İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1052 E. 2024/731 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1052
Karar No
2024/731
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1052 Esas KARAR NO : 2024/731 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/11/2021 tarihinde plakalı araç ile müvekkiline ait plakalı aracın çarpışma sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada plakalı araç sürücüsü aslî ve tam kusurlu olduğunu, meydana gelen trafik kazasında plakalı aracın ZMMS poliçesi ile Sigorta A.Ş. tarafından teminat altına alınmış olan zararlar kapsamında 31/10/2023 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasar sebebiyle müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı karşılanmadığından karşılanmayan değer kaybı bedelinin davalıdan tahsili gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik kararında araç değer kaybı hesabının "aracın kaza olmadan önceki halinin 2. El piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonra 2. El piyasa rayiç değeri arasındaki farkın" gözetilerek yapılması gerektiği yönünde olduğunu, beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; müvekkiline ait araçta oluşan bakiye değer kaybı zararına mahsuben şimdilik 50,00-TL'nin davalı ile davalı Elektrik Su Havagazı Otobüs Ve Troleybüs Genel müdürlüğünden ve davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava Değerinin Belirlenmesi: Davacı vekili 08/07/2024 havale tarihli değer arttırım dilekçesi ile dava dilekçesi ile talep etmiş oldukları 50,00 TL değer kaybına ilişkin alacaklarını bilirkişi raporu doğrultusunda 14.950,00- TL artırarak 15.000,00- TL olarak talep ettiklerini beyan etmiş, talebe ilişkin eksik harç ikmal edilmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tazminat talep ve dava hakkı zaman aşımına uğradığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davaya konu taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilmesi mümkün olmadığından huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkil idare sürücüsünün kusuru ve müvekkil idarenin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil idare sürücüsü plakalı otobüs ile ... Caddesi Güzelyalı istikameti üzerinde seyir halindeyken... Merkezi Otobüs durağına yanaşmak için sinyalini verdikten sonra sağ şeride geçeceği esnada arkadan aniden plakalı aracın sağ şeritten gelmesi nedeniyle söz konusu kaza gerçekleşmiş olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında müvekkil idare sürücüsü kusurlu olduğu belirtilmişse de, kusura ilişkin yapılan bu tespitin kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafından maddi zararını ispatlayacak her hangi bir somut delil sunulmamış olduğunu, davacıya ait hasara uğradığı iddia edilen aracın tamiri yetkili serviste yapıldığı takdirde herhangi bir değer kaybı oluşması mümkün olmadığını, dava konusu kazanın gerçekleştiği tarihte müvekkil idareye ait plakalı otobüs Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, davacı aracı üzerinde meydana gelen maddi zarar kalemlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamına girdiğini, davacı tarafın avans faizi işletilmesi talebinin hukuka aykırı olup avans faizi işletilmesi talebinin reddi gerektiğini beyanla haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı KTK.nın 97. Maddesine göre yasal süre dolmadan açılan dava hukuka aykırı olup davanın usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası talebinin öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, iş bu dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden yargılamanın ilerleyen aşamasında davacı tarafça davanın ıslah edilmesi halinde ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zaman aşımının dolması söz konusu ise iş bu kısma ilişkin talebin zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, Trafik sigortası Genel şartları Ek-6 maddesi gereğince müvekkil şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça zorunlu olan belgeler dosyaya tam, eksiksiz ve okunaklı olarak ibraz edilmemiş olduğundan davanın usulden reddi gereltiğini, dava dilekçesinde belirtilen plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere kaza tarihi itibariyle maddi zararlarda araç başına azami 43.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti gerektiğini, karşı taraf aracında hasar oluştuğunun müvekkil şirkete ihbarını takiben, müvekkil şirketçe hasar dosyası açılarak, hasar bedelinin tespiti amacıyla müvekkil şirket tarafından tayin edilen bağımsız ve uzman eksper marifetiyle yapılan inceleme neticesinde meydana gelen hasara ilişkin olarak davacı yana 09.12.2021 tarihinde 2.850,00-TL ve 16.12.2021 tarihinde 513,00-TL hasar ödemesi yapıldığını, davacı tarafından plakalı araca dair değer kaybı bedelinin tahsili talep edilmiş olmakla davacı aracında meydana geldiği iddia edilen değer kaybı zararının belirlenebilmesi için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu mali mesuliyet Sigortası Genel şartlarında belirlenen esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan önceki tüm hasarlarının mahkemece tespiti ile aracın aynı bölgeden daha önce hasar almış olması halinde değer kaybı oluşmayacağını, Yargıtay içtihatları ve yasal düzenlemeler gereğince haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, ayrıca müvekkil şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafın avans faizi talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptı usulüne uygun davetiye ile davalı ' a tebliğ edilmiş, davalının dilekçeler aşamasında davaya cevap vermediği anlaşılmış, 25/04/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında hazır bulunan davalı asil: "ben olay tarihinde idaremde olan otobüs ile durağa yanaşmak üzere sağa yöneldiğimde taksici benim sağ tarafımdan geçmeye çalışırken bu kaza gerçekleşti. davayı kabul etmiyorum, anlaştığımız bir husus bulunmamaktadır. Sulh olma imkan ve ihtimalimiz bulunmamaktadır. Öncelikle davanın reddini mahkeme aksi kanaatte ise sulh olma imkan ve ihtimalimizin bulunmadığının nazara alınarak tahkikata geçilmesini talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Genel Müdürlüğü vekili sunmuş olduğu 10/01/2024 havale tarihli dilekçesi ile; davalı sürücü ' ın Genel Hizmetler, Otopark, Özel Eğitim, İtfaiye ve Sağlık Hizmetleri Tic. A.Ş. tarafından istihdam edildiğini, Mahkemece aleyhe karar verilmesi halinde yüklenici şirketin Karayolları Trafik Kanunu, Borçlar Kanunu, ve İş Kanunu hükümleri uyarınca sorumlu olması nedeniyle davanın Genel Hizmetler, Otopark, Özel Eğitim, İtfaiye ve Sağlık Hizmetleri Tic. A.Ş. ye ihbarını talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekilinin davanın ihbarı talebi üzerine dava Genel Hizmetler, Otopark, Özel Eğitim, İtfaiye ve Sağlık Hizmetleri Tic. A.Ş.ye ihbar olunmuş, ihbar olunan vekili ihbara cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davasının menfaat yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı yanın kendi kontrolündeki aracın, zarara kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinin kabulü gerektiğinden; KTK m. 86 uyarınca araç işletenin ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun ortadan kalkmış olduğunu, müvekkil şirket tarafından istihdam edilen davalı sürücünün, kaza tarihinde müvekkil şirket ile davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Müdürlüğü arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden kadrosunun müvekkil şirkette olmak üzere Genel Müdürlüğü emir ve talimatı altında çalıştığını, müvekkil şirketin, Genel Müdürlüğü'nde çalışan işçiler üzerinde işin yapılmasına ilişkin olarak emir ve talimat yetkisi bulunmadığını, yapılan işi ve araçları denetlemesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1- Davalı sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyası Davalı sigorta şirketi tarafından ZMMM sigorta poliçesi ve hasar dosyası Mahkememize sunulmuş, ... no’lu trafik poliçesine istinaden açılan ... nolu hasar dosyası kapsamında davacıya 09/12/2021 tarihinde 2.850,00-TL ve 16/12/2021 tarihinde 513,00-TL olmak üzere toplam 3.363,00-TL hasar ödemesinin yapıldığı bildirilmiş, ödemelere ilişkin dekontlar ibraz edilmiştir. 2- Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları Davacıya ait olup, dava konusu 19/11/2021 tarihli trafik kazası sebebiyle hasarlandığı ve değer kaybı meydana geldiği belirtilen plakalı aracın dava konusu trafik kazasından önceye ilişkin hasar kaydının bulunup bulunmadığı hususunda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılmış, celp edilen kayıtlardan aracın dava konusu trafik kazasından önce 4 adet hasar kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. 3-Türkiye Noterler Birliği kayıtları Davacının, dava konusu kaza sebebiyle oluştuğunu iddia ettiği değer kaybının tazminini talep ettiği plakalı aracına ve dava konusu kazaya karışan davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ' ın sürücüsü olduğu, diğer davalı Genel Müdürlüğüne ait plaka sayılı araca ilişkin trafik tescil kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. 4-Ekspertiz Raporu Davalı sigorta şirketi tarafından açılan... nolu hasar dosyası kapsamında aldırılan 29/11/2021 tarihli ekspertiz raporunda; plaka sayılı araçta tespit edilen hasar miktarının 2.850,00-TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 5-Bilirkişi raporu i)Mahkememizce, dava konusu trafik kazasında tarafların kusur durumlarının tespiti, davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle rayiç bedelinin ve aracın tamir bedelinin ne kadar olduğunun tespiti, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının, aracın pert-total işlemi gerektirip gerektirmediği, Araç pert-total gerektiriyor ise (aracın hurdasının davacıda olduğu gözetilerek) aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedeli mahsup edilerek gerçek zarar miktarının belirlenmesi, şayet onarımı mümkün ise onarım bedelinin belirlenmesi, davacının maliki olduğu araçta davaya konu kaza neticesinde herhangi bir değer kaybı meydana gelip gelmediği, geldi ise meydana gelen değer kaybı miktarının objektif değer esas alınarak, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre ve KTK 90'ıncı madde 1-a uyarınca piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı ve SBGM'nden gelen yazı cevabında aracın daha önceki kazalarının da dikkate alınarak hesaplanması, varsa davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce yapılan ödemenin güncelleştirilerek hesaplanan değer kaybı tazminatından mahsup edilmesi hususlarında Otomotiv ve Hasar Uzmanı bilirkişi ile Adli Trafik bilirkişisinden oluşan heyetten aldırılan 24/06/2024 havale tarihli raporda; Dosyaya ibraz edilen tutanak, kroki, fotoğraf, bilgi ve beyanlara göre; kazanın oluşumunda davalı sürücü ' ın sevk ve idaresindeki plakalı belediye otobüsü ile seyri sırasında dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz davranışları neticesinde 2918 sayılı KTK nın 46/B (Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler, Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek zorundadırlar.), 46/C (Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler, Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar.) ve 56/A ( Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) maddelerini ihlal ettiği, Davacı sürücü , sevk ve idaresindeki plakalı ticari taksi ile seyri sırasında olay günü ve saatinde, meskun mahal içi ... Caddesi üzerinden sağ şeridi takiben ... dava konusu olay nedeniyle alabileceği her hangi bir önlem bulunmadığı gibi kazaya katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü de görülmediği, kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı kanaatine varıldığı, plaka sayılı araçtaki değer kaybı Yargıtay içtihatlarına göre "gerçek zarar ilkesi" prensibiyle; "Aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark" dikkate alınarak ve kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın marka, model, tipi, km.si, yakıt cinsi, vites türü, kullanım şekli, kullanım süresi, kullanılmışlık düzeyi, yıpranma durumu, aracın vaki kaza öncesinde 4 adet kazaya karışarak hasarlanmış olması hususları dikkate alınarak hesaplandığında; plaka sayılı aracın olaya konu kazada sol arka kısımlarından araç gövdesinde ve sökülebilir / takılabilir parçalarda hasar olacak şekilde darbe aldığı ve hasarlandığı, aracın sol arka kapı ve sol arka çamurluğun tamir edilerek boyandığı , aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), araçta kazanın oluş şekline göre plaka sayılı aracın kaza öncesi rayiç değerinin 200.000,00-TL olduğu, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 185.000,00-TL seviyelerinde olabileceği, buna göre araçta kaza tarihi itibariyle 15.000,00-TL değer kaybı meydana gelebileceği, Yargıtay kararları doğrultusunda aracın hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aşmadığından, aracın mevcut hali ile tamirinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olacağı, rapor edilmiştir. UYUŞMAZLIK; Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybının tazmini istemine ilişkin belirsiz alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 19/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle düzenlenen kaza tespit tutanağında yapılan kusur durumuna ilişkin tespitin yerinde olup olmadığı, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumlarının ne şekilde olduğu, davacının aracında kaza sebebiyle değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarı ve böylelikle davacının değer kaybının tazmini ve avans faiz talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava açılmadan önce başvuru şartının yerine getirilmediği iddiası yönünden: KTK'nın 97.maddesi "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklindedir. Davacının bu kapsamda dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, madde metninde başvuru sırasında hangi belgelerin sunulacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı sabit olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin gerekli belgelerle başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin itirazlarına itibar edilememiştir. (Emsal olarak; Yargıtay 4. HD'nin 25/10/2021 tarih 2021/4498 E. 2021/7405 K. Sayılı kararı ) Zamanaşımı def'i yönünden; 2918 Sayılı KTK' nun 109/2 maddesinde" Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır. Eldeki davada, davaya konu kazanın 19/11/2021 tarihinde meydana geldiği, dolayısıyla 28/12/2023 olan dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalı sigorta vekilinin ve davalı Genel Müdürlüğü vekilinin zamanaşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın esası yönünden: Mahkememizce yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu trafik kazasının; 19.11.2021 günü saat 09:05 sıralarında davalı sürücü 'ın sevk ve idaresindeki plakalı otobüsün İzmir -... Caddesi üzerinden sol şeridi takiben ... istikametinden ... istikametine seyrederken No:... önüne geldiğinde, sağ tarafta No:... önünde bulunan... Merkezi otobüs durağına yanaşmak üzere sağ şeride geçmek istediği esnada otobüsün sağ ön köşe kısmıyla, aynı istikamete sağ şeridi takiben düz doğrultuda seyreden davacı sürücüsü sevk ve idaresindeki plakalı aracın sol arka çamurluk yan kısmına çarpması neticesinde meydana geldiği, Açıklanan oluş şekliyle gerçekleşen kazada, plaka sayılı otobüs sürücüsü davalı 'ın seyri sırasında sağ şeride geçeceğini belirten sağa dönüş lambalarını yakarak, gireceği sağ şeridi kontrol etmek suretiyle yaklaşması, kendisiyle aynı istikamete sağ şeridi takiben seyreden ve ön kısmı kendisini geçen davacı sürücünün aracının geçişini tamamlamasını beklemesi, araç geçtikten sonra, tekrar aynı kontrolleri yapıp, gireceği sağ şeridin müsait ve güvenli olduğunu gördüğü bir zaman dilemi içerisinde, sağ tarafta bulunan otobüs durağına yanaşmak üzere sağ şeride bu haliyle emniyetli bir şekilde şerit değiştirerek geçmesi gerekirken; dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz davranışları neticesinde gerçekleşen olayda 2918 sayılı KTK nın 46/b (Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler, Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek zorundadırlar.), 46/c (Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler, Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar.) ve 56/a ( Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) hükümlerini ihlal ettiği anlaşıldığından asli kusurlu olduğu, plakalı araç sürücüsü davacının, gerçekleşen kazada önlem alma imkanı bulunmadığı ve herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığı anlaşıldığından kazanın oluşumuna etken herhangi bir kusuru bulunmadığı kaza tespit tutanağı ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkememizce değerlendirilmiştir. Kazanın oluşumuna asli ve tam kusuruyla sebebiyet veren plakalı araç davalı Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihini de kapsar şekilde ZMSS poliçesi ile sigortalı olup, davalı Genel Müdürlüğü aracın işleteni, davalı aracın sürücüsüdür. Yukarıdaki izah şeklinde meydana geldiği anlaşılan trafik kazasında, kazaya etken kusuru bulunmayan davacıya ait plakalı aracın hasar gördüğü, davalı sigorta şirketi tarafından plakalı aracın ZMMS poliçesi üzerinden davacıya 09/12/2021 tarihinde 2.850,00-TL ve 16/12/2021 tarihinde 513,00-TL hasar ödemelerinin yapıldığı; olayda plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, plakalı araç sürücüsü davacının kazanın oluşumuna etken kusurunun bulunmadığı; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda, davacıya ait plakalı aracın davaya konu trafik kazası sonucunda sol arka kısımlarından araç gövdesinde ve sökülebilir / takılabilir parçalarda hasar olacak şekilde darbe aldığı ve hasarlandığı, aracın sol arka kapı ve sol arka çamurluğun tamir edilerek boyandığı, bilirkişi raporunda hesap edilen değer kaybının Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın hasarsız halinin ikinci el piyasa değeri ile hasarlı halinin serbest piyasadaki ikinci el değeri arasındaki farka göre hesaplandığı ve Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca hasar ile kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın marka, model, tipi, kilometresi, yakıt cinsi, vites türü, kullanım şekli, kullanım süresi, kullanılmışlık düzeyi, yıpranma durumu, aracın vaki kaza öncesinde 4 adet kazaya karışarak hasarlanmış olması hususları dikkate alınarak 19/11/2021 tarihli kazadan dolayı aracın ikinci el piyasasında 15.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği belirlenmiştir. Bu surette belirlenen değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olarak takdir edilen (başvuru + 8 iş günü) 10/11/2023 tarihinden itibaren -sigortalı aracın vasfı da gözetilerek- işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 15.000,00-TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olarak takdir edilen 10/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.024,65-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin harç olarak alınan 269,85-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 256,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 498,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, 3-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan ve sarf kararı düzenlendiğinde belirlenecek olan arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davalılar Sigorta A.Ş. ve Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 4- Davacı tarafça yapılan ve karşılanan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç ve 256,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 795,70-TL ile toplam 6.798,00-TL yargılama gideri (tebligat+ posta masrafı+ bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 7.593,70TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesap edilen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden artan gider avansının resen ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili, davalı vekili ve davalı 'ın yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 26/09/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1052, K. 2024/731, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1052-e-2024-731-k-b25bf746647c