İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/518 E. 2024/887 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/518
Karar No
2024/887
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/518 Esas KARAR NO : 2024/887 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2013 KARAR TARİHİ : 18/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile ...ne bağlı ... ve bağlı eğitim biriminde öğrenim gören öğrenciler için giyecek malzemelerinden olan bayan pijama, erkek pijama ve spor tişört temini için yapılan ihaleye girerek verdiği KDV hariç 287.750 TL'lik fiyat teklifi polis akademisi ihale komisyonunca uygun bulunup, ihale yetkilisince onanarak davacı ile 26/04/2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, bunun üzerine davacının davalı ... Kumaş ismi ile faaliyette bulunan ... ... ... ile ...nca verilecek muhtelif giyim malzemelerinin kumaşının sağlanması işinin temini için 17/05/2012 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşme gereğince davalıya nakden 70.100 TL ödendiğini, arta kalan imalat bedeli için toplam 135.650 TL tutarında dört adet çek verildiğini, bilahare ek iş için 8.250 TL olmak üzere dört çek daha verildiğini, ancak davalının imalatlarının teknik şartnameye uygun olmadığının tespit edildiğini, bu sebeple kusurlu, ayıplı mal niteliğinde kabul edilerek yapılan imalatın polis akademisi tarafından kabul edilmediğini, ihalenin feshedildiğini, davacının yatırdığı teminatın irad olarak kaydedildiğini, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilerek sözleşmeye aykırı malzemelerin geri alınmasını, icraya konan çeklerle sözleşme kurulurken ödenen meblağların iadesini ve yapılan masrafların tazmininin talep edildiğini, davalının buna cevap vermediğini, davacı tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, icraya konan çeklerle ilgili ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacının iyi niyetini koruyarak çözüm arayışı içine girdiğini, ancak davalı tarafın daha önce mal karşılığında davacıdan aldığı çekleri bankaya ibraz edip arkasını yazdırdığını ve icra takiplerine başladığını, bu takiplerle davacı taşınmazlarına hacizler koydurduğunu, davacının davalıya yeniden ihtarname gönderdiğini, çeklerin arkasının yazdırılması sebebiyle davacı firmanın imajının zedelendiğini, bu durumdan kaynaklanan müspet ve menfi zararları ile manevi zararlarının tazmininin talep edildiğini, aksi taktirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, davalının bu ihtarnameye de cevap vermediğini, taraflar arasında yapılan telefon görüşmesi sonucu taraflar Ankara'ya gelerek 17/01/2013 tarihli protokolü imzaladıklarını, protokolde cezai şart tazminatının kararlaştırıldığını, protokolü diğer davalı ...'in kefil sıfatı ile imzaladığını, ancak davalıların prokol şartlarını tamamen yerine getirmediğini, protokol gereğince şartları yerine getirmeyenin 145.000 TL cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını, davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan "Protokol" adlı sözleşmenin davalılarca ihlalinden doğan 145.000 TL cezai şart tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizin yetkisine itiraz ederek davalıların her ikisinin de ikametinin İstanbul'da bulunduğundan İstanbul Çağlayan Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve dosyanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2014 tarih ve 2013/...- 2014/... E.ve K.sayılı yetkisizlik kararına istinaden Mahkememize tevzi edildiği ve yukarıda yazan esas numarasına kaydı yapılmıştır. DELİLLER 1-Bilirkişi Raporları. Bilirkişiler tarafından düzenlenen 15.05.2023 tarihli Nihai raporda özetle; Yanlar arasındaki 17.01.2013 tarihli Protokolün 6.maddesinde düzenlenmiş cezai şart hükmünün seçimlik cezai şart niteliğinde olduğu, Davacı yanın ya akdin ifasına ilişkin olarak yanlarca ödenmediği karşılıklı kabullerinde bulunan 30.06.2013 vade tarihli 25.000,00.-TL'ık senedin ödenmesini ya da cezai şartın ödenmesini talep etmek arasında bir seçim yapması gerekeceği, Davacı yanca icrai takibe de intikal ettirildiği belirtilen 30.06.2013 vade tarihli 25.000,00.-TL'lık senet bedelinin ödenip ödenmediği hususunun dosya içeriği itibarı ile belli olmadığı, söz konusu senedin icra takibinde yahut haricen ödenmiş olması halinde seçimlik cezai şarta dair cezai şart bedelinin talep ve dava edilemeyeceği, 30.06.2013 vade tarihli 25.000,00.-TL'lık senet bedeli ödenmedi ise davalı yanca senedin ödenmesinden vazgeçilip (söz konusu alacağa ilişkin icra takibinden de vazgeçilmesini gerektireceği kanaati ile) cezai şart bedelinin talep edilmesi halinde ise cezai şart bedelinde indirime gidilerek makul ve adil ölçüler içerisinde 40.000,00.-TL ile sınırlı tutulmasının hak, adalet ve nesafet sınırları içinde değerlendirilebileceği, Davacının faiz talebi yönünden seçimlik cezai şart alacağına dava tarihi olan 04.09.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa gereğince avans faizi yürütülebileceği, Davalı ...'in, 17.01.2013 tarihli protokol ile TBK.nun 583.maddesinde belirtildiği biçimde geçerli kefalet sözleşmesinin mevcut olmadığı, davacının seçimlik cezai şart hakkını kullanması halinde kefaletine ilişkin sorumluluğunun bulunmayacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen 31.07.2024 tarihli ek raporda özetle; Yanların kök rapora itiraz dilekçelerinde ve/veya dava dosyası içeriğinde, kök raporda sunulmuş görüş ve kanaatimizden uzaklaşacak herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, bu nedenlerle kök raporumuzdaki görüş ve kanaatimizin aynen korunduğu, Yanlar arasındaki 17.01.2013 tarihli Protokolün 6.maddesinde düzenlenmiş cezai şart hükmünün seçimlik cezai şart niteliğinde olduğu, Davacı yanın ya akdin ifasına ilişkin olarak yanlarca ödenmediği karşılıklı kabullerinde bulunan 30.06.2013 vade tarihli 25.000,00.-TL'lık senedin ödenmesini ya da cezai şartın ödenmesini talep etmek arasında bir seçim yapması gerekeceği, Davacı yanca icrai takibe de intikal ettirildiği belirtilen 30.06.2013 vade tarihli 25.000,00.-TL'lık senet bedelinin ödenip ödenmediği hususunun dosya içeriği itibarı ile belli olmadığı, söz konusu senedin icra takibinde yahut haricen ödenmiş olması halinde seçimlik cezai şarta dair cezai şart bedelinin talep ve dava edilemeyeceği, 30.06.2013 vade tarihli 25.000,00.-TL'lk senet bedeli ödenmedi ise davalı yanca senedin ödenmesinden vazgeçilip (söz konusu alacağa ilişkin icra takibinden de vazgeçilmesini gerektireceği kanaati ile) cezai şart bedelinin talep edilmesi halinde ise cezai şart bedelinde indirime gidilip gidilmemesi hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemece indirime gidilmesi halinde ise makul ve adil ölçüler içerisinde 40.000,00.-TL ile sınırlı tutulmasının hak, adalet ve nesafet sınırları içinde değerlendirilebileceği yolundaki görüşümüzün de aynen korunduğu, Davacının faiz talebi yönünden seçimlik cezai şart alacağına dava tarihi olan 04.09.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa gereğince avans faizi yürütülebileceği, Davalı ...'in, 17.01.2013 tarihli protokol ile TBK.nun 583.maddesinde belirtildiği biçimde geçerli kefalet sözleşmesinin mevcut olmadığı, davacının seçimlik cezai şart hakkını kullanması halinde kefaletine ilişkin sorumluluğunun bulunmayacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava tazminat davasıdır. Uyuşmazlık; davacının dava dışı ...nün açmış olduğu giyim ihalesini kazandığı bu nedenle belli standartlar taşıyan kumaş alımı için davalı ... kumaş(... ... ...) ile sözleşme akdettiği davalı ...'ın sözleşmede vaat ettiği nitelikleri aykırı kumaşlar teslim etmesi nedeniyle davacının almış olduğu ihalenin feshinden kaynaklı uğradığı müspet ve menfi zararlarının doğup doğmadığı taraflar arasındaki kumaş alım sözleşmesinden kaynaklı anlaşmazlığın yeni bir protokole bağlanarak tarafların yeni şartlar altında anlaşmaya varıp varmadıkları, ikinci protokoldeki hükümlerin gereğince edimlerini yerine getirip getirmedikleri ve davacının davalı tarafla ve diğer davalı ... 'den protokoller ve sözleşme kapsamında kefil veya garentör sıfatıyla sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ve davacı tarafın müspet veya menfi zararının bulunup bulunmadığı tarafların daha sonra prokotolle bağladıkları sözleşmeden kaynaklı cezai şart koşullarının doğup doğmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, 17/05/2012 tarihli sözleşmenin, 25/05/2012 tarihli şartnamenin, çek bordrosu ve fotokopilerinin, ... muayene raporunun, ...nün yazışmalarının, 17/01/2013 tarihli protokolün dosyaya sunulduğu görüldü. 17/01/2013 tarihli protokol kapsamında davacının davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceğinin tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişinin dosyaya sunduğu, kök ve ek raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görüldü.

Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Dava, taraflar arasında kurulan kumaş temin sözleşmesi kapsamında, davalı taraftan belli nitelik ve miktarda kumaş alımı için davacının , davalı tarafa ödeme yaptığı ancak davalının temin ettiği kumaşların sözleşmede belirtilen niteliklere aykırı olması ve davacının girdiği kamu ihalesinin iptali üzerine tarafların 17/01/2013 tarihli protokol ile sözleşmeyi yeniden yapılandırıldığı, tarafların protokole aykırı davranması halinde cezai şart ödeneceğine ilişkin hüküm gereğince davalının protokolde belirlenen ödemeyi yerine getirememesi nedeni ile davacının cezai şart talep edip edemeyeceği noktasındadır. Davacı, davalı tarafın protokolde belirtilmiş olan son tarihli bononun ödenmemesi nedeni ile davalının sözleşmeye aykırı davranmış olmasından kaynaklı olarak yine sözleşmede belirlenen cezai şart tazminatını talep etmişse de, dava konusu edilen protokolde düzenlenen cezai şart hükmünün seçimlik olarak düzenlendiği bu kapsamda davacının davalı taraftan sözleşmede belirtilen edimi veya belirlenen cezai şart alacağını talep edebilecektir. Somut olayda davacı taraf ödenmeyen 30/06/2013 tarihli senet yerine cezai şartı alacağını talep etmesi gerekirken, senedin ödenmesi için ... İcra Müdürlüğünden yasal takip başlattığı, davalının da borcunu ödediği, davacının böylelikle söz konusu senedin ifasını talep ederek cezai şart alacağından vazgeçtiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 2.476,25-TL den düşümü ile kalan 2.048,65-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı taraflar kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.18/12/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/518, K. 2024/887, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-518-e-2024-887-k-8e6b59fb7cde