İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/5348 E. 2023/1558 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/5348
- Karar No
- 2023/1558
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. *** DAVALILAR : 2- *** 3- *** DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., davalı S.S. ... Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu, kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalılardan ... kooperatifin inşaat yapmış olduğu arsada, arsa sahibi konumunda olduğunu, davalı kooperatif diğer davalı ...'a devri gereken daireleri devrettiğini, dava konusu daire yapılan sözleşme gereğince kooperatife devredilmesi gerektiğini, dava konusu daire Kayseri 7. Noterliği'nin 07.02.2010 tarih, *** numaralı kura zaptının 20. Sırasında görüleceği üzere müvekkiline isabet ettiğini, ilgili daire müvekkiline tahsis edildiğini ancak müvekkilinin tescil talebi davalı kooperatifçe yerine getirilmediğini, müvekkili ...'un davalı kooperatife olan ödemesi 152.500,00 TL' olduğunu, müvekkili davacı davalı kooperatife en yüksek aidat ödeyen kişilerden olup müvekkilden çok daha az aidat ödeyen (115.000,00 TL ile 150.000,00 TL arasında) bir kısım kooperatif ortaklarına tapu devirlerinin yapıldığı haricen öğrendiklerini, Kooperatifler Kanunu m.23 amir hükmüne göre tüm kooperatif üyeleri hak ve vecibelerde eşit statüde olp, bu eşitliği bozan durumlar amir hükme aykırılık gereği butlan hükmüne tabidir. Huzurdaki uyuşmazlıkta müvekkili ile eşit miktarda para yatıran ve hatta müvekkillerden daha az miktarda para yatıran kişilerin tapularını tescil alması karşısında müvekkilinin tapusunun devredilmemesi Kooperatifler Kanunu m.23'e muhalefet ettiğini, eşitlik kuralı gereğince müvekkillerin de kooperatiften dairelerini almaları gerektiğini, "1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesi uyarınca kooperatif ortakları, bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Bu hüküm emredici nitelikte olup mahkemece resen gözetilmelidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte konut tahsisi edilmesi gerekir". (Mahmut COŞKUN, Kooperatifler Hukuku, Seçkin Yayınevi, 2019, s. 394) Yargıtay 23.HD'nin yerleşik içtihatları, kooperatif ortakları parasal yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemiş olsalar dahi, eşitlik ilkesi gereğince, ödemeleri yönünden aynı durumda olan kooperatif ortaklarına konut tahsisi gerektiği yönündedir. Yüksek mahkeme kararlarına göre 1163 s. Kanunun "üyeler arasındaki eşitlik" başlıklı 23. Maddesine gereğince davalı kooperatifin tapusunu devrettiği ortakların ne kadar aidat ödediği, müvekkilinin ödemiş olduğu aidat kadar ya da daha düşük aidat ödemiş üyelere tapusunun devredilip devredilmediğinin tespiti ile bu tespit doğrultusunda 23. Maddenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini, yaptıkları araştırmada davalı ...'ın arsa sahibi olduğu tespit edildiğini, kendisine düşen tüm daireleri teslim aldığı tespit edildiğini, Kooperatif ile dava dışı kooperatif yüklenicisi arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile daireleri kooperatife devretmekten imtina ettiği kanaatine ulaşıldığını, dava Kayseri İli Talas İlçesi ... Mah.... Ada 1 Parsel 9 kat ve 38 bağımsız bölümün aynına ilişkin olup müvekkili lehine yaklaşık ispat/görünürde ispat şartı gerçekleştiğini, Kayseri İli Talas İlçesi ... Mah. *** Ada 1 Parsel 9 kat ve 38 bağımsız bölüm numaraları daire üzerine üçüncü kişilere devrini ve cebri satışı önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulünü, Kayseri İli Talas İlçesi ... Mah.... Ada 1 Parsel 9 kat ve 38 bağımsız bölüm numaraları dairenin müvekkil adına tescilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı S.S. Saklı Bahçe Konut Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesinde müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı ...'ın müvekkili kooperatifin inşaat yapmış olduğu arsada arsa sahibi konumunda olduğunu, ...'ın müvekkili kooperatife devretmesi gereken arsaları devretmediğini, davacının müvekkili kooperatifin diğer üyelerine kıyasla daha fazla ödeme yapmasına karşın daha az ödeme yapan üyelerin konutlarını teslim aldığını, işbu hususun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu beyan ederek kura zaptında kendisine isabet eden dairenin tapu iptalini ve tescilini talep ettiğini, davacı yanın müvekkili kooperatif üyeliği ve diğer davalı ...'ın müvekkili kooperatife devretmesi gereken arsaların devir işlemlerini yapmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, ayrıca davacının kooperatifin bir kısım üyelerine kıyasla daha fazla ödeme yaptığı hususunu da kabul ettiklerini, davacıya tapu iptalini ve kendi adına tescili talep ettiği dairenin henüz teslim edilememesi müvekkili kooperatifin kusurundan kaynaklanmadığını, dosya kapsamında diğer davalı ...'ın sözleşme gereği devir işlemlerini yapması gereken dairelerin teslimini henüz yapmamış olduğundan, müvekkili kooperatif davacı üyeye devretmesi gereken dairenin teslimini yapamadığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığından müvekkili kooperatif açısından davanın reddi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü hak, talep ve dava hakkları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili kooperatif açısından davanın reddini, kooperatifin kusuru olmaması nedeni ile yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı vekili 27/12/2021 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkemenin ara kararında davaya konu edilen taşınmaz üzerine 20.000,00 TL teminat alınarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, tedbire yönelik ara kararın 2.bendinde 'davacının üçüncü kişilere yönelik cebri icrayı engeller vaziyette talebinin ise somut olayın koşullarına uygun olmadığından tedbir talebinin reddine' şeklinde karar verildiğini, takdir edilen teminat miktarı ve söz konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrini ve cebir satışı önler nitelikte ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine ilişkin verilen kararın hukuk ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiş olmakla, davacının teminatsız tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı vekilince 30/12/2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Kayseri BAM 6. H.D'nin *** K sayılı karar ilamı ile istinafa konu edilen 14/12/2021 tarih ve ... Esas sayılı ara kararının istinaf edilen kısmının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. Karar ilamının taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Mahalinde 22/12/2023 tarihinde keşfin icra edildiği, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, dosyanın ve bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Bilirkişi ...'dan alınan 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosyadaki mevcut bilgi ve bulgulara göre yapıları hesaplamalara göre; Dava konusu Kayseri İli, Talas İlçesi Talas Mahallesi, ... ada 1 parselde 750,00 metre kare yüzölçümlü“16 Katlı Betonarme Apartman ve Arsası” vasıflı taşınmazda bulunan 12/696 arsa paylı 9.kat 38bağımsız bölüm nolu mesken olarak kayıtlı taşınmazın; 1-Dava tarihi olan 22.12.2021 tarihindeki toplam değerinin 692.202,20 TL olarak hesaplamış olduğuna, 2-İflas tarihi olan 28.11.2022 toplam değerinin 1.328.966,89 TL olarak hesaplamış olduğu kanaatini mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı ... vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı müflis kooperatifin üyesi olduğunu, Kayseri ili, Talas ilçesi, ... mah. ... ada, 1 parselde kayıtlı bulunan 38 nolu bağımsız bölümün kendisine tahsis edildiğini dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil dilemiştir. Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkememiz dosya kapsamında keşif icra etmiş, taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 692.202,20 TL olduğu tespit olunmuştur. Davacının sunmuş olduğu kayıtlarda davacının kooperatif üyesi olduğu, ... ada 1 parselde yer alan 38 nolu bağımsız bölümün kooperatif tarafından davacıya tahsis edildiği görülmüştür. Tapu kayıtlarının incelenmesinde taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Mahkememizin *** K. Sayılı ilamı ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 664-Talas sicil numarasında kayıtlı davalı Sınırlı Sorumlu ... Yapı Kooperatifi'nin iflasına, iflasın 28/11/2022 günü saat 11:12 itibari ile açılmasına karar verildiği, kararın ise kesinleştiği görülmüştür. İcra dairesi yazı cevaplarında 2. Alacaklılar toplantısını yapamayacağı belli olduğundan ve tasfiyenin tatiline karar verdiğinden mahkememizce yargılamanın sürümcemede kalmaması için yargılamaya iflas dairesine tebligat çıkarmak suretiyle devam edilmiştir. Bilindiği üzere kooperatif, 1163 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde; “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklar” şeklinde tanımlanmıştır. Türk Hukuk Lûgatında da kooperatifin Kanun’da düzenlenen tanımı aynen muhafaza edilmiş; kooperatiflerin amaçlarına ve ortaklarının niteliklerine göre “tüketim kooperatifi”, “üretim kooperatifi”, “kredi kooperatifi”, “yapı kooperatifi” gibi çeşitli adlarla çalıştıkları belirtilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 712). Gerçek ve tüzel kişiler, ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını sağlayıp korumak amacıyla kooperatiflere ortak olurlar. Bu amacın gerçekleştirilmesi doğrultusunda ortaklara katılma hakları, koruyucu haklar, malî haklar ve belli sayıda ortağın kullanabileceği haklar şeklinde birtakım haklar tanınmış, yükümlülük ve sorumluluklar getirilmiştir. Her ortağın sermaye payı taahhüt etme ve ödeme, aidat borçlarını zamanında ve eksiksiz ödeme, kooperatif ana sözleşmesinde hüküm bulunması hâlinde bilanço açıklarının kapatılması için ek ödeme yükümlülüğü ve sır saklama yükümlülüğü vardır. Kooperatif ortaklarından her biri ortaklık amacı çerçevesinde borç ve yükümlülük altına girerler. 1163 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler. Bilindiği üzere, “eşitlik” kavramı mutlak ve nispi eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkı vardır. İİK 198. maddesi, "Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur." hükmünü içermektedir. Somut olayda davacı kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescilini talep etmiştir. Ancak İİK 198 maddesi uyarınca kooperatiften doğan tescil hakları para alacağına çevrildiğinden davacının tescil hakkı kanunen mümkün olmadığından reddedilmiştir. -Davacının alacağının sıra cetveline kayıt kabul olarak görülüp görülemeyeceği hususu; Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davanın sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesi de mümkün değildir. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5348 E., 2023/1558 K. Sayılı ilamı) Davacı Yargıtay uygulaması gereği kooperatif üyesi olduğundan taşınmazın bedelinin sıra cetveline kaydı da mümkün olmadığından bu husus da mahkememizce kabul görmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak yatırılan 512,33TL harç ve tamamlama harcı 11.308,75 TL harç olmak üzere toplam 11.821,08TL harçtan mahsubu ile artan 11.393,48TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına, 4-Davalı ... tarafından yapılan 800,00TL Atgv araç ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 107.830,33TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/10/2024 Katip *** e-imzalıdır Hakim *** e-imzalıdır