İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/134 E. 2024/907 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/134
- Karar No
- 2024/907
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/134
KARAR NO : 2024/907
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/02/2022
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; 10.09.2018 tarihinde, ...nin sürücülüğünü yaptığı ... plaka sayılı aracın, müvekkilinin kullandığı ... plaka sayılı motorsiklete çarpması suretiyle müvekkilinin yaralanmasına neden olan trafik kazası gerçekleştiğini, ... plakalı ...Marka 2013 model aracın ... poliçe numarası ile davalı... nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde sigortalı olduğunu, gerçekleşen bu kazada M. Maltepe isimli kişinin kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğu hususunun Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesi ... E. ... K. 28.02.2020 karar tarihli dosyası kapsamında kusura ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu Raporuna istinaden hükme bağlandığını, kazanın ardından oluşan yaralanmalar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, ameliyat olduğunu, hayati tehlike geçirdiğini ve çeşitli tedaviler gördüğünü, 19.09.2018 tarihli SGK Sağlık Kurulu Raporu'na bakıldığında Tire Devlet Hastanesi'nde müvekkilinin karın içi organ yaralanmaları teşhisi ile 10.09.2018-19.09.2018 tarihleri arası yatarak, 20.09.2018-19.10.2018 tarihleri arası ayakta tedavi olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinde meydana gelen yaralanmaların çalışma gücüne de etkili olduğunu, meslekte kazanma gücü ile çalışma gücünde oluşan kayıplarla beraber geçici iş göremezlik zararının da gerçekleştiğini, müvekkilinin gerek psikolojik gerekse maddi yönden iyileşemediğini, meydana gelen kazanın etkisiyle psikolojik olarak travma yaşayan müvekkiline travma sonrası stres bozukluğu teşhisi konulduğunu, asgari bir buçuk yıl boyunca kullandığı psikiyatrik ilaçlar ile ilgili tedavi giderlerinin maddi tazminat kapsamında olduğunu, meydana gelen yaralanma ve buna bağlı zararların uzman detaylı uzman incelemeleri ve araştırma gerektirmesi nedeniyle işbu aşamada taleplerinin net olarak belirlenemeyeceğini, müvekkilinin kaza tarihi itibariyle Tire Belediyesi'nde çalıştığını, bu nedenle maaşı ve benzeri ekonomik durumunu gösterir hususların Tire Belediyesi'ne müzekkere yazılarak sorulmasını ve gelen cevaba göre mahrum kaldığı zararların hesaplanmasını talep ettiklerini, müvekkilinin yaralanması sebebiyle uğradığı maddi zararların; sürekli sakatlık, meslekte kazanma gücünde meydana gelen azalmaların, geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi giderlerinin davalı şirket tarafından tazmin edilmesi talebi ile davalı ...Ş.'ne KTK 97. Madde gereği yapılan başvuru sonucunda müvekkili adına hasar dosyası oluşturulmuş ise de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde gerek anlaşma sağlamak gerekse dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmesi amacıyla İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) şimdilik maluliyet nedeniyle sürekli sakatlık zararı 1.100,00 TL, çalışma ve meslekte kazanma gücünün kaybı nedeniyle uğranılan zararlar 1.000,00 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararlar 100,00 TL, tedavi giderleri nedeniyle uğranılan zararlar 100,00 TL olmak üzere toplam 2.200,00 TL maddi tazminat talebinin kaza tarihi olan 10.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep edildiği görülmüştür.
Süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarını sunulabilmesi için dava dilekçesinin ve tüm delillerin tebliğini talep ettiklerini, tebliğ edilmeyen delillere ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, davayı kabul mahiyetinde olmamak kaydıyla, müvekkili şirketin yerleşim yeri itibariyle huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın sigorta şirketinin adresinden hareketle İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılması gerektiğini, Sigorta Şirketine yapılan başvuru da başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, bu sebeple müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını ve müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, bu hususun yargılama aşamasında giderilecek bir eksiklik de olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının maluliyet durumuna ilişkin medikal firma tarafından inceleme yapıldığını ve eksik evrak talep edilmesi sebebiyle değerlendirme yapılamadığını, raporda trafik kazası ile meydana gelen araz arasında illiyet bağı değerlendirilemediğini, raporda belirtilen “psikolojik arazlar” bağlamında kazazede için direkt olarak “sürekli araz” olarak tanımlanmasına, ilgili yönetmelik esas ve kurallarına göre imkan bulunmadığını, bu arazın “geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar” bölümünde değerlendirildiğini ve iki yıl sonra kontrolü gerektiğini, davacıların kalıcı maluliyetinin Adli Tıp 3. İhtisas kurulu davacının güncel muayenesinin yapılarak rapor aldırılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin hiçbir geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, 6111 sayılı Kanun gereği, yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonraki tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na yüklenmiş olduğundan SGK nezdinde bir geçici iş göremezlik ödemesi alınıp alınmadığı hususunun sorgulanması gerektiğini, eğer dosya kapsamında hesaplama yapılacak ise söz konusu hesaplamanın 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları çerçevesinde TRH-2010 ölüm tablosu kullanılmalı ve % 1,8 teknik faizli peşin değer hesabı yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, Sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, kaza tespit tutanağında da işaretlendiği üzere başvurucunun kaskının takılı olmadığını, hastane evraklarında görüleceği üzere yüz ve kafa bölgesinde yaralanmalarının mevcut olduğunu, bu sebeple -sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla- tazminata hükmedilmesi halinde %20’den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, müvekkili şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, başvuru dilekçesinde gelir ile ilgili hiçbir delile dayanılmadığını, bu sebeple davacının gelir konusunda delil sunma hakkı olmadığını, gelir durumunun tanıkla ispatlanmasının da mümkün olmadığını, bu sebeple davacının gelir ile ilgili delil ve beyanlarına şimdiden itiraz ettiklerini, dosya da CMK M. 253 kapsamı gereğince uzlaşma olup olmadığının tespit edilebilmesi için kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dosyaya kazandırılmasını talep ettikleri belirterek, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Davalı...şirketine, Tire Belediyesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, Dokuz Eylül Ünv. Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 26/07/2022 tarihli ATK raporunun dosyaya sunulduğu, DEU'nun 05/03/2024 tarihli raporunun, kusur bilirkişisi ...'ın 15/08/2024 tarihli raporu, aktüer bilirkişisinin 08/10/2024 havale tarihli raporunun dosyaya kazandırıldığı anlaşılmakla davacı vekilince sunulan 16/10/2024 tarihli dilekçe ile değer artırımında bulunulduğu görülmüştür.
Tire 2. ASCM'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davacısının mağdur,...'nin sanık olduğu, taksirle yaralama suçundan açılan davada mağdura ait Tire Devlet Hastanesince verilen raporda; şahıstaki lezyonların şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte olmadığı, radius alt uç kırığının tam iyileşmiş olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 30/12/2019 tarihli raporda; kazada sanık sürücü...'nin asli kusurlu olduğu ve mağdur sürücü ...'un alt düzeyde tali kusurlu olduğu ve 28/02/2020 tarihli karar ile sanığın üzerine atılı Taksirle Yaralama suçundan hakkında açılan iş bu kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın davacı asilin maluliyetinin tespit ve tayini açısından tevdisi üzerine DEU ATK'ca hazırlanan 26/07/2021 tarihli rapor dosyaya sunulmakla birlikte söz konusu raporun kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik kapsamında alınmadığı anlaşılmakla yeniden Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre rapor tanzimi için tevdisi üzerine sunulan 19/02/2024 tarihli raporda özetle Balthazard formülüne göre davacının tüm vücut özürlülük oranının % 31 olduğu, olaydan itibaren 180 gün süre ile geçici iş göremezliğinin oluştuğu ve 30 gün süre ile bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu yönünde kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Kazandırılan aktüer raporuna herhangi bir itirazda bulunulmaması üzerine talep doğrultusunda dosya adli trafik bilirkişisine tevdi üzerine adli trafik bilirkişisi tarafından hazırlanan 15/08/2024 tarihli raporda özetle kazanın oluşumuna ... plaka sayılı otomobil sürücüsü... yatay ve düşey işaretlere uymayarak ilk geçiş hakkını vermediğinden etken olduğu, ... plaka sayılı motorsiklet sürücüsü ...'ye atfı kabil kural ihlali niteliğinde davranışının olmadığından etken olmadığı yönünde, aktüer bilirkişisi tarafından sunulan 07/10/2024 tarihli raporda ise davacı asilin sürekli iş göremezlik oranına karşılık gelen maddi bedelinin 4.423.633,46 TL olarak, geçici iş göremezlik süresine karşılık gelen maddi tazminat bedelinin ise 12.008,37 TL olarak hesaplandığı, bakım giderinin 2.029,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin ise 2.207,87 TL olduğu gönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesi ile talebinin 2.200,00 TL'den 376.145,24 TL'ye yükseltildiği yönünde değer artırım dilekçesinin sunulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde 10/09/2018 tarihinde dava dışı... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araç ile davacı tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araçların trafik kazasına karıştıkları,... tarafından sevk ve idare edilen aracın davalı nezdinde kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS ile sigortalı olduğu, bu kazadan kaynaklı Tire 2 ASCM'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilam ile yapılan yargılamada kamu davasının düşmesine karar verildiği, Mahkememiz davacısının ... plaka sayılı motosikletin sevk ve idaresi sırasında kaskının takılı olmadığı, davacı tarafça istem konusu edilen talepler bakımından davalıya KTK 97 uyarınca usulüne uygun başvurunun yapıldığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında; taraflar arası uyuşmazlığın meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti, bu kazadan kaynaklı davacının geçici ve kalıcı maluliyete uğrayıp uğramadığı, uğramış ise oran ve süresinin tespiti ile bu oran ve süreye karşılık gelecek tazminat talep miktarının belirlenmesi ile davacının tedavi giderinden kaynaklı davalıdan tazminat talep edip edemeyeceği, edecek ise buna dair talep miktarının belirlenmesi, yine davacının bu kazadan kaynaklı geçici bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, olması halinde geçici bakıcı giderinden kaynaklı talep miktarının belirlenmesi ile talep edilen tüm tazminatlardan davalı yanın sorumlu olup olmayacağı, olacak ise ne şekilde ve ne surette değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan geçici ve kalıcı iş göremezlik ile tedavi masraflarının ve geçici bakıcı giderinin tahsiline yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar kazandırılan raporlara herhangi bir itirazda bulunulmadığı görülmüş ise de raporların incelenmesinde DEU ATK tarafından hazırlanan 19/02/2024 tarihli raporun kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmeliği kapsamında hazırlandığı anlaşılmakla Mahkememiz ara kararını karşıladığı, kusur ve aktüer bilirkişileri tarafından sunulan sunulan raporların ise denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; davalı...şirketinin poliçe hükümlerinin incelenmesinde kaza tarihi itibariyle şahıs başına tedavi giderleri, ölüm maddi zararlar yönünden ayrı ayrı sorumluluk limiti olarak 360.000,00 TL belirlenmiş ve bu nedenle de talep konusu edilen kalıcı iş göremezlik zararı yönünden poliçe kapsamında sorumluluk bulunmadığı düşünülse bile yasal mevzuat gereği Hazine müsteşarlığınca yayımlanan Güvence hesabı limitlerinin tüm sigorta şirketleri ve ayrıca benzer nitelikteki uyuşmazlıklar yönünden gerek limitlerin gerekse de sorumluluk konularının bağlayıcı olacağı bu kapsamda; güvence hesabına göre ölüm/sakatlık teminatı olarak 360.000,00 TL limit belirlendiğinden davalı yan poliçesi ile teminat altına alınmadığı şeklen görülse bile sürekli iş göremezlik talebinin ölüm teminatı kapsamında, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakım gideri talebinin ise tedavi gideri kapsamında 360.000,00 TL limiti ile sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça süresinden sonra cevap dilekçesi sunulmuş ise de söz konusu dilekçe içeriği inkar çerçevesinde savunma olduğu göz önüne alınmakla hak kaybı yaratmamak açısından şu hususun belirtilmesinde fayda görülmüştür; davalı...tarafından cevap dilekçesi adı altında sunulan beyan ile talep konusu edilen geçici iş göremezlik, bakım gideri ve tedavi gideri yönünden taleplerin 6111 sayılı yasa kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı ve dolayısı ile bu yönlerden husumet itirazında bulunulduğu belirtilmekte ise de 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde "Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; bakıcı giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) ve sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. Dolayısı ile Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. Bu halde davalı...vekilinin teminat dışı olması yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 10/09/2018 tarihinde dava dışı... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın İzmir ili Tire ilçesi Tosbi Mahallesi 1. Cadde ile 13. Cadde kavşağı Tosbi büfe önünde döner kavşakta 1. Cadde istikametinde meteoroloji istikametine seyir halindeyken davacı sevk ve idaresindeki... plakalı motosikletin ön kısımları ile çarpıştığı şeklinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının oluşumunda dava dışı...'nın kavşağa girmeden önce durarak ve kavşakta ilk geçiş hakkını kullanan araçlara yol vermesi gerekirken bu kurala riayet etmeyerek ve kavşak başında dur levhası olmasına rağmen kavşağa girerken ki yatay ve düşey işaretlere uymaksızın mevcut seyir hızıyla kavşağa girmesi şeklindeki eyleminin 2918 sayılı yasanın 84/ h, 47/c, 57/a ve aynı yasa yönetmeliğinin 109/a bentlerini ihlal ettiği davacının ise herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı gibi olayın meydana geliş şekli göz önüne alındığında kazayı engellemek adına alabileceği bir önlemi de bulunmadığından bahse konu kazanın meydana gelmesinde dava dışı...'nın tam kusurlu olduğu, Mahkememiz davacısının ise kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, bahse konu kusurlu hareket neticesinde davacının bu kazadan kaynaklı %31 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı gibi olaydan itibaren 180 gün süre ile geçici iş göremezliğinin oluştuğu bunun yanında kazadan itibaren 30 gün süre ile bir başkasının bakımına muhtaç olduğu ve dava dışı...'nın eyleminin hukuka aykırı bir eylem olduğu göz önüne alındığında davacı nezdinde haksız fiilin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla hükme esas alınan aktüer raporuna göre bu kaza sebebiyle davacının talep konusu edilen sürekli iş göremezlik yönünden 4.423.633,46 TL tutarında, geçici iş göremezlik yönünden 12.008,37 TL tutarında, SGK sorumluluğunda olmayan tedavi ve FTR uygulamasından kaynaklı tedavi yönünden 2.207,87 TL tutarında ve bakım gideri yönünden 2.029,00 TL tutarında olmak üzere toplamda 4.439.878,70 TL tutarda tazminat hakkının doğduğu, her ne kadar dosya kapsamına kazandırılan delillere göre davacı yanda kask takılı değil ise de maluliyetin oluşmasına esas davacının yaralanmasının el ve bacakta olduğu gibi maluliyetin tayini bakımından ATK tarafından ruh sağlığı yönünden de anksiyete bozukluğu yönünden maluliyet içeriğinde değerlendirmenin yapıldığı göz önüne alındığında ATK maluliyetine esas tanı kısmında baş yaralanması olmadığından savunmada bulunulmasa da müterafik kusur yönden talep edilebilecek tazminatta herhangi bir indirim yapılması gerekli görülmeyerek az yukarıda açıklandığı gibi davalının sürekli iş göremezlik yönünden 360.000,00 TL limit ile, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakım gideri yönünden ise ayrıca 360.000,00 TL limit ile sorumlu olduğu anlaşılmakla birlikte davacı iddiasının aksine davadan evvel davalı yana yapılan KTK 97 başvurusunun 13/10/2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla birlikte sigorta şirketi tarafından 26/10/2021 tarihli yazı ile başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmakla bu tarih itibariyle davalı yanın temerrüte düştüğü değerlendirilerek açılı davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile 10/09/2018 tarihinde meydana geldiği anlaşılan konu trafik kazasından kaynaklı;
- 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 26/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte DAVALIDAN (davalı yanın 360.000,00 TL'lik ölüm teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
- 12.008,37 TL geçici iş göremezlik, 2.207,87 TL tedavi gideri ve 2.029,00 TL bakım giderinden oluşan toplam 16.245,24 TL tazminatı davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 26/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte DAVALIDAN (davalı yanın 360.000,00 TL'lik tedavi gideri teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 25.411,32 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.951,70 TL (80,70 TL peşin harç ile 1.871,00 TL tamamlama harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 23.459,62 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan 2.032,4 TL (80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru ve 1.871,00 TL tamamlama harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 6.466,35 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 8.498,75 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 59.520,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'ye ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸