İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/876 E. 2024/909 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/876
- Karar No
- 2024/909
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/876 KARAR NO : 2024/909
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2022 KARAR TARİHİ : 17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/03/2022 tarihinde ----- mevkiinde seyir halinde olan ----- plakalı aracın yine aynı mevkide seyir halinde olan ---- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin aracında değer kaybı ve hak mahrumiyeti olduğunu beyan ederek, müvekkiline ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 100,00 TL reel değer kaybı ve 100,00 TL hak mahrumiyeti bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı -----Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelişinde müvekkil şirketin sürücüsünün kusuru bulunmadığını, ----- müvekkili şirket sürücüsü de frene basarak kazanın meydana gelmemesi için elinden geleni yaptığını, ancak ----plakalı aracın aniden frene basarak sinyal vermeden dönüş yapması ve bu sırada yağış sebebiyle yerlerin kaygan olması kazaya sebebiyet verdiğini beyan ederek zaman aşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Davalı şirket vekili tarafından ihbar talebinde bulunulmuş, ihbar olunanlara HMK 61 vd.maddeleri uyarınca tebligatlar yapılmıştır. İhbar olunan ----- Şirketi vekili beyan dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesi mümkün olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 05/03/2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ---- plakalı araç, müvekkil şirkete 24/12/2021-24/12/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı birleşik kasko sözleşme sigorta poliçesi genişletilmiş kasko ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin, poliçe teminatı dışında olan araç mahrumiyet bedeli talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ----- vekili beyan dilekçesinde özetle; Huzurdaki dosyada yasal başvuru koşullarının gerçekleşmediğini, bu gerekçe ile öncelikle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, başvuran vekilinin, iş bu tahkim başvurusundan önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini beyan ederek başvurunun öncelikle dava şartı eksiliğinden reddine, esasa girilmesi halinde esas yönünden savunmaları kapsamında dosyanın esastan reddine karar verilmesin talep etmiştir. Davacı vekili 30.04.2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; Talep artırım taleplerinin kabulü ile 100,00 TL tutarındaki hak mahrumiyeti taleplerinin bilirkişi raporu doğrultusunda 678,95 TL arttırarak, davalarının 778,95 TL üzerinden kabulü ile kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan en yüksek faiz oranı işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- Şirket vekili talep arttırım dilekçesine karşı sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; Davacı yanın talebinin zaman aşımına uğradığını, ıslahı kabul etmediklerini beyan etmiştir. İhbar olunan ----- vekili talep arttırım dilekçesine karşı sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; Başvurucunun taleplerine karşı zaman aşımı def’inde bulunduklarını, ıslahı kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. ----- Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ---- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 05.03.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirkete ait olan ve davalı ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile davacının malik olduğu ----- plakalı aracın çarpışması sonucu, kusurun irdelenmesi, ---- plakalı araçta değer kaybı ve hak mahrumiyeti oluşup oluşmadığı, değer kaybı ve hak mahrumiyeti alacağı varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 200,00 TL maddi tazminat davasıdır. Davalı şirket vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 16.04.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsü davalı ----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/b,c ve 84/d maddeleri uyarınca %100 oranında kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ---- yayımlanan --- esas ----- karar sayılı kararına göre, ----- plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybının 8.772,00TL olduğu, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi ---- mesaj servisinden elde edilen bilgiler neticesinde ---- plaka sayılı aracın dosyaya ilişkin trafik kazası öncesi 22 adet hasarlı trafik kazasına karışığı dikkate alınarak, 05.03.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle ----- plaka sayılı araçta değer kaybı meydana gelmeyeceği, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp 05.03.2022 tarihi öncesi söz konusu aracın 22 adet trafik kazasına karıştığı dikkate alınarak, 05.03.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ------ plaka sayılı araçta değer kaybı meydana gelmeyeceği, hak mahrumiyeti yönünde, -----' den gelen bilgi sonrasında hesaplama yapılabileceği, davacıya ait araçta meydana gelen zararın tamamından davalı ---- işleten sıfatıyla, davalı ----- ise sürücü sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu rapor edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, ----- gelen müzekkere cevabına bağlı olarak hak mahrumiyeti yönünden hesaplama yapılabilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, ayrıca araçtaki hak mahrumiyetinin 5.778,95 TL olduğu rapor edilmiştir. Davacı vekili, 30.04.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile mahrumiyet bedeline ilişkin talebini 778,95 TL'ye çıkarmıştır. Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli --- --- yayımlanan ----- esas ---- karar sayılı kararına göre hesaplama yapılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ---- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca kazaya neden olan araç ticari araç olduğundan ticari temerrüt faizine hükmetmek gerekmiş, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, her ne kadar talep artırımından sonra davalı şirket vekili tarafından zaman aşımı def'inde bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına bağlı olarak zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış ve netice olarak davacının aracında değer kaybı meydana gelmediği, hak mahrumiyeti alacağı oluştuğu, davalıların doğan zarardan sorumlu oldukları kabulüyle tahkikatın tamamlandığı, davacının teselsül talebi olmadığı da nazara alınarak, davanın kısmnen kabulü ile toplam 778,95 TL'nin 05.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili ile davacıya verilmesine, 100,00 TL değer kaybına ilişkin talebin sübut bulmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMNEN KABULÜ ile toplam 778,95 TL'nin 05.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili ile davacıya verilmesine, 100,00 TL değer kaybına ilişkin talebin sübut bulmadığından reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harç ile 12,00 TL ıslah harcının toplamı olan 92,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç ile 12,00 TL ıslah harcının toplamı olan 92,70 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 491,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.583,95 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 3.189,71 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı ----- Şirketi tarafından yapılan 8,00 TL dosya masrafına ilişkin yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 0,88 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ----- Şirketine verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 2.848,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile; 352,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 778,95 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı ---- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ----Şirketine verilmesine, 8-Davalı ---- tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi.