İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/648 E. 2023/6795 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/648
- Karar No
- 2023/6795
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/328 Esas KARAR NO : 2024/935 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/05/2019 KARAR TARİHİ : 30/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ve müşterek çocukları ile birlikte İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte iken davalı ....'ne Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı, davalı ... Oto'nun maliki/işleteni olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucunda davacı müvekkilleri ... ve ...'ın yaralandığını, yaralıların ilk tıbbi müdahalelerinin ... Hastanesinin acil servisinde yapıldıktan sonra ambulansla ... Hastanesine sevk edildiklerini, sonrasında müvekkili ...'ın tedavisine ayrıca ... Hastanesinde de devam edildiğini, davaya konu trafik kazası oluşumunda, sevk ve idaresindeki araçla zikzaklar çizerek aşırı süratli seyir eden davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkillerine izafe edilebilecek herhangi bir kusur olmadığını ve davalı sürücü hakkında TCK kapsamında suç teşkil eden eyleminden ötürü Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası ile soruşturma da yürütüldüğünü, davalıların dava konusu trafik kazası sebebiyle davacı müvekkillerinin uğradıkları bedeni zarar sonucunda geçici ve sürekli işgücü kaybından, iyileşme sürecinde sağlık kuruluşları dışındaki Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmayan bakım gideri, tıbbi malzeme ve ulaşım gibi tedaviye bağlı giderlerden oluşan maddi zararlarını müteselsilen tazmin etmekle sorumlu olduklarını, davalı ...'ın trafik kazasına sebep olan ... plaka sayılı aracın sürücüsü olarak haksız eylemin faili sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalı ....'nın aracın işleteni sıfatıyla tehlike sorumlusu olarak kusursuz sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin ise davaya konu trafik kazası tarihinde kazaya sebebiyet veren aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortacısı olması nedeniyle sorumlu olmakla sigortacı sıfatıyla KTK Md.91 vd hükümleri ile ZMSS poliçe genel şartları gereğince manevi tazminat haricindeki maddi zararlardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, sigorta şirketine maddi zararların tazmini istemiyle sigorta şirketine başvurulduğunu ancak başvurunun sonuçsuz kaldığını beyan ederek; davaya konu 08/04/2018 tarihli trafik kazası sebebiyle hak ettikleri maddi tazminatların bilirkişi marifetiyle tam ve kesin olarak tespiti ile tespit edildikleri anda her biri için talep miktarı HMK md107/3 hükmüne göre arttırılmak üzere davacı ... için maddi tazminat olarak 250,00-TLnin davalı ...şnin sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olmak kaydıyla trafik kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek kanuni faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı ... için maddi tazminat olarak 250,00-TL nin davalı .... nin sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olmak kaydıyla trafik kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek kanuni faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini; davaya konu 08/04/2018 tarihli trafik kazası sebebiyle; müvekkili ... için manevi tazminat olarak 50.000,00-TL trafik kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek kanuni faiziyle davalı .... Haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı müvekkili ... için manevi tazminat olarak 50.000,00-TL trafik kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek kanuni faiziyle davalı ... Haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı müvekkili ... için manevi tazminat olarak 50.000,00-TL trafik kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek kanuni faiziyle davalı ... Haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER : trafik kayıtları, sigorta poliçesi, davacının müşteki ifade tutanağı, ... Amirliğinin 07/09/2018 tarihli vukuat raporu, Adli Tıp şube müdürlüğünün 10/04/2018 tarihli raporu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının İstanbul ATK Başkanlığından kati rapor istenilmesine dair ... soruşturma sayılı yazısı, davalı ...'nin e-posta yoluyla iletilen 15.03.2019 tarihli cevabi yazısı, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü (Zeytinburnu Merkezefendi İlköğretim Müdürlüğü) kayıtları, Davacının 2019 yılı Mart ayına ait ücret bordrosu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının .... sayılı soruşturma dosyası, ... Hastanesi kayıtları, (... ve ...'a ait teşhis ve tedavilerine ilişkin), ... Hastanesi kayıtları, (Davacı müvekkiller ... ve ...'a ait teşhis ve tedavilerine ilişkin), ... Hastanesi kayıtları(Davacı ...'ın teşhis ve tedavisine ilişkin bütün tıbbi bilgi ve belgeleri içeren şahsı hasta dosyası), bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 08/04/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 08/06/2021 tarihli adli tıp raporunda; "Sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan otomobil ile meskun mahalde gece vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, mahal şartlarını da dikkate alıp, bahse konu kaza mahalline geldiği esnada görüş alanını kontrol altında bulundurması, taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yayalar nedeniyle zamanında etkili tedbir alması ve seyrine müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeden seyri sırasında gerçekleşen kazada tali kusurludur. Yaya ... bakmakla yükümlü olduğu 2014 doğumlu ... ile birlikte bahse konu kaza mahallinde taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmeden önce kaplama içerisinde bulunan araçların seyir durumlarını dikkate alıp, öncelikli geçiş hakkını sanık idaresindeki araca verdikten sonra geçiş eylemini uygun bir anda kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip girmiş olduğu yol bölümünde seyir halinde bulunan aracın sadmesine maruz kaldığı olayda asli kusurludur. Sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Yaya ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişiler ....'dan oluşan bilirkişi heyetinin 28/09/2022 tarihli raporunda; "08.04.2018 günü, saat 20.40 sıralarında, sürücü ..., yönetimindeki .... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesinde seyrederken No:65 önüne geldiği sırada, taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ... ve 2014 doğumlu oğlu ...’a aracının sol ön ayna kısımları ile çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza yeri, ... Mahallesi, ... Caddesindeki No:65 önüdür. Yol 7 metre genişliğinde platformu olan, çift yönlü cadde niteliği taşımaktadır. Yolun binaların olduğu tarafında bir sıra yol üzeri otopark yaralmaktadır. Olay sırasında vakit akşam, görüşe engel bir durum olmayıp, yol asfalt kaplamalı ve yüzeyi kurudur. ..., 08.04.2018 tarihli ifadesinde, “eşi ve 3,5 yaşındaki çocuğu ile birlikte yol üzeri otoparktaki arabalarına binmek amacıyla, ... Caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçmek için hareket ettiklerinde, kendisinin çocuğunun elini tutarak birlikte önden yola indiğini, kırmızı renkli aracın zik zak çizerek çok hızlı bir şekilde kendilerine doğru geldiğini ve fren yapmadan çarptığını, kendisinin havaya fırlayarak yere düştüğünü, çocuğunun ise 7-8 metre ileri doğru fırladığını, belirtmiştir...., ifadesinde, “olay günü saat 20.40 sıralarında .... plaka sayılı siyah renkli ... marka aracıyla ... Caddesi üzerinde, yaklaşık 50 km/sa hızla seyir halindeyken bulunmuş olduğu sokağın karanlık olduğunu, önüne aniden üç kişinin çıktığını, şahıslara çarpmamak için aracın direksiyonunu kaldırıma doğru kırdığı halde erkek şahsın sol dikiz aynasına çarparak yere düştüğünü, yanında bulunan tahmini dört yaşlarındaki erkek çocuğun sol ön çamurluğa çarparak yere düştüğünü ve bayan şahsa çarpmadığını, belirtmiştir. Davacılar vekilinin 12.07.2021 tarihli itiraz yazısında; müvekkilerin asli kusurlu olduğu yönündeki değerlendirmelerde aktarılan eylemlerin varsayımsal olması, anılan eylemlerin somut olgularla desteklenmemesi, anılan eylemlerin sonuca etkili olmaması, kaza ile eylemler arasında nedensellik bağı bulunmaması nedeniyle müvekkillerin kusursuz olduğu, müvekkile verilen kusur oranının fahiş olması nedeniyle yeni bir Bilirkişi Raporu alınması gerektiği, belirtilmiştir. Dosyadaki ifadeler, belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; Sürücü ...’ın aracıyla meskun mahalde geç saatteki seyri sırasında yola gereken dikkati vermesi, yola giren yayaları fark ettiğinde gerekli gerekli tedbiri alması, meskun mahal olan kesimde seyrini müteyakkız şekilde sürdürmesi gerekirken, bu hususlara yeterince riayet etmemesi nedeniyle olayda Tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, Yaya ...’ın oğlu ... ile yol üzeri otoparkta bulunan aracına gitmek amacıyla yol kaplamasına girmeden önce, yoldaki taşıt trafiğini kontrol edip, yaklaşmakta olan araca önceliği vermesi ve yolu geçme eylemini yol boş olduğu sırada, trafiği kontrol ederek gerçekleştirmesi gerekirken, olayın oluş şeklinden bu hususlara yeterince riayet etmeden yola girmesi sonucu taşıtın çarpmasına maruz kaldığı olayda, Asli ve %75 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu İstanbul .... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 11/04/2023 tarihli ... hakkındaki raporunda; "Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2023 tarih ve ... Esas sayılı yazısı ile gönderilen .... oğlu, 05/11/2014 .... doğumlu ... hakkındaki evrak tetkik edildi. Özürlülük oranı sorulmaktadır.08.04.2018 tarihinde trafik kazası nedeni ile yaralandığı bildirilen ..... oğlu 05.11.2014 doğumlu ... hakkında düzenlenen tıbbi belgelerin tetkikinde;... Hastanesinin 08.04.2018 tarihli Adli Muayene ve Bildirim Formunda; trafik kazası sonrası getirilen hastanın muayenesinde; sağ parietalde 1x1 cm yüzeysel dermabrazyon olduğu, sağ dirsek anteriorunda yüzeysel dermabrazyon olduğu, nörolojik muayenesinin doğal olduğu, eklem hareketlerinin doğal olduğu, BT görüntülemelerinin incelenmesinde acil patoloji saptanmadığı, takip edilen hastanın yakınlarının kendi isteği ile tedaviyi terk ettikleri,... Hastanesinin 09.04.2018 tarihli Beyin Cerrahi Konsültasyon Raporu; “Konsültasyon Açıklama: Sayın meslektaşım; 3 yıl 5 ay erkek hasta ADTK nedeniyle .... Hastanesine başvurmuş. Pariyetal bölgede minimal abrazyon dışında patolojik muayene bulgusu yok, uykuya meyil mevcut. Dış merkezde tomografileri çekilen hastanın radyolojiden sözel yorumu da alınmış olup acil patoloji görülmemiştir; tarafımızda çekilen kranial BT 5 kez fışkırır tarzda kusma tarifleyen hastanın kontrol beyin BT'si çekilmiş, akut patoloji görülmemiş. Hasta batın USG sonrasında tekrar kusma tarifliyor. Hastanın tarafınızca yatış yada taburculuk açısından tekrar değerlendirilmesi rica olunur. Saygılarımla. Konsültasyon Cevap Metni: Hasta acil serviste değerlendirildi. ADTK nedeniyle acil servise başvuran hasta, takiplerinde kusmasının olması üzerine tarafımıza danışıldı. Hastanın yapılan nörolojik muayenesinde ağlıyor, çevreye ilgisi doğal, aileyle iletişimi iyi, dört ekstremite spontan hareketli, yürüyor. Hastanın çekilen kontrol kranial BT’sinde acil nöroşirürjikal girişim gerektirecek akut patoloji saptanmadı. Yakın nörolojik durum takibi, gereğinde rekons önerilir.” şeklinde olduğu, ..... Hastanesinin 09.04.2018 tarihli Beyin BT Raporu; “Bilateral serebral hemisferde kortikal. subkortikal ve derin ak maddeye ait patolojik dansite değişimi saptanmamıştır. Bazal ganglionlar, talamus ve kapsüla intema normaldir. Üçüncü ve her iki lateral ventrikül normal yer, şekil ve genişliktedir. Dördüncü ventrikül normaldir. Her iki serebellar hemisferde ve beyin sapında patoloji izlenmemiştir. Kranium kemik yapıları normaldir. Görüntü alanına giren paranazal sinüs ve mastoid hücre aerasyonları tabiidir.” şeklinde olduğu, ... Üniversitesi- .... Hastanesi Çocuk Hastalıkları Acil Servisinin 10.04.2018 tarihli Epikriz Raporunda; hırıltılı solunum, nefes alma güçlüğü yakınmaları ile başvuran hastanın akut bronşiolit tanısı ile takip edildiği, uygulanan nebulizatör tedavisi sonucu kliniği düzelen hastanın önerilerle taburcu edildiği, ... Üniversitesi-... Fakültesi Hastanesinin 13-16.04.2018 tarihli Epikriz Raporunda; önceki pazar günü araç dışı trafik kazası nedeniyle tetkik ve tedavisi yapılan ve taburcu edilen hastanın kusma şikayeti ile başvurduğu, ‘Sindirim organlarının diğer tanımlanmış bozuklukları, başka yerde sınıflanmış hastalıklarda’ tanı kodu ile çocuk cerrahi servisine sevk edildiği, geçirdiği kazadan bu yana letarji ve uykuya meyilli olduğu ifade edilen hasta için istenen nöroşirurji konsültasyonu sonucunda; nörolojik muayenenin doğal olduğunun görüldüğü, acil cerrahi girişim düşünülmediği, yapılan görüntülemelerinde midesinin distandü olduğu görülen hastaya nazogastrik sonda ile müdahale edildiği, takiplerinde oral alımı açılan hastanın önerilerde bulunularak taburcu edildiği, ... Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının 20.01.2021 tarihli Durum Bildirir Raporunda; “... (05.11.2014 doğum tarihli) Sol inkomplet çift sistem ve at nalı böbrek tanılan ile yıllık izlenmektedir. Böbrek fonksiyonları yaşına göre normaldir. İzlemde herhangi şikayeti olmamıştır. Tanı 2018 ‘de geçirdiği trafik kazası sonrası rastlantısal olarak konulmuştur. Hasta en son 06.12.2021 tarihinde muayene edilmiştir.” şeklinde olduğuna göre; ..... oğlu 05.11.2014 doğumlu ...'ın 08.04.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre,Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 08/12/2023 tarihli ... hakkındaki raporunda; "Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarih ve .... Esas sayılı yazısı ile gönderilen ... hakkındaki evrak tetkik edildi. Gönderilen bilgi ve belgeler ışığında, davacının 16.03.2021 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda bakıcı gideri ihtiyacı olup olmadığının tespiti istenilmektedir. 08.04.2018 tarihinde trafik kazası nedeni ile yaralandığı bildirilen .... oğlu 18.09.1970 doğumlu ... hakkında düzenlenen tıbbi belgelerin tetkikinde; ..... Hastanesinin 08.04.2018 tarihli Adli Muayene ve Bildirim Formunda; trafik kazası sonrası getirilen hastanın muayenesinde; bilinç açık koopere ve oryante olduğu, 4 ekstremitenin spontan hareketli olduğu, sağ torakal hassasiyetinin olduğu, sağ el ağrılı ve hassas olduğu, yapılan ortopedik muayenede nörovasküler defisit saptanmadığı, yapılan direkt grafilerde ortopedik osseoz patoloji saptanmadığı, elastik bandaj, buz, elevasyon ve ... önerildiği, .... Hastanesinin 08.04.2018 tarihli Epikriz Raporunda; araç dışı trafik kazası sonrası getirilen hastanın; sağ elinde dermabrazyon olduğu, sağ hemitoraksta ve sağ dizde ağrısının mevcut olduğu, GKS 15 olduğu, oryante ve koopere olduğu, spinal hassasiyetinin olmadığı, batın muayenesinin doğal olduğu, akciğer seslerinin doğal olduğu, toraks BT çekildiği, plevral effüzyon, pnömotoraks olmadığı, kemik yapılarda patoloji saptanmadığı, .... Hastanesinin 08.04.2018 tarihli Toraks BT Raporu; “Trakea ve her iki ana bronş açık izlenmektedir. ..... patolojik boyutta LAM pakesi saptanmamıştır. Her iki akciğerde mozaik perfüzyon paterni ve yaygın fibrotik sekel değişiklikler mevcuttur. .... ana vasküler yapılar doğal izlenmektedir. Kalp boyutları normal sınırlardadır. Her iki akciğer parankiminde aktif infiltrasyon ya da kitlesel lezyon saptanmamıştır. Plevral effüzyon/pnömotoraks izlenmemiştir. Kesitler dahilinde kemik yapılarda patoloji saptanmamıştır.” şeklinde olduğu, .... Hastanesi Göğüs Cerrahi Kliniğinin 13.04.2018 tarihli Epikriz Raporunda; 5 gün önce araç dışı trafik kazası geçirdiği, sağ yanına araç çarptığını ifade ettiği, toraks BT’de; sağ 3. kostada nondeplase fraktür ve sağda minimal kontüzyon saptandığı, reçete verildiği, kontrol önerildiği, Adli Tıp Kurumu İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 01.02.2019 tarihli Mütalaası; “08.04.2018 tarihinde trafik kazası nedeni ile yaralandığı bildirilen .... oğlu, 1970 doğumlu ... hakkında düzenlenen tıbbi belgelerin tetkikinde; 1. ... Hastanesi'nin 08.04.2018 tarihli, .... sayılı .... raporunda; Her iki akciğerde mozaik perfüzyon paterni ve yaygın fibrotik sekel değişiklikler mevcuttur. Mediastinal ana vasküler yapılar doğal izlenmektedir. Kalp boyutları normal sınırlardadır. Her iki akciğer parankiminde aktif infiltrasyon ya da kitlesel lezyon saptanmamıştır. Plevral effüzyon/pnömotoraks izlenmemiştir şeklinde kayıtlı olduğu, .... Hastanesi'nin 08.04.2018 tarihli, ... sayılı kontrastsız .... raporunda; patoloji saptanmamıştır şeklinde kayıtlı olduğu, .... Hastanesi'nin 08.04.2018 tarihli, ... sayılı Batın BT raporunda; patoloji izlenmediği, ... Hastanesi'nin 08.04.2018 tarihli adli raporunda; kot fissürünün mevcut olduğu, 5. Kişiye ait görüntüleme tetkiklerinin Kurulumuzca incelenmesinde; 08.04.2018 tarihli grafilerde ve 13.04.2018 tarihli akciğer grafisinde travmatik osseoz patoloji saptanmadığı, Kafa kemiklerinde kırık, kafa içi travmatik değişim, iç organ ya da büyük damar yaralanması tarif edilmediğine göre; Sonuç: Kişinin müracaat ettiği hastanede kot fissürü tarif edildiği, grafilerin Kurulumuz Radyolojik incelenmesinde, travmatik osseoz patoloji görülmediği cihetiyle, yumuşak doku lezyonuna neden olan yaralanmasının; Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI, Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU, Vücudunda kemik kırığı tespit edilmediği, Yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı, Organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması, ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif edilmediği oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde olduğu, Davacılar Vekilinin 16.03.2021 tarihli Dilekçesi; “1. Huzurdaki davaya konu 08.04.2018 tarihli trafik kazası sebebiyle hak ettikleri maddi tazminatların bilirkişi marifetiyle tam ve kesin olarak tespiti ile tespit edildikleri anda her biri için talep miktarı HMK. m. 107/2 hükmüne göre arttırılmak üzere; 1.1. Davacı müvekkil ... için maddi tazminat olarak 250,00-TL, 1.2. Davacı müvekkil ... için maddi tazminat olarak 250,00-TL, 2. Talep edilmiş olup işbu dilekçemiz ile maddi tazminat taleplerine ilişkin alacak kalemlerimizi açıklıyoruz. Şöyle ki; 2.1. Davacı müvekkil ..... I'AŞ için talep edilen 250.00- TL maddi tazminat miktarının; 150.00- TL'si geçici iş göremezlik tazminatı, 50.00-TL'si sürekli iş göremezlik tazminatı, 50.00- TL si bakıcı gideri, 2.2. Davacı müvekkil .... için talep edilen 250.00-TL maddi tazminat miktarının; 150.00-TL'si geçici iş göremezlik tazminatı, 50.00- TL'si sürekli iş göremezlik tazminatı, 50.00-TL si bakıcı gideri, olup. HMK.m.107 hükmüne göre belirsiz alacak davasına konu ettiğimiz taleplerimize ilişkin miktarlar, tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak tespit edilmesiyle artırılacaktır. 3.İlaveten müvekkillerin adresi; .... Mahallesi .... Yolu No:65 Daire: 1 Zeytinburnu/İST. olup, ilgili adreste ekonomik ve sosyal durum araştırması için kolluğa yeniden müzekkere yazılması talebimizde bulunmaktadır.” şeklinde olduğu, Adli Tıp Kurumu İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 29.03.2023 tarih ve ... Karar Nolu Mütalaasında; Mevcut belgelere göre; .... oğlu 18.09.1970 doğumlu ...'ın 08.04.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğuna göre; Mevcut belgelere göre; ... oğlu 18.09.1970 doğumlu ...'ın 08.04.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, Kişinin bu kaza nedeniyle bakıcı gideri ihtiyacı olup olmadığı hususunun Kurulumuzun ve Kurumumuzun konu ve görevleri arasında olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi .... 11/07/2024 tarihli raporunda; Dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı ... öğretmen (devlet memuru) olup çalışamadığı dönemde maaşını almaya devam edeceğinden, mübrez hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde de davacının iyileşme süresince maaşını almaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Öğretmen olan davacının bu dönemde ancak ek ders ve kurs ücreti gibi ek gelirlerden mahrum kalması söz konusu olabilir. Bu durumda mahkemece davacının kaza tarihinde çalıştığı kurumdan davacının çalışamadığı dönemde mahrum kaldığı kazanç bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre hesaplama yapılması gerekmektedir. Davacının 2019 yılı Mart ayı bordrosunun incelenmesinden 1.601,84 TL ek ders ücreti aldığı görülmüş olmakla birlikte kazadan öncesine ait başka bordrosu bulunmadığından ek ders ücretinin süreklilik arzedip arzetmediği anlaşılamamıştır. Yargıtay kararları doğrultusunda davacı geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam ettiğinden lehine geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmamıştır. (Yargıtay ... HD .... E., ....K. ve 11.02.2019 tarihli karar “…Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının ek ders ücreti dahil edilmiş ücreti esas alınmış ve asgari ücrete oranlanmak suretiyle asgari ücretin 2.90 katı gelir elde ettiği gözetilerek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplanmıştır. Dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı öğretmen (devlet memuru) olup çalışamadığı dönemde maaşını almaya devam edeceğinden, davacının geçici iş göremezlik zararı 134 gün boyunca mevcut bordrosu (maaşı ve ek dersleri) üzerinden hesaplanmıştır. Oysa davacının iyileşme süresince maaşını almaya devam ettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öğretmen olan davacının bu dönemde ancak ek ders ve kurs ücreti gibi ek gelirlerden mahrum kalması söz konusu olabilir. O halde mahkemece, geçici işgöremezlik döneminde mahrum kalındığı ispat olunabilen ek gelirler tespit edilerek bu miktara hükmedilmelidir. Bu durumda mahkemece davacının kaza tarihinde çalıştığı kurumdan davacının çalışamadığı dönemde mahrum kaldığı kazanç bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir. Yargıtay ...HD .... E., ... K. ve 27.11.2017 tarihli karar “…Kabule göre; dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı öğretmen (devlet memuru) olup çalışamadığı dönemde maaşını almaya devam edeceğinden, davacının geçici iş göremezlik zararı 9 ay boyunca mevcut bordrosu (maaşı ve ek dersleri) üzerinden hesaplanmıştır. ... davacının iyileşme süresince maaşını almaya devam ettiği dosyadaki bilgi vebelgelerden anlaşılmaktadır. Öğretmen olan davacının bu dönemde ancak ek ders ve kurs ücreti gibi ek gelirlerden mahrum kalması söz konusu olabilir. O halde mahkemece, geçici işgöremezlik döneminde mahrum kalındığı ispat olunabilen ek gelirler tespit edilerek bu miktara hükmedilmelidir. Davacı yönünden zararın, çalışamadığı dönemde eğer alıyorsa ek ders ve kurs ücreti gibi yan ödemelerden ibaret olduğu göz önüne alınmalıdır. Bu durumda mahkemece davacının kaza tarihinde çalıştığı kurumdan davacının çalışamadığı dönemde mahrum kaldığı kazanç bulunup bulunmadığı sordurularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.) Yine davacı .... kaza tarihinde yaklaşık 3.5 yaşında olup, gelir getirici bir işte çalışması ve gelir elde etmesi sözkonusu değildir. Bu sebeple de geçici iş höremezlik süresi boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmamaktadır. Bu sebeple Yargıtay kararları doğrultusunda lehine geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmamıştır. (Yargıtay 4.HD 2022/648 E.2023/6795 K. ve 22.05.2023 tarihli karar “… Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır.Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve gelir getirici bir işte çalıştığı tespit edilemeyen davacı hakkında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince geçici iş göremezlik talebinin reddi yerine kabulü isabetli olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. Yargıtay .... HD ... E.,..... K. ve 26.04.2023 tarihli karar “…temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 10.04.2016 kaza tarihinde 12 yaşında olan davacının, aktif çalışmasının bulunmaması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinin isabetli olduğunun anlaşılmasına göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. ) Sürekli iş göremezliği(maluliyeti) bulunmayan, 3 hafta geçici iş göremezliği bulunan davacı ...’ın lehine sürekli iş göremezlik tazminat hesaplanmadığına, devlet memuru olup, geçici iş göremezlik süresi boyunca maaşını almaya devam ettiğinden ve çalışamadığı süre boyunca mahrum kaldığı ek gelirinin olup olmadığına dair dosyada araştırma yapılmadığından lehine geçici iş göremezlik tazminatı da hesaplanmadığına, Sürekli iş göremezliği(maluliyeti) bulunmayan, 3 hafta geçici iş göremezliği bulunan davacı .....’ın lehine sürekli iş göremezlik tazminat hesaplanmadığına , kaza tarihinde henüz 3.5 yaşında olması ve gelir getirici bir işte çalışmaması sebebiyle geçici iş göremezlik süresi boyunca mahrum kaldığı kazancı bulunmadığından Yargıtay kararları doğrultusunda lehine sürekli geçici iş göremezlik tazminatı da hesaplanmadığına dair iş bu rapor saygı ile sunulur." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamına göre, somut olayda hükme esas almaya uygun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 08/06/2021 tarihli adli tıp raporunda davalı ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, Adli Tıp Kurumu İstanbul .... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 08/12/2023 tarihli ... hakkındaki raporuna ve aktüerya raporuna göre, davacı ...’ın sürekli iş göremezliği(maluliyeti) bulunmadığı, 3 hafta geçici iş göremezliği bulunduğu, davacının devlet memuru olup, geçici iş göremezlik süresi boyunca maaşını almaya devam ettiği ve çalışamadığı süre boyunca mahrum kaldığı ek gelirinin olup olmadığı yönünde bir delil bulunmadığı bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceği, davacı ....’ın sürekli iş göremezliği(maluliyeti) bulunmadığı, 3 hafta geçici iş göremezliği bulunduğu, kaza tarihinde henüz 3.5 yaşında olması ve gelir getirici bir işte çalışmaması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine manevi tazminat talepleri yönüyle; manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Olayın niteliği, kusur oranları ve yaralanmanın boyutu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olamaması temel ilkesi de dikkate alınarak davacının olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için davacılar lehine aşağıdaki miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmüştür. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Maddi tazminat talepleri bakımından ; 1-Davacılar tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine, B- Manevi tazminat talepleri bakımından: 1-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 12.500,00 TL nin kaza tarihi 08/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Oto Turizm İnşaat ve Dış Ticaret A.Ş. İle ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ilgili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 10.000,00 TL nin kaza tarihi 08/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Oto Turizm İnşaat ve Dış Ticaret A.Ş. İle ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ilgili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3- Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 12.500,00 TL nin kaza tarihi 08/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Oto Turizm İnşaat ve Dış Ticaret A.Ş. İle ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ilgili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Alınması gerekli 2.390,85 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.029,04 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.361,81 TL harcın davalılar ... Oto Turizm İnşaat ve Dış Ticaret A.Ş. İle ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 125,10 TL başvurma harcı, 1.029,04 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.154,14 TL'nin davalılar .... Oto Turizm İnşaat ve Dış Ticaret A.Ş. İle ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.406,95TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.955,00 TL yargılama giderinin davalılar ... Oto Turizm İnşaat ve Dış Ticaret A.Ş. İle ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 500,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'ne verilmesine, 8-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT 10. maddesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..... Oto Turizm İnşaat ve Dış Ticaret A.Ş. İle ...'den alınarak davacılara verilmesine, 9-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT 10. maddesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'ne verilmesine, 10-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 306,00TL'sinin davalılar ..... Oto Turizm İnşaat ve Dış Ticaret A.Ş. İle ...'dan müştereken ve müteselsilen, 1.014,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacılar vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır