İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/468 E. 2023/172 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/468
- Karar No
- 2023/172
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2023/514 KARAR NO : 2023/711 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... ASIL DOSYADA; DAVA TARİHİ : 21/07/2023 BİRLEŞEN ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/662 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVACI : ... - ... DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2023 G. KARAR YAZIM TARİHİ: 27/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) ve Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:1)Davacı vekili asıl dosyada dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'un 10/03/2021 tarihinde davalı kooperatifteki hissesini müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin devir sözleşmesinin davalı kooperatif yönetim kuruluna sunulması neticesinde davalı kooperatifin ortağı olduğunu, ancak üye olduğu tarihten iş bu dava tarihine kadar toplanan iki genel kurula katılmasının önlendiğini, 30/05/2022 tarihli genel kurulda tasfiye hususunun görüşüldüğünü, ancak genel kurulun ana sözleşmedeki çağrı usulüne uyulmaksızın yapıldığını ileri sürerek, 30/05/2022 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2)Birleşen ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/662 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın 10/03/2021 tarihinde kooperatif ortağı ...’un kooperatifteki hissesini bedelini nakden ödemek suretiyle devraldığını, ... bu bedel karşılığında kooperatifte bulunan haklarını müvekkiline devrettiğini, devir belgelerinin kooperatif yönetim kuruluna sunulması sonrasında 10/03/2021 tarihinden itibaren usule uygun surette devir işleminin gerçekleştiği ve böylelikle müvekkilinin kooperatifin ortağı olduğunu, ancak Yönetim Kurulunun bu hususta aldığı kararı, yönetim kurulu karar defterine işlemeyerek birtakım hileli işlemler gerçekleştirdiğini, müvekkilinin davalı kooperatifin tasfiyeye girdiğini öğrendiğini, tasfiyeye dayanak olarak 28/06/2021 tarihli karar gösterildiğini, ancak ...'un hissesini müvekkiline devrettiğini yönetim kurulunca bilinmesine rağmen müvekkilinin devirden sonra gerçekleştirilen genel kurula çağrılmadığını, bu nedenle üye olduğu halde yapılan iki genel kurul toplantısına da katılamadığını, yapılan işlemle müvekkilinin kooperatif üyeliği kapsamında sahip olduğu haklarının ihlal edildiğini belirterek üyeliğinin tespitinini ve yine ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/468 E sayılı dosyası ile "Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali Davası" açıldığını, bu davada davalı kooperatifin yasaya ve usule uygun tutulan ve birbirini teyit eden ticari defterlerinde yapılan incelemede 10/03/2021 tarihli defter kayıtlarına göre 5.000 TL üyelik alacağının "... hisse devri" açıklaması ile kaydedildiğinin bilirkişi raporla tespit edildiğini, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/468 E sayılı dosyasıyla yapılan yargılamada müvekkilinin kooperatif üyeliğine ilişkin tespit bulunmadığından taraf sıfatı, aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, kararın taraflarınca istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2023/1133E - 2023/1231K sayılı kararıyla "... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.03.2023 tarih ve 2022/468 E., 2023/172 K. sayılı kararının esası incelemeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" karar verildiğini, müvekkili devir işleminin gerçekleştiği ve usulüne uygun olarak yönetim kuruluna bildirildiği ve üyelik kaydı talep ettiği tarihten itibaren hiçbir üyelik hakkından faydalandırılmadığını, müvekkilinden 5.000 TL üyelik ücreti alınmasına rağmen devir olgusunun inkar edildiğini belirtere, davalarının kabulüne, yine aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması sebebiyle ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/514 E sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:1) Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya süresinde yazılı olarak cevap verilmemiş, tedbir talebi inceleme duruşmasına katılan kooperatif başkan ve üyesi beyanlarında; davacının hisse devri aldığını belirttiği ...'un kooperatife 10/01/2012 tarihinde üye olduğunu daha sonra 24/04/2014 tarihinde çıkmak istediğine dair dilekçe verdiğini , kendilerininde dilekçesi üzerine ileride arsa dağıtımı olması ihtimali düşünülerek mağdur olmaması için o güne kadar ödediği 55.000 TL'nin 50.000 TL'sini banka hesabına yatırdıklarını ve 5.000 TL'sini tutarak üyeliğini devam ettirdiklerini, ancak 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılında yapılan genel kurullara çağrı daveti gönderdikleri halde katılmadığını , 22/06/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı genel kurulundan 1 ay sonra arsanın kooperatifçe alınmayacağını öğrenip üyelikten çıkartılmasını istemesi üzerine 30/07/2019 tarihinde yönetim kurulu kararıyla üyelik kaydının silindiğini, kooperatife Osman'ın ya da Ertuğrul'un, Osman'ın payının devrine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunmadığını, bu nedenle son yapılan genel kurula da davet çıkartılmadığını ve davacı ... 'un kooperatifin üyesi olmadığını beyan etmiştir. 2)Birleşen ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/662 esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Birleşen davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının hissesini devir aldığını iddia ettiği ... isimli kişinin, 22/4/2014 tarihli dilekçe ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, yatırdığı 55.000- TL. nin 50.000- TL. sinin 24/4/2014 tarihinde ...'un banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini, kalan miktarın ise , Kanun ve anasözleşme kapsamında zaten iade edilmeyecek, kooperatife kalacak olan miktar olduğunu, davacının, davalı kooperatife üyelik başvurusu olmadığını, davacı üyelik için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, davacının, davalı kooperatife başvurmadığı gibi davalı kooperatife herhangi bir hisse devir sözleşmesi teslim etmediğini, dava dışı ...'un davacıya devredebileceği bir hissesinin olmadığını, davacı, dava konusu kooperatif hissesini neden satın aldığını, bu hisse için kaç para ödediğini, bu ödemeyi nasıl yaptığı ve sair hususlarda da herhangi bir beyanda bulunmadığını, dava dilekçesinin ekinde sunulan "muavin defter" başlıklı belgede, davacının adı, hissesini devir aldığını iddia ettiği ortak ... ile birlikte geçtiğini, bu kayda göre, kooperatif nezdinde 5.000- (BEŞBİN)TL alacak görüldüğünü, ancak davacı, davalı kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının iddiasını dayandırdığı bu 5.000/(BEŞBİN) TL kaydının, davacının yaptığı ödeme olmayıp, ... un kooperatiften ayrılırken kendisine ödenmeyen, yönetim giderleri vs harcamalar sebebiyle kooperatif uhdesinde tutulan miktar olduğunu, davacının, kooperatifin bir kısım defterleri ve belgeleri kendi elinde iken, bunlar üzerinde tahrifat yaptığını, ...'un adının yanına kendi adını yazdırdığını ve sanki kendisi tarafından nakit bir ödeme yapılmış gibi bir iddiada bulunduğunu ileri sürerek davacının davasının öncelikle zamanaşımı sebebiyle reddine mahkeme aksi kanaatte ise davacının davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER , DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, asıl dosyada; genel kurul kararının iptali istemine , birleşen dosyada ise; kooperatife üye olduğunun tespiti istemine ilişkindir. BİRL Mahkememizce taraf delilleri toplanarak yapılan yargılama neticesinde 28/03/2023 ve 2022/ 468 Esas 2023/172 Karar sayılı ilamyla; "Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, davacının üyeliği devir aldığına dair sunduğu yazılı belge, dava konusu genel kurul toplantı tutanağı, kooperatif kayıt ve belgeleri ile hazırlanan bilirkişi rapor ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; usulüne uygun olarak davalı kooperatife başvuru yapan ve kooperatife üye olan ... (Yeşilyurtlar Makine ve Isı Cihazları Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.)'un, 22/04/2014 tarihli üyelikten istifa talebi üzerine, kooperatife yaptığı toplam 55.000,00 TL ödemenin kooperatif yönetim kurulunca İş Bankası hesabından şirket hesabına 50.000,00 TL'sinin havale edilerek ödediği, ancak üyelikten ayrılmasına ilişkin karar alınmadığı, bilahare 30/07/2019 tarihli ve 10 sayılı kararı ile ortaklığına son verildiği, 5.000,00 TL ödemenin ise kooperatif giderleri olarak tutulduğu, bu nedenle davacıya 10/03/2021 tarih itibari ile ...'un devredilecek bir ortaklık payının bulunmadığı ve de devre ilişkin olarak kooperatif yönetimine yapılan bir başvurunun da bulunmadığı, kooperatif yönetim kurulunca alınmış bir kararın olmadığı, bu nedenlerle davacının kooperatif ortağı sıfatını kazanmadığı anlaşılmıştır. 1163 Kooperatifler Kanunu 53. maddesi gereğince, genel kurul tarafından alınan kararlar aleyhine iptal davasını açma hakkına kooperatif ortağının sahip olduğu, davacının davalı kooperatifin ortağı olmadığı ve bu nedenle, davalı kooperatifin 30/05/2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların iptali istemiyle, iş bu davayı açmada taraf sıfatı, aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine,... Bölge Adliye Mahkemesinin 13/07/2023 tarih ve 2023/1133 Esas, 2023/1231 Karar sayılı ilamıyla;"436.001 Nolu Üyelik Müraccatına İstinaden Yatırılan"adıyla açılmış bulunan hesapta üyelikten istifa eden ...'a ait bakiye 5.000,00 TL alacağın "2021 yılında davalı ... Hisse Devri" açıklaması ile kaydedilmiş olmasının, dava dışı ...'un 30.07.2019 tarih ve 10 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla istifa etmiş olması ve ...'un devredecek hissesinin bulunmaması karşısında hukuki sonuç doğurmayacağının kabulü isabetli olmuştur. Kooperatiften istifa veya ihraç nedeniyle (devir dışındaki nedenlerle) ayrılan ortağa çıkma payının ödenmesi sırasında gider payının kesilmesi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun 17/1. ve anasözleşmenin 15. maddelerine uygun olup, dava dışı ... tarafından ödenen bakiye 5.000,00 TL.'nin bu amaçla iade edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki İlk derece Mahkemesince; "1163 Kooperatifler Kanunu 53. maddesi gereğince, genel kurul tarafından alınan kararlar aleyhine iptal davasını açma hakkına kooperatif ortağının sahip olduğu, davacının davalı kooperatifin ortağı olmadığı ve bu nedenle, davalı kooperatifin 30/05/2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların iptali istemiyle, iş bu davayı açmada taraf sıfatı, aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir." denilerek, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir........... Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. Buna göre İlk derece Mahkemesince, davacının davalı kooperatifin ortağı olmadığı, bu nedenle genel kurul kararının iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 114/(1)-h ve 115/(2). maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davacının fiil ehliyetini haiz olduğu ve yukarıda açıklanan kavramlar arasındaki farklılıklar gözetilmeksizin hükmün gerekçe bölümünde davacının "taraf sıfatı, aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir." denilmesi, hüküm fıkrasında da "davacının aktif husumet sıfatının bulunmadığı" ibaresine yer verilmesi doğru olmamıştır."gerekçesiyle kararımız kaldırılarak dosyamız geri çevrilmiştir. Davacı vekili birleşen davada, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitini talep etmiş ise de ; asıl davada açılan genel kurul kararın iptali talebinin 1163 sayılı KK nunu 53. Maddesi gereğince davanın ön şartı olan davalı kooperatife üye olma hususunda yapılan inceleme neticesinde, davacının üye olmadığı tespit edilerek davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur. Bu dosyadaki deliller vede davalı kooperatif defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaparak hazırlanan bilirkişi raporu nazara alındığında; davacının, payını satın aldığını iddia ettiği ...un 2021 yılı öncesinde pay devri yaptığı vede ortaklıktan çıkması kararı verildiğinden davacını adı geçende alabileceği bir payın bulunmadığı ve bu nedenle davalı kooperatif üyesi olamayacağı anlaşılmıştır. Yine asıl dosyanın istinaf incelemesini yapan İstinaf Mahkemesinin kaldırma kararında; "436.001 Nolu Üyelik Müraccatına İstinaden Yatırılan" adıyla açılmış bulunan hesapta üyelikten istifa eden ...'a ait bakiye 5.000,00 TL alacağın "2021 yılında davalı ... Hisse Devri"açıklaması ile kaydedilmiş olmasının, dava dışı ...'un 30.07.2019 tarih ve 10 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla istifa etmiş olması ve ...'un devredecek hissesinin bulunmaması karşısında hukuki sonuç doğurmayacağının kabulü isabetli olmuştur. Kooperatiften istifa veya ihraç nedeniyle (devir dışındaki nedenlerle) ayrılan ortağa çıkma payının ödenmesi sırasında gider payının kesilmesi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun 17/1. ve anasözleşmenin 15. maddelerine uygun olup, dava dışı ... tarafından ödenen bakiye 5.000,00 TL'nin bu amaçla iade edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır." yönündeki kabulüyle de , davacı vekilinin, defterde kayıtlı "5.000,00 TL nin" müvekkiline hisse devrine ilişkin olduğunu, bunun üyeliklerine delil teşkil ettiği iddiasının kabul edilebilir olmadığı da anlaşılmıştır. Ayrıca kooperatif yönetim kurulu başkanın, asıl davada tedbir kararın değerlendirilmesine yönelik dinlediği duruşmada ki beyanında; " ...'un 22/06/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı genel kurulundan 1 ay sonra arsanın kooperatifçe alınmayacağını öğrenip üyelikten çıkartılmasını istemesi üzerine 30/07/2019 tarihinde yönetim kurulu kararıyla üyelik kaydının silindiği," yönüdeki beyanı vede bu hususun bilirkişice asıl dosyada yapılan defter kayıt incelemesiyle tespiti karşısında, yerinde olmadığı görülmüştür. Tüm bu nedenlerle, asıl davada , davacının davalı kooperatifin ortağı olmadığı, bu nedenle genel kurul kararının iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığından usulden reddine , birleşen davada ise; asıl ve birleşen dosyada mevcut deliler nazara alındığında davacının üye olmadığı anlaşılmakla açılan üyeliğin tespiti istemene yönelik davasının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dosyada; davacının davasının, HMK'nun 114/1-h ve 115-2. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Birleşen ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/662 esas sayılı dosyasında; davacının, DAVASININ REDDİNE, 3- A)Asıl dosyada alınması gerekli 269,85-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,95-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, B)Birleşen dosyada alınması gerekli 269,85-TL harç, başlangıçta peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-A)Asıl dosyada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla geçerli AÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, B)Birleşen dosyada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla geçerli AÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak , davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023 Başkan ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Katip ... ✍e-imzalıdır