İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/23783 E. 2023/2210 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/23783
- Karar No
- 2023/2210
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/424 Esas KARAR NO :2024/708 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:15/06/2021 KARAR TARİHİ:27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin oğlu olan ... ve arkadaşı ... 16/06/2019 tarihinde ...'a ait ...plakalı motor ile .../ ... ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken, davalı ...'ın sahibi olduğu diğer davalı ...sevk ve idaresinde olan ... plakalı otomobil ile çarpıştığını kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nın tam kusurlu olduğunu davalı ...'nın kazanın meydana geldiği ... Caddesinden ... Caddesine geniş bir şekilde dönüş yaptığını ve geniş olarak yaptığı bu dönüş sebebi ile müvekkillerinin oğlunun şeridine geçerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini meydana gelen müvekkillerinin oğlu olan ...'un kaldırıldığı hastanede ayaklarının kırıldığını ve bir daha yürüyemeyeceği bilgisinin verildiğini dava konusu kazaya ilişkin olarak ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı davasının devam etmekte olduğunu bu davada bilirkişi raporu geldiğini söz konusu raporda davalı ...'nın asli kusurlu bulunduğunu söz konusu kaza ile ölüm arasında illiyet bulunduğunu düşünmesi sebebiyle kaza ile ölüme ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsil olarak davalı taraflara yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın terditli olarak şimdilik toplamda 2.000-TL destekten yoksun kalma tazminatı veya maluliyet tazminatının talep etmekte olduğunu davacının bu taleplerine ilişkin davacı yan müteveffa ...'un 24/01/2020 tarihinde vefat etmesiyle 16/06/2019 tarihinde geçirdiği kaza arasında illiyet bağı bulunduğunun iddia edildiğini destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini ancak müteveffa için düzenlenen ölüm belgesinde ölümün şekli bulaşıcı olmayan hastalık (doğal ölüm) yazmakta olduğunu eş deyişle müteveffanın ölüm belgesiyle de sabit olduğu üzere ...'un doğal ölüm sebebiyle hayatını kaybettiğini dava dosyasında kaza ile ölüm olayı arasında bir illiyet bağı olduğunu gösterecek herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamakta olduğunu bu yönüyle destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; 16.06.2019 tarihinde ...plakalı ... idaresindeki motor ile ... plakalı müvekkili idaresindeki otomobilin çarpıştığını çarpışma neticesinde her iki sürücünün de yaralandığıın davalının durumunun tedavi gerektirmesi sebebi ile hastaneye kaldırıldığını müvekkilinin de kaza akabinde kaza sebebi ile şok geçirdiğini müvekkilinin şok halinde iken bile ...'u kendi imkanları ile aracına alarak hastaneye götürdüğünü akabinde kaza tutanakları kolluk kuvvetleri tarafından tutularak gerekli işlemler yapıldığını trafik kazası ... ... Caddesi/ ... 'da gerçekleştiğini kazanın gerçekleştiği noktanın müvekkilin seyir halinde olduğu ... Caddesi çıkışında meydana geldiğini her iki sürücü de cadde üzerinde seyir halinde ve geçiş üstünlüğüne sahip olduğu kanaatiyle araçlarını kullanmakta olduğunu olayın gerçekleştiği noktanın sayın mahkeme tarafından keşifle incelenemeyecek olsa da bilinmelidir ki davacının geçiş üstünlüğü kanaati kadar müvekkilinin geçiş üstünlüğünün kanaatine sahip olmasını engelleyecek herhangi bir kesişim noktası , trafik levhası ya da uyarıcı bir işaret bulunmamakta olduğunu hiçbir uyarıcı işaret ya da levha bulunmayan cadde üzerinde müvekkilinin yine de trafik kurallarına uygun şekilde şehir içi hız limitini aşmadan seyrettiğini müvekkiline karşı açılan davanın reddi ile mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;destekten yoksun kalma kaynaklı maddi tazminat, kazayla ölüm arasında ilişki bulunmaması halinde terditli olarak maluliyet nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat isteminden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ... 5. Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ...Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ..., ... ve ...'un hizmet dökümleri celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Müteveffa davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 356,85 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 15.06.2021 dava tarihi; davalı sürücü yönünden 16.06.2019 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 20/02/2023 tarihli ATK raporunda özetle; " Davalı sürücü ...’nın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...’un %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 14/04/2023 tarihli ATK raporunda özetle; " Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin 16/06/2019 tarihinde araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanelerde yapılan muayenesi ve tetkikleri sonrasında sağ bacak kemiğinde kırık, yumuşak doku travması ve sinir hasarı tanısıyla tedavisinin yapılarak taburcu edildiği, sinir hasarına bağlı ayağında hareket kısıtlılığı dışında kalıcı bir zarar oluşmadığı, nazofarenks kanseri tanısıyla takip edildiği, tedaviye rağmen klinik durumu giderek kötüleşerek 24/01/2020 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında; Kişinin ölümünün nazofarenks kanseri ve gelişen komplikasyonu sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, Adli dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbi belgelerden elde edilen bulgular, ölümün meydana geliş şekli ve ölüm sebebi dikkate alındığında; Kişinin 16/06/2019 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığı, Kişinin 16/06/2019 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle maluliyet oarnı tespiti açısından adli dosya 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’na gönderilmiş olup rapor düzenlendikten sonra tarafınıza gönderileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 23/06/2023 tarihli ATK raporunda özetle; "Maluliyet hesaplamaları dava konusu kazada kişide meydana gelen yaralanmalar ile bu yaralanmaların fizyolojik iyileşme süreleri sonunda vücutta meydana getirdiği fonksiyonel kayıpların tespit edilmesi yöntemiyle hesaplandığı, Kişinin 16/06/2019 tarihinde trafik kazası geçirdiği, 24/01/2020 tarihinde henüz fizyolojik iyileşme süresi içerisinde iken nazofarenks kanseri ve gelişen komplikasyonu sonucu vefat ettiğinin anlaşıldığı, Sinan ve Zuhal oğlu, 24/10/2003 doğumlu ...’un 16/06/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre özürlülük (maluliyet) oranı hakkında görüş bildirilemeyeceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 22/02/2024 tarihli ATK raporunda özetle; "Kişinin ölümünün nazofarenks kanseri ve gelişen komplikasyonu sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, adlî dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbî belgelerden elde edilen bulgular, ölümün meydana geliş şekli ve ölüm sebebi dikkate alındığında kişinin 16.06.2019 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığı, Sinan oğlu, 2003 doğumlu ...’un 16.06.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı meydana gelen sağ tibia şaft kırığı ve peroneal sinir lezyonuna bağlı yaralanamsının; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1(bir) kabul olunarak değerlendirildiğinde; Gr 1 XII (32a………1)A %5 E cetveline göre %3.3(yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacılar murisi ile davalı sürücü ...'nın karıştığı trafik kazası sonrası davacılar murisinin ölümü sebebiyle davalılar sürücü, işleten ve sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma kaynaklı maddi tazminat, kazayla ölüm arasında ilişki bulunmaması halinde terditli olarak maluliyet nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Mahkememizce deliller toplanmış ve kazadaki kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden 30/01/2023 tarihli rapor alınmıştır. Raporda, 16.06.2019 günü, saat 18:30 sıralarında davacıların murisi sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile ... Mah. ... caddesini takiben ... Koleji istikametine doğru seyir halinde iken kaza mahallinde ... Apartmanı önüne yanaşmak istediği sırada idaresindeki aracın sağ yan kısımları ile, seyrine göre sağ taraftaki anılan kavşak kolundan gelen davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ ön kısımlarının çarpışması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, olayda davalı sürücü ...idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşaktan sola dönüşe geçmeden evvel ana yoldan gelen araçların hız ve mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını solundan gelen motosiklete bırakması gerekirken bu hususa riayet etmeksizin kavşağa girerek dava konusu kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla olayda %80 oranında kusurlu, davacıların murisi sürücü ... idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kavşağa asgari hızla tedbirli bir şekilde yaklaşması ve tali yoldan gelen araca karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bahsedilen hususlara riayet etmediği anlaşılmakla olayda %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Raporu hem dosyadaki mevcut delillerle hem de ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporları ile uyumlu olmakla mahkememizce rapora itibar edilmiştir. Davacılar dava dilekçesinde murislerinin ölümü sebebiyle davalılar sürücü, işleten ve sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma kaynaklı maddi tazminat, kazayla ölüm arasında ilişki bulunmaması halinde terditli olarak maluliyet nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat isteminde bulunmuş olup mahkememizce illiyet bağına ilişkin rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun düzenlediği 06/04/2023 tarihli raporda, Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin 16/06/2019 tarihinde araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanelerde yapılan muayenesi ve tetkikleri sonrasında sağ bacak kemiğinde kırık, yumuşak doku travması ve sinir hasarı tanısıyla tedavisinin yapılarak taburcu edildiği, sinir hasarına bağlı ayağında hareket kısıtlılığı dışında kalıcı bir zarar oluşmadığı, nazofarenks kanseri tanısıyla takip edildiği, tedaviye rağmen klinik durumu giderek kötüleşerek 24/01/2020 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında; kişinin ölümünün nazofarenks kanseri ve gelişen komplikasyonu sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, adli dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbi belgelerden elde edilen bulgular, ölümün meydana geliş şekli ve ölüm sebebi dikkate alındığında; kişinin 16/06/2019 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığı, kişinin 16/06/2019 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle maluliyet oarnı tespiti açısından adli dosya 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’na gönderilmiş olup rapor düzenlendikten sonra mahkememize gönderileceği bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun düzenlediği 06/04/2023 tarihli raporda ölüm ile kazaya bağlı yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığı tespit edildikten sonra Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun düzenlediği 07/06/2023 tarihli raporda, maluliyet hesaplamaları dava konusu kazada kişide meydana gelen yaralanmalar ile bu yaralanmaların fizyolojik iyileşme süreleri sonunda vücutta meydana getirdiği fonksiyonel kayıpların tespit edilmesi yöntemiyle hesaplandığı, kişinin 16/06/2019 tarihinde trafik kazası geçirdiği, 24/01/2020 tarihinde henüz fizyolojik iyileşme süresi içerisinde iken nazofarenks kanseri ve gelişen komplikasyonu sonucu vefat ettiğinin anlaşıldığı, Sinan ve Zuhal oğlu, 24/10/2003 doğumlu ...’un 16/06/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre özürlülük (maluliyet) oranı hakkında görüş bildirilemeyeceği belirtilmiştir. Mahkememizce Adli Tıp Kurumundan tedavi evrakı da gönderilmek suretiyle yeniden kaza sonrası maluliyetin tespitine ilişkin rapor tanzim edilmesi istenilmiş, 01/02/2024 tarihli Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun düzenlediği raporda, kişinin ölümünün nazofarenks kanseri ve gelişen komplikasyonu sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, adlî dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbî belgelerden elde edilen bulgular, ölümün meydana geliş şekli ve ölüm sebebi dikkate alındığında kişinin 16.06.2019 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığı, ...’un 16.06.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı meydana gelen sağ tibia şaft kırığı ve peroneal sinir lezyonuna bağlı yaralanmasının, 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1(bir) kabul olunarak değerlendirildiğinde E cetveline göre %3.3(yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Davacıların murisi ile davalı sürücünün karıştığı kaza neticesinde davacıların murisinde oluşan yaralanma ile murislerinin ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun düzenlediği 06/04/2023 tarihli raporu ve iş göremezliğin %3.3 ve iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 18 ay olduğunun tespitine ilişkin ATK raporları, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli, olaya uygun bulunmuştur. Aynı zamanda dava konusu olay sebebiyle davalı sürücü ...'nın yargılandığı ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasından "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan kesin olarak mahkumiyet hükmü verilmiş olmasının mahkememizce itibar edilen ATK raporları ile uyumlu olduğu görülmüştür. Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin ölüm ile kaza sonrası oluşan yaralanma bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir. Davacıların terditli olarak talep ettiği iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden yapılan incelemede; geçici iş göremezlik tazminatı; kaza geçiren kişinin tedavi gördüğü süre içinde iyileşinceye kadar çalışmaması ve bu nedenle iş ve kazanç kaybına uğramış bulunmazı durumudur. Zarar belirlenirken, davacının elde ettiği gelir üzerinden, yani bilinen gerçek gelir üzerinden, bu belirlenemiyorsa, genel aktif çalışmaya 18 yaşında başlayacağı kabul edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak geçici iş görmezlik tazminatının belirlenmesi gerekmektedir. Davacıların murisi 21/10/2003 doğumlu olup, kaza tarihi olan 16/06/2019 tarihi itibari ile 15 yaş 7 ay 22 günlük olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar murisinin geçici iş görmezliği ATK 2. İhtisas Üst Kurulu tarafından düzenlenen 01/02/2024 tarihli raporda kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar olarak belirlenmiş olup, bu sürenin sonunda halen davacılar murisi 18 yaşını doldurmamıştır. Buna göre Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ve 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/23783 E. - 2023/2210 K., 2021/4507 E. - 2021/8342 K. sayılı kararları). Neticeten davacı kaza tarihinde 15 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyeceği gibi aksi de iddia ve ispat edilemediğinden dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı anlaşıldığından iş göremezlik tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. Davacıların manevi tazminat istemleri yönünden yapılan incelemede, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2010/10810 esas, 2011/10571 karar sayılı 15/11/2011 tarihli "Dava konusu olayda, davacılar murisi davalı idaresinde bulunan araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada yaralanmış, tedavisinin devam ettiği sırada ölmüş ise de ölüm nedeninin trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanmadığı, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özelliklerine, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, olayın meydana gelmesindeki etkilerine, olay sonrası çekilen acı ve diğer hususların değerlendirilmesi ve olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekir." gerekçesi ile vermiş olduğu karar ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü birlikte değerlendirildiğinde haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup, yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu olayda davalı sürücünün %80 oranında kusurlu olması, kaza sebebiyle davacılar murisinin 18 ay iş göremezliğinin ve %3.3 oranında maluliyetinin oluşması, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, ceza mahkemesinin kararı ve yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde, davalı sürücü ve işletenin müştereken ve müteselsilen manevi tazminattan sorumluluklarının bulunması, davalı sigorta şirketinin ise manevi tazminat sorumluluğunun bulunmaması gözetilerek; 35.000,00-TL manevi tazminatın 16/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 35.000,00-TL manevi tazminatın 16/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat isteminin davalı sigorta şirketi yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, 2-Davacıların manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜNE; 35.000,00-TL manevi tazminatın 16/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 35.000,00-TL manevi tazminatın 16/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın davalı sigorta şirketi yönünden REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.781,70 TL nispi karar harcının, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile geri kalan 4.722,40 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan ...ve ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, 6-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...ve ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, 7-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine, 8-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine, 9-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalı ..., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 127,10TL (59,30 TL BHV, 8,50TL VSH, 59,30 TL peşin harç) harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, 11- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 11.489,10 TL (2.333,10 TL tebliğler ve posta, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 6.156,00 Atk fatura bedeli) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.987,37 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak, davacılara verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 12-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 1.0149,41TL'sının davacılardan, 540,59 TL'sının davalılardan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 13-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır