İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/112 E. 2023/160 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/112
- Karar No
- 2023/160
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/112 Esas - 2023/160 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/112 KARAR NO : 2023/160 HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... Mersis No: ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... Mersis No: ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Endüstriyel Tasarım İle İlgili Kurum Kararının İptali, Tasarımın Tescili DAVA TARİHİ : 31/03/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ :09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan endüstriyel tasarımla ilgili kurum kararının iptali, tasarımın tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekil dava dilekçesi ve sair beyanlarıyla; ... ...’nın müvekkil tasarımı hakkında verdiği kararın yanlış ve hatalı olduğunu, davalı firma tarafından itiraz aşamasında yine müvekkile ait ... sayılı tasarımın mesnet gösterildiğini, buna karşın tasarımların tamamen farklı olduğunu, ... kararında tasarımlardaki üst gövdenin aynı olduğunun belirtildiğini, tasarımın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu sayede farklılıkların ortaya çıkacağını, tasarımların alt gövdelerinin tamamen farklı olduğunu itiraz gerekçesinde sunulan ... ve ... firmalarına ait ürünlerin müvekkil ürünlerinden tamamen farklı olduğunu, davalı kurum cevap dilekçesinin gerçeklerini yansıtmadığını, genel görünüm olarak ele alındığında tasarımlar arasındaki ayrımın net şekilde gözükeceğini, alt gövde değişikliklerinin göz önünde bulundurulmadığını, davacı firmanın müvekkil tasarımı ile aynılık derecesinde bir tasarım için başvuruda bulunduğunu, tescil aldığını belirterek davanın kabulünü, ... sayılı tescil başvurusunun reddine dair kararın iptali ve ... sayılı başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacı tasarımının yenilik getirici ve ayırt edici bir yanının bulunmadığını, ... kararının hukuka uygun olduğunu, kapak tasarımlarının tamamen ... ile aynı olduğunu, iç kapak tasarımlarının aynı olduğunu, üst gövde tasarımlarının aynı olduğunu, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, piyasada farklı tasarım özelliklerine sahip ürünlerin bulunduğunu, bir tasarımın kullanıcısı tarafından görülmeyen kısımlarındaki farklılıkların küçük ayrıntı sayılacağını, farklı kılmaya yetmeyeceğini, ... ve ... firmalarına ait ürünlerin karşısında davacı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını, ... firması ürünü ile davacı tasarımlarının benzer olduğunu, ... firması ile aynı şekilde tasarlandığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kabulüyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; ... LTD.ŞTİ. Adına 08/03/2021 tarihinde yapılan Locarno Sınıfının 10. Sınıfında yer alan Sayaç tasarımlarının ... tescil numarası ile ... nezdinde kaydedildiği, 26/04/2021 tarih ve 363 sayılı Bültende yayımlanarak ilan edildiği, ilana ... AŞ adına itiraz edildiği, itirazın ... ... tarafından incelendiği ve Kurulun ... sayılı kararıyla özetle; “(...) itiraza konu ... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sıra numaralı tasarımın gövde üst yapısının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve bu durumunda ürünlerin genel görünümlerini benzer kıldığı düşünülmüştür. Bu nedenle ... sıra numaralı tasarımların ... sıra numaralı tasarım karşısında ayırt edici olmadıkları kanaatine ulaşılmıştır. Diğer taraftan başvuru sahibi tarafından beyan edilen farklılıkların tasarımı ayırt edici kılmayan ayrıntı seviyesinde farklılıklar olduğu tespit edildiğinden, söz konusu iddialar da değerlendirmeyi etkiler nitelikte bulunmamıştır. Belirtilen nedenlerle itirazın kabulü gerekmiştir.'' gerekçesiyle, '' İtirazın kabulüne ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne, oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın 60 günlük yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda ve itirazlar bağlamında alınan ek raporda özetle: davacıya ait ... sıra numaralı tasarımların, itiraza mesnet olarak sunulan davacıya ait ... sıra numaralı tasarım karşısında yeni ancak bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edici olmadığı ve bu tasarım açısından dava konusu tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacıya ait ... sıra numaralı tasarımların, itiraza mesnet olarak sunulan ... firmasına ait ... ve ... isimli ürünler karşısında yeni ve ayırt edici olduğu ve bu ürünler açısından dava konusu tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacıya ait ... sıra numaralı tasarımların, itiraza mesnet olarak sunulan ... firmasına ait ...+ isimli ürün karşısında yeni ve ayırt edici olduğu ve bu ürün açısından dava konusu tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, ... sayılı kararının iptal koşullarının oluşmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun ve itirazlar bağlamında alınan ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun ve ek raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirmenin nihai olarak mahkememizce yapılacağı anlaşılmakla yeni heyetten rapor alınması veya mevcut bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor alınması yoluna gidilmemiştir. GEREKÇE: Tescilli bir tasarımın sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Yenilik ve ayırt edicilik” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 56. maddesi; "Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır. Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." şeklindedir. Aynı Kanun'un "Kamuya sunma" başlıklı 57. maddesi ise; "Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." şeklindedir. 6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. Bir tasarımın yeni olabilmesi için, onun aynısının, tescil tarihinden evvel dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Tasarımların aynı olup olmadığının tespiti için yapılacak benzerlik testinde; aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma, karıştırılma tehlikesi veya olasılığı incelenemez. Bunlar ikinci aşamaya yani ayırt edicilik tetkikine aittir. Tasarımın yeniliği yoktur diyebilmek için, hükümsüzlüğü istenilen tasarımın, önceden kamuya sunulan (faydalı model, marka ve) tasarım belgelerindeki tasarımlar ile aynı olması şarttır. Terkini talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecektir. Yenilik önceki tasarıma göre belirlenecektir. Aynı kabul edilmeye engel olamayan küçük ayrıntılarda farklılık hâkimin takdirine göre belirlenecektir. Burada şu ölçü verilebilir; fark, aynı olmayı ortadan kaldırmıyor, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme, yani mevcut tasarıma ek, onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık o (mevcut tasarım) esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçüktür. Bunun dışında kalan farklar ise büyüktür. Yenilik ne özgünlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağıdır. Başvurusu yapılan bir tasarım yenilik testini geçebilirse ikinci olarak ayırt edicilik incelemesine tâbî tutulur. Bu test bir kıyaslama incelemesidir. Bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunması demek, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ise, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ara veya nihaî tüketicidir. Ancak asla bir uzman değildir. Mahkememiz de bilgilenmiş kullanıcı konumunda bulunan ilgililerin katılımıyla oluşturulmuş bilirkişi heyetinden mütalâa almıştır. Kıyaslama, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir. Ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesini ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmasını emredici bir ifadeyle istemiştir. Bilgilenmiş kullanıcının fark edebileceği değişiklikler ise daima göz önünde tutulmalıdır. Seçenek özgürlüğü ibaresiyle kastedilen, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup kişiden kişiye değişmez. Bu nesnel değerlendirmede tekdüze özellik ve nitelikler göz önünde tutulur. Bazı biçimler (=görünümler) nesnenin işlevine sıkı surette bağımlıdırlar. Böyle tasarımlarda tasarımcının hareket alanı pek dardır. Meselâ, bir otomobilin, ütünün ve şişenin şekli gibi. Her otomobil, ütü ve şişe birbirine benzer. Ayırt edicilik için tasarımcının muhakkak nesnenin işlevine ters düşen tasarımlar geliştirmesi beklenemez. Dolayısıyla işlevin yerine getirilebilmesi için zorunlu olan alan dışında yapılabilecek olan tasarımların korunması mümkün olabilecektir. Seçenek özgürlüğünün hiç bulunmadığı hâllerde ise tasarım zaten korunamaz. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Teknik bilirkişi raporu ve ek raporunda da izah edildiği üzere; Davaya konu tasarım su sayacı tasarımıdır. Su sayacı veya su saati su tesisatının girişine bağlanarak, evlerde, iş yerlerinde ve tarımsal sulamada kullanılan suyun miktarını belirleyen ve kullanılan suyun bedelinin idareler tarafından tahsiline yardımcı olan bir ölçü aletidir. Belirli standart ve regülasyonlar dahilinde üretilen bu cihazlar, temel prensip olarak farklı şekilde çalışırlar. Mekanik su sayaçları, dış koşullara ve iklim şartlarına uygun metal veya kompozit bir gövde ve uçlarında tesisata giriş ve çıkış bağlantıları barındırır. Mekanizma kısmının üzerinde sayaç kısmı bulunur ve genelde görsel ve optik okuma için pencere yer alır. Sayaçların en üstünde ise genelde koruyucu kapak ve genelde güvenlik mührü barındırır. Tarafların faaliyet gösterdiği ilgili sektörde, birbirinden farklı ve ayırt edici algı yaratır düzeyde kompozit gövdeli su sayacı tasarımlarının meydana getirilmesi mümkün olup tasarımcının seçenek özgürlüğüne sahip olduğu görülmüştür. Öte yandan su sayacı ender tüketilen bir ürün olup, çoğu zaman pratikte nihai istifade eden tüketicinin ürünü temin etmesi ender olup, nihai tüketicinin ürünle teması daha ziyade tesisata montajı sonrası, zaten en yoğun görsel temas alanı olan sayaç kapağı ve numaratör kısmındadır. Dolayısıyla bilgilenmiş kullanıcı daha ziyade tasarımın nihai kullanım sırasında görülen kısımlarına odaklanacaktır. Bu bağlamda bilgilenmiş kullanıcının ilk dikkat edeceği kısım, son bilgilenmiş kullanıcı olarak sayacın üst kısımları olacaktır. Bu bağlamda tasarımların görülmeyen kısımları ve burada var olan farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı açısından küçük ayrıntıda kalması olasıdır. Tüm bu hususular kapsamında; Davacıya ait ... sayıyla başvurulan tasarımlar ile itiraza mesnet olarak sunulan davacıya ait ... numaralı tasarımın karşılaştırıldığında; dava konusu tasarımların ve mesnet tasarımın sayaç (üst gövde) kısımlarının, gösterge paneli, numeratör, koruyucu kapak kısımlarının ayniyet derecesinde benzer oldukları; tasarımların alt gövde kısımlarının farklı olduğu, bilgilenmiş kullanıcının ilk dikkat edeceği kısmın, son bilgilenmiş kullanıcı olarak sayacın üst kısımları olacağı, bu noktada tespit edilmiş olan benzerlikler karşısında ilgili farkların ayrıntı seviyesinde kalacağı, dava konusu tasarımlara yenilik niteliklerini kazandırabileceğinden bahsedilebilecek olsa bile bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edicilik niteliklerini kazandıramayacağı; dava konusu ... numaralı tasarımların mesnet ... sıra numaralı tasarım karşısında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, Davacıya ait ... sayıyla başvurulan tasarımlar ile itiraza mesnet olarak sunulan ... firmasına ait ... isimli ürünlerin karşılaştırıldığında; dava konusu tasarımların ve mesnet tasarımların numeratör kısmı ve ibre kısmının aynı pencerede gruplanarak biçimlendirilme mantığının benzer olduğu, tasarımların numeratör kısmının nihai tasarımı, gösterge paneli, sayaç (üst gövde) kısmı, koruyucu kapak kısmı ve alt gövde kısmı tasarımları birbirinden farklı olduğu, tespit edilen benzerlikler karşısında farklılıkların detay seviyesinde kalmadığı ve dava konusu tasarımlara yenilik niteliklerini kazandıracağı, aynı zamanda, bilgilenmiş kullanıcının ilk dikkat edeceği kısmın sayacın üst kısımları olacağı bilgisi dahilinde, bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edicilik niteliklerini kazandıracağı; dava konusu ... numaralı tasarımların mesnet ... firmasına ait ... ürünleri karşısında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı; Davacıya ait ... sayıyla başvurulan tasarımlar ile itiraza mesnet olarak sunulan ... firmasına ait ...+ isimli sayaç karşılaştırıldığında, dava konusu tasarımların ve mesnet tasarım numeratör kısmı ve ibre kısmının aynı pencerede gruplanarak biçimlendirilme mantığı ve sayaç (üst gövde) kısmının silindirik bir parçadan yukarıya doğru konik olarak tamamlanması mantığının benzer olduğu, tasarımların numeratör kısmının nihai tasarımı, gösterge paneli, sayaç (üst gövde) kısmının yukarıda bahsedilen iki bölümünün oransal ilişkileri, koruyucu kapak kısmı ve alt gövde kısmı tasarımları birbirinden farklı olduğu, tespit edilen benzerlikler karşısında farklılıkların detay seviyesinde kalmadığı ve dava konusu tasarımlara yenilik niteliklerini kazandıracağı, aynı zamanda, bilgilenmiş kullanıcının ilk dikkat edeceği kısmın sayacın üst kısımları olacağı bilgisi dahilinde, bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edicilik niteliklerini kazandıracağı; dava konusu ... numaralı tasarımların mesnet ... firmasına ait ...+ ürünü karşısında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı; Mutlak yenilik incelemesi kapsamında yapılan araştırmalar neticesinde, ... veri tabanında 249 adet tasarıma rastlandığı, bu tasarımlar incelendiğinde, başvuru tarihi itibariyle davacıya ait ... sayılı tasarımlar ile kıyaslanabilecek benzerlikte tasarıma rastlanmadığı, ...veri tabanında 142 adet tasarıma rastlandığı, bu tasarımlar incelendiğinde, başvuru tarihi itibariyle davacıya ait ... sayılı tasarımlar ile kıyaslanabilecek benzerlikte tasarıma rastlanmadığı, ... (...) ve ... (...) veri tabanlarında ilgili aramayı takiben resen araştırma kapsamında Google arama motoru üzerinden ve “...” anahtar kelimeleri üzerinden tarama yapılmış ve davacıya ait ... sayılı tasarımlar ile kıyaslanabilecek benzerlikte tasarıma rastlanmadığı; anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle dava konusu ... numaralı tasarımların mesnet ... sıra numaralı tasarım karşısında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmış olup davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-... ” nun 15.03.2022 Tarih ... Sayılı Kararının İPTALİ talebinin REDDİNE, ... sıra numaralı endüstriyel tasarımın davacı adına tescilinin aynen devamı talebinin REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılmış olan peşin harç yatırıldığı anda yeterli olduğundan yeniden değerleme oranı dikkate alınarak karar tarihinde geçerli olan harç miktarına tamamlanmasının davacının mülkiyet hakkını ihlal edeceği dikkate alınarak yeterli olduğuna ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 14.11.2023
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır