İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/740 E. 2024/619 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/740
- Karar No
- 2024/619
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/740 Esas - 2024/619 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/740 Esas KARAR NO : 2024/619
BAŞKAN : ..... ÜYE : ..... ÜYE : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. .....
DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2022
KARAR TARİHİ : 05/11/2024 YAZIM TARİHİ : 22/11/2024
DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 06/09/2021 tarihli özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından özel güvenlik hizmetinin sözleşme ve eklerine uygun olarak infa edilmesine rağmen davalı şirketin ödemeleri sözleşmenin mali yükümler, ödemeler ücretin değişmesi kısmının 1.3. maddesinde yer alan "müşteri fatura bedelini faturanın kesim tarihinden itibaren en geç beş iş günü içerisinde firmanın faturada bildirdiği banka hesabına yatırmak suretiyle ödeyecektir." düzenlemesine aykırı davranarak ödemelerin süresi içerisinde yapılmadığını, Sözleşme uyarınca müşteri tarafından iki kez hizmet bedelinin gecikmeli ya da eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde müvekkili şirketin sözleşmeyi koşulsuz fesih hakkının bulunduğunu, verilen hizmet bedelinin alınamamasından ötürü sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından .... Noterliği'nin 10/06/2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek 30/06/2022 tarihi itibariyle sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiğini, fesih tarihine kadar hizmetin sürdürüldüğünü, Sözleşmenin fesih tarihi itibariyle müvekkili şirketin düzenlenen faturalardan ötürü mevcut bakiye alacağının ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla ..... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinden özetle; usule ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunup mevcut davanın süresi içerisinde açılmadığını öne sürüp, esasa ilişkin olarak ise; davacı yanın özellikle alacağa dayanak gösterilen faturalara konu hizmeti verdiğini kanıtlaması gerektiğini, söz konusu faturalar kapsamında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, var olduğu iddia edilen alacağın hesaplanması bilirkişi incelemesini gerektirdiği için icra inkar tazminatının istenilemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir. GEREKÇE: Dava, taraflar arasında mevcut 06/09/2021 tarihli, "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi" başlıklı sözleşme kapsamında, davacının ..... esas sayılı icra dosyasında alacağa dayanak olarak gösterilen faturalara konu güvenlik hizmetini verip vermediği ve buna bağlı olarak söz konusu hizmet faturaları ile vade farkı faturalardan ötürü varsa yapılan ödemelerin de mahsubu sonrasında alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının belirlenmesine ilişkindir. Taraflarca delil olarak dayanılan belgeler dosyaya sunulmuş ve yazılan müzekkerelerle temin edilmiştir. ..... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden, davacı (alacaklı) şirket tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine asıl alacağa ilişkin onsekiz(18) adet işlemiş faizine ilişkin sekiz(8) adet fatura dayanak yapılmak suretiyle 1.037.376,85 TL asıl alacak, 10.629,354 TL işlemiş faiz alacağı toplamı 1.048.006,20 TL'nin, Alacağa %15,75 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle tahsili amacıyla 10/06/2022 tarihinde başlatılan ilamsız takibin, borçlu şirket vekilince fer'ileriyle birlikte borcun tamamına yönelik süresinde vermiş olduğu 13/06/2022 tarihli itiraz dilekçesi üzerine durduğu, mevcut davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ve yine Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce atanan Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından her iki yanın ticari defter ve kayıtları yerinde incelenmek ve rapora dayanak belgeler dosyaya kazandırılmak suretiyle düzenlenen 25/09/2023 tarihli raporda, taraf kayıtları arasındaki çelişki nedeni açıklanıp gerekçelendirilmek suretiyle sonuç itibariyle taraflara ait ticari defter ve dayanak kayıtlara göre icra takibine dayanak yapılan asıl alacağa ilişkin faturalardan ötürü, Davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı olduğu toplam tutar 857.011,40 TL olarak hesaplanmış, tarafların itirazlarını karşılar şekilde düzenlenen ek raporda da aynı görüş muhafaza edilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 117. maddesi anlamında ihtarname keşide edilerek davalı(borçlu) şirketin temerrüde düşürülmediği ve yine aralarında sözleşme ilişkisi kapsamında ödeme tarihi için kesin bir vade belirlenmemiş olmakla, takip öncesi döneme ait işlemiş faize yönelik itiraz haklı görülerek alacağın bu kısmı için davanın reddi cihetine gidilmiştir. Yine yargılama aşamasında davalı şirket vekilinin yazılı beyanı ödeme ile ilgili sunmuş olduğu banka dekontları ve davacı vekilinin buna ilişkin yazılı beyanı dikkate alındığında, dava konusu yapılan alacakla ilgili 07/11/2023 tarih itibariyle 1.014.867,78 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. İddia, savunma, dayanılan deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı şirketin taraflar arasında mevcut "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi" başlıklı sözleşme kapsamında vermiş olduğu hizmet nedeniyle 10/06/2022 olan icra takip tarihi itibariyle 857.011,40 TL asıl alacağı bulunduğu, dava açıldıktan sonra davalı şirket tarafından 07/11/2023 tarihinde bu icra dosyasına yönelik davalının kabulünde olan 1.014.867,78 TL ödeme yapıldığı ve bu nedenle davacının talep etme hakkı bulunduğu 857.011,40 TL için davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla, bu miktar için mevcut davanın açılması haklı olup alacağın likit ve hesaplanabilir olma özelliği dikkate alınarak icra inkar tazminatına da hüküm olunmak (takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamamakla davalı yanın kötü niyet tazminat istemi haklı görülmeyerek) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; ..... esas sayılı takip dosyasında, 857.011,40 TL asıl alacak için konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 857.011,40 TL asıl alacağın %20 tutarı 171.402,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı şirketin kötü niyet tazminat isteminin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 58.542,45 TL harçtan, peşin alınan 12,657,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 45.885,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 12.657,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 12,738,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 131.981,60 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 30.559,17 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 141,50 TL ve bilirkişi ücreti 3.500,00 TL olmak üzere toplam 3.641,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 2.977,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığına, 8-Arabuluculuk için ödenen 1.560,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca ve davanın kabul ve red oranına göre takdiren, 1.275,70 TL'sinin davalıdan, 284,30 TL'sinin davacıdan, Alınarak hazineye gelir kaydına, 9-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı Vekili Av. ..... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ..... 'nun (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/11/2024
Başkan ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Katip ..... ¸e-imzalıdır.