İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/445 E. 2024/318 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/445
- Karar No
- 2024/318
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/445 Esas KARAR NO : 2024/318 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/05/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26.04.2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.11.2019 tarihinde saat 20.00 civarında sürücü ....’ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile İstanbul ili ... mahallesi .... Bulvarı ... Hastanesinin Çocuk Acil bölümü önünde müvekkili yayaya arkadan önce koluna daha sonra ayağına çarparak müvekkilinin üzerinden geçtiğini, müvekkiline arkadan çarparak arabanın altına alınması ve sürüklenmesi ardından sürücü arabasıyla olay yerinden hemen kaçtığı için kaza tespit tutanağı tutulamadığını, akabinde müvekkilinin bayıldığını, etraftakilerin ve hastane önündeki hemşirelerin yardımı ile .... Hastanesi’ne kaldırılarak, sağ ayağında iki parmağı ve tarak kemiğinde kırıklar ve baş parmağında çatlak meydana geldiğinin saptandığını ve atel/alçı tedavisini yapmış ve tedavi giderlerini karşılamak zorunda kaldığını, tedavi sürecinin 3 aya kadar uzayan müvekkilinin bu kaza nedeniyle geçici iş göremez duruma geldiğini, söz konusu meydana gelen kazanın, müvekkili açısından hem fiziksel hem de ruhsal ağır bir sonucun doğmasına neden olduğunu, kazanın oluşmasında davalının asli kusurlu olduğunu, Küçükçekmece .... . Asliye Ceza Mahkemesi ... E. dosyası ile sürücünün asli kusurlu olduğunun Adli Tıp Raporu ile tespit edildiğini, mahkeme tarafından maluliyet ve iş gücü kayıp oranlarının tespiti için hastane veya adli tıp'a sevk edilmesini talep ettiklerini, müvekkili için davalı ... Sigortaya başvuru yapıldığında maluliyet ve iş gücü kaybının tespiti için taraflarına sevk yazısı verilmesinin talep edildiğini ancak davalı sigorta tarafından sevk yazısının verilmediğini, sevk yazısı verilmediğinden sağlık kurulundan maluliyet raporu alınamadığını, ancak fiziksel olarak müvekkilinin halen yürüdüğünde bacak ağrısı nedeniyle kilitlenmekte ve hareket edemediğini, mesleğini bırakmak zorunda kaldığını, kazadan önce konfeksiyonda makine ustası olarak çalışırken kazadan sonra ayak ağrıları ve güçsüzlüğü nedeniyle makine pedalını eskisi gibi kullanamadığından işe devam edemediğini, güç kaybı tazminatını da talep ettiklerini, neticede müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı cismani zarar nedeniyle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı Kanun m.109 uyarınca belirlenecek geçici iş görmezlik tazminatı kazanç kaybı için 100,00-TL, sürekli iş görmezlik tazminatı çalışma gücü kaybı için 100,00-TL, tedavi ve iyileşme giderleri için 1.169,00-TL maddi tazminat tutarlarının davalı araç sahibi yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise (sigorta limiti aşılmamak üzere) temerrüt tarihinden işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik olmak üzere toplam 1.369,00-TL TL’nin davalı sigorta şirketi ve araç sürücüsünden birlikte ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin yaşadığı ağrı, acı, elem ve manevi sıkıntılar nedeniyle 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek işletme kredisi temerrüt faizi ile birlikte davalı araç sahibinden kusuru oranında tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin huzurdaki davaya konu kazada kusursuz olduğunu,, dosyaya kaza tespit tutanağı da sunulmadığını, gerçekte kazaya sebebiyet veren, davacının kendi kusurlu davranışları olduğunu, dosyada, davacının maluliyetine ilişkin rapor bulunmadığını, dosyada davacının maluliyetini ispatlar nitelikte düzenlendiğini, sağlık kurulu raporunun ve tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığını, davacının , kaza sonucunda herhangi bir maluliyetinde oluşmadığını, davacı kaza sonrası 11 ay boyunca çalışamadığını, ilk 4 ay için SGK tarafından ödeme yapıldığını, ancak sonraki 7 ay için SGK tarafından ödeme yapılmadığını iddia ettiğini, ancak, davacı sonraki 7 aya ilişkin iş görmezlik raporu olmadığı ve gerçekte çalışmaya engel hali olmadığı halde keyfiyete dayalı çalışmamayı tercih ettiğini, davalının çalışmadığı 11 aya ilişkin kazanç kaybı talebinde bulunması hukuka aykırı olduğunu, İzah edilen nedenlerle müvekkili aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar talep etmiştir. Davalı .... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Kazaya karışmış olan .... plakalı araç müvekkili şirkette, 24.05.2019 - 24.05.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, İşbu poliçelerden dolayı sorumlulukları, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 390.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekâlet ücreti sorumluluklarında bu miktara isabet eden oranlarda olacağını. poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, hiçbir surette işbu davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması keza müvekkıli şırkete iletilen sağlık raporu tetkik edildiğinde, sunulan raporun 01.06.2015 tarıhlı genel şartlarda belırtılen nıtelığe haiz olmadığı anlaşıldığını, dava konusu kaza sebebiyle davacının trafik kazası neticesinde talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatını somut olarak tespit edebilmesi mümkün olduğundan, işbu davanın hmk madde 107 icabı "belirsiz alacak davası ya da kısmi dava" olarak açılmasının mümkün olamayacağının sabit olduğunu, bu sebeple, işin esasına geçilmeksizin davacının öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, yukarıdaki itirazlarının kabul edilmemesi halinde, yeni genel şartlar uyarınca maluliyet tazminatı hesaplamaları türk borçlar kanunu hükümlerine göre değil, zmm genel şart ekinde yer alan trh-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, 9. müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, huzurdaki davanın bu nedenle de esastan reddi gerektiğini, tedavi, ulaşım, barınma, beslenme, pansuman, rehabilitasyon, özel muayene masrafları “sağlık giderleri teminatı” içerisinde değerlendirildiğini, bu suretle izah ettikleri ilgili yasa, genel şart hükümleri ve itiraz hakem heyeti kararı doğrultusunda bu yöndeki taleplerin poliçe teminatı dışında kaldığını başvurunun reddine karar verilmesini talep ettiklerini, berlitilen nedenlerle müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas Kurulu'nun 02/05/... Tarih, .... Sayılı maluliyet raporunda; "Mevcut belgelere göre; ... kızı, 26/12/1987 doğumlu ....’nün 19/11/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirilmede; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, B- İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, C- Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği" kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Üst Kurulu'nun 31/10/.... Tarih, ... Sayılı maluliyet raporunda; "Mevcut belgelere göre; ... kızı, 26/12/1987 doğumlu ....’nün 19/11/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, A- 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirilmede; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, B- İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, C- Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği" kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 26/02/.... Tarih, ... Sayılı kusur raporunda; "Mevcut bulgulara göre; A) Sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan araç ile kaza mahalli hastane otoparkı içerisine gelmesi akabinde, acil servis önlerinde aracında yolcu olarak bulunan eşi ve çocuklarını indirdikten sonra hareketine başlamadan önce görüş alanını kontrol altında bulundurması, ön ilerisinde bulunan yaya nedeniyle etkili tedbir alması, seyrine uygun bir anda kontrollü bir şekilde başlayarak müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, tedbirsizce seyri sırasında ön ilerisinde bulunan yayaya çarpması sonucu gerçekleşen kaza kusurludur. B) Müşteki ... kaza mahalli hastane otoparkı içerisinde yaya olarak bulunduğu sırada, kaza mahallinin araç trafiği açısından yoğun bir yer olduğunu dikkate alarak seyirle gelen araç nedeniyle etkili korunma tedbiri alması gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği anlaşılmakla gerçekleşen kazada kusurludur. SONUÇ:Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ...'ın %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, B) Müşteki ....nün %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu"kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Davacı vekili 22/11/2022 tarihli celsede imzalı beyanında: "maddi tazminat talebimiz yönünden her 2 davalı açısından da feragat ediyoruz, sadece davalı ... yönünden manevi tazminat davamızı devam ettireceğiz, manevi tazminat talebimiz mevcuttur, söz konusu maddi tazminat feragatimiz açısından yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur, ancak sulh protokolünde çıkacak yargılama giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu olacağı hüküm altına alındı. Bu anlaşma dikkate alınarak yargılama giderini, arabuluculuk ücretine ve harca karar verilsin, tarafımıza süre verilirse manevi tazminata ilişkin karşı taraf ile görüşme yapacağız," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı .... vekili 22/11/2022 tarihli celsedeki imzalı beyanında:" Davacının maddi tazminat talebi yönünden feragatini kabul ediyoruz, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz yoktur, manevi tazminat yönünden tarafımıza süre verilsin, karşı taraf ile görüşme yapacağız," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı .... Sigorta vekili 23/09/2022 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçesi ile " Davalı .... Sigorta A.Ş. Vekili olarak, davacı ve vekili ile haricen görüşme gerçekleştirilmiş olup; müvekkil sigorta şirketi sorumluluğunda bulunan tazminat hususunda anlaşmaya varılmış, sulh olunmuştur. Sulhe istinaden davacı vekilince sunulan davanın ilgili tazminat yönünden konusuz kalması beyanını kabul etmekteyiz. İlgili tazminatlar bakımından davacı vekilinin olduğu gibi bizim de masraf ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır. Ayrıca arabuluculuk ücretinin üzerimizde bırakılmasını talep ederiz. Ayrıca protokolde belirtildiği üzere maddi tazminattan feragat nedeniyle çıkacak harç ve yargılama giderlerinin de üzerimizde bırakılmasını talep ederiz. İlgili dosyada Masraf ve vekalet ücreti talebimizden istinaf ve temyiz hakkımızdan feragat ettiğimizi beyan ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, Adli Tıp Raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu; 19.11.2019 tarihindeki trafik kazasına dayalı davacının davalılardan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava olduğu görülmüştür. Dava konusu miktar 41.369-TL' dir. Davalı sigorta şirketi tarafından, ..... plakalı araca ilişkin başlangıç 24/05/2019 bitiş ve 24/05/2020 tarihleri arasını kapsar Motorlu Kara Taşıt Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinin celp edildiği görülmüştür. Kaza tarihi itibariyle mevcut bir poliçenin var olduğu anlaşılmıştır. Yargılamaya konu kazayla ilgili yürütülen ceza yargılamasına ilişkin Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin .... E. - ..... K. sayılı ilamı ve yargılama dosyası dosyamız içerisine celp edilmiştir. İncelenmesinde, iş bu davanın davalısı ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan kusur ve maluliyet yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...İhtisas Üst Kurulu'nun 31/10/... Tarih, .... Sayılı maluliyet raporunda; "Mevcut belgelere göre; ... kızı, 26/12/1987 doğumlu ...’nün 19/11/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, A- 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirilmede; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, B- İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, C- Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği" şeklinde görüş bildirmiştir. Teknik incelemeye göre belirlenen bu iş göremezlik raporuna, mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 26/02/... Tarih, ... Sayılı kusur raporunda; "Mevcut bulgulara göre; A) Sürücü .... sevk ve idaresinde bulunan araç ile kaza mahalli hastane otoparkı içerisine gelmesi akabinde, acil servis önlerinde aracında yolcu olarak bulunan eşi ve çocuklarını indirdikten sonra hareketine başlamadan önce görüş alanını kontrol altında bulundurması, ön ilerisinde bulunan yaya nedeniyle etkili tedbir alması, seyrine uygun bir anda kontrollü bir şekilde başlayarak müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, tedbirsizce seyri sırasında ön ilerisinde bulunan yayaya çarpması sonucu gerçekleşen kaza kusurludur. B) Müşteki ... kaza mahalli hastane otoparkı içerisinde yaya olarak bulunduğu sırada, kaza mahallinin araç trafiği açısından yoğun bir yer olduğunu dikkate alarak seyirle gelen araç nedeniyle etkili korunma tedbiri alması gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği anlaşılmakla gerçekleşen kazada kusurludur. SONUÇ:Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ....'ın %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, B) Müşteki ...'nün %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir. Oluşa göre belirlenen bu kusur oranlarına mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir. Maddi tazminat yönünden, davacının davasından feragat etmesi sebebiyle maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. ** Hakimin manevi zarar adı ile kazaya uğrayana verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları olaydaki kusur durumu ve olayın oluş şekli, olay tarihi ve kaza olayı göz önüne alınmak sureti ile manevi zarar aşağıdaki şekilde belirlenmiş ve hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan tüm sebepler dolayısıyla aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının tüm davalılara karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -12.500,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Amaar Alasaad'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken (MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN) (427,60-TL'nin 2/3'üne denk gelen) 285,06-TL harcın, davalı .... Sigorta vekilinin beyanı doğrultusunda davalı .... Sigorta'dan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken (MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN) 853,88-TL harcın, davalı ....'dan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, - Davacı tarafından yatırılan 37,10-TL harcın davalı ....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalı .... Sigorta vekilinin beyanı doğrultusunda davalı ... Sigorta'dan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafından tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere yargılama gideri olarak yapılan toplam 533,25-TL yargılama giderlerinin (manevi tazminat davası yönünden yapıldığı kabul edilerek), davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak % 31,25' i olan 166,64-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,(gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan (100,00 TL e-tebligat ve 10.078,00-TL ATK ücreti) toplam 10.178,00-TL'nin (manevi tazminat davası yönünden yapıldığı kabul edilerek), davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak; - % 31,25' i olan 3.180,62-TL'nin davalı ...' dan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, - % 68,75' i olan 6.997,38-TL'nin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 8-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 12.500,00-TL vekalet ücretinin Davalı...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Reddedilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 12.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ......'a VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır