İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1023 E. 2025/484 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1023
Karar No
2025/484
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1023 Esas KARAR NO : 2025/484 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2022 KARAR TARİHİ : 26/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davalı ve müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin 2021 başladığını, taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki içerisinde müvekkilinin davalıya defalarca mal sattığını, müvekkili tarafından davalıya satılan malların son fatura olan 15.01.2022 tarihli faturaya konu olanlar dışında tamamı yabancı para üzerinden satıldığını, müvekkili tarafından davalıya satılan malların irsaliyeli fatura olarak düzenlendiğini, söz konusu faturaların açıklamalar kısmında fatura konusu malların bedellerine ilişkin ödeme vadelerinin malların teslim tarihi olduğunun da belirtildiğini, davalı tarafından söz konusu faturalardaki malların teslim alındığı gibi faturalara herhangi bir itirazda edilmediğini, davalının borçlarının neredeyse hiçbirini vade tarihinde ödememiş olduğundan vade tarihinde ödenmemiş olan borçlar yönünden müvekkilinin talebinin, borçların ülke parası karşılıklarının fiili ödeme tarihindeki ---------- efektif satış kuru üzerinden hesaplanması yönünde olduğunu, davalı tarafından borçların vadesinde ödenmemesi ve bu sebeple oluşan kur farkından doğan alacağın bir kısmının 14.12.2021 tarihi ----------- numaralı faturaya konu edilerek tahsil edilmişse de yine kur farkından kaynaklı olarak davalının yapmış olduğu ödemelerin, 15.01.2022 tarihli ----------- numaralı faturaya dayanan borcun tamamını karşılamaya yetmediğini, bilirkişilerce tarafların ticari defterleri ve ticari ilişkiye konu faturalar üzerinde gerekli hesaplamalar yapılmasından sonra, her ne kadar cari hesapta borçların sıfırlanmış olarak gözükse de esasında davalının, müvekkiline 15.01.2022 tarihli faturadan kaynaklı olarak 8.536,61 TL borcunun bulunduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, şu aşamada açılan işbu davada kısmi alacak talepleri mevcut olduğundan, 8.536,61 TL alacaktan şimdilik bir kısmı olan 100,00 TL kısmi alacağın uygulanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı tarafından müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde cari hesap ilişkisinde borçların sıfırlandığını açıkça beyan ettiğini, müvekkilinin ticari defter kayıtlarının eksiksiz ve usulüne uygun tutulduğunu, kayıtların incelendiği takdirde davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının ortaya çıkacağını, davacının 8.536,61 TL tutarında borcu olduğunu ifade ettiğini ancak davayı kısmi dava olarak 100,00 TL üzerinden açtığını, taraflar arasında cari ilişkide herhangi bir alacak borç ilişkisi mevcut olmamasına rağmen kur farkı talebini gerekçe göstererek alacak yaratmaya çalışıldığını, davacının kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini belirtmiş olup, davacının açmış olduğu haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, 15/01/2022 tarihli 8.536,61-TL'lik kur farkı faturasından kaynaklı alacak davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için tarafların ilgili yıllara ait ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenmesi gerektiğinden dosya defter incelenmesi yönünden bilirkişiye tevdi edilmiş, 09/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Raporun 4.a.1.bölümünde açıklandığı üzere davacı şirket defterleri üzerinde usul ve hesap incelemesinin yapılamadığı, Raporun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirketin ticari defterlerinin ---------- ili ---------- ilçesinde bulunduğu ve talimat yazılması talep edildiğinden, davalı şirket defterleri üzerinde usul ve hesap incelemesinin yapılamadığı, B- Davacı Alacağı Yönünden: Huzurdaki alacak davasının konusu davacının kur farkının eksik kalan kısmının talebi olduğu, davacı şirkete ait e-defterlerin xml formatları ibraz edilmeyip flash bellek içinde sadece GİB onaylı beratlarının sunulması ile yetinilmesi sonrası defalarca istenmesine rağmen ibraz edilmediğinden ticari defterleri ve dayanak belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, bakiye kur farkının ne şekilde oluştuğuna ilişkin dosya kapsamında denetlenecek bir beyan/belgenin de bulunmadığı, davalı tarafın da talimatla incelemesi henüz tamamlanamadığı, davacının kur farkından bakiye kalan dava konusu alacağını denetleyebilmek için davacının kayıtlarının incelenmesi, kur farkına konu yabancı para cinsinden olan faturaları ile karşılığında aldığı ödemelerin dekontlarının tamamının dosyaya kazandırılması gerektiği, bu haliyle dosyadaki delil durumuna göre davacı alacağının ispata muhtaç kaldığı, C- FAİZ: Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, dava tarihinden itibaren hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında reeskont avans faiz talebinde bulunabileceği, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan davanın kur farkı sebebi ile düzenlenen faturaya dayalı alacak davası olduğu, mahkememizce davacı şirket mahkememiz yetki sınırları içerisinde mukim olmakla 18/04/2024 tarihli celse davacı vekili de hazır olmakla defter inceleme kararı verildiği, yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen davacı tarafın defterlerini incelemeye sunmadığı, mazeret de bildirmediği, kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu(TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkesin iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, ispat yükü kendisinde olmayan diğer tarafın da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabileceği, karşı ispat faaliyeti için delil sunan tarafın ise ispat yükünü üzerine almış sayılmayacağı (HMK 191), bu doğrultuda davacının ispat yükü üzerinde olmasına rağmen bilirkişi deliline de başvurmuş olmakla verilen kesin süre içerisinde defterlerini incelemeye sunmadığından iddiasını ispat edemediği bu sebeple davanın kanıtlanamadığı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından, dava açılışı esnasında peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.600,00-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.26/06/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1023, K. 2025/484, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1023-e-2025-484-k-cf9e4bac465d