İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/782 E. 2026/280 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/782
- Karar No
- 2026/280
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/782 Esas KARAR NO :2026/280
DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/08/2022 KARAR TARİHİ:31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların Talepleri Davacı vekilinin 05/08/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle: taraflardan ... ile davacı arasında ... personelinin taşınması için 04.11.2019 yürürlük tarihli personel taşıma sözleşmesi akdedildiğini, Davalı ... Merkezi Hizmetler ve Tic. AŞ ile Davacı Müvekkil Şirket arasında, diğer Davalı ... AŞ'ye taşıma hizmeti sunulmak üzere, 04.11.2019 yürürlük tarihli taşıma sözleşmesi akdedildiği, taşıma sözleşmesi, ....Noterliği'nin 25.06.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle Davalı ... AŞ tarafından feshedildiği, davalı tarafından gerçekleştirilen fesih işlemi, daha önce 28.08.2020 tarihinde Müvekkil ... AŞ'nin taşıma işini yürüttüğü esnada gerçekleşen trafik kazası, kazadan sonra gerçekleştirildiği iddia edilen denetimler sonucunda hazırlandığı iddia edilen raporlar ve yine Müvekkile iletildiği iddia edilen uyarıların gereğinin yerine getirilmemesi gerekçelerine dayandırıldığı, fakat 28.08.2020 tarihli trafik kazası sonrasında gerçekleştiği iddia edilen süreç gerçek dışı olup feshin haklı sebebi olmadığı, davalı ..., 25.06.2021 tarihinde .... Noter ... yevmiye nolu fesih ihtarında; müvekkilin teknik şartname ve yasal mevzuata aykırı davranması nedeniyle, 28.08.2020 tarihinde ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini iddia etmiş ise de bu iddianın kabul edilmesi mümkün olmadığı, kazanın gerçekleşmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığı, zira dava konusu trafik kazası, servis aracı şoförünün aracın hakimiyetini bir an için kaybetmesinden kaynaklandığı, anılan husus Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/9444 E. 2016/11405 K. Sayılı ilamı ile vurgulanmıştır: “ "Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. Ancak illiyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi zarardan sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada mücbir sebep, zarar görenin tam veya üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir, bu üç olgudan birinin bulunması hâlinde kusursuz sorumlu kimse de sorumluluktan kurtulacaktır.” Görüleceği üzere kazanın oluşumuna üçüncü kişinin (şoförün) ağır kusuru sebebiyet vermiş ve illiyet bağı da kesildiği, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin E. 2012/4196 K. 2012/5289 T. 5.4.2012 tarihli kararında; " Hal böyle olunca işverenin kusurunun bulunmadığı, kendisinden beklenen özeni gereği gibi yerine getirdiği, kazanın meydana gelmemesi için alacağı bir önlemin bulunmadığı, pilotaj hatasının da kusursuz sorumluluğun tüm halleri için gerekli illiyet bağını keseceği göz ardı edilerek davanın reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle işverenin alacağı bir önlemin bulunmadığı gibi işveren açısından illiyetin kesildiği göz ardı edilerek davanın reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." Denildiği, müvekkili şirketin büyük zarara uğradığı, Pandemi döneminde sosyal mesafe kuralı uyarınca, tüm Türkiye” de olduğu gibi Eskişehirde” de ulaşım araçları yarı kapasite ile çalışma zorunluluğu getirildiği, yani, 50 kişilik bir otobüse, 25 kişi, 14 kişilik bir minibüse 7 kişinin binmesi zorunluluğu Covid 19 ile mücadele kapsamında devlet tarafından getirildiği, bu durum ise, personel taşımada kullanılan araçların iki katına, istihdam edilen personelin, şoförlerin iki katına, kullanılan yakıtın, yapılan tüm masrafların iki katına çıkmasına neden olduğu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca edimini yerine getirmek zorunda olan müvekkil, hizmetin aksamaması için taraflar arasındaki sözleşmeye de güvenerek, yeni otobüs, midibüs, minibüsler almış, yeni personel istihdam etmiş, birçok otobüsü, midibüsü, minibüsü sözleşmeler yaparak kiralama yoluna gitmiş büyük yatırımlar, büyük masraflar yapmış, krediler çektiği, bu nedenlerle, 04.11.2019 yürürlük tarihli personel taşıma sözleşmesinin, haksız olarak feshedilmesi sonucunda bakiye sözleşme süresi için yoksun kalınan kazanç kaybının ve haksız fesih sebebiyle meydana gelen tüm zarardan şimdilik 500-TL nin ve Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca edimini yerine getirmek, pandemide *» 50 kapasitede çalışılması nedeniyle maliyeti iki kat artan hizmetin aksamaması için taraflar arasındaki sözleşmeye güvenerek, yeni otobüs, midibüs, minibüsler alan, yeni personel istihdam eden, birçok otobüsü, midibüsü, minibüsü sözleşmeler yaparak kiralama yoluna giden, büyük yatırımlar, büyük Masraflar yapan, krediler çeken müvekkil şirketin şimdilik 500-TL araç alım-kiralama — personel istihdam zararları olmak üzere fazlaya ilişkin tüm yasal haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminattan şimdilik 1.000-TL tazminatın sözleşmenin fesih tarihi olan 26.07.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ... topluluğu arasında ürün ve hizmet sağlama sürecini yöneten aracı bir kurum olduğunu, asıl iş sahibi olmadığını, davacı ile yapılan sözleşmenin teknik şartname ve yasal mevzuata uygun olarak yerinegetirilmesi gerektiği ancak sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini, ve sözleşmenin devamının çekilmez hale geldiğini, meydana gelen kazada davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmemesinden kaynaklandığını, sanık sürücünün ...belgesinin bulunmadığı ve muayenesi yapılmayan bir araçla yolcu taşınmasına izin verildiğini, bunun ceza yargılamasındaki ifadelerde yer aldığını, araçta bir çok kusur ve eksiklik olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan denetimlerde bir çok kusur ve eksiklik tespit edildiğini, sözleşmeye göre bu durumların haklı fesih sebebi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... Ltd. Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında 01.03.2020 tarihinde, "... A.Ş. müşterilerinin (müvekkil ... A.Ş.) personellerinin taşınması" konulu bir taşıma sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmede; müvekkil ... A.Ş. taraf olarak yer almadığı gibi herhangi bir yetkilisinin de imzası bulunmadığı, sözleşmede imzası bulunan ve borç altına giren taraflar yalnızca ... Ltd. Şti. ve ... A.Ş.' olduğu, öte yandan mezkur sözleşme ... A.Ş.'nin 25/06/2022 tarihli fesih beyanıyla sonlanmıştır. Müvekkil şirket tarafından davacı şirkete yönelmiş bir fesih beyanı mevcut olmadığı, sözleşmenin tarafı olmayıp borç altına girme iradesi ve sözleşmenin feshi noktasında herhangi bir beyanı bulunmayan müvekkil şirkete karşı husumet yöneltilmesi hatalı olduğu, açıklanan nedenlerle husumet itiraznın kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket fabrikasına işçi taşımakta olan, davacı ... Turizm Şirketi'ne ait "..." plaka sayılı servis aracı 28.08.2020 tarihinde, şoför ...'in sevk ve idaresinde seyir halinde iken kaldırım banketine çarparak devrilmiş ve müvekkili şirketin 2 personeli hayatını kaybettiği, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş ve adli tıp raporu alınmıştır. Adli tıp uzmanlarınca hazırlanan işbu raporda da aracın fenni muayenesinin bulunmadığı belirtilmiş ve ilgili husus sabit hale geldiği, netice itibariyle muayanesi olmayan, şoförü yasanın aradığı yeterlilikleri haiz bulunmayan, arızaları davacı şirketçe dikkate alınmamış, tamir ettirilmemiş ve bu halde trafiğe çıkışına izin verilmiş servis aracının kaza yapmasıyla müvekkilin 2 personeli hayatını kaybettiği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacı şirket, personel taşıma sözleşmesinin pek çok sair hükümlerine aykırı davrandığı, taşımacılık yapabilmek için yasanın aradığı şartların ve belgelerin bulunmamasının haklı fesih teşkil edeceği de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/12937 E. Ve 2018/4502 K. sayılı ilamı emsaldir. İlgili kararda; "...söz konusu araçlara ilişkin olarak D2 belgesinin alınmadığı, taşımacılık hizmetinin bu belgeye uygun olarak yapılmadığı, görevli sürücülerin sigorta primlerinin ödendiğine dair belgelerin sunulmadığı hususlarının belirtildiği, davalının ihtarından sonra davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmediği, servis faaliyeti yapan araçların D2 ve P plakalarının bulunmadığı, bu nedenle aktin feshinin haklı nedene dayandığı, davacının müspet zararı olan kâr kaybını isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....bulunan hükmün ONANMASINA..."şeklinde hüküm kurulduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davacı vekilinin 19/03/2026 tarihli değer artırım dilekçesinde özetle; 1.000,00 TL'lik dava değerimizi 1.429.522,05 TL arttırmak sureti ile toplam 1.430,522,05 TL'lik alacağın fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin fesih tarihi olan 26.07.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Dava, taşımacılık sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinden bahisle kar mahrumiyeti ve uğranılan zararın tazmini ile sözleşmenin devamına güvenilerek yapılan harcamaların tazmini amaçlı açılan tazminat davasıdır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen Mali Müşavir -Baş Denetçi bilirkişi ..., Borçlar ...Bilirkişi ... ve Trafik Bilirkişisi ... hazırladıkları 28.05.2025 tarihli raporda; ...plakalı otobüs sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: başlıklı. Madde 52 — Sürücüler: “b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, Zorundadırlar.” Maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı ASLİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde Yüz (90100), görüş ve kanaatindeyim. Sözleşmenin feshi yönünden; Davacı tarafından temin edilen ve sözleşme gereğince taşıma hizmetinde kullanılan araçlarda eksiklikler tespit edildiği, bu tespitlerin tekrar edildiği,28.08.2020 tarihinde ölümlü trafik kazası meydana geldiği, buna göre davacı tarafın sözleşmeye uygun servis aracı ve sürücü çalıştırmadığı, bu sebeple davalı ... AŞ tarafından sözleşmenin feshinin sözleşmeye uygun olduğu değerlendirilmiş, Sözleşmenin 13.3 maddesine göre ... AŞ tarafından 30 gün önceden yazılı bildirmek kaydıyla sözleşmenin tek taraflı feshedilebileceği yazılı olup, davalı ... AŞ nin bu hakkını 25.06.2021 tarihi itibariyle Noter aracılığı ile kullandığı, sözleşmenin 26.07.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedildiği bildirildiği, ihtarnamenin 28.06.2021 tarihinde muhatap davacı tarafa tebliğ edildiği, buna göre de sözleşmenin 13.3 maddesinde yazılı 30 günlük sürenin verildiği, sözleşmede 30gün önceden yazılı bildirim kaydı olup tebliğ şartı aranmadığı , bu sebeple sözleşmenin feshinin sözleşme 13.3 maddesine uygun yapıldığı değerlendirilmiş olup, Bakiye sözleşme süresi için yoksun kalınan kazanç kaybı ile sözleşmeye güvenerek yapılan yatırımlar-harcamalar sebebiyle inceleme yapıldığında; taraflar arasındaki Sözleşme fesih edilmeseydi ve min 5 yıl daha sözleşme ayakta kalsa idi ... ile ... arasındaki ticarette ...’nın net olarak tüm giderler düştükten sonra bu ticari ilişkiden kaynaklı 1.430.522,05.-TL Kar elde etmiş olacağı hesaplanmıştır. Araç alımı-kiralama-personel istihdamı yönünden talepler yönünden yapılan incelemede davacının iddiasının ispata muhtaç olduğu değerlendirildiği..”şeklinde mütalaada bulunmuştur. Mahkememizce görevlendirilen Makine Mühendisi Öğretim Görevlileri bilirkişiler Prof.Dr. ..., ... ... ve. ...hazırladıkları 21.11.2025 tarihli raporda; "Olayda sürücü ... %100 (Yüzde yüz ) nispetinde kusurludur. Sürücü ...’ın kazada bir kusur payı yoktur. Dava konusu ... plakalı otobüsün ön tarafı kazada tamamen harap olmuş olup , kazadan önce otobüste bir teknik arızanın mevcut bulunup bulunmadığı ve eğer söz konusu otobüste böyle bir arıza var ise ,bu arıza ile dava konusu kaza ile arasında bir illiyet bağı olup olmadığının tespit edilmesi mümkün değildir..” şeklinde mütalaada bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ... firması arasında davalı ... şirketinin çalışanlarının taşınması amacıyla sözleşme akdedildiği, akdedilen sözleşmenin davalı ... tarafından feshi üzerine davacı yanca işbu davanın ikame edildiği anlaşılmakla davalılar davanın reddini savunmuştur. Davalı ... şirketinin, dava konusu edilen sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle sözleşmenin feshi sebebiyle alacak taleplerinin muhatabı olamayacağı değerlendirilerek ilgili davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Davacı ile davalı ... şirketi arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının taşıma hizmetini düzenli olarak gerçekleştirdiği, davalı ... firmasınca yapılan kontrollerde davacı şirketin sözleşmeye aykırı eylemlerinin tespit edildiği, davacı şirketin uygun sürücü belgesi bulunmayan şöforler vasıtasıyla taşıma gerçekleştirdiğinin tespit edildiği anlaşılmış, tüm bu aykırılıklar neticesinde davalının sözleşmeyi feshettiği görülmüştür. Bu nedenle davalının feshinin haklı nedenle fesih olması sebebiyle davacının kendi kusurlu eyleminden hak kazanması mümkün olmayacağından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın davalı ...A.Ş. yönünden REDDİNE, -Davalı ... A.Ş. yönünden husumet yokluğu sebbeyle REDDİNE
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın 80,70 TL peşin harç, 24.500,00 TL ıslah harcı toplamı olan 24.580,70 TL harçtan düşümü ile artan 23.848,70TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 218.273,09TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...A.Ş. 'ya verilmesine, 5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 218.273,09TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır