İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/641 E. 2025/1101 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/641
Karar No
2025/1101
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/641 Esas KARAR NO : 2025/1101

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2022 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılardan ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 01.07.2019 tarihinde ''Ruhsat Devir Mutabakat ve Sulh Sözleşmesi'' ve ''Marka Lisans Kullanım Sözleşmesi'' akdedildiğini, işbu sözleşmeler yürürlükte iken, davalı ... müvekkili ile akdettiği her iki sözleşmeyi, müvekkili aleyhine İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile 20.07.2020 tarihinde açtığı bir menfi tespit davası ile eylemli olarak feshettiğini, ve işbu sözleşmeye konu işyerinde davalı ... ile organik bağı bulunan ... San. ve Tic. A.Ş. unvanlı başka bir şirket kurularak, bu şirket vasıtası ile işyerindeki eğitim faaliyetlerinin mevzuat hükümlerine aykırı olarak sürdürüldüğünü, öğrenci kayıtları yapılarak, faturalar düzenlendiğini, velilerden tahsilat yapıldığının müvekkilce haricen öğrenildiğini, her iki davalı şirket arasındaki organik bağın ve tüzel kişilik perdesinin aralanması bakımından sayın mahkemece bu şirketlerin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdindeki adres, faaliyet konularını, ortaklık yapılarını gösterir kayıtlarını sunduklarını, bu bağlamda davalı iki şirket arasındaki organik bağ ilişkisinin irdelenmesinin gerektiğini, TTK'nın 124. maddesinde, ticaret şirketlerinin tüzel kişiliğe haiz olduğu hükmünün düzenlendiğini, bu bakımdan her şirketin ayrı birer tüzel kişiliği, hak ve borçlarının bulunduğunu, bir şirketin borcundan kural olarak başka bir şirketin sorumlu olmadığını, davalı ...'in yetkilisi ...'in amcası, davalı ...'nin yetkilisi ... olduğunu ve bu kişinin ...'in diğer yetkilisi olan ...'in de kardeşi olduğunu, müvekkili tarafından davalının kullandığı internet sitesinin yani davalı ...'in sahibi olduğu https://www.... web sitesinde davalı ....'nin yetkilisi ...'in yönetim kurulu üyesi olarak görünmekte olduğunu, ayrıca yine sitede tarihçe kısmında da isminin geçmekte olduğunu, davalı ...'in sahibi olduğu okulun web sitesi ... ile başlamakta olduğu, okulun adının da ... okulları diye de lanse edildiğini, tüm bu hususlara ilişkin olarak müvekkilince yaptırılan E-tespitleri de sunduklarını, davalılardan ...'in müvekkili ile akdettiği sözleşmelere aykırı hareket ettiğini, sözleşmeye konu işletmeyi fiilen ve müvekkilinin onayı olmaksızın diğer davalı ...'ye sözleşme yükümlülüklerini dolanmak adına devrettiği ve de müvekkiline yönelttiği menfi tespit davası ile de taraflar arasındaki sözleşmeleri eylemli ve tek taraflı olarak feshettiğinin açık olduğunu, açıklanan nedenlerle HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu dava ile tüm talep, dava ve fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla mahkemece yapılacak yargılama ile müvekkili şirketin akdi yükümlülüklerini yerine getirdiği halde davalı yanın sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkilinin sözleşme gereği hak ettiği ve taraflarca %20 oranında anlaşılan kar payına esas olmak üzere şimdilik 500.000,00-TL alacaklarını sözleşmelerin eylemli fesih tarihi olan 20.07.2020 itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Yayınları vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Ruhsat Devir Mutabakat ve Sulh Sözleşmesi'nin müvekkili şirket tarafından eylemli feshedildiği iddiasıyla açılan huzurdaki alacak davasında, dava konusu sözleşmenin müvekkili ile davacı şirket arasında akdedilmiş olduğunu, diğer davalı ... şirketine davanın yöneltilmemesi gerektiğini, davacı tarafın dilekçesinde müvekkili şirket ile diğer davalı ... Yayıncılık San ve Tic A.Ş arasında organik bağın mevcut olduğundan bahisle, davadaki taleplerinden her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiğini ifade ettiğini, ancak herhangi bir davada organik bağın tartışılabilmesi için öncelikle borçlu olduğu iddia edilen şirketin borca batık olması sebebiyle başka bir şirket üzerinden ticari faaliyetlerini devam ettirmesi ve alacaklılarından mal kaçırması halinin söz konusu olması gerektiğini, diğer davalı ... şirketi ise müvekkili şirketle aynı yerde faaliyet gösteren farklı bir firma olup müvekkili şirketle arasında ticari bir devir yahut iş ilişkisi bulunmadığını, ... San ve Tic A.Ş'nin bir şirket olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde kullandığı "... " ibaresi ise TPE nezdinde müvekkili adına tescilli bir marka olduğunu, faaliyet alanında oldukça tanınan bir firma olan müvekkili şirketin, tek başına imzaladığı bir sözleşmeden, sözleşme ile hiçbir ilgisi bulunmayan başka bir şirketin "organik bağ" isnadıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmak istenmesi bir kuruntudan ibaret olup hukuken kabul edilebilir olmadığını, huzurdaki davada organik bağın tartışılmasını gerektiren zorunluluk hallerinden hiçbirinin bulunmadığını, dolayısıyla davacının organik bağ iddiaları hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacının bahsi geçen sözleşme ile ilgili taleplerindeki tek muhatabının ... San ve Tic A.Ş olduğunu, davanın diğer davalı yönünden usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin birçok haklı nedeni olmasına rağmen dava konusu sözleşmeyi feshetmediğini, davacının sözleşme gereği ve sözleşmeye aykırılıklarından kaynaklı olarak müvekkili şirkete karşı halihazırda yüklü miktarda borcu bulunduğu için müvekkili şirketin -sözleşmeye göre- iş bu borçlar tamamen mahsup edilinceye kadar davacıya herhangi bir kar payı ödeme yükümlülüğü olmadığını, davacı tarafın artık piyasada adı çıktığı için hiçbir iş yapamadığından ve Bakanlık tarafından da yasaklandığından müvekkili şirketten haksız kazanç sağlama düşüncesiyle iş bu davayı açtığını, gerekçe olarak da eylemli fesih gibi hiçbir hukuki yanı olmayan bir sebep ortaya attığını, davacının feshi ileri sürmeyip sadece kar payı alacağı talep ettiğinde müvekkilinden "henüz borçlarının devam ettiği" cevabını alacağını çok iyi bildiğini, bunu aşmak için de sözde fesih yasağının ihlali maddesini kullanarak tüm borçlarını mahsup edilmiş saymaya çalışmakta olduğunu, böylelikle borçlarını ödemeden kolay bir şekilde kar payı alacağına kavuşacağını sanmakta olduğunu, fakat davacının temel dayanağı olan "eylemli fesih" iddiası anlatılan gerekçelerle somut olayda söz konusu olmadığından, temelsiz kalan davanın esastan reddini istemiştir. Davalı ... Yayınları vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile diğer davalı şirketin ortaklarının akraba olduğunun doğru olduğunu ve bunun bir sır olmadığını, davalı şirketlerin ortaklarının bunlardan başka daha pek çok şirketi ve farklı iş alanlarında yatırımları, ticari faaliyetleri olduğunu, zira dava konusu okulun mülkiyetinin de davalı şirket ortaklarından ...’in babaannesine, diğer şirket ortaklarının ise annesine ait olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin, zaten mülkiyeti birinci dereceden akrabasına ait olan bir yerde yeni bir şirket açması ve aile olarak girdikleri eğitim sektöründe yeni bir şirket ile ayrı bir kulvardan ilerlemek istemesinden daha doğal bir durum olmadığını, davacı tarafın organik bağın varlığına delil olduğunu düşündüğü bir husus diğer davalı ... A.Ş.’nin web sitesinin ... (....) ile başlaması olduğunu, bilindiği üzere marka ile marka sahibinin isminin aynı olma zorunluluğu olmadığını, ... A.Ş. “... Okulları” markasının TPE nezdinde tescilli marka sahibi olduğunu, ayrıca davacının iddiasının aksine davacıdan devralınan markanın aslında son derece itibarsız olup aile olarak eğitim sektörüne giren şirket yetkililerinin kendi markalarını yaratma isteğinin çok doğal olduğunu, bu hususun sadece aynı adreste faaliyet gösterme gibi şekli bir unsur olduğu, taraflar arasındaki bir muvazaa veya mal kaçırma gayesinin göstergesi olmadığını, davacı tarafın organik bağın varlığına ilişkin bir diğer iddiasının bir öğrenciye ilişkin bazı bilgilerin olduğu evraklarda müvekkili şirketin isminin olması olduğu, ancak davacı tarafın bu durumu müvekkili şirketin ... A.Ş. adına para topladığı ve fatura kestiği şeklinde çarpıtıldığını, davacının sunduğu belgelere dikkat edilecek olursa veliye ait hiçbir imzanın da olmadığını, söz konusu bilgilendirme evraklarında müvekkili şirketin unvanının yanlışlıkla geçtiğini, müvekkili şirketin hiçbir zaman ... adına fatura kesmediğini, açıklananlar doğrultusunda davacının organik bağ iddiasının reddi ile husumet yokluğu nedeniyle müvekkili şirket açısından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İflas masası vekilinin 30/09/2025 cevap dilekçesinde özetle; Davacı hakkında, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından 12/12/2024 tarihinde iflas kararı verilmiş olduğunu, tasfiye süreci basit usulde İstanbul .... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, masa menfaatlerini korumak, masa aktifini artırmak amacıyla müflisin taraf olduğu huzurdaki davanın iflas masasınca takip edildiğini/edileceğini bildirdiklerini, iflas tarihinden sonra müflis aleyhine beyan ve talepte bulunulmadığını iflas tarihinden önce ise müflis lehine beyan ve taleplerde bulunulduğundan, 18/11/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ticaret sicil müdürlüğü, İstanbul .... ATM 'nin ... esas sayılı dosyası, Bakırköy .... Fshhm' nin 2020/226 değişik iş dosyası, Bakırköy .... Fshhm' nin ... esas sayılı dosyası, Bakırköy .... Fshhm' nin ... değişik iş dosyası, Bakırköy .... ATM nin ... esas sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... - ... sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, İstanbul İflas Müdürlüğü, İstanbul .... İflas Dairesi, İl milli eğitim müdürlüğü, Bayrampaşa Vergi Dairesi, İstanbul ....Asliye Ceza Mahkemesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, sözleşmelerin feshi nedeni ile alacak istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 04/10/2023 havale tarihli raporunda ve 09/05/2024 havale tarihli ek raporunda; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, davacı ve davalı ...'e ait ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun, davalılardan .... San. Tic. A.Ş. ile davacı şirket arasında akdedilen Ruhsat Devir Mutabakat ve Sulh Sözleşmesi ve Marka Lisans Kullanım Sözleşmelerinin davalı tarafından haksız şekilde eylemli olarak feshedildiği ve diğer davalı .....Tic. A.Ş.'nin işletmeyi devralması ve iki davalı şirket arasındaki organik bağ bulunduğu iddiası ile davacı şirketin uğradığı kar kaybına ilişkin şimdilik 500.000,00 TL'nin davalılardan tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacının 2018-2019-2020 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2021 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı yan davalı ile olan ticari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacının ekstre bitim tarihi (09.09.2020) itibariyle davalı ... San. Tic. A.Ş.'den cari hesap olarak 2.778.391,06 TL alacaklı halde olduğu, Davalı ... San. Tic. A.Ş.'nin 2019-2020-2021-2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı yan davacı ile olan ticari münasebetini 336. Diğer Çeşitli Borçlar hesap kodunda takip ettiği, davalının ekstre bitim tarihi (10.09.2020) itibariyle davacı yan ile borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, Tarafların incelenen ticari defterlerinde her ne kadar uyuşmazlık olduğu görülse de dava konusu talep cari hesap alacağı olmadığından farklılık üzerinde durulmayacağı, Taraflar arasında akdedilen sözleşme ile davalı şirketin ilgili dönemlere ait beyan ettiği kazancının defter ve belgelerine yansıyış şekline ilişkin uyumluluğu kontrol ettirilip dönemsel kazancın tespit edileceği, Akabinde sözleşme kapsamında bulunacak kazançtan 500,00 TL'ye kadar kabul edilmiş olan ilgili dönemlere ait demirbaş ve sabit yatırım giderleri, sözleşmede bahsedilen TEFE-TÜFE ortalamaları göz önüne alınarak hesaplanacağı, ilgili döneme ait tespit edilen kazançtan hesaplanan demirbaş ve sabit yatırım tutarı indirilerek belirlenecek tutarın %20'si devredene kâr payı olarak ödeneceği, iş bu kâr payından sözleşmede detaylarına yer verilen mahsuplar yapıldıktan sonra kalan kısım devredene ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Ticaret sicil kayıtlarına göre her iki davalı şirketin faaliyet adresinin faaliyet konuları ve nace kodlarının ve meslek gruplarının şirket yetkililerinin soy isimleri aynı olduğunun tespit edildiğini, hal böyle olunca davalı şirketler arasında organik bağın mevcut olduğunu, dolayısıyla davalı ... ...'in akdettiği sözleşme ile bir diğer davalı şirket ... ...'in de bağlı olduğunun ifade edilmesi gerektiği, şayet Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde şirketler arasında organik bağın mevcudiyetinden bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1, 2.2. , 4.2. ve 4.4. hükümlerinden de anlaşılacağı üzere davalı ... ... tarafından kâr payı ve çeklerin ödemesinin yapılabilmesi için öncelikle tüm giderlerin ödenmesi gerektiğini, ancak netice itibariyle, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları nezdinde hesap edildiği üzere, davalı şirketin Haziran 2020 döneminde ticari karının 5.093.535,64 TL, Haziran 2021 döneminde ticari karının 2.868.663,28 TL olduğu, Haziran 2022 döneminde ticari zararının 2.078.341,89 TL olduğu, sözleşme hükümleri kapsamında devreden payı olarak davacı şirketine düşen kâr payının Haziran 2020 döneminde 918.707,13 TL olduğu, Haziran 2021 döneminde 479.057,28 TL olduğu, Haziran 2022 döneminde herhangi payı olmadığı, sözleşmenin eylemli olarak feshedildiğinin kabulü halinde, davacı şirkete düşen kâr payının Haziran 2020 döneminde 918.707,13 TL olduğu, Haziran 2021 döneminde 479.057,28 TL olduğu, Haziran 2022 döneminde herhangi pay olmadığı, buna göre davacının toplamda (Haziran 2020 döneminde 918.707,13 TL 4 Haziran 2021 döneminde 479.057,28 TL) 1.397.764,41 TL kâr payı alacağının olabileceği, sözleşmenin eylemli olarak feshedilmediğinin kabulü halinde; taraflar arasındaki akdedilmiş sözleşmenin 4.4 maddesi uyarınca davalı tarafından toplam 2.300.000,00 TL bedelli çekler verildiği ve davalı tarafından açılan menfi tespit davasının davalı şirket aleyhine sonuçlandığından davalı tarafından ilgili ödemenin yapıldığının iki tarafın da kabulünde olduğunu, bu bağlamda 2.300.000,00 TL ödemenin sözleşme hükümleri kapsamında mahsubunun gerekeceğinin, buna göre davacının toplamda (Haziran 2020 döneminde 918.707,13 TL + Haziran 2021 döneminde 479.057,28 TL=) 1.397.764,41 TL kâr payı alacağının olabileceğinin hesap edildiğini, söz konusu ödemenin mahsubu neticesinde davacının herhangi bir bakiye alacağının bulunmayacağı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Davacı vekili 18/11/2024 tarihli değer arttırım dilekçesinde; Huzurdaki dava ikame ederken dava değeri olarak belirlenen 500.000,00 TL'yi, bilirkişi raporu doğrultusunda, 897.764,41 TL artırmak suretiyle 1.397.764,41 TL olarak bedelini arttırdıklarını, bedel artırımına konu alacağın, fazlaya, faize ve tüm ferilere ilişkin talep, dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 1.397.764,41 TL'nin sözleşmelerin eylemli olarak feshedildiği 20.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Somut olay irdelendiğinde; Dava konusunun, davalılardan ... San. Tic. A.Ş. ile davacı şirket arasında akdedilen Ruhsat Devir Mutabakat ve Sulh Sözleşmesi ve Marka Lisans Kullanım Sözleşmelerinin davalı tarafından haksız şekilde eylemli olarak feshedildiği ve diğer davalı ... Tic. A.Ş.'nin işletmeyi devralması ve iki davalı şirket arasındaki organik bağ bulunduğu iddiası ile davacı şirketin uğradığı kar kaybına ilişkin alacağın davalılardan tahsili talebinden ibaret olduğu, dosyamızda alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1, 2.2., 4.2. ve 4.4. Hükümlerine göre davalı ... tarafından kâr payı ve çeklerin ödemesinin yapılabilmesi için öncelikle tüm giderlerin ödenmesi gerektiği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, davalı şirketin Haziran 2020 döneminde ticari karının 5.093.535,64 TL, Haziran 2021 döneminde ticari karının 2.868.663,28 TL olduğu, Haziran 2022 döneminde ticari zararının 2.078.341,89 TL olduğu, sözleşme hükümleri kapsamında devreden payı olarak davacı şirketine düşen kâr payının Haziran 2020 döneminde 918.707,13 TL olduğu, Haziran 2021 döneminde 479.057,28 TL olduğu, Haziran 2022 döneminde herhangi payı olmadığı, davalı tarafça sözleşmenin feshedilmediği ve sözleşmenin eylemli olarak feshine dair kabul edilebilir olgunun bulunmadığı, taraflar arasındaki akdedilmiş sözleşmenin 4.4 maddesi uyarınca davalı tarafından toplam 2.300.000,00 TL bedelli çekler verildiği ve davalı tarafından açılan menfi tespit davasının davalı şirket aleyhine sonuçlandığından davalı tarafından ilgili ödemenin yapıldığının iki tarafın da kabulünde olduğu, bu bağlamda 2.300.000,00 TL ödemenin sözleşme hükümleri kapsamında mahsubunun gerekeceği, buna göre davacının toplamda (Haziran 2020 döneminde 918.707,13 TL + Haziran 2021 döneminde 479.057,28 TL=) 1.397.764,41 TL kâr payı alacağının olduğu, söz konusu ödemenin mahsubu neticesinde davacının herhangi bir bakiye alacağının bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 23.875,75 TL harcın mahsubuyla bakiye 23.260,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 213.687,02 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalılar tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/12/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/641, K. 2025/1101, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-641-e-2025-1101-k-6468d5bf7a28