İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/13 E. 2024/102 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/13
- Karar No
- 2024/102
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/13 Esas KARAR NO : 2024/102
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/01/2022 KARAR TARİHİ : 30/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taşıma sırasında çalınan emtialara ilişkin ödenen tazminat bedelinin davalılardan rücuen tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptalidir. Davacı, dava dilekçesi ile özetle; dava dışı ... şirketinin sigortalıları olduğunu, şirket ürünlerinin nakliyesinin sigortalandığını, tırlardaki malların dinlenme tesisinde çalındığını, sevkiyat tamamlandığından CMR evrakının düzenlenmediğini, sigortalılarına tazminat ödediklerini ve haklarına halef olduklarını, davacıya ihtarname çekmelerine rağmen tazminat bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını fakat takibe haksız şekilde itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının tetkikinde davacı/alacaklı ... Sigorta A.Ş. tarafından davalı/borçlu .... Tic… Ltd. Şti.ye yönelik 59.545,67-TL asıl alacak, 191,28-TL işlemiş faiz için takip yapıldığı, alacağa avans faizi işletilmesinin talep edildiği, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Uyuşmazlık, davacının sigortalısına ödediği tazminat bedelini rücuen davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği, davalının olayın gerçekleşmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı varsa kusurunun niteliğinin ne olduğu ile davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Somut olayda; davacı sigorta şirketinin, 01.01.2020-01.01.2021 tarihli Nakliyat Sigorta Poliçesi ile dava dışı .…A.Ş.ye ait nakliyatları sigortaladığı, hasar ihbarı sonucunda düzenlenen eksper raporu çerçevesinde sigortalısına 25.05.2021 tarihli 7.048,91-USD ödemeyi yaptığı ve davacının, sigortalısının bu zarardan doğan başvuru haklarına yasaya uygun şekilde halef olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu ile tır içerisindeki 770 koliden takriben 40 kolinin çalındığı, kolilerin brüt ağırlığı kapsamında hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk miktarının 1.759,84-SDR (34.091,19-TL) olacağı tespit edilmiştir. Hırsızlık olayında, araç sürücüsünün aracını güvenlik ve emniyet tedbirleri bulunmayan yere park etmesi, araçta dışarıdan müdahalelere karşı uyarıcı bir sistemin bulunup bulunmadığının tespit edilememesi çerçevesinde gerekli tüm emniyeti almaması nedeniyle olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Olaya ilişkin olay yeri inceleme raporunda, aracın yarı römork olduğu, romörk asma kilit yerlerinin boş olduğu, dorse önünde kesik mühür başı ve çok sayıda açık halde karton koli ve etrafa dağılmış muhtelif tekstil ürününün bulunduğu, sağ kapı kilit bölümünün yerinde olmadığı, römork sağ tente bölümünde iki adet kesik olduğu tespit edilmiştir. Sürücü ifadesinde araç kapısının çaldığını, uyandığında polislerle karşılaştığını, gece vakti araca hırsız girdiğini böyle anladığını, mührün koparılarak, kapının açıldığını beyan etmiştir. Sürücünün araç içerisinde uyuyorken hırsızlığın gerçekleşmesi ile araç kapağında herhangi bir asma kilide rastlanmaması, araçta herhangi bir alarm sisteminin bulunmaması ve aracın emniyetli bir yere park edilmemiş olması çerçevesinde, bilirkişi kusur tespitine itibar edilmiştir. CMR Konvansiyonunun 29.maddesi uyarınca, hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut ta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. Ağır kusur, kasta yakın bir kusur olmakla, sürücünün aracı bir dinlenme tesisine park ettiği dikkate alınarak, işbu olayda ağır kusurdan bahsetmenin mümkün olmadığı, davalının sınırlı sorumluluk ilkesi çerçevesinde zarardan sorumlu olacağı değerlendirilmiştir. CMR.23/3.maddesi kapsamında taşıyıcı için sınırlı sorumluluk ilkesi söz konusudur. SDR bedelinin hesaplanmasında karar tarihinde kurun dikkate alınmasının gerekmesi (Yargıtay 11.HD. 2014/302, 2014/8150 K.) çerçevesinde (karar tarihinde 1 SDR karşılığı 40.3393-TL olmakla) tazminat üst sınırının (1.759,84 SDR X 40,3393 TL=) 70.990,71-TL olduğu tespit edilmiş, sınırın altında kalan 59.545,67-TL zarar bedeli üzerinden talebin kabulüne karar verilmiştir. Söz konusu alacağın belirlenmesi için bilirkişinin kusur ve zarar yönünden tespit yapması gerektiğinden alacak likit olmamakla, icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Tarafların tacir olması nedeniyle alacağa avans faizi işletilmesi talebi de yerinde görülmüştür. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular aleyhine yürütülen icra takibine yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, toplam alacak miktarı olan 59.545,67-TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Devamına karar verilen 59.545,67-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.067,56.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 721,48.-TL peşin harcı ve 298,68 TL icra peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 3.047,40.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcı ve 721,48.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 5.690,35.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair e duruşma aracılığı ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/01/2024 15:29:08
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır