İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/183 E. 2025/471 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/183
Karar No
2025/471
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/183 KARAR NO : 2025/471

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/02/2022 KARAR TARİHİ : 20/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının halter, dambıl ile diğer jimnastik spor aletlerinin imalatını ve internet platformları (..., ..., ..., ... vs.) üzerinden satışını yapmakta olduğunu, sattığı ürünlerin müşterilerine teslimiyle ilgili olarak lojistik firması olan davalı ... A.Ş. ile 26.02.2021 tarihli ... sözleşmesi akdettiğini, davacının İnternet mağazası ... gelen siparişlere dair kargoları 18.03.2021 tarihi itibariyle fiilen davalıya teslim etmeye başladığını ve 18.05.2021 itibariyle davalı yetkilisinin, taşımadaki organizasyonlarının çökmesinden dolayı ürünleri alamayacaklarını beyan etmesine kadar teslim etmeyi aralıksız sürdürdüğünü, taraflar arasında akdedilen 26.02.2021 tarihli ... sözleşmesinin 7. Sayfasında "Ek-1 Yurtiçi Dağıtım Teslimat Süreleri" bölümünde, davalı tarafından alınan kargoların davacı ... müşterilerine teslim edilmesi gereken sürelerin il bazında ayrı ayrı belirlendiğini ve aksilik durumunda en fazla 1 gün gecikme olabileceği şeklinde kararlaştırıldığını, hal böyleyken; belirlenen teslim sürelerine büyük oranda uyulmadığını, teslim edilen ürünlerin aktarma merkezlerinde günlerce hareketsiz bekletildiğini, şubelerden geç çıkış yapıldığını ve bu sebeple teslimlerde iki ayı bulan gecikmeler yaşandığını, davalının paylaştığı verilerden tespit edildiğini, davalının ... aktarma merkezi arandığında ise "bize merkezden araç gönderilmiyor, ürünleri dağıtıma çıkaramıyoruz vs...." şeklinde ciddiyetsiz cevaplar alındığını, davacıdan teslim alınan ürünlerin teslimat sürelerinin aşıldığının davalı tarafından sistemlerinde anlık olarak takip edilmesine rağmen taraflarına herhangi bir bildirim yapılmadığını, aksiyon sağlanmadığını, davalının davacıdan teslim aldığı kargoları, neredeyse haftalar sonra dağıtıma çıkardığını ve teslim süresinden çok daha sonra teslimat adresine gittiklerinde de "müşteriyi bulamadık, iade etmek istiyorlar, herhangi bir sebep yok, müşteri yok" gibi gerekçelerle ürünlerin iade sürecini başlatıp davacıdan ayrıca iadeye ilişkin taşıma bedeli aldıklarını, diğer bir deyişle davalının aldığı kargoları teslim etmesi gereken süreden uzunca süre sonra dağıtıma çıkarıp hem "taşıma bedeli" hem de kendi pervasızca davranışından kaynaklı olarak meydana gelen gecikmeden dolayı yapılan ürün iadeleri için ayrıca "iade taşıma bedeli" aldığını, davalının yukarıda belirtilen iadeye ilişkin taşıma bedelinin yanı sıra, davacıdan aldığı ürünleri, müşteriye teslim süresinden uzunca süre sonra ilk dağıtıma çıkarıp "müşteriyi bulamadık, herhangi bir sebep yok, müşteri yok, adres kapalı" gibi gerekçelerle teslim edemeyip daha sonra ikinci, üçüncü , dördüncü ve hatta 6. kez bile müşteriye gidildiğini iddia ederek her gidiş için ayrı ayrı normal taşıma bedelinin %50'sini ayrıca faturasına dahil edip "ek taşıma bedeli ücreti" adı ile tahsil ettiğini, öyle ki; teslim edilmeyen ürünlerle ilgili olarak davacı tarafından 2 veya daha fazla kez dağıtıma çıkarılması yönünde bir talimat da bulunmadığını, davalının kendi inisiyatifi ile teslim süresinden haftalar sonra dağıtıma çıkardığını iddia ettiği kargoların teslim edilemeyeceği/ iade edileceği vs kuvvetle muhtemelken, davacı menfaatine açık ve ağır şekilde aykırı hareket ederek, bildirimde bulunmaksızın ve talimat almaksızın mükerrer dağıtım nedeni ile ek taşıma bedeli ödemeleri aldığını, internetten verilen siparişlerde müşterilerin, siparişleri geç geldiğinde almak istememeleri, iptal etmeleri ve hatta adreste olmamalarının olağan hayat tecrübesiyle sabit olduğunu, internet alışverişlerinde alıcının ürünün teslimat süresini değerlendirerek alışveriş yapacağı mağazayı tercih ettiğini, hiçbir müşterinin en fazla 3-4 günde teslimi kararlaştırılan ürünü birkaç hafta sonra kapısına geldiğinde kabul etmeyeceğini, söz konusu ürünlerin sporcuların kullandığı ağırlık ürünleri olduğundan, bu kategorideki müşterilerin teslimat konusunda çok daha hassas olduklarını, öyle ki ilgili siparişlerin Covid-19 nedeniyle spor salonlarının kapanmasının ardından oluşturulmuş olup spor salonları açıldığı halde teslim edilemediğini, müşterilerin siparişi veriş amaçlarının karşılanamadığını, ayrıca davalının resmi olarak kayıtlarında ürünleri fiilen teslim aldıkları tarihler belli olmasına rağmen, gecikmenin müşteriler tarafından sebebi sorulduğunda ...'un kargo elemanlarının müşterilere, "firma ürünü geç teslim etti" şeklinde davacının markasını karalayıcı beyanlarda bulunduğunu, davalının, ekteki mail yazışmalarında da görüleceği üzere bu durumun defalarca ikaz edilmesine rağmen, sonuç alınamadığını, açıklanan haklı ve yasal gerekçelerle resen göz önünde bulundurulacak sair sebeplerle birlikte fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere davalı ...'un müvekkil ... aleyhine ... 33. İcra Müdürlüğü ...Esas dosyası üzerinden başlattığı takip bakımından; yukarıda açıklanan gerekçelerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalıya 2021 yılı Mart-Nisan-Mayıs aylarında teslim edilen gönderilerden teslimde gecikmeye uğrayan toplamda 17.137 gönderinin gecikilen süreler baz alınarak; ödenen taşıma ücretinden iade edilmesi gerekip bu miktarın ve ayrıca geç taşıma süresi-maktu taşıma süresi oranlaması ile tazminat miktarının hesaplatılarak iade ve tazminat miktarı olan şimdilik 20.000-TL'sinin (fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere bilirkişi incelemesi ile belirlendikten sonra artırılacaktır) arabuluculuk tarihi olan 01.10.2021'den itibaren işleyecek ticari faiz ile karşı yandan tahsiline, davalıdan kaynaklı teslimatlardaki iki aya yaklaşan uzun gecikmelerden dolayı müvekkilinin mağazasıın Trendyol tarafından 3 günlük kapatılması sonucu oluşan kar ve pazaryeri kaybının şimdilik 20.000-TL'sinin (fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere Bilirkişi incelemesi ile belirlendikten sonra artırılacaktır) arabuluculuk tarihi olan 01.10.2021'den itibaren işleyecek ticari faiz ile karşı yandan tahsiline, davalı tarafından 26.02.2021 tarihli Yurtiçi Dağıtım sözleşmesinde kararlaştırılan kesin sürelerden sonra ilk dağıtıma çıkan ve bu gecikmelerden dolayı 2021 yılı Mart-Nisan-Mayıs aylarında teslim edilen gönderilerden iptal edilen toplamda 898 gönderinin ve 2. ve daha fazla kez talimatsız/bildirimsiz dağıtıma çıktığı iddia dilen ürünlerin taşıma bedellerinin şimdilik 10.000-TL'sinin (fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere bilirkişi incelemesi ile belirlendikten sonra artırılacaktır) arabuluculuk tarihi 01.10.2021'den itibaren işleyecek ticari faiz ile karşı yandan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket ...Tic. A.Ş. ile davalı şirket ... Şti. arasında 26.02.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin ..., ...'a ait emtiaların taşıması işini üstlenmiş ve üstlenilen hizmet ifa edildiğini, 26.02.2021 tarihli sözleşmede belirtilen hizmetler yerine getirildiğini, yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın, alacakları ... tarafından ödenmediğini, basiretli bir tacir gibi ve iyiniyetli davranan müvekkili ... tarafından, ödenmeyen hizmet bedellerinin ödenmesi bakımından bir takım şifahi görüşmeler yapıldığını, ancak taraflar arasındaki görüşmelerden hiçbir netice alınamaması üzerine müvekkili alacağının ve takip tarihine kadar işlemiş faizinin tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibi başlatıldığını, anılan icra takibi davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazı ile durduğunu, bunun üzerine arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ancak sonuç alınamadığını, davalı şirket tarafından yetkiye de itiraz edilmiş ise de taraflar arasında imzalanan 26.02.2021 tarihli sözleşmenin 17.maddesi ile İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığını, bu nedenle davalının yetki itirazı haksız olup iptaline karar verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler çerçevesinde, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalının ... 33. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağa takip taleplerinde açıklandığı gibi takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi taleplerinin kabulüne, takip konusu alacak olan 250.000,00 TL nin tahsili amacıyla takibin sürdürülmesine, davalının haksız itirazı nedeniyle % 20’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dilekçesinde belirtmiş olduğu haksız talepleri kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacının davasının öncelikle usulden neticeten esastan reddi gerektiğini, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın borcunun bulunmadığı iddiası yerinde olmadığını, özleşmede ilave her sevk başına ücret tayin edileceği açıkça düzenlendiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete borcu bulunmadığını, hiçbir şekilde davayı, talep ve iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin geç teslim nedeniyle doğduğunu iddia ve talep etmiş olduğu alacaklar zamanaşımına uğradığını, öncelikle usulden reddi gerektiğini, sözleşmede taraflarca kararlaştırılmış bir kesin süre şartı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının geç teslim iddialı zararlarından müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı açıkça kararlaştırıldığını, geç teslim edildiğine dair davacının soyut iddiaları dışında başkaca delil bulunmadığını, hiçbir şekilde müvekkili şirketin taşıyan sıfatını ve davacının davasını kabul anlamına gelmemekle birlikte taşıyıcının sorumluluğu TTK uyarınca sınırlandırıldığını, "Geç teslim nedeniyle uğranılan zarar ve ayrıca mahrum kalınan kar istenebilir." kararı huzurdaki davaya emsal teşkil etmediğini, ticari faiz talebi, faiz oranı ve faiz başlangıç tarihinde hukuka uyarlık bulunmadığını, açıklamış oldukları ve yargılama sırasında re'sen tespiti yapılacak sebeplerle davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, her halükarda açıkça hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 33 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilgili olarak davacıya karşı ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında borçlarının olmadığı yönünde menfi tespit ve alacak davası açılmış olduğunu, davanın derdest olduğunu, dolayısıyla dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması nedeniyle dosyanın ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davacı yanın haksız ve mesnetsiz açmış olduğu davanın reddini, davacının kötü niyetli takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, 2-... 33. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, 3-... Vergi Dairesi Başkanlığından gelen ... Tic. A.Ş.'nin BA/BS formları, 4-... Vergi Dairesi Başkanlığından gelen ...Şti.'nin 2021 ve 2022 yıllarına ait BA/BS formları, 5-Bilirkişi raporları, 6-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Asıl davada davacının davası, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Asıl davada davalı, birleşen davada davacının davası ise menfi tespit davasına klonu olan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava konusu ... 33. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, asıl davada davalı birleşen davada davacı olan ...Tic.A.Ş. Tarafından asıl davada davacı aleyhine cari hesap ve faturaya dayanan ilamsız icra icra takibi başlatıldığı, asıl davada davacı tarafından süresi içinde icra takibine itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır. Tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerinden BA BS formları celp edilmiş ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığa ilişkin bilirkişi raporları alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar) Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E.,...K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil olmadığı ancak asıl dava davacısının kendi defterlerinde davalıya takip miktarı kadar borçlu göründüğü, davalı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafından bu faturalara itiraz edildiği veya iade faturası düzenlendiğine dair dosyaya bir belge ibraz edilmediği, bu durumda davalı birleşen dava davalısı tarafından yapılan taşıma işinin mevcut hali ile kabul edildiği, davacı tarafından davalı birleşen dava davacısına yapılan taşıma işine ilişkin açıkça ve süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığı, asıl davada ileri sürülen maddi zarar olgusunun da sübut bulmadığı anlaşılmakla asıl davada davacının davasının reddine, asıl davada davalı birleşen davada davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, tahkikatın sona ermesinden sonra ibraz edildiğinden asıl davada davacı vekilinin ıslah dilekçesi nazara alınmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; A-Asıl davada davalı birleşen davada davacının davasının KABULÜNE, Davalı birleşen dava davacısının ... 33. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına karşı yapmış olduğu itirazın iptaline, Takibin kaldığı yerden devamına, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 50.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.077,50 TL nispi karar harcının, 3.019,38 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 14.058,12 TL harcın asıl davada davacı birleşen davada davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Asıl davada davalı birleşen davada davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin asıl davada davacı birleşen davada davalıdan tahsili ile asıl davada davalı birleşen davada davacıya verilmesine, Asıl davada davalı birleşen davada davacı tarafından yapılan toplam 13.385,00 TL yargılama gideri ile 3.019,38 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı toplamı 16.485,08 TL'nin asıl davada davacı birleşen davada davalıdan tahsili ile asıl davada davalı birleşen davada davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin asıl davada davacı birleşen davada davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Asıl davada davalı birleşen davada davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine asıl davada davalı birleşen davada davacıya iadesine, B-Asıl davada davacı birleşen davada davalının davasının REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının 5.123,25-TL peşin harç ve 10.508,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 15.016,01-TL harcın asıl davada davacı birleşen davada davalıya kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine, Asıl davada davalı birleşen davada davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 48.000,00 -TL vekalet ücretinin Asıl davada davacı birleşen davada davalıdan tahsili ile Asıl davada davalı birleşen davada davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin asıl davada davacı birleşen davada davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/06/2025

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/183 KARAR NO : 2025/471

Tashih Şerhi

Mahkememizce verilen 20/06/2025 tarih, 2022/183 esas, 2025/471 karar sayılı gerekçeli kararın hüküm kısmının (A) bendinde geçen "Asıl davada davacı, birleşen dava davalının davasının" ibaresinin "Asıl davada davalı birleşen davada davacının davasının", Hüküm kısmının (B) bendinde geçen "Asıl davada davalı birleşen davada davacının" ibaresinin "Asıl davada davacı birleşen davada davalı" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde tashihine karar verildi. 20/06/2025

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/183, K. 2025/471, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-183-e-2025-471-k-3e1280eba293