İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/111 E. 2025/85 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/111
Karar No
2025/85
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/111 Esas KARAR NO: 2025/85 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 16/02/2023 KARAR TARİHİ: 30/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Müvekkili ... ile davalı ... arasında ticari ilişki mevcut olup müvekkil şirket 07/06/2022 tarihli 396.016,32 TL'lik cari hesap ve fatura alacağını tahsil edemediği, cari alacakta her iki tarafın da üzerinde mutabık kaldığı, davalı tarafından cari alacağın ödenmemesi sebebiyle tarafımızca 19/12/2022 tarihinde davalı taraf aleyhinde ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, takipte talep edilen tutarın 396.016,32 TL cari hesap ve fatura alacağı ile 33.322,33 TL işlemiş ticari faiz olmak üzere toplamda 429.338,65 TL olduğu, ödeme emrinin 26/12/2022 tarihinde muhtara tebliğ edilmiş olup davalı vekili tarafından 26/12/2022 tarihli dilekçe ile haksız ve kötü niyetli olarak borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği, icra takibinin haksız itirazla durdurulması sebebiyle, tarafımızca İtirazın İptali davası açabilmek adına ticari davalar bakımından zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu,----------- Arabuluculuk Bürosu ----------- Dosya numarası ve ------------ Başvuru numaralı dosyası ile davalı borçlu ile görüşmeler sağlandığı, arabuluculuk sürecinin anlaşamama şeklinde 19/01/2023 tarihinde son tutanağa bağlandığı, son tahlilde müvekkil şirket tüm bu hukuki sürecin ardından ne icra takibi ile ne de arabuluculuk yoluyla alacağına kavuşamadığı, müvekkilinin davalıdan alacaklı olup olmadığının tespit edilmesi için uzman görüşüne başvurulduğu, raporda davalı şirkete ait yevmiye defter kayıtları, faturalar, banka hesap hareketlerinin incelendiği, 03/02/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre müvekkil şirketin 07/10/2019 - 07/06/2022 tarihleri arasında toplam 1.438.533,59 USD satış yaptığı, bu satışın karşılığı olarak 1.407.100,11 USD tahsilat yaptığı, müvekkili şirketin davalı şirketten 07/06/2022 tarihi itibari ile 31.433,48 USD alacak bakiyesinin kaldığının tespit edildiği, raporu düzenleyen bilirkişi il adli yargı adalet komisyonları tarafından her yıl düzenlenen bir listede yer alan S.M. Mali Müşavir görevini ifa eden bilirkişi olup düzenlenen işbu raporun hükme esas alınması gerektiği, davalı- borçlu yanın itirazına ilişkin hiçbir dayanak sunmadığı, kötü niyetli ve haksız olarak icra takibimizin durdurulmasını ve müvekkilimin alacalarını elde edememesini sağlamak adına hareket ettiği, takip konusu alacağın likit fatura alacağı olduğu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay Kararları ile de sabit olduğu, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haklı davamızın kabulüne, mahkemece dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmesi halinde duruşma günü beklenmeksizin dosyanın bilirkişiye gönderilmesine,--------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun haksız itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhinde 9020'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Müvekkili firmanın davacı firma ile 2019 yılından itibaren süre gelen ticari ilişkisinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkil firma, davacı firmadan satın aldığı separatör, bölmeli yemek kabı vb. ürünleri yurtdışında satış ve pazarlamasını yaptığı, işbu ticari ilişki taraflar arasında yazışmalar ve cari hesaplar üzerinden yürütüldüğü, davacı firmadan satın alınan ve yurtdışında teslim alınan ürünler arasında ayıplı ürünler olması sebebiyle tarafların karşılıklı olarak şifahen görüşmeler yaptığı ve --------- üzerinden yazışmalar aracılığıyla ilgili ayıplı ürünlerin iade olarak nitelendirilmesi hususunda cari hesap mutabakatı sağladıkları, cari hesap mutabakatına ilişkin olarak davacı firmanın bu ticaret kapsamında teslimat gecikmelerinden kaynaklanan ve müvekkilin ödemek durumunda kaldığı cezalar, konteyner iptal bedellerinin ortaya çıktığı, ayrıca; taraflar aralarındaki anlaşmaya göre, kargo ücretlerinin yarı yarıya ödenmesi gerekirken mutabakatlar gereği daha sonra mahsup edilmek üzere müvekkil firma tarafından ödemelerin gerçekleştirildiği, müvekkil firma da davacı firma ile yapılan cari mutabakatlar çerçevesinde bahse konu ayıplı ürünlere ilişkin olarak 07.02.2022 tarihinde 342.309,80 TL'lik iade faturası düzenlediği ve davacı firmaya ilettiği, ancak mutabık kalınan işlemlere ilişkin olarak düzenlenen işbu iade faturasını, davacı firma kötü niyetli olarak kabul etmediği, 08.02.2023 tarihli ---------- yevmiye numaralı ihtarnameyi tarafımıza iletildiği, ----------İcra Müdürlüğü ----------- E. sayılı dosyada cari hesap alacaklarına ilişkin takip başlatıldığı, kaldı ki; davacının, ilgili yazışmalarda ödenen ceza ve diğer iade bedellerini sorduğu, önceki dönemlere ilişkin herhangi bir alacağı olmadığına ilişkin beyanlarda bulunduğu, davacının 24 Mart 2022 tarihli yazışmada ticaretin başladığı andan itibaren 19.700,00- USD ayıplı ürünlere ilişkin ve 6.244,00- USD kargo ve cezalara ilişkin iade faturasını istediği, yazışmanın devamında ise cari hesapta borcun 42.977,00-USD gözüktüğünü ancak normalde borcun 17.033,00-USD olduğunu beyan ettiği, 23 Mayıs 2022 tarihinde ise borcun 17.000,00-USD olmadığını aradaki farkın kendilerinden kaynaklandığını, bu durumun önemli olmadığını ve buna istinaden de müvekkil firmanın 5.884,00-USD bakiyesi olduğunu belirttiği, müvekkil de buna istinaden ilgili ödemeleri gerçekleştirdiği bakiyesini kapattığı hatta bu dönemdeki yanlış anlaşılmalar nedeni ile daha fazla bir miktar yatırdığı, dosyaya sunulan konuşmalarda ve müvekkil firmanın şifahen yapmış olduğu görüşmelerde görüleceği üzere cari hesaba ilişkin ücretler davacının beyanları üzerine ilerlediği ve sürekli olarak taraflar aralarında mutabakat kurulduğu, müvekkil firma da buna istinaden ödemeler gerçekleştirildiği, müvekkili firmanın yukarıda anlatıldığı üzere ilgili ürünleri yurtdışına ihraç edip dünyanın dört bir yanındaki ülkelerine ticaretini sürdürdüğü, bu süreçte ürünleri teslim alındıktan sonra kapların niteliğine ilişkin ayıp incelemesinin imkansız olduğu, ürünlerin teslimi sonrasında ticaret yaptıkları şirketlerin yemek paketlemelerinde ayıpların belirlenebildiği, buna istinaden ayıp bildirimlerinde bulunulduğu, ürünlerin boyutlarındaki sapmalar ve kapların birbirini tutmaması kapların içerisine koyulan yemeklerin dökülmesine sebebiyet verdiği, eklerde sunulduğu üzere bazı ürünlerin boyutlarındaki ufak sapmalar dahi ürüne etki edebildiği, ayrıca taraflar arasındaki ayıba ilişkin iade kalemlerinin bir çoğunun pandemi döneminde oluşmuş olup dönemin şartları düşünüldüğünde ayıp bildirimine ilişkin olarak müvekkil firma sağlık önlemleri nedeniyle ayıpları ticaret yaptığı firmalardan öğrendiği, halihazırda süreç bu şekilde ilerletildiği için daha sonrasında da karşılıklı güvene dayanılmış müvekkil firma, ayıp bildirimlerini ----------- üzerinden gerçekleştirdiği, davacı firma da yazışmalarında yapmış olduğu hesaplamaları, ayıplı ürünlerin ücretlerini ve diğer masrafları kabul ettiğini belirttiği, yukarıda açıkladığımız sebeplerle satılan ürünlerin niteliği ağır bir şekilde ihlal edilmiş ve ürünlerin kullanımı imkansızlaşmış şekilde müvekkil firmaya teslimi gerçekleştiği, Yargıtayın yaygın içtihatlarına göre müvekkilin ----------- aracılığıyla yapmış olduğu ayıp bildirimlerinin geçerli olduğu, ayıp bildirimlerine ilişkin sürelerin dikkate alınmayacağı, müvekkil firmanın gerekli ayıp ihbarını gerçekleştirdiği, ilgili ayıplara ilişkin yapılan iadeler, davacının haberi ve bilgisi dahilinde olduğu, yukarıda izah edilen nedenlerle; müvekkili firmaya açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava;--------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı icra dosyasına yapılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminat talebine ilişkindir. Davada taraf teşkili sağlanmış icra dosyası celp edilmeştir. İcra Dosyası İncelemesi: Davacı tarafından ---------- İcra Müdürlüğünün -------- E Sayılı dosyası ile 19.12.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 26.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince 26.12.2022 tarihinde borcun tamamına, faize ve her türlü fer ’ilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür. Taraflar tacir olduğundan ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.Davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2019-2022 dönemi Envanter defterinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2019-2022 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu 2019-2022 yılı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı açılış ve kapanış beratlarının süresinde alınmış olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davacı şirketin ticaridefter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.Davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2019-2022 dönemi Yevmiye, Defteri kebir ve Envanter defterinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2019-2021 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK 64/3 maddesi uyarınca süresinde yapıldığı, davalının 2022 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu 2022 yılı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı açılış ve kapanış beratlarının süresinde alınmış olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu görülmüştürDavacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (19.12.2022) davalıdan 396.016,32 TL alacaklı gözüktüğü,Davalının incelenen 2019-2022 dönemi ticari defter kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının kayıtlı olduğu, davalının 2022 döneminde düzenlediği 2 adet faturadan 1 adedinin kayıtlarında yer aldığı, iş bu faturaların ikisini de davacıda kayıtlı olmadığı, davalının ilgili dönemlerde davacıya yapmış olduğu ödemeleri ticari defterlerine kaydetmediği, kayda aldığı faturalar nedeniyle oluşan davacı alacak bakiyesini dönem sonlarında dayanaksız bir kayıt girmek suretiyle kapattığı, takip sonrasında ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle 07.02.2023 tarihinde ---------- seri numaralı 342.309,80 TL tutarında iade faturası düzenlediği tespit edilmiştir. Davalının yapmış olduğu kayıtlar neticesinde kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (19.12.2022) davacıya borçlu gözükmediği, her iki tarafın ticari defterleri karşılaştırmalı olarak incelendiğinde uyuşmazlık konusu borç alacak durumlarının tespitine yönelik davalının ticari defterlerindeki kayıtların ihtilafın çözümüne katkı sağlamadığı, Tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde; Davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların tamamının davalının BA formunda yer aldığı, aynı şekilde davalı tarafından düzenlenmiş olan faturalarında davacının BS formunda yer aldığı, bu yönüyle tarafların karşılıklı olarak BA-BS formlarına yansıyan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu, davalı tarafından 2022 yılında düzenlenen 2 adet fatura her ne kadar tarafların BA-BS formlarına yansımış olsa da davacının kayıtlarında yer almadığı, Davalı vekilinin beyan dilekçesi ekinde --------- ----------- tarafından --------- ---------- çevrilmiş taraflar arasındaki ----------yazışmalarında özellikle 23.05.2022 tarihli yazışmada birtakım tutarların telaffuz edildiği, belirtilen tutarların ve yapılan hesaplamaların neye istinaden yapıldığı hangi tarihi baz alarak yapıldığının anlaşılamadığı davalı tarafça bu yazışma içeriklerinin somutlaştırılması gerektiği, Tacir olan tarafların defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalının hem ticari defter kayıtlarında hem de BA formunda yer aldığı, bu yönüyle davacının ticari ilişkiyi, fatura içeriği malları teslim ettiğini ispat ettiği değerlendirilmiştir. Davalının Ürünlerin ayıplı olduğu iddiası bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır Bilirkişi incelemesi;----------E sayılı Dava dilekçesinde, davaya ait ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ve 15.02.2024 tarihli Duruşma Tutanağı ile alınan Karar üzerine; 15.03.2024 tarihinde Mahkeme duruşma salonunda taraf avukatları ve kimya mühendisi bilirkişi olarak yapılan İncelemede; 2019-2020-2021-2022 yıllarını içeren ticari alışveriş kapsamında alınan ürünlerin bakiyesinin ödenmemesi sebebiyle mahkeme duruşma salonunda inceleme heyeti olarak bir araya gelindiği ve davalı tarafın duruşma salonuna getirdiği ürünler üzerinde inceleme yapıldığı, Davalı avukatının inceleme sırasında ki beyanında; bu ürünlerin seri üretim olması kapsamında müvekkilinin fotoğraflar ve ----------- yazışmaları ile sunmuş olduğu numuneler olduğunu ifade etmiştir. Davacı avukatı beyanında ise; inceleme yapılan ürünlerin kendi imalat yapılan ve satışa sunulan ürünleri olduğunu, Ancak inceleme sırasındaki ürünlerde iddia edilen hata ve kusurların kendilerinden kaynaklanmadığı ve davalı tarafında aksi bir belgelendirme yapmadığını beyan etmiştir. Ürünler sağlam teslim edilmiştir. Davalının teslimat sonrası koşullarda nasıl saklama taşıma vb. süreçleri nasıl yönettiğini belgelememiş ve delillendirmemiştir. Davalı beyanında alıcıdan gelen geri bildirim sonrası ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmiştir. Kaldı ki ayıplı olduğu iddia edilen hiçbir ürün bize teslim ve iade edilmemiştir. Mahkeme salonunda incelenen ürünlerin tabldot ile şişe tutacağı olduğu, ----------ürünün en dıştaki ürünlerde fiziksel olarak kırılmanın görüldüğü, 9 adet ürünün iç içe geçirilmiş halinin dış çeperinde yer yer deformasyon/bozulma olduğu, ancak bunun Mahkeme inceleme salonuna getirilmeden önce hangi aşamada (ürünler teslim-saklama-taşıma-alıcıdan iade) olduğunun davalı avukatınca belgelenmediği, şişe tutacağında (4adet) fiziki yapılan incelemede kalıp içerisinde ki kapakların ayıklanmadığı görülmüştür. Davalı vekili söz alarak ek beyanda bulundu, Şişe kapağı ürünlerin incelemeye sunulmayan kısmı olup; dosyaya sunulan kısımlarda renk farkı olduğunu iddia etmektedir. Ancak fiilen numune olarak sunulmamıştır. İş bu İnceleme Tutanağı imza altına alınmıştır İnceleme yapılan ürünler, tabldot ile şişe tutacağı olduğu, ---------- ürünün en dıştaki ürünlerde fiziksel olarak kırılmanın görüldüğü, 9 adet ürünün iç içe geçirilmiş halinin dış çeperinde yer yer deformasyon/bozulma olduğu, ancak bunun Mahkeme inceleme salonuna getirilmeden önceki hangi aşamada (ürünler teslim-saklama-taşıma-alıcıdan iade) olduğunun davalı avukatınca belgelenmediği, Şişe tutacağında (4adet) fiziki yapılan incelemede kalıp içerisinde ki kapakların ayıklanmadığının görüldüğü, Söz konusu davalı firmanın “ürün veya hizmetlerini oluşturup müşterilerine sunması için gerekli politikaları, iş süreçlerini ve prosedürleri belgeleyen Kalite yönetim sistemi gibi yönetimsel bir sisteminin veya prosedürünün olmadığı için, İnceleme yapılan ilgili ürünleri “ayıplı olduğu” hususunun davalı firma veya yetkilisi tarafından belgelendirilmediği/ delillendirilmediği için; teslim edilen ürünlerin, davacı firmanın davalı firmaya teslimatı aşamasında “ayıplı olduğu” söylenememektedir.Ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususunda değerlendirme; Fiziki incelemenin bir önceki heyet tarafından yapıldığı, 15.03.2024 tarihli bilirkişi yerinde inceleme tutanağındaki beyanlara dayanarak inceleme için getirilen ürünlerin 9 adet ---------- ürün, 4 adet şişe tutacağı olduğu görülmüştür. Aynı tutanakta ve dosyaya fotoğraf olarak sunulan şişe kapağı ürünlerinde de renk farkı olduğu belirtilmektedir. Üretim yapılan her sektörde belli miktarlarda üretim firesi olağan ve beklenen bir durumdur. Her sektörde seri üretim kayıtlarında, standart operasyon prosedürlerinde yazılı ve izin verilen limitler dahilinde üretim kaybı (fire) yaşanır. Dosyada fotoğrafları yer alan ve bilirkişi inceleme tutanağında belirtilen miktardaki ürünlerin bütün bir seri üretimi temsil etmesi olağan dışıdır. Üretilen ürünlerin ayıplı olduğunun tespiti için, üretim esnasında tutulan -mevcutsa- üretim kayıtlarına bakılması, üretim sonrası yapılan fiziki/kimyasal kalite kontrol testi sonuçlarının incelenmesi gereklidir. Üretim tarihleri dosyada belirtilmemekle birlikte, ara bulucu tarihi 04.01.2023 ancak iade faturası düzenlenme tarihi 07.02.2023’tür. Bu bilgiler ışığında iade faturasının arabulucuya gidiş tarihinden sonra düzenlendiği görülmüş olup, üretim sonrası tespit edilen ayıplı ürünlerin zamanında üretici firmaya bildirilip bildirilmediği belirlenememektedir. Bu belgeler ışığında, dosyada fotoğrafları bulunan ve yerinde inceleme esnasında sunulan ürünlerdeki deformasyonun üretim, üretim sonrası, depolama, taşıma aşamalarından hangisinde olduğunun tespitinin günümüzde yapılamayacağı, üretici firmanın davalı şirkete teslim ettiği ürünlerin ayıplı olup olmadığının bu koşullar altında tespitinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Ayıp İhbarlarına İlişkin Değerlendirme: Dosyadaki önceki heyet raporundaki teknik inceleme ile ve yine işbu raporda yukarıda yer alan teknik incelemeler ile; ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Dosya içerisinde davalı tarafça sunulan bir kısım ----------- yazışmaları mevcut olup; bu mesajlarda önceki raporda belirtildiği üzere, karşılıklı olarak mutabakatların konuşulduğu görülmektedir. Davalı tarafça da ayıplı ürünlerin şifahen bildirildiği beyan edilmiştir. Dolayısıyla; ürünlerin ayıplı olup olmadığı tespit edilemediği gibi; ayıplı ise hangi tarihte alınan ürünlerin ayıplı olduğu; buna ilişkin olarak ayıp ihbarlarının yapılıp yapılmadığı; yapıldı ise tarihlerinin ne olduğu, dosyadaki deliller ile tespit edilememektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; Dava fatura alacağından kaynaklı yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekilince davalı firmaya satışı yapılan separatör, bölmeli yemek kabı vb. ürünlere ilişkin davalı tarafça yapılmayan ödemeler bulunduğu, davalı vekilince de teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır Ürünlerin davalıya teslimi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ürünlerin ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Ürünler üzerinde fiziki inceleme yapılması neticesinde; Dosyada fotoğrafları bulunan ve yerinde inceleme esnasında sunulan ürünlerdeki deformasyonun üretim, üretim sonrası, depolama, taşıma aşamalarından hangisinde olduğunun tespitinin günümüzde yapılamayacağı, üretici firmanın davalı şirkete teslim ettiği ürünlerin ayıplı olup olmadığının bu koşullar altında tespitinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca ürünlerin ayıplı olup olmadığı tespit edilemediği gibi; ayıplı ise hangi tarihte alınan ürünlerin ayıplı olduğu; buna ilişkin olarak ayıp ihbarlarının yapılıp yapılmadığı; yapıldı ise tarihlerinin ne olduğu, dosyadaki deliller ile tespit edilememiştir. Mali inceleme neticesinde;Tacir olan tarafların defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalının hem ticari defter kayıtlarında hem de BA formunda yer aldığı, bu yönüyle davacının ticari ilişkiyi, fatura içeriği malları teslim ettiğini ispat ettiği Davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (19.12.2022) davalıdan 396.016,32 TL alacaklı gözüktüğü, Tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların tamamının davalının BA formunda yer aldığı, aynı şekilde davalı tarafından düzenlenmiş olan faturalarında davacının BS formunda yer aldığı, bu yönüyle tarafların karşılıklı olarak BA-BS formlarına yansıyan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı aralarındaki ticari ilişkide ürünleri karşı tarafa teslim etmiş olup davalı ürünlerin ayıplı olduğunu ayrıca bu ayıplara ilişkin davacıya ihbarda bulunduğunu ispat edemediği değerlendirilmiş olup ürünlerin davalı tarafından kabul edildiği ancak ödemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle mali incelememede tespit edilen 396.016,32 TL asıl alacak yönünden davalıdan alacaklı bulunduğundan davanın ve şartları oluşan icra inkar tazminatının kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜ K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1---------- İcra Dairesinin ----------- Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 396.016,32 TL üzerinden DEVAMINA 2- 396.016,32 TL nin % 20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harçlar kanununa göre alınması gereken 27.051,85 TL harçtan peşin alınan 4.616,28 TL 'nin mahsubu ile bakiye 22,435,57 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 4.616,28 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 63.362,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 6-Davacı tarafça yapılan 10.676,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7- Davalının yaptığı masrafın kendi üzerinde bırakılmasına 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.30.01.2025

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/111, K. 2025/85, T. 30.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-111-e-2025-85-k-4c2410e434b0