İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/182 E. 2023/748 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/182
- Karar No
- 2023/748
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/182 Esas KARAR NO: 2023/748 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 14/03/2023 KARAR TARİHİ: 21/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 26/11/2022 tarihinde sürücü ------- sevk ve idaresindeki ------- plakalı motosiklet ile -------- tünel girişine geldiği esnada sürücü -------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç ile çarpışması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana gelmesine ilişkin fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile, adli yardım taleplerinin kabulüne, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararlarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 200,00-tl (hmk 107. maddesi gereği belirsiz alacak davasındaki geçici talebimizdir) maddi tazminat bedelinin (müvekkilin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik için 100,00-tl, geçici iş göremezlik için 50,00-tl, bakıcı gideri için 50,00-tl) diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88. Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca haksız fiilin gerçekleşmiş olduğu 26/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı --------- tarafından sağlık kurulu raporu iletilmeden K.T.K madde 97 uyarınca usulune uygun başvuru yapılmadan huzurdaki dava açılmış olup davanın usulden reddinin gerekme olduğunu, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış; dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirilmiştir. haliye başvurunun tam yapılmasının gerekmekte olduğunu, davacı tarafından geçerli bir başvurunun yapılmamış olduğunu, davacı tarafından tarafımıza Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen sağlık kurulu raporunun ibraz edilmemiş olduğunu, müvekkilli şirket, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi vezorunlu mali mesuliyet sigortası (zmss) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükelleftir. kusur oranlarının tespiti zaruri nitelikte olduğunu, hem-------- dairesi’nden hem de --------- genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz etmektedir. 2. davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülür ve başvuru konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle yapılacak başvurularda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmemelidir. müvekkili şirket poliçe dahilinde bavuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu değildir. davacı tarafından sunulan belgeli tedavi giderlerinden ------- sorumlu olduğunu, davacı motosiklet sürücüsü kaza sebebiyle kafa bölgesinden yaralanmış olup kaza anında kask takmadığı ve zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunun açık olduğunu, olası aleyhe tazminat hesabında en az %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerekmekte olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.BEYAN: Davacı vekilinin beyan dilekçesinde özetle; -------- Şirketi ile anlaşma sağlanmış olduğunu, ihbar olunan -------- Şirketi tarafından müvekkilin maddi zararlarının giderilmiş ve tazminat ödemesinin yapılmış olduğunu, esas numarası yazılı dosyası kapsamında ------- ŞİRKETİ ile sulh olunmuş ve maddi tazminat zararlarının giderilmiş olduğunu, tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin de bulunmamakta olduğunu, izah edilen nedenler dahilinde, mahkememizden ------- E. sayılı davanın konusuz bırakılmasına karar verilmesinini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Talep; İtirazın Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı vekili 19.09.2023 tarihli dilekçesinde; -------- Şirketi ile anlaşma sağlanmış olduğunu, ihbar olunan --------- Şirketi tarafından müvekkilin maddi zararlarının giderilmiş ve tazminat ödemesinin yapılmış olduğunu, esas numarası yazılı dosyası kapsamında --------- ŞİRKETİ ile sulh olunmuş ve maddi tazminat zararlarının giderilmiş olduğunu, tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin de bulunmamakta olduğunu, izah edilen nedenler dahilinde, mahkememizden -------- E. sayılı davanın konusuz bırakılmasına karar verilmesinini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Yargılama giderleri yönünden ise HMK 331/1 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu, zira davalı tarafın davacı yana ödemede bulunduğu, davacı vekilinin bu nedenle19.09.2023 tarihli dilekçesi ile davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesini talep ettiği anlaşılmış olup, -------- sayılı ilamı nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmiş ise de tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti taleplerinin olmaması hususu nazara alınarak aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davaya konu alacağın ödenmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Ödemenin ilk celseden sonra yapıldığı anlaşıldığından Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının, dosyada Adli Yardım kararı olmasından dolayı başlangıçta alınmaması nedeni ile 179,90 TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3- Dosyada Adli Yardım kararı olmasından dolayı daha önce tahsil edilemeyen toplamda yapılan 184,50 TL (Tebligat, E Tebligat, Kep Reddiyatı, Müzekkere Masrafı olmak üzere)' nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4- Vekalet ücreti talep edilmediği için bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 21/09/2023