İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/8032 E. 2003/1 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/8032
Karar No
2003/1
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/637 Esas - 2023/703 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/637 Esas KARAR NO : 2023/703 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/09/2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2023 G.K. YAZILDIĞI TARİH :23.11.2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların, davalı şirketin ankastre ürünlerinde kullanılmak üzere, belirli ebat ve özellikte camların, davacı şirket tarafından üretilerek davacı şirketin fabrikasında davalı şirkete araç üstünde teslimi hususunda anlaşmış oldukları, davalının verilen cam siparişleri için avans olarak 18.12.2020 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yaptığını, akabinde 20.01.2021 tarihinde; 30.05.2021 tarihli 22.500,00 TL, 31.07.2021 tarihli 20.000,00 TL ve 31.08.2021 tarihli 20.000,00 TL bedelli 3 adet çek teslim etmiş olduğunu, davalı şirketin 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında muhtelif ebat ve özellikte cam siparişi vermiş olduğunu, davacı şirket üretimi tamamladıkça davalı şirketin gelip fabrikadan ürünleri teslim aldığını, 2021 yılı Şubat ayından itibaren teslimatların başlamış olduğunu, davacı şirketin, davalının siparişi ile birlikte üretime başladığı, camları kesip yarı mamul haline getirdiğini, ancak davalı şirketin 2021 yılı Temmuz ayından sonra teslim almayı durdurduğunu, ölçüye göre kesilen yarı mamul camların başka bir müşteriye satılmasının mümkün olmadığını, davalıya camların teslim alınması gerektiğini, teslim alınmadığı takdirde başka bir işte kullanılması mümkün olmaması sebebiyle davalıya fatura edilerek hurdaya ayrılacağının bildirildiğini, buna rağmen davalının camları teslim almadığını, davacı şirketçe teslim alınmayan yarı mamul camlar için 08.12.2021 tarih EAR2021000000592 sayılı 5.825,66 TL ve 25.12.2021 tarih EAR2021000000611 sayılı 13.905,12 TL bedelli e-arşiv faturalar tanzim edilerek davalının muhasebe@arnovamutfak. com.tr e-mail adresine gönderilerek tebliğ edildiğini, davalı tarafın faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediği gibi ödeme de yapmadığını, gecikme nedeniyle davalıya %3 vade farkı faturası (20.01.2022 tarih EAR2022000000027 sayılı 2.323,75 TL bedelli) düzenlendiğini, davalı şirketçe bugüne kadar düzenlenmiş herhangi bir iade faturasının bulunmadığını, cari hesap dökümlerine göre davacı şirketin 29.722,55 TL alacaklı olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine 27.04.2022 tarihinde ... 12. İcra Müdürlüğü 2022/8032 sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalı tarafın 06.05.2022 tarihli dilekçesi ile hiçbir gerekçe göstermeksizin icra takibinde borcun tamamına itiraz ettiğini, borçlunun icra takibine itirazı haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini belirterek davalı borçlunun ... 12 İcra Müdürlüğü 2022/8032 E. Sayılı dosyasına itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekilince 10.07.2023 tarihli celsenin 1 no'lu ara kararı uyarınca sunulan 24.07.2023 tarihli beyan dilekçesi ile; davaya konu olup, davalı şirket tarafından sipariş edilen nitelikteki camların, daha evvel davalı tarafa teslim edilen camlar nedeni ile bakiye borç olan 7.668,02- TL'nin ödenmemesi üzerine, yarı mamul halde bırakıldığı sonraki üretim aşamalarına bu nedenle geçilmediğini, davalı şirketin borcunu ödememesi nedeniyle davacı şirketin imalat aşamasını tamamlamadığı belirtilmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekilince bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında; davacının ürettiği özel boyutlu temperli işlemden geçen camların üretim hatası sebebiyle teslim alınmadığını, camların uygun nitelikte temperlenmediği için defo içerdiğini, bu nitelik kaybı sebebi ile iade edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. DELİLLER - ... 12 İcra Müdürlüğü 2022/8032 E.sayılı takip dosyası -Ticari defter ve belgeler , sipariş formları -Bilirkişi heyeti kök raporu: Davacının fabrika sahasında, davalı tarafından sipariş edilmiş ve davacı tarafından imal edilmiş olmasına karşın davalı tarafından teslim alınmamış 716 adet ve 184,17 m2 cam bulunduğu, davacının ticari defterlerinin incelenesinde, davalı şirketin 20.01.2022 tarihi itibariyle 29.722,55 TL borçlu olduğu, davalı ticari defterlerinde yer alan tutarlar arasında vade farkı faturasının da mevcut olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşmeye bağlı olmaksızın sürdürülmüş ticari ilişki nedeniyle ödemelerde gecikme yaşanması/imal edilmiş ve davalı tarafından teslim alınmamış malzeme bedeli nedeniyle vade farkı faturası düzenleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle, davalı şirketin vade farkı faturası tutarı kadar daha az borçlu olacağı, bu kabulden hareketle davalı şirketin (29.722,5S TL-2.323,75 TL-) 27.398,80 TL borçlu olduğu, davalı taraf ticari defterlerinin incelenesinde, davalı şirketin 31.12.2022 tarihi itibariyle davacı şirkete 7.668,02 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki borç/alacak farkının, davacının davalı tarafa düzenlenmiş olduğu 08.12.2021 tarihli EAR2021000000592 nolu 5.285,66 TL, 25.12.2021 tarihli EAR202100000061 1 nolu 13.905,12 TL, 18.12.2021 tarihli EAR2022000000027 nolu — 2.323,75 TL, olmak üzere toplam 21.514,53 TL tutarlı 3 adet e arşiv faturasının davalı tarafından işlenmemiş olmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti 1.ek raporunda: Davaya konu edilen davacı firmanın deposunda beklemesine ve aradan geçen yaklaşık 2 yıllık süreye rağmen, dava konusu camlarda, çizik veya kenarlarında kırık, pul atması hatalara rastlanmadığı, davaya konu cam ürünlerin imalat aşamasında bulunduğu ve davalı firmanın kullanımına hazır ürünler olmadığı; ürünlerin imalat aşamalarının henüz ilk safhasında olduğu, dolayısıyla üretim aşaması henüz tamamlanmamış ve teslime sunulmamış ürünler hakkında ayıp iddiasında bulunulamayacağı, davalı siparişi üzerine, davacı tarafından bir imalatı tamamlanmış ve davalı tarafından teslim alınmamış camlar ile yine davalı siparişi üzerine imalat yapılmak üzere hazırlanmış camlar nedeniyle davacı şirketin takibe konu ettiği 08.12.2021 tarih ve 5.285,66 TL ve 25.12.2021 tarih ve 13.905,12 TL tutarlı faturalar nedeniyle davalı şirketten toplam 19.190,78 TL alacak talep edebileceği, Davalı şirket talebi üzerine davacı şirketçe bir kısmı imal edilmiş bir kısmı ise imal edilmek üzere hazırlanmış camlar nedeniyle tahakkuk eden malzemeler nedeniyle davacı tarafından düzenlenmiş fatura bedelinin ödenmemiş olduğu, davalı tarafından ödenmemiş tutarlara, vade farkı faturası uygulanacağına ilişkin taraflar arasında bir mutabakat olmaması nedeniyle, davacı şirketin, davalı şirketten vade farkı talep edemeyeceği belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti 2.ek raporunda: Davaya konu edilen camların, pencere camı özel içeriği nedeniyle geri dönüşümü çok zor olan bir cam türü olduğu için bu camın diğer cam malzemeler gibi (meşrubat şişesi vb) hurda değeri olmadığını, dava konusu yarı mamul camların "cam maliyeti+kesme, rodajlama işlemleri" için toplam fatura bedelinin %50'si değerinde olabileceği, geri kalan kısmın ise camın siparişe göre tamamlanarak hazır hale getirilme bedeli olabileceği bu kabulden hareketle davacı'nın takibe konu ettiği tutar ile ilgili davalıdan talep edebileceği tutarın; davalıya teslim edilmiş malzemeden kalan bakiye alacak tutarının 7.668,02 TL, davalıya teslim edilmemiş malzeme nedeniyle talep edebilecek tutarın 19.730,78/2) : 9.865,39 TL olacağı buna göre davacının alacağının toplam 17.533,41 TL olabileceği belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında akti ilişki mevcut olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibi durumundadır. Eldeki davada, davacı eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya bağlanan bakiye alacağı ile davalı tarafça sipariş edilen ancak ödeme yapılmadığı için imalat aşaması tamamlanmayan ve fakat mevcut hali ile değerlendirilmesi de olanaklı olmayan ürünlere ilişkin bedelinin ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptalini istemekte olup, davalı ise, yüklenici/davacının ayıplı ifada bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemektedir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmak suretiyle bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmıştır. Bilirkişi raporlarındaki temel tespitler ile 2.ek rapordaki hesaplama dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır. Taraflar arasında eser sözleşmesi mevcut olup, eser sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda akdi ilişkinin varlığını ve işin yapılıp teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti yükleniciye aittir. Aynı şekilde eser sözleşmesinde yüklenicinin iş bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak eseri tamamlayarak iş sahibine teslim ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Sözleşme feshedilmediği ve eksik teslim kanıtlanamayan hallerde kural olarak bitmiş olan işin yüklenici tarafından yapılıp teslim edildiğinin kabulü gerekir. Buna göre teslimden sonra eksik işlerin varlığı ve kendisi tarafından tamamlandığını ispat yükü iş sahibine aittir. Ancak teslimin eksik yapıldığının delil tespiti, tutanak gibi yasal delillerle ispatlanması halinde kanıtlanan eksiklerin giderildiğini ispat yükü yükleniciye geçecektir. (Yargıtay HGK 2017/15-2331 Esas ve 2021/739 Karar., Yargıtay 15.HD. 10.02.2014 gün 2013/626 Esas, 2014/801 Karar sayılı ilâmı). Davalı akti ilişkiyi ve davacı tarafından yapılan imalatı kabul etmiş ne var ki yüklenici/davacının ayıplı ifada bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen ve dosya kapsamına ve denetime uygun olmakla hükme alınan bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, davacı tarafın imal ettiği ve davalı tarafa teslim ettiği sabit bulunan ürün bedelinin 7.668,02 TL olduğu, davalıya teslim edilmemiş ve imalat aşamasında kalmış bulunan malzemenin mevcut hali ile ayıplı bulunmayıp, imalat aşamasında (yarı mamül) kaldığı, bu camın diğer cam malzemeler gibi (meşrubat şişesi vb) hurda değeri olmadığı, dava konusu yarı mamul camların "cam maliyeti+kesme, rodajlama işlemleri" için toplam fatura bedelinin %50'si değerinde olabileceği, buna göre bilirkişi heyetince düzenlenen 1.ek raporda belirlenen tutar olan 19.730,78 TL'nin %50'si olan 9.865,39 TL'nin teslim edilmeyen ürün bedeli olarak hesaplandığı, neticeten davacı alacağının toplam 17.533,41 TL olabileceği anlaşılmakla, belirlenen u tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça vade farkı alacağının bulunduğu, buna ilişkin düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği ileri sürülmüş ise de; yerleşik yargısal uygulamalarda belirlendiği üzere, davalı tarafından ödenmemiş tutarlara, vade farkı faturası uygulanacağına ilişkin taraflar arasında bir mutabakat/sözleşme vb olmadığı, tine bilirkişi raporunda belirlendiği üzere bu hususta bir uygulamanın da mevcut olmadığı anlaşılmakla, davacı şirketin, davalı şirketten vade farkı talep edemeyeceği kanatine varılmıştır. Dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından teslim edilen ve bedeli ödenmeyen ve likit bulunan alacak tutarının yalnızca 7.668,02 TL olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatına yalnızca bu bu tutar üzerinden hükmedilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen kabulü ile, davalının ... 12.İcra Md. 2022/8032 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 17.533,41 TL asıl alacak üzerinden devamına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, -Alacağın kısmen likit olduğu anlaşılmakla, 17.533,41 TL'nin yalnızca 7.668,02 TL'sinin (cari alacak bakiyesi) %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.197,71 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin ödenen358,98 TL'nin mahsubu ile bakiye 838,73 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 17.533,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı vekille temsil edilmiş olmakla reddedilen tutar üzerinden belirlenen 12.189,14 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden olmak üzere, 80,70 TL başvuru harcı, tebligat-müzekkere ücreti, bilirkişi masrafı 6.113,50 TL olmak üzere toplam 6.194,20 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranı nazara alınarak belirlenen 3.653,97 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL'nin, kabul red oranı dikkate alınarak 920,25 TL'nin davalıdan, bakiye 639,75 TL'nin davacıdan tahsiline, hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri dikkate alınarak İstinaf yolu kapalı olmak üzere verilen kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı 06/11/2023

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/8032, K. 2003/1, T. 10.02.2014, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-8032-e-2003-1-k-30793bc8f11c