İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/30 E. 2023/175 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/30
- Karar No
- 2023/175
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/30 KARAR NO : 2023/175 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - Mersis No: ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 1- ... - ( T.C. Kimlik No: ...) ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : 2- ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü KARAR TARİHİ : 16/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ :09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin Türkiye'nin en eski şirketlerinden biri olduğunu, müvekkiline ait “...” ibareli markaların tescilinin 1999 yılına kadar uzanmakta olduğunu, “...” markalarının aynı zamanda ... ve ... sayı ile tanınmış marka olarak da koruma altında olduğunu, bu nedenle müvekkilin markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan dava konusu “...” markasının aynı, aynı tür ve benzer ürünler için tescilinin talep edildiğini, markalar arasında yüksek derecede görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, davalı markasındaki “...” ibaresinin oldukça yaygın bir kullanıma sahip olduğunu ve ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, anlamsal vurgunun “...” ibaresi üzerinde toplandığını, Google arama moturunda “...” ibaresiyle yapılan aramada müvekkiline ait ... bağlantılı sonuçların üst sıralarda çktığını, dava konusu markanaın müvekkili şirket adına tescilli “...” ibareli markaların serisi niteliğinde olduğunu, tüketicinin markalar arasında bağlantı kurma ihtimali bulunduğunu, dava konusu markanın 29,30,32,35 ve 43.sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tescil edilmek istendiğini, müvekkiline ait “...” ibareli markaların da aynı sınıfta aynı hizmetleri kapsadığını, müvekkiline ait “...” ibareli markaların SMK 6/4-5 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğunu, “...” ibaresinin müvekkilin ticari ünvanı olup davaya konu başvururnun SMK 6/6 gereği reddinin gerektiğini, davalının marka tesciline izin verilmesinin müvekkilinin markalarının sulandırılmasına sebebiyet vereceğine, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalının marka başvurusunun ... anlamında haksız rekabet oluşturduğunu beyanla ... ...'nın ... sayılı itirazın reddi kararın iptali ile tescil edilmesi halinde ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilin tescilli markası ile davalı markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, benzerlik değerlendirilmesinin markada yer alan kelime ya da ... unsurlarının birlikte yarattığı bütüncülü izlenime göre yapılması gerektiğini bu nedenle marka içerisinde yer alan unsurlardan sadece birine bakarak ve diğer unsurlar ihmal edilerek ayırt ediciliğin varlığına veya yokluğuna hükmedilemeyeceğini, ... kararının hukuka uygun olduğunu, davacı tarafın tanınmışlık düzeyinden haksız bir yarar sağlaması markanın itibarına zarar verilmesi markanın ayırt edici karakterini zedeleme ihtimalinin bulunuduğunu ispat etmesi gerektiğini ancak markalar arası hiçbir benzerlik bulunmadığını, davacının marklarındaki hakim unsurun ... kelimesini ve ... boynuzlarını gösteren ... olduğunu, davacının markalarının bankacılık, motorlu araçlar ve mobilya yönünden tanınmış marka olduğunu ancak müvekkilinin genel ticari faaliyetinin gıda sektörü mal ve hizmetler sınıfında kayıtlı olduğunu beyanıyla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirket tarafından ... ibareli markanın tescili için ... ...’na başvurulduğu, başvurunun ... tarafından yapılan ön inceleme aşamasında kabul edildiği, 354 sayılı ...'nde üçüncü kişilerin itirazlarına açıldığı, ... marka başvurusunun ...’nde ilanına, anılan başvurunun, davacı firmaya ait ... ibareli tanınmış markaları ve müvekkilin ticaret unvanı ile benzer olması nedeni ile 6769 sayılı SMK’nın 5. ve 6. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca itiraz edildiği, itirazın ...’nca yapılan inceleme sonucu markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı, davacının markalarının tanınmışlık korumasından yararlanmak için gereken şartların oluşmadığı ve başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığına karar verilerek reddedildiği, anılan karara karşı, davacı tarafından ikinci itiraz edildiği ancak söz konusu itiraz neticesinde, ... ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararında; ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı başvurunun ...,..., ... sayılı markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK’nın 6/1, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 maddeleri uyarınca reddedilmesi talebi ile yapılan itiraz incelenmiştir. Kurulda, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markayı bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla markalar arasında 6769 S.SMK’nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin buılunmadığı kararına varılmıştır. Md.6/4 kapsamında yapılan inceleme sonucunda ... Sözleşmesinin birinci mükerrer altıncı maddesi bağlamında tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir hükmünde belirtilen koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığından itiraz gerekçesi yerinde bulunmamıştır. Öte yandan, 6769 Sayılı SMK’nın 6/5 maddesi ”Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tnınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği,markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka tarihinin itirazı üzerine reddedilir.” hükmüne amirdir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK’nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Bunun yanında, itiraz dilekçesinde öne sürüldüğü gibi itiraza gerekçe markanın 6769 s.SMK’nın 6/6 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddianın kabulü mümkün olmamıştır. Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle utulur delillere rastlanmadığından ve Kurul’da başvurnun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından bir iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle: çoğunluk görüşü olarak; davaya konu markaların 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında benzer olduğu, Davaya konu marka başvurusunda bulunan hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu, 6769 sayılı SMK 6/5. Madde uygulanma şartlarının oluştuğu, Haksız rekabet uygulanma şartlarının oluştuğu, ... ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluştuğu bildirilmiş; azınlık görüşü olarak; markaların emtia karşılaştırılması kısmına katılmakla birlikte; davaya konu markaların 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında benzer OLMADIĞI, davaya konu marka başvurusunda bulunan hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1.maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, 6769 sayılı SMK 6/5. Madde uygulanma şartlarının oluşmadığı, haksız rekabet uygulanma şartlarının oluşmadığı, ... ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, aksi yönde dahi olsa hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... ... +... (29 , 30, 32, 35, 43. sınıf) (01 - (...) - 45. sınıf) ... (...) ...+... (...) Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetlerin davacının ... +... marka tescil kapsamındaki 29, 30, 32 ,43. Sınıfın tamamı yönünden ve 35. Sınıftaki Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat - ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenm iş et ürünleri. Kuru bakliyat.Hazır çorbalar, bulyonlar.Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar.Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar.Kuru yemişler.Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.Yumurtalar, yumurta tozları.Patates cipsleri.Kahve, kaka o; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.Makarnalar, mantılar, erişteler.Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar.Mayalar, kabartma tozları.Her türlü un, irmikler, nişastalar.Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri.Çaylar, buzlu çaylar.Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.Tuz.Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Alkollü içecekler (biralar hariç): mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) yönünden aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; davaya konu davalı markasının dikdörtgen şekli haiz kırmızı zemin üzerine beyaz renkte özel stilize harfler kullanılmak suretiyle yazılan “...” ibaresinden ve 7 harften oluştuğu, kullanılan özel yazı karakterinden kaynaklı olarak markada bulunan ... harflerinde üstten sola doğru kısa uzatma işaretinin bulunduğu, markada bulunan ...harflerinin kısmen silikleştirilerek oluşturulduğu, ... ibaresinin tek başına öne çıkan baskın ve esas unsur olmayıp, bu hali ile bir bütün halinde markanın esas unsurunu ... ibaresi oluşturduğu anlaşılmaktadır. Davacı markalarının incelenmesinde; davacının tanınmış ... Başvuru numaralı markası üç harften ibaret ... ibaresi ile ... ibaresinin sol tarafında yer alan beyaz zemin üzerine kırmızı renkte ... şeklinden ibaret karma marka olup, markanın kelime unsuru olan ... ibaresi ile markada bulunan ... işareti markanın esas unsurunu oluşturduğu, davacının ... Başvuru numaralı markası beyaz zemin üzerine siyah harflerle üç harften ibaret ... ibaresinden oluşmakta, markanın esas unsurunu ... ibaresi oluşturduğu, davacının ... Tescil numaralı markası kırmızı zemin üzerine beyaz renkte 3 harften ibaret ... ibaresinden ve bu ibarenin sol başında bulunan ... başı şeklinden oluşan karma bir marka olup, markanın esas unsuru ... ibaresi ve ... şeklinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. ...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, azınlık bilirkişi raporunda da zikredildiği üzere; dava konusu ... esas unsurlu marka ile davacının ... ibareli esas unsurlu markalarının görsel karşılaştırmasında başvuruya konu markada kullanılan özel stilize harfler ile marka başvurusundaki tek ve esaslı unsurun ... olmasının markaları farklı kıldığı, markaları benzer olmaktan uzaklaştırdığı, başvuruya konu markanın bütünsel izlenimde tek ve esaslı unsurunun ... ibaresinden oluştuğu, yine başvuruya konu markanın davacının ... Tescil numaralı markası ile benzer şekilde kırmızı zemini haiz olmasına rağmen kırmızı rengin davacının tekeline bırakılamayacağı, ayrıca kırmızı rengin göz alıcı, çarpıcı bir renk olmasından kaynaklı olarak tüketicileri cezbetmek için yiyecek içecek sektöründe kullanılan yaygın bir renk olması karşısında münferit unsurlardan ziyade bütünü itibarıyla ... işareti bütünsel olarak bakıldığında davacı markaları ile görsel olarak benzer olmadığı, davaya konu ... işareti CH harflerinin yan yana geldiğinde ülkemizde yaygın olarak bilinen İngilizce telaffuzu ile “Ç” olarak telaffuz edildiği, bu haliyle dava konusu üç heceden oluşan dava konusu ... işaretinin telaffuzunun ...-... olduğu , davacının tek heceden ibaret ... esas unsurlu markalarının yazıldığı şekliyle okunduğu ve telaffuzunun ... olduğu bu haliyle markaların başlangıç kısmında bulunan “...” sesleri dışında işitsel bir benzerlik bulunmaması nedeniyle bütünsel olarak işitsel anlamda markalar benzer olmadığı, ... ibaresinin ... kayıtlarında ibarenin Türkçe karşılığının bulunmadığı, fantezi bir ibare olduğu, davacı markalarının esas unsurunu teşkil eden ... ibaresinin Türkçe’de karşılığının erkek koyun cinsi olması nedeniyle dava konusu markaların kavramsal olarak benzer olmadığı; netice olarak davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, dosyada yer alan delillerden dava konusu ... ibareli markanın tescili için başvuruda bulunulmasının tek başına kötü niyeti ispatı için yeterli olmadığı; öte yandan dava konusu markaların bütünsel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmaması, markaların bütünü itibarıyla bıraktığı umumi intibanın iltibasa sebebiyet vermeyecek olması nedenleri ile haksız rekabet şartlarının oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılmış olan peşin harç yatırıldığı anda yeterli olduğundan yeniden değerleme oranı dikkate alınarak karar tarihinde geçerli olan harç miktarına tamamlanmasının davacının mülkiyet hakkını ihlal edeceği dikkate alınarak yeterli olduğuna ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00 TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16.11.2023
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır