini ve kullanıldığını, müvekkili ile özdeşleştiğini, 200'e yakın üniversitenin olduğu ülkemizde daha 10 yılını doldurmamış bir eğitim kurumunun yurt içinde ve yurt dışında tanındığının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 200 yıla yakın geçmişi olar bazı üniversitelerimizin dahi yurt dışında belirli bir tanımışlık seviyesine yeni yeni ulaşmaya başladıklarını, davacının bahsettiği Ankara ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasında alınan kararın yalnızca “...” ibaresini taşıyan markaya ilişkin olduğunu, dolayısıyla müvekkiline ait diğer markalarla bir ilgisi olmadığını, "...” ibaresinin müvekkili şirket için bir kök marka niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bu ibare altında genişleyerek yeni markalarında bu ibareyi surekli olarak kullandığını ve böylece ibareyi içeren diğer markaların da seri markaya dönüştüğünü, müvekkilinin haklarının da tıpkı davacı gibi kanuna dayandığını, davacının isminin kamuya mal olmadığını, TPMK kayıtları incelendiğinde, üniversite için marka başvurularının gerçek ve tüzel kişilere verildiğinin görüleceğini, davacının “... ” isminin müvekkili adına tescil edilemeyeceği ve müvekkili tarafından kullarılamayacağı iddiasının hukuki bir dayanağının bulunmadığını, "...” ibaresini taşıyan başka marka başvurularının müvekkiline ait markalar ile iltibas oluşturabileceği gerekçesiyle TPMK tarafından reddedildiğini, dolayısıyla ibarenin müvekkili şirkete ait olduğunun sabit olup, davacının davasında haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 04/11/2021 Tarih, ... Esas - ... Karar sayılı "Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, dava konusu ... tescil nolu "..." ve ... tescil nolu "... ..." markalarının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, Dava konusu diğer markalar yönünden davacının davasının reddine," dair verilen karar, ... Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2023 Tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamında belirtilen "Davacı vekilinin, davalı şirket adına tescilli ... numaralı "..." markasının, müvekkili Üniversitenin kuruluşundan daha evvel tescil edilmiş olmakla birlikte, davalı şirketin bu markayı kullandığını ispat edemediğine ilişkin istinaf talebiyle ilgili dosya incelendiğinde; Mahkemece davanın çözümü için yalnızca marka uzmanı bir bilirkişiden rapor alındığı tespit edilmiştir. Ancak kullanmama nedeniyle iptal davasının çözümü için davalı tarafın ticari kayıtları ve belgeleri üzerinde bir marka uzmanı, eğitim ve öğretim sektöründen seçilecek bir bilirkişi ve muhasip bir bilirkişi tarafından inceleme yapılarak rapor hazırlanması gerektiği halde bu şekilde bir inceleme yapılmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne, bu aşamada taraf vekillerinin diğer istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, markaların kullanıldığını ispat yükü davalı tarafta olduğundan, Mahkemece davalının kullanmama nedeniyle iptali talep edilen ... tescil numaralı “...” ve ... numaralı "..." ibareli markalarını dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürede tescilli oldukları mal ve hizmetlerde ciddi ve etkin biçimde kullanıldığına dair ticari kayıt ve delillerini dosyaya sunması için kesin süre verilerek, bir eğitim ve öğretim sektöründen bilirkişi, bir muhasip bilirkişi ve bir marka uzmanı bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden denetime uygun rapor alınarak ve ayrıca Bakırköy .... FSHH. Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının da dosya içine getirtilerek incelenmesi için dosyanın mahkemesine iadesine" gerekçeler ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize iade edilmiştir. Dosya Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğtulsundda resen seçilen bilirkişi heyetine, dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları,taraf iddia ve savunmaları, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve önceki raporlar değerlendirilmek suretiyle, dava konusu markaların dava dilekçesinde belirtilen sebepler ile hükümsüzlük ve iptal koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin rapor düzenlenmesi için tevdi edilmiş, heyet tarafından sunulan 02/09/2024 tarihli rapor ile, Davalının ... tescil nolu “...” markası davacı üniversitenin 2010 yılında kuruluşundan daha önce tescil edilmiş olduğundan SMK m. 5/1/g-ğ bentlerine ve SMK m. 6/3’e dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığı, mevcut kanunlara göre davalı şirketin bir üniversite kurması ve işletmesi hukuken mümkün olmadığı halde, davacı üniversitenin kuruluşu ve marka başvurusunda bulunmasından sonraki tarihlerde davalının ... tescil no.lu “...” ve ... tescil no.lu “... ...” markalarını adına tescil ettirmesinde davacıyı engelleme amacı olduğu gerekçesiyle SMK m. 6/9’a dayalı hükümsüzlük koşullarının olduğunun kabul edilebileceği, Mahkemenin 22/02/2024 tarihli duruşma tutanağı 3 no.lu ara kararı ile, davalı vekiline ticari kayıt ve delillerini sunması için 1 ay kesin süre verilmiş olduğu halde, davalı taraf ticari kayıt ve delilleri Mahkemeye sunmadıkları gibi, inceleme yapılabilecek bir adres de bildirilmemiş olması nedeniyle, davalının ticari defterleri üzerinde herhangi bir inceleme gerçekleştirilememiş olduğundan, mali inceleme ve değerlendirme konusunda tespit ve görüş beyan edilemediği, ciddi kullanılmadığı gerekçesiyle iptali talep edilen davalı adına tescilli olan ... nolu “...” ve ... nolu “...” markalarının ciddi şekilde kullanıldığını ispat eder ticari belgeler dosyaya sunulmamış olmakla, bu hususta bir tespit yapılamamış olup, markaların kullanılmama gerekçesiyle iptal koşulları olduğunun kabul edilebileceği belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya itirazları karşılar şekilde rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından sunulan 20/03/2025 tarihli ek rapor ile, davalının ... no.lu “...” markası davacı kurumun kuruluş tarihi olan 21/07/2010 tarihinden önce tescil edilmiş olmakla bu marka yönünden SMK m. 6/9’a dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığı, davalı taraf ... no.lu “...” markasını ciddi şekilde kullandığını ispat eder belgeleri dosyaya sunmuş olsaydı, bu markanın serisi olarak değerlendirilebilecek olan ... no.lu “...” ve ... no.lu “... ‘...’...” markaları yönünden SMK m. 6//9’a dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığı kabul edilebilecek iken davalı taraf markasını ciddi şekilde kullandığını ispat eder deliller dosyaya sunulmamış olmakla, sonradan tescil edilen ... no.lu “...” ve ... no.lu “... ‘...’...” markalarının yedekleme amacıyla tescil edildiği kanaatiyle SMK m. 6/9’a dayalı hükümsüzlük koşulları olduğunun kabul edilebileceği, davalı şirketin bir üniversite kurması ve işletmesi hukuken mümkün olmadığı halde, davacı üniversitenin kuruluşu ve marka başvurusunda bulunmasından sonraki tarihlerde davalının ... tescil no.lu “...” ve bu markanın serisi olarak değerlendirilebilecek .... tescil no.lu “... ... ...” markalarını adına tescil ettirmesinde davacıyı engelleme amacı olduğu gerekçesiyle SMK m. 6/9’a dayalı hükümsüzlük koşulları olduğunun kabul edilebileceği, yukarıdaki açıklamalar dışında, kök rapordaki hukuki açıklamalara karşı beyan ve itirazlar incelenmiş olup, söz konusu itirazların kök raporda vardığımız sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı, kök rapora yapılan itirazlarda, mali yönden yapılan itiraza rastlanılmadığından, bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir. Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararı ile ... tescil numaralı "..." ibareli markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verilmiş ve bu karar 07/07/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Dava dilekçesinden esasa ilişkin son sunulan esasa yönelik beyan dilekçesine kadar davacı tarafından sunulan tüm dilekçeler incelendiğinde davacının dava konusu edilen ... tescil numaralı markanın SMK 9.maddesi uyarınca iptalini, diğer markaların ise başta kötü niyetli tescil nedeniyle olmak üzere sair sebeplerle hükümsüzlüğünü talep ettiği anlaşılmış, markalar üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ile; ... tescil numaralı markanın dava tarihinden önceki beş yıllık süre içerisinde ciddi şekilde kullanılmadığı, bu nedenle SMK'nın 9.maddesi uyarınca markanın kullanmama nedeniyle iptali koşullarının oluştuğu, davalıya ait ... tescil numaralı "..." ibareli markanın ve ... tescil numaralı "... ..." ibareli markanın başvurularının davacı tarafa ait ... ...'nin 21/07/2010 tarihinde kurulmasından ve davacının ... başvuru numarası ile marka başvurusu yapmasından sonra yapılması ve de davalının hukuken üniversite kurmasının veya işletmesinin mümkün olmaması nedeniyle bu markalara ilişkin başvuruların SMK'nın 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetli olduğu, bu nedenle hükümsüz kılınması gerektiği anlaşılmış olup açıklanan gerekçe ile ... tescil numaralı markanın iptaline ve ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli marka ve ... tescil numaralı "... ..." ibareli marka yönünden açılan hükümsüzlük davası bakımından yapılan incelemede; davalının iptaline karar verilen ... ibareli ... tescil numaralı marka tescilinden sonra bu başvuruların yapılmış olması, 41. Sınıf eğitim ve öğretim hizmet alanında "..." ibaresini ilk tescil ettirenin davalı taraf olması nedeniyle müktesep hakkı ve davalının bu markaların kullandığına dair dosyaya sunduğu delliller de dikkate alındığında marka yedeklemesi, marka ticareti yapması, gerçek hak sahibine karşı haksız yarar elde etmeye çalışması gibi tescilin kötü niyetli kabul edilebileceği hallerin mevcut olmaması karşısında bu iki marka yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı adına tescil edilen ... tescil nolu "... ..." ibareli markanın ve ... "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, -Davalı adına tescil edilen ... tescil numaralı "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptaline, -Davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli marka ve ... tescil numaralı "... ..." ibareli marka yönünden açılan davanın REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 732,00 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kısmen kabulü nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kısmen reddi nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 772,30 TL tebligat - tezkere masrafı ile 16.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.772,30 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 8.386,15 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 100,00 TL'sinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır