İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/225 E. 2026/41 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/225
Karar No
2026/41
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/225 Esas KARAR NO:2026/41

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/06/2021 KARAR TARİHİ:21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Eski ticari unvanı ... Akaryakıt Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi olan davacı müvekkili şirket ile davalı ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 30/03/2007 tarihinde "... Akaryakıt İstasyonlarında ... Otogaz Satılmasına Dair Sözleşme" başlıklı; davalı şirketin sadece kara nakil vasıtalarında yakıt olarak kullanılan otogazı, müvekkili şirketin mevcut akaryakıt bayileri ile yeni açılacak bayilerine satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, daha sonra tarafların, 29/07/2010 tarihli Zeyilname imzalayarak; 30/03/2007 tarihli sözleşmenin "Anlaşmanın Bedeli ve Ödeme" başlıklı 11. maddesinde değişiklik yaptıklarını, davalı şirket ... A.Ş.'nin otogaz satışı yaptığı bayiilerden birisi de dava dışı ... ... ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğu kâr payı tutarlarını doğrudan dava dışı ... Ltd. Şti.'ye ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, davalı şirket, davacı şirketin bayilerinde otogaz satışına devam etmesine rağmen sözleşmeden kaynaklanan borcunu ifa etmediğini, davalı ... A.Ş.'nin 2019 yılının Mayıs ayından itibaren her ay kâr payı ödeme borcu doğmakta ve muaccel hâle geldiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı/ borçlu ... A.Ş.'nin ödemekte temerrüte düştüğü sözleşmeden kaynaklı borçları olan 2019 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ve 2020 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ve 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında muaccel olmuş borçların fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL'lik kısmının, temerrüt tarihi olan bir sonraki ayın onuncu gününden itibaren işlemiş olan temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 30.03.2007 tarihli sözleşmenin 17. Maddesinde sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olacağı kararlaştırıldığını, huzurdaki davada yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmenin 30.03.2007 tarihinde 5 yıllık olarak imzalandığını, taraflarca sözleşmenin uzatılmasına ya da yeniden imzalanmasına dair herhangi bir mutabakat metni bulunmadığını, davacı ile müvekkil arasındaki akdi ilişkinin imza tarihiden itibaren 5 yılın dolmasıyla 29.03.2021 tarihinde hitama erdiğini, dava dışı ... ... ve Tarım Ürünleri SAan. Ve Tic. Ltd.Şti. İle imzalanan ilk sözleşme tarihinin 01.03.2018 tarihi olup sözleşme süresi 5 yıl olduğunu, dava dışı ... Ltd.Şti'nin 22.05.2014 tarihinde yeni sözleşme imzalandığında davacı ile müvekkil arasındaki yapılan sözleşmenin süresi hitama ermiş ve yenilenmemiş olduğundan bu halde de davacının daha sonraki dönemler için prim talebinde bulunabilmesinin hukuken bir dayanağı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacının yetkisiz mahkemede açtığı davanın yetki yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi 26/11/2021 tarih ... sayılı yetkisizlik kararı üzerine dosyanın mahkememizin yukarıda ki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 24/02/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca talimat yoluyla dosyanın bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasına karar verilmiş olup, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat dosyası ile alınan 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava dosyası kapsamı ve dava dışı ... Ltd.Şti. Nin 2018-2022 Yılları defter ve belgelerinin yerinde incelenmesi sonucunda;

- Dava dışı ... Ltd.Şti. Ne ait 2018-2022 Yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri zamanında ve usulüne uygun olarak yapıldığı, Söz yıllara ait defter kayıtlarının, tekdüzen muhasebe sistemine ve usulüne uygun olduğu, - Dava dışı ... Ltd.Şti.'nin ticari defter kayıt ve belgelerinde, davalı şirket tarafından yapılan herhangi bir kar payı ödemesinin bulunmadığı, - 2018-2022 Yıllarında, Davalı şirketten, dava dışı ... Ltd.Şti. Tarafından alınıp satışı yapılan toplam LPG (Otogaz) miktarının 394,53 TON olduğu, buna karşılık ödenmesine karar verilmesi durumunda, davalı şirketin ödemesi gereken kar payı miktarının 19.726,50 USD olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 24/02/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca talimat yoluyla dosyanın bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasına karar verilmiş olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat dosyası ile alınan 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" VI-SONUÇ: - Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; - Davacı tarafından en son 30.04.2019 tarihinde Kar payı ödenmiş olduğu, bu tarihten sonra herhangi bir kar payı ödemesinin olmadığı, - Dava dışı ... firması ticari kayıtlarında yapılan bilirkişi incelmesinde, dava dışı ... firmasının davalı ... firmasından 22.05.2019 tarihli aralarındaki sözleşme sonrasında 2019-2022 yılları arasında Toplam 293.73 Ton LPG satın aldığı, - Davalı ... tarafından dava dışı ... firmasına herhangi bir Kar Payı ödemesinin yapılmadığı, - Davacı ile Davalı arasında imzalanan 30.03.2007 tarihli sözleşme ve eki 29.07.2010 tarihli Zeyilname ile, davalı ile dava dışı ... firması arasında imzalanan 22.05.2019 tarihli sözleşme kapsamında davacının KAR PAYI talep edebileceğinin Mahkemeniz tarafından değerlendirilmesi durumunda, Davacının davalıdan 22.05.2019 - 31.12.2022 tarihleri arasındaki (... firması LPG alımları için) 14.685,00 USD talep edebileceği değerlendirilmiş olup, ..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 20/12/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 28/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Her ne kadar Sayın Mahkemeniz tarafından itirazları karşılar ek rapor hazırlanması görevlendirmesi yapılmış ise de, Davacı tarafın raporla ilgili herhangi bir itirazı olmadığı, davalı taraf itirazlarının ise yukarıda belirtildiği gibi sözleşmeler ile ilgili olduğu ve bu konunun uzmanlık alanlarıma girmediği, konunun Nitelikli Hesap Bilirkişisi tarafından değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiş olup, Kök rapordaki aşağıdaki sonuçları değiştirecek bir unsur mevcut değildir. - Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; - Davacı tarafından en son 30.04.2019 tarihinde Kar payı ödenmiş olduğu, bu tarihten sonra herhangi bir kar payı ödemesinin olmadığı, - Dava dışı ... firması ticari kayıtlarında yapılan bilirkişi incelmesinde, dava dışı ... firmasının davalı ... firmasından 22.05.2019 tarihli aralarındaki sözleşme sonrasında 2019-2022 yılları arasında Toplam 293.73 Ton LPG satın aldığı, - Davalı ... tarafından dava dışı ... firmasına herhangi bir Kar Payı ödemesinin yapılmadığı, - Davacı ile Davalı arasında imzalanan 30.03.2007 tarihli sözleşme ve eki 29.07.2010 tarihli Zeyilname ile, davalı ile dava dışı ... firması arasında imzalanan 22.05.2019 tarihli sözleşme kapsamında davacının KAR PAYI talep edebileceğinin Mahkemeniz tarafından değerlendirilmesi durumunda, Davacının davalıdan 22.05.2019 - 31.12.2022 tarihleri arasındaki (... firması LPG alımları için) 14.685,00 USD talep edebileceği değerlendirilmiş olup,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 16/04/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 30/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" VI-SONUÇ: - Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; - Davacı tarafından en son 30.04.2019 tarihinde Kar payı ödenmiş olduğu, bu tarihten sonra herhangi bir kar payı ödemesinin olmadığı, - Dava dışı ... firması ticari kayıtlarında yapılan bilirkişi incelmesinde, dava dışı ... firmasının davalı ... firmasından 2019/ Mayıs ile 2021/Mayıs tarihleri arasında Toplam 169.810 Ton LPG satın aldığı, - Davalı ... tarafından dava dışı ... firmasına herhangi bir Kar Payı ödemesinin yapılmadığı, - Davacı ile Davalı arasında imzalanan 30.03.2007 tarihli sözleşme ve eki 29.07.2010 tarihli Zeyilname ile, davalı ile dava dışı ... firması arasında imzalanan 22.05.2019 tarihli sözleşme kapsamında davacının KAR PAYI talep edebileceğinin Mahkemeniz tarafından değerlendirilmesi durumunda, Davacının davalıdan (... firması LPG alımları için) 8.490,50 USD talep edebileceği değerlendirilmiş olup,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Davacı vekilinin 18/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 15.000,00 TL olarak açılan kısmi davalarının 8.490,50 USD'ye ıslah ettiklerini beyan ettikleri görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava sözleşmeden kaynaklanan kar payı alacağı istemine ilişkin olup uyuşmazlık talep edilen dönemde sözleşmenin sona ermiş olup olmadığı, davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının tespiti ve davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; taraflar arasında 30/03/2007 tarihinde "... Akaryakıt İstasyonlarında ... Otogaz Satılmasına Dair Sözleşme" başlıklı; davalı şirketin sadece kara nakil vasıtalarında yakıt olarak kullanılan otogazı, davacı şirketin mevcut akaryakıt bayileri ile yeni açılacak bayilerine satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, bahsi geçen sözleşme hükümlerine göre davacı ...e bağlı olan akaryakıt bayileri, davalı ...'tan otogaz alacak ve satışını gerçekleştireceğini; buna karşılık davalı ...'ın, davacı ...e kâr payı ödeyeceğini, daha sonra tarafların, 29/07/2010 tarihli Zeyilname (Ek 3) imzalayarak; 30/03/2007 tarihli sözleşmenin "Anlaşmanın Bedeli ve Ödeme" başlıklı 11. maddesinde değişiklik yaptığını, zeyilnameye göre; taraflar arasında imzalanan 30/03/2007 tarihli sözleşme kapsamındaki otogaz istasyonlarında otogaz satışı ile ilgili depolama tankları, dispenser ve sair teçhizatın ... tarafından kurulması ve bayiye emanet olarak verilmesi veya satılması durumunda; bayi istasyonlarında satılacak otogaz (LPG) için ...e 50 USD/TON kâr payı ödeneceğini, buna ek olarak; kâr miktarının %90'ının davacı ... ve bayilerine bırakılacağını, %10'unun ise davalı ...'a ait olacağını; davacı ... ve bayilerine ait olan kısmın her ayın 10. gününe kadar ödeneceğinin işbu Zeyilname ile hüküm altına alındığını, davalı şirket ... A.Ş.'nin otogaz satışı yaptığı bayiilerden birisinin de dava dışı ... ... ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu, davacı ... ile dava dışı ... ... ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan 01/03/2018-01/03/2013-27/05/2009 tarihli bayilik sözleşmeleri ve 22/03/2018 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşmesi imzalandığını, işbu 22/03/2018 tarihli protokolün 7. maddesinde ; davalı şirketin davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğu kâr payı tutarlarını doğrudan dava dışı ... Ltd. Şti.'ye ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını ancak davalı şirketin, davacı şirketin bayilerinde otogaz satışına devam etmesine rağmen sözleşmeden kaynaklanan borcunu ifa etmediğini beyan etmiş ve davalı ... A.Ş.'nin ödemekte temerrüte düştüğü sözleşmeden kaynaklı borçları olan 2019 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ve 2020 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ve 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında muaccel olmuş borçlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davaya cevap dilekçesinde; davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin 30.03.2007 tarihinde 5 yıllık olarak imzalandığını, bu halde sözleşmenin 29.03.2012 tarihinde hitama erdiğini, bu tarihte taraflarca sözleşmenin uzatılmasına ya da yeniden imzalanmasına dair herhangi bir mutabakat metni bulunmadığını, buna göre de davacı ile davalı arasındaki akdi ilişki imza tarihiden itibaren 5 yılın dolmasıyla 29.03.2021 tarihinde hitama erdiğini, nitekim Rekabet Kurumunun emsal kararlarında da bu tür sözleşmelerin uzatmalar dahil en fazla 5 yıllığına yapılabilecekleri ve bu 5 yılın sonunda yeniden yeni bir sözleşme yapılması gerektiği açıkça belirtildiğini, bundan başka, davacının dava dilekçesinde bahsi geçen dava dışı ... ... ve Tarım Ürünleri SAan. Ve Tic. Ltd.Şti. İle imzalanan ilk sözleşme tarihi 01.03.2018 tarihi olup sözleşme süresinin 5 yıl olduğunu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin 13/2. Maddesindeki bu bayinin sözleşme süresi sonuna kadar prim ödeneceğine dair şartın da sona erdiği tarihin 28.02.2013 tarihi olduğunu, yani davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin 29.03.2012 tarihinde sona ermiş olup taraflar arasındaki sözleşmenin 13/2. Maddesindeki hüküm nedeniyle davacının; ... Ltd.Şti. İle yapılan sözleşmeden kaynaklanan satış ilişkisi nedeni ile prim talep edebileceği son tarih 28 şubat 2013 tarihi olduğunu beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış , ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraf defterlerinin incelenmesine ilişkin ve alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişilerden bilirkişi raporları ve ek raporlar aldırılmıştır. Mahkememizce taraf defterlerinin ve dava dışı ... firmasının ticari defterlerinin incelenmesinden sonra dosyaya sunulan bilirkişi raporları incelenmiş ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunda 22/05/2019-31/12/2022 tarihleri arasın döneme ilişkin kar payı hususunda hesaplama yapıldığı, davacının ise dava dilekçesinde " 2019 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ve 2020 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ve 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında muaccel olmuş" alacaklara ilişkin talepte bulunduğu dikkate alınmakla bilirkişi tarafından yapılan hesaplama döneminin davacının talebine konu dönemi aştığı dikkate alınmakla dosyanın ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi Talip Bilgili'ye tevdine karar verilmiş ve ek rapor alınmıştır. İlgili 30/06/2025 tarihli ek raporda " Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; - Davacı tarafından en son 30.04.2019 tarihinde Kar payı ödenmiş olduğu, bu tarihten sonra herhangi bir kar payı ödemesinin olmadığı, - Dava dışı ... firması ticari kayıtlarında yapılan bilirkişi incelmesinde, dava dışı ... firmasının davalı ... firmasından 2019/ Mayıs ile 2021/Mayıs tarihleri arasında Toplam 169.810 Ton LPG satın aldığı, - Davalı ... tarafından dava dışı ... firmasına herhangi bir Kar Payı ödemesinin yapılmadığı, - Davacı ile Davalı arasında imzalanan 30.03.2007 tarihli sözleşme ve eki 29.07.2010 tarihli Zeyilname ile, davalı ile dava dışı ... firması arasında imzalanan 22.05.2019 tarihli sözleşme kapsamında davacının KAR PAYI talep edebileceğinin Mahkemeniz tarafından değerlendirilmesi durumunda, Davacının davalıdan (... firması LPG alımları için) 8.490,50 USD talep edebileceği değerlendirilmiş olup, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davalının sözleşme süresinin dolmuş olduğuna dair yapılan değerlendirmede; davacı ile davalı arasında imzalanan 30.03.2007 tarihli sözleşmede sözleşmenin 5 yıllık olarak yapıldığı ancak sözleşme bitiminde tarafların mutabakatı halinde 5 yıllık süreler için sözleşmenin devam edeceğinin hüküm altına alındığı, ilgili sözleşme maddeleri incelendiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olarak yenilenmesi gerektiği yönünde bir madde bulunmadığı gibi davalı tarafından gönderilen 11/06/2019 tarihli ihtarname içeriği incelendiğinde; davalının davacıya hitaben yıllar içinde değişen rekabet şartları , maliyetlerdeki değişimler , mevcut ekonomik koşulları ve döviz kurundaki artışlar nedeniyle kar paylaşımındaki dengelerin değiştiğini , döviz kurundaki artışlara rağmen davalının bugüne kadar davacının paylarını ödemeye devam ettiğini şeklinde belirtildiği ve sözleşme şartlarının revize edilmesi talebinde bulunduğunun görüldüğü, bu hali ile taraflar arasındaki sözleşme her ne kadar 5 yı5llık süre için imzalanmış ise de sürenin dolması akabinde taraflar arasında yürürlüğünün devam ettirildiği kaldı ki sözleşmede yenilenmesi için yazılılık şartının da bulunmadığı, bu durumda beşer yıllık süreler için uzama süreleri hesaplandığında davacının prim talebine konu dönemde taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte olduğunun anlaşıldığı (30/03/2007 tarihinden itibaren 5'er yıllık periyodlarla uzadığı kabul edildiğinden) , öte yandan davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmenin en sonuncusunun 2019 yılında yapıldığı ve 5 yıl süreli olduğu, ayrıca davacı ve davalı arasında imzalanan 2007 tarihli sözleşmenin 13/2. Maddesine göre taraflar arasındaki şartların bayi ile yapılan sözleşmenin hitamına kadar devam edeceğinin de hüküm altına alındığı açıklanan nedenlerle davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmediği ve davacının prim alacağı talebine konu dönemlerde davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin devam ettiği kanaatine varılmış davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Taraf defterleri ve dava dışı ... firmasına ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporları ile davalının davaya konu edilen döneme ilişkin olarak davacı firmaya ya da davacının bayilik sözleşmesi imzaladığı dava dışı ... firmasına ilişkin olarak prim ödemesinde bulunmadığı, davacının talebine konu döneme ilişkin prim alacağının bilirkişi tarafından hazırlanan 30/06/2025 tarihli raporla 8.490,50-USD olarak hesaplandığı görülmüştür. Davacı dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL alacak isteminde bulunduğunu bildirmiş, yargılama sırasında sunduğu 18/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 8.490,5-USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacının dava dilekçesinde talebini TL olarak belirttiği, dosyaya sunduğu ıslah dilekçesi ile ise USD cinsinden alacak isteminde bulunduğu görülmekle bu hususa ilişkin olarak mahkememiz dosyasında yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi gereğince konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. (emsal mahiyette ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2020/1772 E., 2023/856 K.) Emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi 2018/2006 E., 2022/1608 K. Sayılı ilamında " Ancak davacı taraf dava açarken kıdem tazminatı olarak 100,00 $, ihbar tazminatı olarak 100 $ talep ettiği, ıslah dilekçesinde ise kıdem tazminatının 1.600 TL ye ihbar tazminatının ise 750,00 USD yükseltildiği ve harca esas değer olarak da 650 USD * 3,08 TL ) + 1.500,00 = 3.502,00 TL olarak belirtildiği bu kapsamda kıdem tazminatına yönelik talebin TL cinsinden arttırılarak 1.600,00 TL'ye yükseltilip ıslah edildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25/03/2021 Tarih ve 2020/9125 Esas 2021/6983 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 99. Maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesinin istenebileceği bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden borcun yabancı para ile aynen ifasını istemesinin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Öte yandan açıklanan konuya ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/04/2021 Tarih ve 2019/4094 Esas 2021/3484 Karar sayılı ilamında "Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi, (6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi) uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacaklı ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez." denilerek seçimlilik hakkı kullanıldıktan sonra değiştirilemeyeceği belirtildiğinden eldeki dosya davacısının dava açarken kıdem tazminatını USD cinsinden para birimi olarak talep ettiği ve seçimlilik hakkını USD para birimi olarak kullandığı halde ıslah dilekçesinde Türk lirası olarak bu seçimlilik hakkının değiştirilmesi mümkün görülmemekle ıslah dilekçesinin yorumlanması gerektiği dolayısıyla davacının dava dilekçesinde 100 USD olarak talep ettiği ihbar tazminatını 750 USD'ye yükselttiği; dava dilekçesinde 100 USD olarak talep ettiği kıdem tazminatını ise ıslah dilekçesinde "kıdem tazminatı alacağımızı 100,00 TL'den 1.600,00 TL'ye yükselterek..." demek suretiyle ve harca esas değerde dolar kurunu 3.08 olarak belirtip kıdem tazminatını 1.500,00 TL olarak daha arttırmak suretiyle ıslah ettiği dolayısıyla başlangıçta 100 USD olarak talep edilen kıdem tazminatının 1.500,00 TL arttırılmak suretiyle ve bunun karşılığı olan 1.500,00 TL / 3,08 TL = 487,01 USD ıslah ettiği dolasıyla USD cinsinden kıdem tazminatının 487,01 USD ıslah edilmek suretiyle netice itibarıyla 587,01 USD olarak ıslah edilmiş olduğu anlaşılmakla değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda dosyaya sunulan 15/11/2017 tarihli heyet raporunda davacının 841,41 USD kıdem tazminatı, 635,29 USD ihbar tazminatına hak kazandığı ıslah dilekçesi de gözetildiğinde davacının taleple bağlılık ilkesi gereği 587,01 USD kıdem tazminatı alacağının ve 635,29 USD ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınması gerektiği anlaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davacı dava dilekçesinde seçimlik hakkını TL üzerinden kullandığından ve artık ıslah dilekçesi ile bu seçimlik hakkında dönerek alacağını USD cinsinden talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının ıslah talebine konu 8.490,50 USD nin dava tarihindeki kur karşılığını talep edebileceği bu miktarın da 73.315,46-TL olduğu anlaşıldığından, davacının bu miktara ilişkin talebinin kabulüne fazlaya dair isteminin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; toplam 73.315,46-TL nin ; 15.000-TL sine 31/10/2019 tarihinden, bakiye 58.315,46-TL sine ise ıslah tarihi olan 18/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 5.008,18 TL harcın, peşin alınan 5.845,31 TL harcın ( 256,17 TL dava açılırken + 5.589,14 TL ıslah harcı olmak üzere ) harçtan mahsubu ile artan 837,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 5.845,31 TL harcın (256,17 TL dava açılırken + 5.589,14 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 2.321,80 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 67,80 TL ilk masraf (59,30 TL başvurma harcı + 8,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 6.389,60 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.368,63 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8 -Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.037,26 TL'sinin davacıdan, 282,74 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/225, K. 2026/41, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-225-e-2026-41-k-748bb3156249