İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/969 E. 2024/1065 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/969
- Karar No
- 2024/1065
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2024/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2022 KARAR TARİHİ : 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında 28.08.2018 tarihli bayilik sözleşmesi bulunmakta olduğunu, ancak muhatap şirket tarafından Bayilik Sözleşmesine, Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’na aykırılık teşkil eden fiilleriniz tespit edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesinin Genel Şartlar bölümünün q maddesinde “Bayi, bayilik hakkını Firmanın yazılı onayı olmaksızın 3. Şahıs veya kişilere devredemez. Bayinin yeni ortak alması halinde de Firmadan yazılı onay almak zorundadır. Aksi davranışın sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği ve Firmaya tek taraflı fesih hakkını verdiği tarafların kabulündedir. “ ve r maddesinde “Bayinin yeni ortak alması halinde yeni oluşacak ortaklık yapısı ile bayilik sözleşmesinin devam edip etmeyeceğine Firma ortaklık yapısının kendisine bildirilmesinden itibaren 1 ay içinde karar verecektir. Firma yeni ortaklık yapısı ile bayilik sözleşmesini devam etmek istemediği takdirde bu hususu yazılı olarak bayiye bildirecektir. Firmanın Bayinin yeni ortaklık yapısı ile bayilik sözleşmesinin devam etmemesi kararı vermesi halinde Bayinin herhangi bir zararını tazmin talebi hakkı bulunmamaktadır. “ düzenlemesi yer almakta olduğunu, davalı ortaklık yapısının değiştiğini müvekkili şirkete bildirmek ve yazılı onay almak ile yükümlü olmasına rağmen bu muhatap şirket ortaklık yapısının değiştiğini müvekkili şirkete bildirmemiş ve yazılı onay almamış olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. Maddesinin c bendinde “Bayi, iş bu sözleşmedeki maddelerin herhangi birine aykırı hareket etmesi halinde Firma, Bayi ye verilmiş olan bayilik hakkını tek taraflı olarak derhal fesih etme hakkına sahiptir. Bu nedenle Bayi, Firma’dan hiçbir hak talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir. “ ve d bendinde “Bayinin, sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini ihlal etmesi ve sözleşmeye aykırı hareket etmesi halinde madde içeriğinde cezai şart düzenlenmemiş olsa dahi Bayi sözleşmeye aykırılık nedeniyle 50.000 USD cezai şart ödemekle yükümlüdür. “ düzenlemesi yer almakta olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL tazminat(cezai şart) taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, ... Kurumu Başkanlığı’na, ...'ya, ... Ticaret Odası’na, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ,... Sanayi Odası’na, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve bayilik sözleşmesinin davalı tarafça ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi tazminat/cezai şart talebine dayalı olarak alacak davasına ilişkindir.Davacı tanığı ... duruşmada '' ben davacı şirkette 18 yıldır bayilik ve ... biriminde müdür olarak çalışmaktayım, tam olarak tarihini hatırlayamamakla birlikte 2018 yılında taraflar arasında bayiilik sözleşmesi akdedilmiştir, sözleşmenin içeriği davacı şirketin ürettiği ürünleri satmakla ve müşterilere ulaştırmakla- ticaretini yapmakla ilgiliydi, davalı şirketin yetkilisini ... ... olarak biliyorum, davalı şirket yetkilisi ...'ın ... ve ... markasını kurduğunu biliyorum, kendimiz yapılan araştırmalar neticesinde ...- ...'da kurulduğunu biliyorum, davalı şirket yetkilisi ...'ın ... Kozmetik ticaret A.Ş adında şirket kurduğunu biliyorum, ... gıda sanayi ve ticaret A.Ş adında şirket kurduğunu bilmiyorum çünkü aynı iş kolunda değil, davalı şirket yetkilisi bizim ...'daki ... markasının yetkilisiydi, ... sorumlusuydu, davalı şirket yetkilisi ...'ın ...'de marka kuracağını da ... çalışanlardan öğrendik, yaptığımız araştırmalar neticesinde de ... ve ... markasını kurduğunu tespit ettik, ...'ın davacı şirketin kendisine verdiği üretim satış pazarlama olmak üzere tüm bilgileri başka yerde kullandığını biliyorum çünkü ...'ın ürettiği parfümlerdeki kodlar davacı şirketin kullanmış olduğu kodlarla aynıdır, ...'da ... için kullanılan kodlarda aynı kodlardan olduğu için bilgileri kullanmıştır, davalı şirket yetkilisi ... hakkında ... evrakta sahtecilik, şirket hisselerini devretme, kendi hissesini %1'den %50 civarına çıkartmadan dolayı mahkemeliktir, davaların bazıları sonuçlandı, bazıları halen derdesttir, verilen kararlar ...'ın aleyhinedir, ...'a giriş çıkış yasağı konulduğu bilgisi bize ... avukatlar tarafından ulaştırılmıştır, tanıklık ücreti istemiyorum, görgüm ve bilgim bundan ibarettir '' şeklinde, davacı tanığı ... duruşmada '' ben davacı şirkette 5 yıldır satış pazarlama dağıtım biriminde müdür olarak görev yapmaktayım, tam olarak tarihini hatırlamamakla birlikte 2018 yılında taraflar bayiilik sözleşmesi yapmışlardı, bayilik sözleşmesinin içeriği davacı şirketin ürettiği ürünlerin satışı ve yönetimi hakkındadır, davalı şirketin yetkilisi- sahibi ... Kaygusuzdur, ... ve ... markasını kurduğunu biliyorum, hatta ... markası ile ilgili satışa başlanmıştır, davacı şirketin mağazalarının bulunduğu noktalarda kendi mağazalarını açmışlardır,... gıda sanayi ve ticaret A.Ş kurup kurmadığını bilmiyorum, ancak ... kozmetik ticaret A.Ş adında şirket kurduğunu biliyorum, yaptığımız araştırmalar neticesinde şirketin ortaklık yapısından kaynaklı olarak şirket kurduğunu biliyorum, davalı şirket yetkilisi ...'ın kendisine verilen üretim satış pazarlama olmak üzere tüm bilgileri başka yerlerde kullanığını biliyorum, kendisi ... davacı şirketin satış müdürü olarak görevlendirilmiştir, hali hazırda ... görülmekte olan davalar da mevcuttur, evrakta-imzada sahtecilik adı altında işlemlere dayalı ve şirket hisselerini kendi üzerine geçirme işleyişi tamamen öğrenme, ve yeni marka oluşturması ile birlikte ...-yurt içi pazarına üretim ve satış pazarlama faaliyetine başlayarak yurt içinde marka kurarak haksız rekabet oluşturmaktadırlar''şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında mali müşavir bilirkişi tarafından davalıya ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenebilmesi için davalının adresinin bağlı bulunduğu ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olup, talimat mahkemesince davalı tarafından defter sunulmadığına ilişkin tutanak tutulmuş olduğu anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenebilmesi için defter inceleme günü verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... ve Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi Av. ...' ın 13/12/2023 tarihli raporunda özetle; davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin, incelenmesi sonucu; Davacı şirketin defterlerine göre dava tarihinde; davalı şirketin, davacı şirketten 20.370,89 TL alacaklı gözüktüğü, Davacı şirket ile Davalı şirket arasında (18.08.2017-22.11.2021) tarihleri arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturaların yıl bazında toplamının, 2017 yılı 120.006,50TL, 2018 yılı 352.765,23TL, 2019 yılı 553.236,16TL, 2020 yılı 613.623,05TL, 2021 yılı 508.074,82TL olmak üzere toplam 2.147.705,76TL olduğu, Davacı Şirketin Vergi Dairesine Beyan Ettiği Yıllık Kurumlar Vergisi Beyannamelerine Göre; Yıllık Net Satış Tutarları ve Yıllık Faaliyet Karı Tutarlarının;aşağıda şekilde olduğu, 2017 yılı 29.170.324,46TL net satışlar, 81.613,91TL faaliyet karı, 2018 yılı 35.588.103,69TL net satışlar, 26.860,77TL faaliyet karı, 2019 yılı 55.631.384,26TL net satışlar, 433.155,85TL faaliyet karı, 2020 yılı 58.851.855,63TL net satışlar, 602.000,07TL faaliyet karı, 2021 yılı 109.829.371,93TL net satışlar, 4.495.424,89TL faaliyet karı, Davalı ... Şirketinin (...) 20.05.2016 tarihinde kurulmuş olduğu, Kuruluşta; Şirket ortaklarının ... ... (müdür, münferiden temsile yetkili) olduğu, 02.10.2019 tarih Genel Kurul Kararı ile ... ...'un 720 adet payını ...'a devretmiş olduğu, Şirket ortaklarının ... ... (müdür), ... (müdürler kurulu başkanı) olduğu, ... Gıda San. Tic. A.Ş.'nin (...) 27.10.2021 tarihinde kurulmuş olduğu, Kuruluşta; şirket ortaklarının ... ..., ... ... olduğu, ... Kozmetik San. Tic. A.Ş. nin (...) 24.09.2021 tarihinde kurulmuş olduğu, Kuruluşta; şirket ortaklarının ... (...) , ..., ..., ... ... olduğu, raporumuzda yer verilen açıklamalar kapsamında, davalının ortaklık yapısındaki değişikliği davacı şirkete bildirmemiş olmasının Sözleşme m.5.p hükmünün ihlali niteliğinde olduğu, bu nedenle yapılan davacı feshinin haklı nedene dayandığı, anılan eylem nedeni ile Sözleşme m.7.d uyarınca 50.000,00 USD cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, Davacı tarafından dava dilekçesi ile taleplerinin TL cinsinden talep edilmiş olması nedeni ile TBK.m.99 uyarınca alacağını Türk Lirası olarak seçmiş olduğu üzere dava tarihi olan 02.09.2022 tarihi itibari ile davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart miktarının 912.025,00 TL olduğu, Davalı şirketin TTK kapsamında haksız rekabet niteliğinde eylemine dair iddia ve bilgi/belge dosya içerisinde bulunmadığı, Sayın Mahkeme tarafından davacı iddiaları çerçevesinde davalı şirketin sorumlu olduğuna dair kanaatinin bulunması ihtimalinde davacı tarafın iddia edilen zararlarına İlişkin dosya içerisinde bilgi/belge bulunmadığından değerlendirme yapılamadığı, bu itibarla TBK.m.Si uyarınca takdir edilebileceği, mütalaa edilmiştir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Mali müşavir bilirkişi ... ve Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi Av. ...' ın 17/04/2024 tarihli ek raporunda özetle; Davacı şirketin defterlerine göre dava tarihinde; davalı şirketin, davacı şirketten 20.370,89 TL alacaklı gözüktüğü, Davalı eylemlerinin Bayilik Sözleşmesi m.3.e ve m.â.m hükmüne aykırılık teşkil etmediği, bu itibarla anılan maddeler kapsamında cezai şart talebinin haklı olmadı; raporumuzda yer verilen açıklamalar kapsamında, davalının ortaklık yapısındaki değişikliği davacı şirkete bildirmemiş olmasının Sözleşme m.5.p hükmünün ihlali niteliğinde olduğu, bu nedenle yapılan davacı feshinin haklı nedene dayandığı, anılan eylem nedeni ile Sözleşme m.7.d uyarınca 50.000,00 USD cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ile taleplerinin TL cinsinden talep edilmiş olması nedeni ile TBK.m.99 uyarınca alacağını Türk Lirası olarak seçmiş olduğu üzere dava tarihi olan 02.09.2022 tarihi itibari ile davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart miktarının 912.025,00 TL olduğu, davalı şirket tarafından, davacı şirkete ait iş ürünlerinden, üretim, satış ve pazarlama bilgilerinden yararlandığının takdiri ihtimalinde anılan eylemin TTK.m.SS.1.c.1 uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre 2017 - 2022 dönemi arasında net satış ve faaliyet karını sürekli artırdığı ve davalının iddia olunan eylemi nedeni ile uğramış olduğu bir zarar tespit edilemediği, Sayın Mahkeme tarafından haksız rekabetin kabulü ihtimalinde TBK.m. uyarınca takdir edilebileceği, mütalaa edilmiştir.Davacı vekili 18/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 910.000,00TL olarak arttırmış olduğu anlaşılmıştır. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; taraflarca 28/08/2018 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği,davalı şirket tarafından bayilik sözleşmesinin Genel Şartlar bölümünün q maddesinin, r maddesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak sözleşmenin 7. Maddesinin c bendine ve d bendine istinaden belirlenecek cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Davalı şirketin,taraflara akdedilen bayilik sözleşmesine aykırı hareket edip etmediği, davacının cezai şarta hak kazanıp kazanmadığının tespiti amacıyla davacının tanıkları dinlenilmiş, tarafların ticari defter ve bağlı kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş, davalı tarafın (talimat mahkemesine) ticari defter ve bağlı kayıtlarını ibraz etmediği anlaşılmıştır.Davacının ticari defter ve bağlı kayıtlarının incelenmesi neticesinde SMMM bilirkişi ... ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 17/04/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı şirketin defterlerine göre dava tarihinde; davalı şirketin, davacı şirketten 20.370,89 TL alacaklı gözüktüğü, davalı eylemlerinin Bayilik Sözleşmesi m.3.e ve m.4.m hükmüne aykırılık teşkil etmediği,anılan maddeler kapsamında cezai şart talebinin haklı olmadığı, davalının ortaklık yapısındaki değişikliği davacı şirkete bildirmemiş olmasının Sözleşme m.5.p hükmünün ihlali niteliğinde olduğu, bu nedenle yapılan davacı feshinin haklı nedene dayandığı, anılan eylem nedeni ile Sözleşme m.7.d uyarınca 50.000,00 USD cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ile taleplerinin TL cinsinden talep edilmiş olması nedeni ile TBK.m.99 uyarınca alacağını Türk Lirası olarak seçmiş olduğu üzere dava tarihi olan 02.09.2022 tarihi itibari ile davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart miktarının 912.025,00 TL olduğu, davalı şirket tarafından, davacı şirkete ait iş ürünlerinden, üretim, satış ve pazarlama bilgilerinden yararlandığının takdiri ihtimalinde anılan eylemin TTK.m. 55.1.c.1 uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre 2017- 2022 dönemi arasında net satış ve faaliyet karını sürekli artırdığı ve davalının iddia olunan eylemi nedeni ile uğramış olduğu bir zarar tespit edilemediği, Mahkeme tarafından haksız rekabetin kabulü ihtimalinde TBKm.51 uyarınca takdir edilebileceği hususunda görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen kök ve ek raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, kök ve ek raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak , davalı şirketin ortaklık yapısının 02.10.2019 tarihinde değiştiği (taraflarca akdedilen bayilik sözleşmesi süresi içerisinde) ancak ortaklık yapısının değiştiği hususunun davacı şirkete bildirilmediği, davalı tarafça Bayilik Sözleşmesine aykırı hareket edildiği, bayilik sözleşmesinin davacı tarafça haklı fesih nedeni kapsamına girdiği ve davacı tarafça cezai şarta hak kazanıldığı hususu gözetilerek takdiren % 40 oranında cezai şarta hükmedilerek davanın kısmen kabulüne, buna göre 364.000,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal mahiyette ... 19. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2015 tarih ve 2015/ Esas 2015/ Karar sayılı ilamı dikkate alınarak takdiren indirilen cezai şart bedeli yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, buna göre 364.000,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 24.864,84TL harçtan peşin alınan 170,78TL peşin harç ve 15.300,00TL ıslah harcı toplamı 15.470,78TL harcın mahsubu ile bakiye 9.394,06TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan; bilirkişi ücreti 3.500,00TL, posta-tebligat talimat gideri 122,00TL olmak üzere toplam 3.622,00TL' nin davanın kabul-red oranına göre belirlenen 1.448,80 TL yargılama gideri, 170,78TL peşin harç, 15.300,00TL ıslah harcı, 80,70 TL başvuru harcı toplamı 17.000,28 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 58.240,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı,davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/11/2024
Katip ¸E-imzalıdır.
Hakim ¸E-imzalıdır.