İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/260 E. 2023/245 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/260
Karar No
2023/245
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/260 KARAR NO : 2023/245 HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : .... Mersis No: ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : 1-.... .... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : 2- ... - .... VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 15/07/2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ :17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının, yurt dışı tabiiyetinde bulunan kozmetik sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin ürünlerinin ithalatı ve Türkiye’de satışı alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetler kapsamında, beş yıldır, tüm marka ve ticari hakları ... tabiiyetindeki ... .ya ait olan “... ... ...” adlı kil maskesinin tedariki ve Türkiye’de satışı işlemlerini de gerçekleştirdiğini, ... tabiiyetindeki ... şirketinin Türkiye’de distribütörü ve/veya tek satıcısı olmadığı için, Türkiye’de pek çok işletmenin söz konusu şirkete ait ürünleri ithal ederek satışa sunduğunu, ... tabiiyetindeki şirkete ait çekişme konusu markaya ilişkin ...’de marka tescili bulunmasına rağmen ülkemizde marka tescilinin bulunmadığını, davacının 2017 yılından bu yana belirtilen usulle satışını gerçekleştirdiği ürüne ilişkin olarak ... adlı çevrim içi pazar yeri tarafından, marka hakkı ihlali nedeniyle satışın durdurulduğu bildiriminin alınması üzerine, 1 no.lu davalıya ait markalardan haberdar olunduğunu, durumdan haberdar olunmasının ardından 1 no.lu davalı adına tescil başvurusu yapılan ... sayılı marka başvurusunun yayımına davacı tarafından, SMK m.6/4 ve SMK m.6/9 hükümleri kapsamında itiraz edildiğini, itirazın reddine ilişkin karara karşı ... nezdinde yapılan itirazın da reddedildiğini, davalı adına tescil başvurusu yapılan ... sayılı başvurunun, engelleme markası niteliğinde ve maddi menfaat elde etme amacına yönelik olduğunu, bu kapsamda kötü niyetli bir başvuru sonucu tescil edildiğini, davalının yasal dayanağı ve haklı sebebi olmaksızın dava dışı üçüncü kişiye ait markayı kendi adına tescil ettirmesinin, piyasada faaliyet gösteren kişileri engelleme ve onlara şantaj yapma amacına yönelik olduğunu, davacının ... üzerinden gerçekleştirdiği satışın engellenmesinin de bu duruma ortaya koyduğunu, davalının dava dışı üçüncü kişilere de benzer şekilde uygulamalarda bulunduğunu, dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen markanın, davalı adına tesciline olanak sağlayan, markanın gerçek sahibi olan ... tabiiyetindeki şirket ile davalı arasında lisans, tek satıcı, acente, distribütör ve benzeri herhangi bir anlaşma bulunmadığını, davalının marka başvurusunun hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından yapılan önceki tarihli “...” ibareli; .... sayılı markaların hükümsüzlüğü için başkaca davaların da açılmış olduğunu, davalının ... tabiiyetindeki şirkete ait markaları bire bir ya da benzer şekilde marka tescil başvurusuna konu etmesinin kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, davacının, taraf sıfatının (aktif husumetin) bulunmadığı yönündeki savunmaların yerinde olmadığını SMK m.25/2 hükmüne göre; menfaati olanların, Cumhuriyet savcılarının veya ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebileceklerini, marka hükümsüzlük davalarında, menfaat sahibi sıfatıyla davacı olabilecek kişiler arasında ilk olarak zarar gören veya zarar görme ihtimali bulunan kişilerin yer aldığını, hiçbir yetkisi ve yasal hakkı bulunmamasına rağmen dava konusu markayı kendi adına tescil ettiren ve kötü niyetli marka tescili ile pek çok kişinin ticari faaliyetlerini durdurmaya çalışan davalının taraf sıfatı bulunduğunu, davalı ile ... tabiiyetindeki şirket arasında iş birliği bulunduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından ... tabiiyetindeki şirkete, davalı ile bir ticari bağlantısının bulunup bulunmadığının sorulduğunu, bu soruya cevap mahiyetinde olarak, davalı ile hiçbir sözleşme yapılmadığının, kendilerine ait markalarla ilgili işlem yapma yetkilerinin bulunmadığının, bu anlamda tescil ettirdikleri markaları devretmeyi kabul ettiklerinin bildirildiğini, ... tabiiyetindeki şirketin ürünlerinin satılması konusunda verilen yetkinin marka tescil ve tasarruf hakkı vermeyeceğini, davalının ilk marka başvurusu yapıldığı yıl olan 2017 yılına ait anlaşma sunması gerektiğini, sonraki tarihli anlaşmaların geriye etkili sonuç doğurmayacağını, ... tabiiyetindeki şirketin Türkiye’de marka yatırımı yapma isteğinin olmamasının da bir iş birliğinin bulunmadığını ortaya koyduğunu, ...’ye kaydın bulunup bulunmadığının marka hakkı ile bir ilgisinin bulunmadığını, idari bir sürece ilişkin olduğunu, ülkesellik ilkesinin, başkasına ait bir markanın ya da ticaret alanında fiilen farklı kişilerce kullanılan bir markanın, gerçek hak sahibi dışında birinin tesciline imkan sağlaması sonucunu doğurmayacağını, davalının gerçek hak sahibini bildiği bir markayı kendi adına tescil ettirme girişiminde bulunduğunu, ... üzerindeki satış durdurma işleminin davalının hukuka aykırı marka tesciline benzerlik nedeniyle gerçekleştiğini, iddia ederek, ... sayılı ... kararının iptaline, tescil edilmesi durumunda ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacının taraf sıfatının (aktif husumetinin) bulunmadığını, ... tabiiyetindeki şirketle davalı arasında iş birliği olduğunu, dava konusu marka tescilinin de bu iş birliği kapsamında olduğunu, ... tabiiyetindeki şirket adına yapılacak yeni marka başvuruları için, davalı tarafından muvafakat verileceği konusunda anlaşma yapıldığını, davacı tarafından açılan dava nedeniyle davalı ile ... tabiiyetindeki şirket arasındaki iş birliği sürecinin sekteye uğradığını, ... tabiiyetindeki şirketin dava konusu markaya ilişkin herhangi bir talebi olmamasına, bu marka başvurusuna zımni olarak izin vermiş olmasına rağmen davacının huzurdaki davayı açmasında herhangi bir menfaatinin bulunmadığını, davacının bu anlamda aktif husumetinin (taraf sıfatının) bulunmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, Kural olanın iyi niyetin varlığı olduğunu, kötü niyet bulunduğunun iddia edilmesi durumunda iddia edenin kötü niyeti ispatla yükümlü olduğunu, davacının kötü niyete ilişkin ispat yükümlüğünü yerine getirmediğini, iptali talep edilen ... kararında da bu konuya işaret edildiğini, davalının kozmetik ürünlerin ithalatı ve satışını gerçekleştirdiğini, kozmetik ürünlerin piyasaya arzından önce ...’ne (...) kaydının yapılması gerektiğini, ...’de dava konusu markaya ilişkin tek kaydın davalı adına olduğunu, ... tarafından taklit ve sahte olduğu tespit edilen ürünlerden sonra tek muhatap olarak davalıyı muhatap aldığını ve davalının her seferinde savunma yapmak zorunda kaldığını, davalının ilgili ürünleri satan işletmelerle iletişime geçip kayıt aptırmalarını talep ettiğini, firmaların bir kısmı kayıt yaptırırken, davacının bu kaydı yaptırmadığını, konunun ... tabiiyetindeki şirkete de bildirildiğini, ancak ... şirketinin Türkiye’de marka yatırımı yapmak istemediğini, taklit ürünlerle mücadele için ... şirketinden destek göremeyen davalının, taklit ürünle mücadele için dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvurudan haberdar olan ... şirketinin marka başvurusuna itiraz etmediğini, dava konusu markanın henüz tescilli olmadığını, davacının ürünlerinin satışının durdurulmasına mesnet marka “...” iken dava konusu markanın “... ...” olduğunu, davacının satışlarının durdurulması talebinin ise ... kaydının olmaması nedeniyle satışa konu ettiği ürünlerin taklit olma ihtimali olduğunu, bu anlamda davalının rakiplerinin satışlarını engelleme, spekülasyon ya da maddi menfaat elde etme gibi bir niyeti bulunmadığını, sadece ... kaydının bulunmamasına yönelik bir önlem olduğunu, davacıya ... kaydı yaptırması konusunda uyarıda bulunulmasına rağmen bu kaydı yaptırmaktan imtina edildiğini, davalının yalnız çevrim içi pazar yerlerindeki taklit olma ihtimali bulunan ürünlerle mücadele ettiğini, davacının kendi sitesinde ürünleri satmaya devam ettiğini bu bağlamda davacıya yönelik doğrudan bir engelleme girişimi bulunmadığını, davalı ile ... tabiiyetindeki şirket arasında markaların devri için görüşmeler devam ederken, davacı tarafından açılan davalarda devrin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiğinden görüşmelerin sekteye uğradığını, ... şirketinin markasını Türkiye’de tescil ettirmeyi tercih etmemesi üzerine, markaların da ülkesel olarak korunması ilkesi karşısında üçüncü kişilerin marka tescili yapmasına bir engel bulunmadığını, muvafakatname verme anlaşmasının, ... tabiiyetindeki şirketin yeni yapacağı marka başvurularına ilişkin olduğunu, 2017 yılından sonraki tarihli sözleşmelerin geriye etkili sonuç doğurmayacağına ilişkin iddianın hukuki dayanağının bulunmadığını, davalının, marka tescil başvurusu yapmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ... Sağ. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına 17.12.2020 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 03. sınıftaki “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama addeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.” emtiaları ile 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bulunan, ... sayılı, “... ... + ...” ibareli marka tescil başvurusunun yayımına, davacı tarafından SMK m.6/4, m.6/9 hükümleri kapsamında yapılan itiraza ... (...) tarafından reddedilmiş, ret kararına karşı ... nezdinde yapılan itiraz ise ...’nin 08.07.2022 tarihli ve ... sayılı kararı ile reddedildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA özetle: - ... kararının iptali ve hükümsüzlük davası bakımından davacının taraf sıfatının (aktif husumet) bulunup bulunmadığı konusunun hukuki bir değerlendirme olması sebebiyle bu konuda somut uyuşmazlığa ilişkin değerlendirme yapılamayacağı, yapılan görevlendirme kapsamında ancak raporumuzun ilgili bölümündeki soyut değerlendirmelerde bulunmakla yetinilebileceği, - ...’nin 08.07.2022 tarihli ve ... sayılı kararının, SMK m.6/4 hükmü bakımından iptali koşullarının oluşmadığı, SMK m.6/9 hükmü bakımından iptali koşullarının oluştuğu, - ... sayılı markanın SMK m.6/4 hükmü bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, SMK m.6/9 hükmü bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. SMK m.18/1 hükmüne göre; Bülten’de yayımlanmış bir marka başvurusunun, SMK m.5 ve m.6 maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır. SMK m.25/1 hükmüne göre; SMK m.5 ve m.6 hükmünde sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. SMK m.25/2 hükmüne göre; menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; ...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, Tüm dosya kapsamına göre; Başkasına ait olduğu bilinen bir markanın tescil edilmesi suretiyle üçüncü kişilerin ticari faaliyetlerinin engellenmesi sonucu ortaya çıktığından dava konusu markanın kötü niyetli olarak tescil edildiği değerlendirilmekte, ... kararının SMK m.6/9 hükmü kapsamında yapılan itirazın reddi yönündeki kararının bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ve iptali koşulları oluştuğu anlaşılarak ...’nin 08.07.2022 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın tescil olunduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-...’nin 08.07.2022 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın tescil olunduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 7.866,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2023

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

¸ MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 172,90-TL GİDER AVANSI :7.713,50-TL TOPLAM :7.866,40-TL

Atıf: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/260, K. 2023/245, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-1-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2022-260-e-2023-245-k-984f8dee879a