İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/166 E. 2023/493 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/166
- Karar No
- 2023/493
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/166 Esas - 2023/493 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/166 Esas KARAR NO : 2023/493
HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- .... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali) DAVA TARİHİ : 03/04/2023 KARAR TARİHİ : 17/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 03/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 14.01.2022 tarihinde ... Sınıflı 7 adet ocak tasarımı için ...'na tasarım tescili talebinde bulunduğunu, bu başvuruya davalı ... A.Ş tarafından, ... sıra numaralı kendisine ait tescilli tasarımlar gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, itirazın .... Sayılı kararı ile kabul edildiğini ve müvekkiline ait ... sıra numaralı tasarımın, ... sıra numaralı tasarım karşısında genel izlenim bakımından benzer bulunarak, hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bahse konu tasarımların birbirinden bir çok özellik itibari ile farklı olduğunu, hayatın olağan akışı çerçevesinde her tasarım bakımından sabit olabilecek belirli unsurlar bulunabileceğini, somut durumda, itiraz sahibi davalının, itiraza konu tasarımlarına benzer temel unsurlara sahip farklı şirketlere ait ocakların bulunduğunu, bu bilginin yanında müvekkilin tasarımının zorunlu unsurların dışında birçok farklı unsur içermekte olup yenilik ve ayırt edicilik özelliğine sahip olduğunu, müvekkil tasarımında bulunması gereken zorunlu unsurlar dışında ve o zorunlu unsurları farklı bir noktaya taşıyan, özgünlük katan tasarımsal unsurların olduğunu, iptali talep edilen ... kararında yalnızca tasarımların benzer olduğu ifade edilip herhangi bir gerekçe de gösterilmediğini, ayırt edicilik karşılaştırmasında bilgilenmiş kullanıcının esas olduğunu ve somut durumda bilgilenmiş bir kullanıcı tarafından açıkça vekil edene ait tasarımın ayırt edici olduğunun değerlendirileceğini beyanla; .... sayılı, 10.02.2023 tarihli "itirazın kabulüne ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne ilişkin kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili 11/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın iddiasının aksine dava konusu tasarım tescili ve buna ilişkin itiraz başvurusu ile ilgili alınan kararların ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, müvekkil Kurum ... tarafından yapılan incelemede, dava konusu tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen tasarım arasında, küçük ayrıntılarda farklılık seviyesini aşacak değişiklikler bulunmadığının gözlendiğini, davacı vekilinin iddiasının aksine davaya konu ... sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sıra numaralı tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibarıyla aynı olduğu ve itiraza konu tasarımın bu itiraz gerekçesi karşısında ayırt edici olmadığının tespit edildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen farkların ayrıntı seviyesinde kaldığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ŞİRKETİ vekili 08/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının yersiz olduğunu, davacıya ait ... sıra numaralı tasarımın müvekkile ait ... sıra numaralı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, davacı tarafından delil olarak sunulan başkaca firmalara ait görsellerin müvekkil şirket tasarımı ile alakasının olmadığını, müvekkil tasarımının aynısı olan davacı tasarımının tescilinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği 2023/T-120 sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı tasarım başvurusunun mutlak anlamda yeni olup olmadığı, bu tasarım başvurusu ile redde mesnet alınan ... sayılı tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzer olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tasarım tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, redde mesnet tasarım belgesi celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İşlem dosyasının tetkikinde; Davacının 14.01.2022 tarihinde ... sayılı tasarım başvurusunda bulunduğu ve tescil edilerek 24.05.2022 tarih ve 389 sayılı ... 'nde yayımlandığı, davalı şirketin 23.08.2022 tarihli yayına itiraz dilekçesi sunduğu, davacının 09.09.2022 tarihli itiraza karşı görüş bildirme dilekçesi ibraz ettiği, .... sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve .... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne karar verdiği, verilen kararın davacı marka vekiline 11.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur. 6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde koruma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/4. maddesine göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, ...’de dünyanın neresinde, ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması, hiçbir etki yapmaz. Ayırt edicilik kriterini düzenleyen 56/5. Madde uyarınca, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslama bilgilenmiş kullanıcı tarafından yapılacak olup, 56/6. maddeye göre ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacaktır. Bilgilenmiş kullanıcı, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği tasarımın önemli özelliklerini fark eder. Ama bir tasarım uzmanı kadar da bilgi birikimine sahip olmadığı için ayrıntılarla ilgilenmez. Seçenek özgürlüğü kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallerin değerlendirildiği 58/2. Maddede “Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi yer almaktadır. Bir ürün, tasarımcısına ne kadar seçenek özgürlüğü bırakıyorsa koruma kapsamı da o denli genişler; seçenek özgürlüğü ne denli darsa koruma kapsamı da o denli daralır. Bir ürün işlevini yerine getirebilmesi için ancak belirli bir şekilde tasarlanması zorunluysa, bu ürünün tasarımı hiç koruma görmez. Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki nitelendirme hariç maddi tespitler barındıran bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; Somut olayda dava konusu tasarımlar “ocak” ve “ocak ızgarası” tasarımlarıdır. Piyasa incelendiğinde; ihtiyaca ve kullanılacağı mekâna bağlı olarak ocakların ateş gözü sayılarının farklılaşabildiği görülmektedir. Firmalarda aynı tasarımın farklı ateş gözü sayısına sahip varyasyonlarını piyasaya sürme eğiliminde oldukları da görülen bir gerçektir. Ocaklar ana yapıları itibari ile incelendiklerinde; ateş gözü, ateşin yönlendirilmesini sağlayan bekler, tencere tava v.b. ocak üstü kullanılacak ürünlerin ateşin üstüne yerleştirilmesini sağlayan ızgaralar ve ateş ayarını yapmayı sağlayan ayar düğmelerinden oluşmaktadır. Bu bileşenlerin bir ürün üzerinde yer alması, tezgâh üstü kullanıma dönük olarak tasarlanmış olan bu ürün grubunun yatay formda olması, tezgah ölçüleri dikkate alındığında çok gözlü ocakların dikdörtgen formda olması, ızgaraların üst yapısının tencere tava v.b. ürünlerin yerleştirilebilmesi için üstte düz yüzeyli olması teknik zorunluluklar olarak sayılabilecektir. Bunun yanında bilirkişi raporunda yer verilen örneklerden de görülebileceği gibi bahsi geçen bileşenlerin farklı biçimlendirilmeler ile tasarlanması, farklı konumlandırılmalar ile ana ürün üzerine yerleştirilmeleri ve sonuçta bütün olarak farklı tasarımlara ulaşılması mümkündür. Uyuşmazlık kapsamına konu edilen “ocak” ve “ocak ızgarası” ürünlerine ilişkin olarak seçenek özgürlüğü araştırmasına ilişkin örneklere bilirkişi raporunda yer verilmiştir. Buna göre; “ocak” ve “ocak ızgarası” ürünleri açısından seçenek özgürlüğünün kapsamının geniş olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu tasarımlar “ocak” ve “ocak ızgarası” tasarımı olup; ocak satın almış olan kişilerin, ocak almak niyetiyle araştırma yapan kişilerin ve ocak ile yemek pişirme işlemi gerçekleştiren kişilerin bilgilenmiş kullanıcı olduğu düşünülmektedir. Dava konusu ... sıra numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe mesnet alınan davalı şirkete ait ... sayılı tasarım karşılaştırıldığında; Her iki tasarımın 4 ateş gözlü, 4 ateş gözünü dikey 2 gruba bölecek şekilde konumlandırılmış 2 ayrı ızgaralı ve ateş gözlerini kontrol edecek 4 ayar düğmeli yapıda olduğu görülmektedir. Her iki tasarımın arkasında hizalanmış iki bek (ocak gözü) eşit büyüklüktedir. Her iki tasarımda ön solda bulunan bek büyüktür ve şapkayla beraber halka kapak kullanılmıştır. Her iki tasarımda da sağ ön bek küçüktür ve ön hizasında dört adet çevirmeli düğme vardır. Her iki tasarımda da beklerin etrafında 12 parçalı ızgara bulunmaktadır. Düşey eksende beklerin sağında ve solunda konumlanan ızgaralar, merkezi işaret edecek nitelikte eğimlidir. Izgaralardaki eğimli parçalar dava konusu ... numaralı tasarımda daha uzundur. Izgara dış çerçevesi dava konusu ... sıra numaralı tasarımda düşey eksende kalın yatay eksende ince iken, hükümsüzlüğe mesnet ... sıra numaralı tasarımda düşey ve yatay eksenlerde kalındır. Ocak tablasında bekleri çevreleyen eğimli halka yüzeylerde küçük oran farkları gözlenmektedir. Ayrıca dava konusu tasarımda düğmelerin etrafında grafik öğeler bulunmaktadır. Dava konusu ... sıra numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe mesnet ... sıra numaralı tasarım; tabla, beklerin konumu ve biçimi, düğmelerin konumu ve biçimi ve ızgara yapısı itibari ile benzerdir. Izgaralardaki eğimli parçaların oranları, düğmelerin etrafındaki grafikler, tablada bek çemberlerindeki farklar ayrıntı seviyesindedir ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olarak algılanacak nitelikte değildir. Sonuç olarak; dava konusu ... sayılı tasarımın, davalı şirkete ait ... sayılı tasarım karşısında yeni olsa bile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzer olduğu ve bu nedenle davalı kurumun ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar vermesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 89,95 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 64,00 TL vekalet harcı, 170,00 TL posta-tebligat masrafı 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.093,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı... tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Davalı... ... Şirketi'ne verilmesine, 6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/11/2023 Katip .... E-imza
Hakim .... E-imza