İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/406 E. 2023/495 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/406
Karar No
2023/495
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/406 Esas - 2023/495 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/406 Esas KARAR NO : 2023/495

HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : ... Haklarına Tecavüz Olmadığının Tespiti DAVA TARİHİ : 31/10/2022 KARAR TARİHİ : 17/11/2023 YAZIM TARİHİ : 22/11/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan ... Haklarına Tecavüz Olmadığının Tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 31/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın, “...” ticari isimli ürünü geliştirdiğini, bu süreçte ürüne ilişkin yapılan ... araştırmasında, davalı yana ait bulunan ... sayılı patentlerin varlığını tespit etmiş olduklarını ve söz konusu patentlere tecavüzün olmadığının tespiti için iş bu davayı açmak gereğini duyduklarını,... sayılı ..., ... yayın numaralı ... sayılı ..., ... yayın numaralı ... validasyonu olarak Türkiye’de koruma altında olduğunu, davalı yana ait patentlerin koruma kapsamları karşısında, müvekkile ait dava konusu ürünlerin özellikleri dikkate alındığında, söz konusu patentlerin bağımsız istemlerini ve yöntem istemlerini ihlal etmediğini, bağımsız istemlerin ihlal edilmemesi nedeniyle de bağımlı istemlerin de ihlal edilmediğinin sabit olduğunu, müvekkile ait ürünün formülasyonunda hiçbir şekilde bir ara katman ve bir kılıf içermediğini, müvekkile ait ürünlerde etkin maddenin patentte korunan form olan iki fazda salgılanmadığını, müvekkile ait ruhsat başvuru dosyalarına ilişkin belgeleri içeren teknik mütalaanın dosyaya ibrazı öncesinde, gizlilik kararı ile söz konusu belgelerin kasaya alınmasına karar verilmesine, müvekkile ait ve dava konusu edilen “...” ticari isimli ürünün, davalı yan adına koruma altına alınmış olan ...sayılı ... belgeleri ile korunan unsurlara tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesi hususunu talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili 14/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’da kain bir şirket olup, 120 yıldır sağlık ve farmasötik sahasında faaliyet gösteren, 320 çalışanıyla sektöründe lider bir şirket olduğunu, müvekkil şirketin, kurulduğu 1898 yılından bu yana, beşeri kullanım için farmasötik preparatlarda ilaçların imalatı ve pazarlanması dahil olmak üzere kimya ve farmasötik alanlarda faaliyet göstermekte olduğunu, ... nezdinde ... sayı ile valide edilmiş olan ... sayılı ...’nin sahibi olduğunu, davacı yanın dava konusu ettiği ... sayılı ...’nin Türkiye validasyonu olan ... sayılı ..., ... nezdinde hali hazırda geçerli olmadığını, ... sayılı ... ... nezdinde geçerli olmadığından bu ... açısından tecavüzün varlığının huzurdaki davada tartışılmasına gerek olmadığını ve bu ... açısından davanın konusuz olduğunu, davacı yanın varlığından bahsettiği “...” ticari isimli ürününün müvekkilinin ... sayılı patentini ihlal edip etmediği açısından ise, davacı dava dilekçesinde piyasada mevcut bir “ürün” varmışcasına, “...”ten bahsetmekte olduğunu, ancak ... ... online kayıtları incelendiğinde, ruhsatlı ürünler listesinde, geri ödeme listesinde veya ruhsat başvuruları listesinde “...” ürününe rastlanmadığını, dolayısı ile böyle bir ürünün piyasada olmasının yasal olarak mümkün görünmediğini, ileride mahkemenin davacı yanın ... nezdindeki ilaç ruhsat başvuru dosyası üzerinde inceleme yapılmasına karar verdiği taktirde veya davacıya ait ilaç ruhsat dosyası celbedildiği taktirde teknik uzmanlarıyla birlikte incelemeye katılmalarına ve ruhsat dosyası üzerinde gerekli incelemeleri yapmalarına izin verilmesine karar verilmesini beyanla; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, ... Haklarına Tecavüz Olmadığının Tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacıya ait "..." isimli olup ruhsat başvurusuna konu olduğu belirtilen ürünün, davalı adına tescilli ... ve ... sayılı ... haklarını ihlâl edip etmediği, ... sayılı ... bakımından davanın konusuz kalıp kalmadığı, konusuz kaldıysa söz konusu ... bakımından dava tarihi itibariyle davacı yanın dava açmakta haklı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, ... tescil evrakı celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin ...'nda yer alan ... ruhsat başvuru dosyası üzerinde yerinde inceleme yapılarak bilirkişi incelemesi yapılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6769 sayılı SMK m.154 hükmüne göre; (1) Menfaati olan herkes, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibi, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabilir. Bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı olarak aranmaz. Bu dava, kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından açılamaz. (2) Birinci fıkra uyarınca açılan dava, sicile kayıtlı tüm hak sahiplerine tebliğ edilir. (3) Birinci fıkra uyarınca açılan dava, hükümsüzlük davasıyla birlikte de açılabilir. (4) Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci fıkrası ile 143 üncü maddenin onuncu veya onikinci fıkrası uyarınca yapılan yayımdan önce, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak karar veremez. 6769 sayılı SMK m.154 hükmü ile klasik anlamda bir menfi tespit davası türü düzenlenmektedir. Bu dava, özellikle somut olayda olduğu gibi ilaç sektörü bakımından büyük önemi haizdir. Zira jenerik ilaç firmaları, kısaltılmış ruhsat başvurusu yoluyla, ... koruma süresi dolan etken maddeli ilaçların jenerik versiyonlarını çıkarmayı planladıklarında, henüz ilacın üretimine başlamadan ya da ihlal davası riski göze alınarak ilaç üretilse bile henüz piyasaya çıkmadan önce, erken aşamada, bu ilacın, orijinal ilaç üreticisinin bir ... tecavüz oluşmadığı yönünde bir mahkeme kararına ihtiyaç duymaktadır. Bunun yapılması, aslında her iki taraf için de yararlıdır. Çünkü eğer jenerik ilaç ya da onun üretimi yahut kullanım biçimi, reçetesi, kısa ürün bilgisi, kullanma talimatı, mevcut bir patente tecavüz oluşturabilecek nitelikte ise, orijinal ilaç firmaları, böyle bir davada ... tecavüzünü ispat ederek davanın reddini sağlamak suretiyle, olası ... tecavüzünün bir şekilde önüne geçmiş olacak, jenerik ilaç firmaları ise eğer üretecekleri jenerik ilaç, mevcut bir patente tecavüz oluşturmadığına ilişkin bir menfi tespit hükmü elde ederek, herhangi bir toplatma tehdidiyle karşılaşmadan rahatlıkla ilaçlarını piyasaya sürebilecek ya da ilaç eğer ... tecavüzüne yol açacak nitelikteyse, büyük meblağlı yatırım harcaması yapmaktan ve ilaç piyasaya çıktıktan sonra toplatılması nedeniyle uğrayabilecekleri ciddi maddi kayıplardan kurtulabilecektir (...). Somut olayda; davacı vekili, müvekkiline ait olup ...'nda ... ruhsat başvuru takip numaralı "..." isimli ürünün, davalıya ait ... ve ... sayılı ... haklarına tecavüz oluşturmadığının tespit edilmesine karar verilmesini istemektedir. Davalıya ait ... evrakı celp edilip incelendiğinde; ... sayılı ... davalı adına tescilli olduğu, dava tarihi itibariyle geçerliliğini sürdürdüğü, ... sayılı ... davalı adına tescilli olduğu, dava tarihi itibariyle geçerliliğini sürdürdüğü, ancak; 2022 yılına ait yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle 24.12.2022 tarihi itibariyle geçerliliğini yitirdiği müşahede edilmiştir. İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; davalıya ait ... sayılı ..., dava tarihinden sonra geçerliliğini yitirdiği, bu nedenle, söz konusu ... hakkında davacı ürününün tecavüz oluşturmadığı istemi bakımından davanın konusuz kaldığının anlaşılması nedeniyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bununla birlikte; 6100 sayılı HMK m.331/1 hükmü uyarınca; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceğinden, dava tarihi itibariyle, söz konusu ... bakımından davacının haklı olup olmadığının irdelenmesi amacına matuf olarak, söz konusu ... bakımından da esasa ilişkin değerlendirme yapılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için ... ruhsat başvuru takip numaralı "..." isimli davacıya ait ürün evrakı ve davalıya ait ... evrakı üzerinde mahkememizce oluşturulan bir ... uzmanı, bir farmasötik kimya alanında öğretim elemanı ve bir farmasötik teknoloji alanında öğretim elemanı vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememize ibraz edilen 15/09/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen teknik verilere göre; ... sayılı ... istemleri incelendiğinde; 1 numaralı bağımsız ürün istemi unsurları aşağıdaki gibidir: Bir çekirdek, çekirdeğin üst yüzeyinde düzenlenmiş mide salgısına dirençli bir ara katman ve ara katmanın çekirdeğin karşı taraf üstünde düzenlenmiş bir kılıf burada hem çekirdek hem de kılıf her birinin etken maddesinin bir kısmını içermektedir ve ilaç formu etken maddeyi en azından iki fazda salgılamaktadır: birinci faz etken maddenin mide salgısına girişinden hemen sonra salınmaktadır ve kılıf çekirdeğe kütlesel oranı en azından 0,5:1 arasındadır. Davacıya ait ... isimli üründe, çekirdeğin üst yüzeyinde düzenlenmiş mide salgısına dirençli bir ara katman, ara katmanın çekirdeğin karşı taraf üstünde düzenlenmiş bir kılıf teknik unsurları bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacıya ait ürün, ... numaralı ... koruma kapsamında yer almamaktadır. ... sayılı ... istemleri incelendiğinde; 1 numaralı bağımsız ürün istemi unsurları aşağıdaki gibidir: En az birinci etken madde barındıran birim ve en az ikinci etken madde barındıran birim, burada birimler, en az bir amino grubuna sahip bir birinci etken madde içermektedir, burada birinci etken madde, 1,1 pH değerinde 10 mg/ml’den daha az su içinde bir çözünürlüğe sahiptir, burada birinci etken madde, ... ve/veya kalsiyum antagonistlerine ait gruptan seçilmektedir, söz konusu dozaj formu, birinci birimin, birinci etken maddeyi mide içinde hemen salabilmesi ve ikinci etken birimin, mide özsuyuna karşı dirençli olarak tasarlanması ile, ikinci etken madde barındıran birimin, bir matris polimer ve birinci etken madde barındıran bir etken madde matrisi içermesi, burada birinci etken maddenin, etken madde matrisinde dağılması ile karakterize edilmektedir, ayrıca söz konusu dozaj formunun, etken madde matrisinin, en çok 1:1’lik bir kütle oranında birinci etken maddeyi ve matris polimerini barındırması ile karakterize edilmektedir. Davacıya ait ... ürününün istem 1 ile korunduğu gibi iki ayrı birimi olmadığı, tek bir birim tablet içerisinde iki ayrı etken madde içerdiği, birinci etken maddenin (Sinnarizin) yaş granülasyon yöntemi ile granüllerinin hazırlandığı, ikinci etken maddenin (...) kuru granülasyon yöntemi ile granüllerinin hazırlandığı, daha sonra granüllerin tablet olarak basıldığı, tek bir birim halinde üretildiği, her iki etken maddenin de ... mide sıvısı içerisinde hemen salındığı ve üründe ... olmadığı tespit edilmiştir. Bu bilgiler ışığında, davacıya ait ... isimli ürün ... numaralı ... koruma kapsamında yer almamaktadır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda yer verilen ve yukarıda özetlenen teknik verilerek göre; davacının, ...'nda ... ruhsat başvuru takip numaralı "..." isimli ürününün, davalıya ait ... sayılı ... ve ... sayılı patentlerin koruma kapsamında olmadığı, dolayısıyla, bu patentlere tecavüz oluşturmadıkları tespit edilmiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kabulü ile; davacının, ...'nda ... ruhsat başvuru takip numaralı "..." isimli ürününün, davalıya ait ... sayılı ... hakkına tecavüz oluşturmadığının tespitine, davacının, ...'nda ... ruhsat başvuru takip numaralı "..." isimli ürününün, davalıya ait ... sayılı ... hakkına tecavüz oluşturmadığı istemi bakımından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tamamından davalı yan sorumlu tutulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile; davacının, ...'nda ... ruhsat başvuru takip numaralı "..." isimli ürününün, davalıya ait ... sayılı ... hakkına tecavüz oluşturmadığının TESPİTİNE, 2-Davacının, ...'nda ... ruhsat başvuru takip numaralı "..." isimli ürününün, davalıya ait ... sayılı ... hakkına tecavüz oluşturmadığı istemi bakımından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 189,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 75,50 TL vekalet harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.060,00 TL tercüman bilirkişi ücreti, 117,00 TL yurt dışı tebligat harcı, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 160,75 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 9.620,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan 115,20 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/11/2023 Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/406, K. 2023/495, T. 17.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-5-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2022-406-e-2023-495-k-27f681a5ff01