İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/833 E. 2024/605 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/833
- Karar No
- 2024/605
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/833 Esas KARAR NO : 2024/605
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) DAVA TARİHİ : 06/01/2017 KARAR TARİHİ : 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;Davacının, Kaldıraçlı Atım Satım İşlemlerine Aracılık Hizmeti Çerçeve Sözleşmesi ve Ekleri ile ... (EİP) Sözleşmesi İmzalayarak 01.10.2015 - 13.07.2016 tarihleri arasında kaldıraçlı işlem gerçekleştirdiği; bu işlemlere başlarken SPK tarafından zorunlu tutulmasına rağmen kendisine gerekli eğitimin verilmediği, SPK tebliğine aykırı davrandığını, davalı kurumun Kaldıraçlı Alım Satım işlemleri Risk Bildirim Formuna müşteri aleyhine hükümler eklediğini, ... İsimli ...’nda güvenlik açıkları olduğu; 04.02.2016 - 09.02.2016 tarihlerinde usulsüzlük ve yazılımlarda hatalar görülmeye başlandığı; 09.02.2016 tarihinde dışına gerekli uyarıların yapılmaması ve sisteme girmekte yaşanan sorunlar nedeniyle, paritenin de değişmesiyle teminatını tamamlayanı ad iğini ve tetiklenen zincirleme satış (stop out) sonucu bakiyesinin 23.042,48 USD’ye düştüğü; aynı durumun 24.06.2016 tarihinde de tekrarlandığı ve ...'nin aldığı ... kararı nedeniyle paritelerde görülen dalgalanmanın stop out'a neden olduğu, bakiyesinin 9.855,37 USD'ye düştüğü ve kurum ile çalışmasını askıya aldığı; aracı kurumun kullandığı yazılımların zararında etkili olduğu; kurumun kullandığı yazılımda yanıltıcı reklam yaptığı, kurum ile müşterisi arasında menfaat çatışması olduğunu, davalının çeşitli tarihlerde SPK ve diğer Kamu otoritelerine şikayette bulunduğu, sonuç olarak davalı şirketçe müvekkilinden alınan, portföy artışı ile gerçekleşen ve hukuksuzca kendisinden tahsil edilen paranın şimdilik 275.000-USD'nin (990.000-TL'nin) ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davanın ticaret mahkemelerinin görevinde olduğunu; davacıya kaldıraçlı işlemlerle ilgili eğitim verilmesi zorunlu olmadığını, eğitim materyallerinin internet sitesinde yer aldığı, deneme hesabı açma zorunluluğunun daha sonra getirildiğini, Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Risk Bildirim Formunun SPK mevzuatı çerçevesinde olduğu, diğer maddelerin bilgilendirme amaçlı olduğunu, davacının ... yazılımı ile ilgili aldığı uyanların kullandığı antivirüs programından kaynaklandığı, nitekim başka müşterilerin aynı yazılımı sorunsuz olarak kullandığı, yazılımdan kaynaklanan diğer hata mesajlarının sadece belirli telefonlarda alındığını, bunların da sonradan giderildiği ancak alternatif kanallar vasıtasıyla müşterinin işlemlerini gerçekleştirmeye devam ettiği, 04.02.2016 - 09.02.2016 tarihli log kayıtlarının müşterinin masaüstü ve mobil uygulamalardan sisteme girerek sorunsuz işlem yaptığını gösterdiğini, ayrıca SPK'nın da konuyu inceleyip gerekli yanıtları verdiği; 09.02.2016 tarihli otomatik pozisyon kapatma işlemleri sırasında da sisteme bağlı olduğu; 24.06.2016 tarihindeki otomatik pozisyon kapatma işleminin ... ve sonrasında piyasalarda oluşan dalgalanma uluslararası piyasalardaki fiyatlama ve volatilite kaynaklı olduğu, müşteriye teminat tamamlama çağnsı yapıldığı ancak teminat tamamlanmadığından otomatik satışını tetiklendiğini, kullanılan sistemlerin denetiminin yapıldığını ancak bir sorun görülmediğini, pozisyon tutma yetkisine sahip olmasında rağmen aracı kurumun risk yönetim politikasının gereği olarak müşterilere karşı pozisyon almadığı, dolayısıyla bir menfaat çatışması olmadığını belirterek; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; kaldıraçlı işlemler/ forex işlemlerine aracılık eden davalı aracı kurumun kusuru nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir. ... 10.Tüketici Mahkemesinin ...esas ...karar 05/11/2019 tarihli kararı BAM 13. Hukuk Dairesinin 06/10/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla verilen karar KALDIRILMAKLA, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, verilen karar sonrası dosya ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi olunmuş, ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı 08/11/2022 tarihli karar ile dosyanın 6,7,8,9 nolu Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmekle, dava mahkememizin 2022/833 esasına kaydı yapılmıştır. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 16/08/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; Davacı, asıl hesap sahibi olan ...'a işlemler başlamadan uygunluk testi yapılmadığını, işlemler başladıktan sonra bu testleri ... tarafından ... yönlendirilmesi ile babası adına sanki o yapıyormuş gibi doldurulmuş olduğu*, aracı kurumun 6362 sayılı SPKn. ile düzenlenen güveni kötüye kullanma ve sahtecilik suçunu işlediği ileriye sürüldüğünü SPKn.. Kanunda yazılı suçlar için özel bîr sonıştunna usulü öngörülmüştür. Buna göre. SPKn.da tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılması SPKn. tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvıınıda bulunulmasına bağlı olup bu başvurunun muhakeme şartı niteliğinde olduğu, Uygunluk testini sanki ...'muş gibi tanzim etliği iddia edilen ... ile ona bu konuda yardımcı olan ve onu yönlendiren ve testi birlikte gerçekleştiren ... çalışanlan ... ve ...'ın eylemlerinin SPKn. ve ilgili mevzuat açısından SPKr. tarafından incelenerek değerlendirileceği düşünülmektedir. Eğer SPKr.'unca adı geçenlerin söz konusu eylemlerinin SPKıı.m.l 10 kapsamında olduğu düşünülmesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın ancak SPKr.'nun talebi ile açılabileceği de dikkate alınırsa adı geçenler hakkında söz konusu eylemleri nedeniyle SPKn.nezdinde bildirimde bulunup bulunma kararının Mahkeme takdirinde olduğunu, davacı, kendisi ile davalı arasında imzalanan sözleşmelerin hükümlerinde "çıkar çatışması" içeren hükümler bulunduğu ileriye sürdüğü, sadece taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yer alan, bir ön koşula bağlı olan ve ortaya çıkabilmesi olası bir durumun ifade edilmesinden ibaret bir hükme dayanan davacının çıkar çatışması iddiası somut bir olgu ve olaya dayanmadığı gibi sözleşme hükümlerinin fiili ekonomik ve mali bir sonucu da bulunmamaktadır. Bu nedenle görülen dava açısından davacının çıkar çatışması iddiası mesnetsiz bir iddia olduğu, Noterden düzenlenmiş vekaleti olmayan ...'un işlem yapmasına izin verip onun vekaletsiz iş görmesini sağlamış olan davalı aracı kurumun bilerek aralarında düzenlenen sözleşmeye aykırı davrandığı ve davacıyı zarara uğrattığı iddia edildiği, Davalının ve ... işlemlerinde kullanıma sunduğu ... yazılımının dijital ortamda davacıyı bilerek zarara uğrattığı ve ona yanıltıcı bilgiler verdiği, yazılımların algoritma ve yapay zeka kullanarak yatırımcıların hesaba, giriş, çıkış ve işlem yapmaları yönlendirdiği ve engellendiği, yazılımın fiyatları manipüle edebildiği. pozisyon açma veya kapatmasını engelleyebildiği, ... piyasasına erişim sağlayan yazılımların yatırımcıyı zarara uğratacak biçimde programlanabildiği iddia edilmiştir. Bu iddialar davacının talebi üzerine Sermaye Piyasası Kurulu tarafından da incelenmiş olup iddialar üzerine işlem yapılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacının elektronik işlem platformuna ulaşım için kullanılan ..., programı hakkında ileriye sürdüğü söz konusu iddialar konusunda dava kapsamında yapılacak herhangi bir işlem olmadığı, davacının maddi zarar iddia ve talepleri bakımından söz konusu iddiaların dikkate alınacak herhangi bir bilgi, veri ve kanıt sunmadığı ve bu nedenle aracı kuruma karşı bir sorumluluk talebi yöneltilmesi ve sorumlu tutulmasının yerinde olmayacağı sonucuna varıldığı, Sermaye piyasası düzenlemeleri müşteri adına ve hesabina ancak noterde düzenlenmiş bir vekalcıname ile işlem yapılacağını öngörmektedir. Ancak ... daha ilk günden ...'un ... hesabına vekaletsiz işlem yapmasına izin vermiştir. ...'un ...'ın sağladığı yazılım ile platforma ulaşarak 21/6/2016 tarihine kadar vekalet olmadan babası...'un hesabina vekaletsiz iş görme kapsamında ... işlemi yapmış olup ... da hem vekaletsiz iş görüldüğünü hem de bunun da sermaye piyasası mevznatına, sözleşme hükümlerine ve basiretli bir tacir gihi davranma kuralına uygun olmadığını bilebilecek durumdadır. ... sermaye piyasası mevzuatının açıkça öngörmesine ve ... ile yaptığı sözleşmede de yer almasına rağmen ... un hesabindan aktarılan para ile teminat oluşturarak ...'un vekaletsiz biçimde onun hesabına ... işlemleri yaptırmasında kusurlu olduğu ve bu nedenle de ...'a karşı hukuken (TBKn m49/1) sorumlu olduğu, ...'un vekaletsiz İş görme ve “vekaletsiz iş görmeye müsaade etme nedeniyle tazmini” ya da “vekaletsiz iş görmeye İzin verme nedeniyle önceki duruma geri getirilmesi” için esas alınması gereken parasal miktarın ...'taki hesabından ...'daki hesabına aktarmış olduğu ve ... tarafından teminat oluşturmak amacıyla kullanılmış olan para tutarı olduğu kanısındayız. Bu para, ...'un başlangıçta hesabina yatırdığı ve sisteme uktarılan 187.800 UÜSD'dir. ve ancak bu paranın (ve buna eklenecek faizi ile birlikte) kendisine verilmesi ile vekaletsiz iş görme öncesindeki mali konumuna getirilebilir.Bu nedenle, ..., “vekaletsiz iş görme iddiasına” dayanarak kendisinin hesabından ... işlemlerinden kazanılmamış olan, müşteri ilişkisi öncesinde de sahip olup da başlangıçta teminat oluşturmak amacı ile hesaba aktarılmış olan 187.800 USD ve bunun faizinin kendisine verilmesini hukuken talep edebileceği sonucuna ulaşıldığını , ... işlemlerinin başlayabilmesi amacıyla ...'un hesabından 29/9/2015'de 41. 000USD.6110/2015'de 37000USD, 12/10/2015'de 109.... olmak üzere aktarılmış olan 187.800 USD ... müsaade etmesi nedeniyle ... tarafından vekaletsiz olarak kullanılabilmiş. onun mal varlığı üzerinde tasarruf edilebilmiş olup bu tutarın davacıya geri ödenmesine ve geri ödenecek bu paraya davacının talebi doğrultusunda ihtarname (duvacının 1977/2016 tarihli ihtarnamesi) tarihinden itibaren USD faizi üzerinden hesaplanacak olan faizin ödenmesinin gerektiği düşünülmektedir. Sistemden kaynaklı nedenlerle Davacı aslında o sırada vekaletsiz iş gören ...'un) elektronik işlem platformunda ... işlemleri gerçekleştirilmesi konusunda belirli tarihlerde (9/2/2016, 14/5/2016, 15/5/2016, 24/6/2016 tarihleri) sisteme erişim, yutırım hesabına giriş yupma ve emir verme konusunda sorunlar yaşadığını, zaman zaman sistem-aut ve stop-out olduğunu ve bu nedenle de davalının dijital ortamda kendisini bilerek zarara uğrattığını ileriye sürmüştür. Davacının ileriye sürdüğü gibi sistemsel sorunlar nedeniyle olmayıp yaptığı ... işlemleriyle aldığı pozisyanlar nedeniyle kayba ve zarara uğramıştır. Bu nedenle uracı kuruma yöneltilebilecek bir kusur ve sorumluluk olmadığı, Davacı 9/2/2016, ..., ..., 24/6/2016 tarihlerinde yaşanan sistemsel sorunlar nedeniyle zarara uğradığını ileriye sürmektedir. Halbuki bu tarihlerde davacının zarar uğramasının kaynağı sistemsel sorunlar değil kendi değerlendirmeleri ve tercihleri ile yaptığı ... işlemleri ve aldığı pozisyonlardır. Zararın ve kaybın nedeni de uluslararası piyasalar ve döviz kurlarında ortaya çıkan gelişme ve değişmelerin müşterinin tahminleri ve beklentileri ile aynı yönde olmamasıdır. Bu nedenle davacı tarafından teknik bakımdan, piyasaların işleyiş biçimi ve düzenleyici kurallar ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri doğrultusunda hukuksal açıdan ... yöneltilebilecek kusur ve sorumluluğun söz konusu almadığını ve aracı kürümün sarumlü tutulmasının yerinde olmadığı, Davacının vekaletsiz iş görmeye İzin verme nedeniyle sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil sorumluluğu nedeniyle tazmin edilmesi (4'de açıklandığı gibi) halinde müşteri ... işlemleri öncesindeki mali durumuna yeniden getirilmiş olacağından artık vekaletsiz ... işlemleri nedeniyle tazmin edilmesi konusundan Davalı aracı kurum ...karşı hukuksal bir sorumluluk yöneltilmesinin söz konusu olmaması gerektiği, bu konuda davacı tarafından ileriye sürülen iddiaların yersiz olduğu ve ... herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, bir başka deyişle ... davacı ...'a karşı en az iki nedenle sorumlu olduğu ve burada sorumluluk sebeblerinin yarıştığı, sebeblerden birincisi ...'un “vekaletsiz iş görmeye müsaade etme nedeniyle tazmini"ya da “vekaletsiz İş görmeye izin verme nedeniyle önceki duruma geri getirilmesi" sorumluluğu olup bunun medeni sözleşmeye aykırılık ve haksız fiildir. Bu sorumluluk çerçevesinde ...'ın ...'a 187.800 USD'i ve bunun 19/7/2023'e kadar işlemiş faizi 52.424USD olmak üzere toplam 240.224 USD'ı ödemesi gerektiği düşünülmektedir. Sebeblerden ikincisi ise sermaye piyasası mevzuatına dayalı olarak sunulan yatırım hizmetlerinden olan ... işlemlerinden kaynaklanan sözleşmesel sorumluluktur. Bu konudu davacı tarafından ileriye sürülen iddiaların yersiz olduğu ve ... herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, kanunda “Bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zurar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarur görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir" denilmektedir . Bu çerçevede "birinci sebebe” yani “vekaletsiz iş görmeye müsade etme nedeniyle tazmini" ya da “vekaletsiz iş görmeye izin verme nedeniyle önceki duruma geri getirilme” sorumluluğuna dayanılarak davacının tazmin edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir. Taraf itirazları nazara alınarak bilirkişi heyetine nitelikli hesaplama ve sözleşme alanında uzman bilirkişi ...'in eklenmesi ile vekaletsiz iş görme koşullarının da değerlendirildiği ek rapor alınmasına karar verilmiş olup ; Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 16/08/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; gerek taraflar ve vekillerince yapılan itiraz ve beyanların nitelik ve içeriği gerekse dosyada yer alan bilgi, belge ve dokümanların tanzim edilen raporda yapılan hukuksal değerlendirmeleri ve ulaşılan sonuçlan gözden geçirmeye ve değiştirmeye neden olacak yeni bilgi ve doküman içermediği de dikkate alındığında 16/18/2023 tarihli Bilirkişi raporuna bir Ek Rapor tanzimini gerektiren bir durum olmadığı belirtilmiştir. Nitelikli Hesaplama Uzmanı Hukukçu ... tarafından düzenlenen 06/08/2024 tarihli ayrık raporda;,davalı/... tarafından Resmi Vekaletname talep edilmeden sözleşmelere konu işlemlerin oğul ... tarafından yapılmasına müsaade edilmiş olması sebebiyle davalı/... davacı/...'a karşı sorumluluğunun bulunduğunun davacı/... tarafından işbu dava aşamasından İleri sürülmesinin ve uğranılan zararın tazmininin talep edilmesinin de TMK.md.2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması oluşturacağı, gerek dava dosyasına daha önce sunulmuş olan 26.11.2018 tarihli kurulumuzda görevli diğer bilirkişiler tarafından hazırlanmış olan 16.08.2023 havale tarihli Kök Bilirkişi Kurulu Raporundaki sektörel/teknik tespitlere göre; davacı/... ile davalı/... arasındaki sözleşmelerin akdedilmesinden sonra, davalı/... sözleşmelere ve/veya ilgili mevzuat (kanun, yönetmelik, tebliğ vb) hükümlerine aykırı bir davranışta bulunmamış olup; Davacı/...'un zarara uğraması {yatırılan paraları kaybetmesi), tamamen kendisini vekaleten (temsilen) iş ve işlemleri yürüten oğlu ...'un gerekli zamanlarda gerekli pozisyonları almaması sebebiyle meydana gelmiştir. Bu sebeplerle, davacı/...'un davalı/..., sözleşmelere istinaden yatırdığı paraları kaybetmesinden ve bu paralar iie kazanç elde edememesinden kaynaklanan herhangi bir alacağının (tazminat alacağının vb.) bulunmadığı; dolayısıyla, Kök Raporda belirtilen 187.000 USD'nin ve işlemiş faizi olan 52.424 USD'nin ödenmesine ilişkin (yönelik) bir alacağının da bulunmadığı,16.08.2023 havale tarihli Kök Bilirkişi Kurulu Raporundaki sektörel/teknik tespitlere göre; Davalı/... davacının oğlu ... sözleşmelerin akdedilmesinden hemen sonra Resmi Vekaletname istememesi her ne kadar ilgili Mevzuat hükümleri ile bağdaşmayan (kusurlu) bir davranış ise de; davalının işbu kusurlu davranışının sadece, Sermaya Piyasası Kurulu tarafından idari cezaya çarptırılmasını (idare ceza verilmesini ve uygulanmasını) gerektirebileceği; yoksa davacının oğlu ... tarafından yatırılan paraların davalı tarafından iadesini gerekli kılmayacağı (yani davalıyı, yatırılan paralan iade yükümlülüğü altına sokmayacağı) bu takdirinin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları dosya kapsamına ibraz edilen deliller , ibraz edilen bilirkişi rapor ve ek raporu ile ek raporda yer alan ve mahkememizce dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınan ayrık rapor ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ; Dava; taraflar arasındaki Kaldıraçlı Varlık Alım Satım Aracılık Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi ile ... İşlem Platformu Sözleşmesi'ne dayalı, davalı aracı şirketin kusurlu işlemleri nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır. Davacı ... ile davalı ... Şirketi arasında 14.09.2015 tarihinde "...İşlemlerine Aracılık Sözleşmesi", "... /Elektronik İşlem Platformu (EİP) Sözleşmesi" ve Sözleşmelerin Eki niteliğindeki "... A.Ş. ...Alım ve Satım İşlemleri Risk Bildirim Formu" ve "Alım Satıma Aracılık ve Yatırım Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi " akdedilmiş olup, Sözleşmelerin ve belgenin son sayfasının altına, davacı ... tarafından, el yazısı ile, "sözleşmenin bir nüshasına aldım" yazılmış ve müşteri başlıklı kısmına da, yine davacı ... tarafından el yazısı ile "..." adı yazıldığı ve altına "el yazısı" ile imza atıldığı, dosya kapsamına ibraz edilen bilirkişi kök raporunda belirtildiği üzere , Davacı ...'un ilettiği bilgiler arasında yer alan 05/09/2015 tarihinde saat 17:51'de, ... adresine davalı ... iletilen bir E- Posta'da, sözleşmeyi davalı ... adresine ulaştırır ise hesap açılışı yapabilecekleri yine aynı e-posta adresine aynı tarihte ama saat 15:43'te iletilen bir postada ... sisteminin linkleri iletilmekte ve bu linklerden deneme hesabı açıp kullanım kılavuzunu inceleyebileceği ifade edildiği ancak imzalanan Alım Satıma Aracılık ve Yatırım Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi'ne ek olarak müşteriye ekstre ve diğer bildirimlerin gönderileceği e- posta adresi ... olarak gösterildiği yani davacının iletişim adresi olarak ...'un e-posta adresinin kullanımına izin vermiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı ... ile davalı ... arasında, sözleşmelerin akdedilmesinden sonra, 21.06.2016 tarihine kadar, bu sözleşmeler ile ilgili her iş ve işlemin davalı ...'ın davacı ...'a sağladığı yazılım ile platform üzerinden davacı ...'un oğlu olan ... tarafından yürütüldüğü , Davalının da buna izin verdiği ve ...'dan noterde düzenlenmiş bir Vekaletnamenin 21.06.2016 tarihine kadar talep edilmediği , Davacı ... da sözleşmeler ile ilgili iş ve işlemlerin oğlu ... tarafından yürütülmesine ses çıkartmayarak oğlu ...'a "sözlü olarak" vekalet yetkisi vermiş olduğu, ayrıca davacı ...'un sözleşme ile iletişim adresi olarak ...'un ... adresini iletişim adresi vermiş olması e-posta adresinin kullanımına izin vermiş olduğunu gösterdiği, SPKr. Tarafından yayımlanan "Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ" de (Tebliğ II 1-39.1, m.36/4); müşteri hesabına, müşteri dışında sadece noter marifetiyle düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş kişiler tarafından işlem yapılabileceği, hükme bağlandığı, davacı ... tarafından, oğulları ... ile ...'a, 21.06.2016 tarihinde, noter tarafından düzenlenmiş Vekaletname ile; ... ve ..., babaları davacı ... adına birlikte ve ayrı ayrı aracı kurumlarda her türlü işlemi yapmaya, bilgi ve belgeyi almaya, imzalamaya, vekil tayin etmeye, her türlü tebligatı almaya, dava açmaya ve davaları takip etmeye yetkilendirildiği anlaşılmıştır. Dava devam ederken davacı ...'un 17.04.2023 tarihinde vefatı nedeni ile mirasçıları ..., ... , ... ve ... dahili davacı sıfatı ile davaya dahil olmuşlardır. Dosyada yer alan deliller ve beyanlar doğrultusunda daha en baştan itibaren ... ile ilişki kurma aşamasından başlayarak, babasına sözleşmelerin imzalanması, babasının imzaladığı sözleşmelerin hazırlanıp iletilmesi, platformda alım ve satım işlemlerinin bilgisayar ve mobil iletişim araçlarıyla gerçekleştirilmesi dava açma sürecinde avukata vekalet verilmesi, uyuşmazlık çıkınca yatırım kuruluşu aleyhine dava açılması ve davaların takibinin ağırlıklı olarak davacı ... adına oğlu olan ... tarafından gerçekleştirildiği, bir yandan ... işlemleri gibi teknik açıdan karmaşık bilgi ve piyasa takibi gerektiren, diğer yandan da hem bilgi işlem ve yazılımların kullanılması ile oluşan karmaşık ... işlemleri ile ilgili yapılacak işlemlerin daha baştan itibaren baba ... tarafından oğlu ...'a bırakılmış olabileceği, İşlem teminatı oluşturmak amacıyla ... Şubesindeki ...'un hesabından 29/9/2015 tarihinde 41 bin USD. 6/10/2015 larihindc 37 bin USD. 12/10/2015 tarihinde 109.800 USD olarak ... ın ... şubesindeki hesaba,toplam 187.800 USD virman yapılarak işlemlere başlanıldığı ,davacı tarafça kazanç elde etmeye devam edildiği dönemde buna ses çıkartılmamış olup, davacı ... tarafından, sözlü şekilde oğluna verilen vekaletin geçersiz olduğunun ve sözlü olarak vekalet verilmediğinin ve bu sebeple oğul ... tarafından sözleşmelere istinaden yapılan iş ve işlemlerin geçersiz olduğun ve davacı ...'u bağlamadığının ileri sürülmesinin, TMK.md.2 uyarınca "hakkın kötüye kullanılması" oluşturacağından davacı ... ile davalı ... arasında akdedilmiş olan sözleşmelere istinaden oğul ... tarafından yapılmış olan iş ve işlemlerin "geçerli" ve davacı ... bakımından "bağlayıcı" sayılmaları gerektiği yönündeki ayrık görüşe mahkememizce de itibar edilmiştir. Her ne kadar Kök Raporda, Davacı ve hesap sahihi müşteri ... adına işlemler 14/9/2015'de sözleşmenin imzalanmasından başlayarak 21/6/2016 tarihine yapılan kadar her türlü iş ve işlemler oğlu ... tarafından vekaletsiz iş görme ilişkisi kapsamında yürütüldüğü, aracı kurum ... da bu işlerin vekaletsiz olarak yapılmasına izin verip, bu konuda vekalet talep etmediği, ... işlemlerinin müşteriye ait olan kod ve şifreler kullanarak ... tarafından onun kendisince ait teknik donanımlar (bilgisayar. telefon) kullanılarak gerçekleştirildiği, ...'un ...'ın sağladığı yazılım ile platforma ulaşarak 21/4/2016 tarihine kadar vekaletsiz iş görme niteliğinde babası ...'un hesabına ... işlemi yaptığı ... da h bunun da sermaye piyasası ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bir bir davranış olduğu belirtilmişse de baştan itibaren sistemi kullanıp sistemde emir ve işlem yapma ile ilgili konularda ... ile ilişki kuran kişi, hesap sahibi/müşteri ... değil sistemi kullanan kişi olarak vekaleisiz iş gören konumundaki ... olduğu, 4 Şubat 2016-9 Şubat 2016 arasında ve özellikle 9 Şubat 2016'da 14 Mayıs 2016, 15 Mayıs 2016, 24 Haziran 2016 tarihlerinde sisteme giriş, sitemde kalma, sistemde emir verime ve işlem yapma, pozisyonları kapatma konusunda sistem sorunları yaşadığını ifade etmiş ve bu konuda ...'un davacı aracı kunuma yaptığı şikayet ve başvurular Tüketici mahkemesinde dava öncesinden başladığı, dava süreci öncesinde ... tarafından ...'a. SPKr.'na, BDDK'ya, KGK'ya ve diğer kişi ve kurumlara değişik tarihlerde defalarca iletildiği, bu iddia ve şikayetlerin ise başla ..., BDDK tarafından ve özellikle de ... Denetim Birimi ile SPKr.lu tarafından ayrıntılı biçimde incelenip, şikayetlerin yersiz olduğu, doğru olmadığı ve haklarında yapılacak bir işlem olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi, belge, inceleme ve raporlardan aracı kurumun uyarılarına rağmen ...'un işlemlerini ağırlıklı olarak mobil iletişim hattı üzerinden yapmaya çalıştığı ve bu ısrarının da programın daha dar kapsamlı versiyonunu kullanma sonucu doğurduğu ,davacı hesabına vekaletsiz işlem yapan ... bilgisayarının virüs uyarısı ile platforma ulaşımında sorun yaşadığı ve bu nedenle erişim denemelerinde system out olduğunu ve bunun nedeninin de platforma erişim sağlayan ... programdaki sorunlardan kaynaklandığını ileriye sürmüş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığı, davacının sistemsel sorunlara ilişkin olarak şikayet konusu ettiği tarihler (4-9 Şubat 2016, 14 Mayıs 2016, 15 Mayıs 2016, 24 Haziran 2016) esas itibariyle kendisinin aldığı pozisyonların pazardaki gelişmeler nedeniyle terse dönerek teminat eksiğinin ortaya çıktığı, teminat tamamlanmasının istendiği ya da margin call yapıldığı tarihlere ve bu tarihlerin ardına tekabül etttiği, bir başka deyişle bu tarihler yapılan ... işlemleri yoluyla alınmış olan pozisyonlardan zarar edildiği, kayba uğranıldığı ve teminat kaybedildiği tarihler olduğu, davacı ilk kez 3 Şubat ve daha sonra da 9 Şubat tarihinde teminat tamamlama çağrısı margin call aldığı, Müşteri 422016'da 70.000USD., 9/2/2016'da 11.000USD. 12/2/2016'da 12.000USD teminat yatırmıştır. Daha sonra 8/2/2016'da 3.300USD ve 4/4/2016'da 8, 500USD teminat yatırdığı, 9 Şubat tarihinde davacının stop-out olduğu sıradaki teminatları tutarı 26.193 48USD iken. stop-out işlemi sonrası 23.042.48 USD olduğu, davacı, 24 Haziran 2016 tarihi ... gününde yine sistemde yaşanan sorun nedeniyle stop-out olduğunu ileriye sürmekte ise de 24 Haziran tarihinde davacının stop-out olduğu sıradaki teminamları tutarı 11.546 USD iken, stop-out işlemi sonrası 9.855.87 USD olduğu, bilirkişi heyeti tarafından yapılar inceleme ve değerlendirmeler soncunda davacının ileriye sürdüğü gibi sistemsel sorunlar nedeniyle olmayıp yaptığı ... işlemleri nedeniyle aldığı pozisyonlar nedeniyle kayba ve zarara uğradığı, bu nedenle aracı kuruma yöneltilebilecek bir kusur ve sorumluluk olmadığı , Müşteri tarafından ... işlemleri yaparak aldığı pozisyonlar nedeniyle kazanç sağladığı işlemler ile ilgili olarak herhangi bir sistemsel sarun şikayeti yapılmazken, piyasalardaki değişmeler nedeniyle aldığı pozisyonlarda zarar ederken sistemsel sorunlardan şikayet ettiği bu kapsamda davacı/...'un zarara uğramasının davalı/... vekaletsiz iş görmeye müsaade etmesi sebebiyle gerçekleşmediği, "sözlü olarak verilen vekalete istinaden oğul ... tarafından gerekli zamanlarda gerekli pozisyonların alınmaması sebebiyle gerçekleştiği anlaşılmış anılan durum karşısında davanın reddi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 17.025,55-TL harçtan mahsubu ile artan 16.597,95-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 151.574,05-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan bilirkişi ücreti, posta masrafı olmak üzere toplam 17.036,70-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı tarafından tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır