İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/14442 E. 2004/375 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/14442
Karar No
2004/375
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/447 Esas - 2023/722 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/447 Esas KARAR NO : 2023/722 DAVA : Menfi Tespit (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/06/2023 KARAR TARİHİ : 13/11/2023 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 21.11.2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar aralarında 22.04.2021 tarihli Stand ve Sponsorluk Sözleşmesi adı altında bir sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmenin taraflarının Acenta sıfatı ile davacının ve davalı şirketle birlikte ... olduğunu, sözleşmede taahhüt altına giren davacı karşısında lehdar olan 2 ayrı tüzel kişi olmak üzere sözleşmeye taraf olan 3 şahıs olduğunu, sözleşme konusunun 05/08/2021 tarihinde başlayıp, 07/08/2021 tarihinde sona erecek ... adresinde gerçekleştirilecek bir etkinlik kapsamında anılan sergi salonunda kurulacak standların kiralanması işi olduğunu, sözleşmeye göre davacı anılan kongre salonunda, etkinlik günlerinde 100 adet stand kuracak,bu standın tanesini 15.000-TL dan 3. Şahıslara kiralayacak, elde ettiği kiralardan %20 kesinti yaptıktan sonra stand başına 12.000-TL yı sözleşmede belirtilen dernek hesabına yatıracağını, etkinliğin pandemi nedeni ile gereği gibi gerçekleştirilemediğini, etkinliğin sözleşmenin diğer tarafı olan Türkiye Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği tarafından iptal edildiğini, davacının takip konusu yaptığı sözleşmenin hiç bir maddesinde standların tamamının kiralanamaması halinde cezai şarta ilişkin bir madde bulunmadığı halde takip alacaklısı şirket satılması taahhüt edilen 100 adet standtan satılmadığını iddia ettiği 73 adetin (tanesi 12.000-TL'dan) parası olarak 876.000-TL cezai şart bedeli olarak icra takibine konu edildiğini, takip konusu asıl alacak miktarının 876.000-TL olduğunu, davalı takip alacaklısı borçlu davacının bir adet taşınmazını haciz ettirdiğini, ... İcra Hukuk Mahkemesi 2023/7 Esas sayılı dosyasına göre hacizli taşınmaza 3.005.154,40 TL değer takdir edildiğini, kararın kesin olduğunu davalı takip alacaklısı ... 25 İcra Müdürlüğü 2021/14442 Esas sayılı dosyasından 14/06/2023 tarihli taleple taşınmazın satışını talep ettiklerini, taşınmaz satılıp taşınmaz bedelinin takip alacaklısı davalıya ödenmesi halinde bu alacağın takip alacaklısından geri alınmasının mümkün olmayacağını belirterek takibin durdurulmasına, takip kapsamında gayrimenkulün satış işleminin durdurulmasına, icra dosyasına yatan tahsilatların davalı takip alacaklısına ödenmesinin durdurulmasına, dava masrafları ile avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Taraflar aralarında 22.04.2021 tarihli Stand ve Sponsorluk Sözleşmesi akdedildiğini, davacı yanın müvekkil şirketin sözleşmenin tarafı olmadığı yönündeki değerlendirme tamamen hatalı olduğunu, davacı şirket yetkilisinin sözleşmeden kaynaklı olarak sattığı 27 adet stanta ilişkin 29.07.2021 tarihli GIB2021000000014 numaralı fatura ile 04.08.2021 tarihli GIB2021000000031 fatura numaralı faturalar müvekkil şirketçe davacı şirkete kesilmiş olduğunu, kismi ödemesini de yine müvekkil şirketin sözleşmede bulunan hesabına davacı şirketçe yapıldığını davacı şirketin bu faturaların bedelini dair müvekkil şirkete tam olarak ödemediğini, müvekkil şirketin sözleşmeye konu etkinliği Türkiye- Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği adına ve anılan dernekle arasındaki Danışmanlık Sözleşmesi' ne istinaden, 100 adet Standın satışı noktasında davacı şirketle anlaşarak sözleşme yaptığını, etkinliğin anılanın aksine yüksek katılımla gerçekleştiğini, davacı tarafa gönderilen ihtarnamede mücbir sebeple etkinliğin ertelenmesi olarak bahsedilen hususun Nisan 2021 de planlanan etkinlik olduğunu, davacı tarafından menfi tespit davasına konu edilen 22.04.2021 tarihli Stand ve Sponsorluk Sözleşmesi' nde planlanan etkinlik 05.08.2021-07.08.2021 tarihleri arasında yapıldığını, davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranmasından kaynaklı olarak asıl mağdur olan tarafın müvekkil şirket olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLER -... E. Sayılı icra dosyası -Sözleşme örneği: 22.04.2021 tarihli Stand ve Sponsorluk Sözleşmesi DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı vekilince açılan dava ile, taraflar arasında geçerli bulunan sözleşme hükümlerine göre, davalı şirketle birlikte dava dışı .... de sözleşmenin diğer tarafını oluşturduğu, sözleşmede taahhüt altına giren davacı karşısında lehdar olan 2 ayrı tüzel kişi bulunduğu, ne var ki davalı tarafça tek başına alacaklı sıfatıyla icra takibi başlatıldığı yine sözleşme uyarınca talep edilen hukuka aykırı cezai şart hükümlerinin geçersiz olduğu belirtilerek takip dosyasında borçlu olunmadığının tespiti talep edilmektedir. Mahkememizce icra dosyası uyap sisteminden dosya içerisine kazandırılmış, incelenen ... Esas sayılı takip dosyasında, alacaklının davalı, borçlunun davacı olduğu, takip tutarının asıl alacak(876.000,00 TL) +faiz(10.000,00) olmak üzere toplam 886.800,00 TL olduğu, davalı/alacaklı tarafça borcun nedeni olarak 22.04.2021 tarihli sözleşme uyarınca talep edilen ceza-i şart alacağının gösterildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 22.04.2021 tarihli sözleşme örneği dosya içerisine kazandırılmış incelenmesinde; Davacı ile davalı ve dava dışı dava dışı Türkiye Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği arasında 22.04.2021 tarihli Stand ve Sponsorluk Sözleşmesi adı altında bir sözleşme imzalandığı, sözleşmede bir tarafta davacının, diğer tarafta davalı ve dava dışı derneğin (sözleşmede davalı ve dava dışı dernek ''dernek olarak'' adlandırılmaktadır) birlikte bulunduğu, sözleşmenin konusunun 05/08/2021 tarihinde başlayıp, 07/08/2021 tarihinde sona erecek ... adresinde gerçekleştirilecek bir etkinlik kapsamında sergi salonunda kurulacak standların 3.kişilere kiralanması işi olduğu, sözleşme hükümleri uyarınca; davacının kongre salonunda, etkinlik günlerinde 100 adet stand kuracağı bu standların tanesini 15.000-TL den 3. şahıslara kiralayacağı ve elde ettiği kiralardan %20 kesinti yaptıktan sonra stand başına 12.000-TL'yi sözleşmenin diğer tarafının banka hesabına yatıracağı, davalı tarafça icra takip dosyasında bu nedenle, satılması taahhüt edilen 100 adet standtan satılmadığını iddia ettiği 73 adetin (tanesi 12.000-TL'dan) parası olarak 876.000-TL cezai şart bedelinin tahsili için takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, Bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) veya bir hakkın elde edilmesi amacıyla kime karşı dava edileceği (o davada davalı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının veya davalısının o dava yönünden davacı veya davalı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanıdır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. O halde, dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir.Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı ise tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Buna göre taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için defi değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu’nun 23.06.2004 gün ve 2004/4-371 E. 2004/375 K., 18.04.2007 gün ve 2007/5-233 E., 2007/221 K. 04.03.2009 gün ve 2009/10-34 E. 2009/104 K., 04.11.2009 gün ve 2009/2-402 E., 2009/484 K., 03.02.2010 gün ve 2010/4-4 E., 4 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir Az yukarıda ifade edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmede davalı şirket dışında dava dışı Türkiye Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneğinin de yer aldığı ve sözleşme hükümleri dikkate alındığında, davalı ile dava dışı dernek arasında sözleşmeye konu iş bakımından bir nevi adi ortaklık oluşturulduğunun anlaşıldığı, icra takibinin dava dışı Derneğin de katılımı ile birlikte başlatılması gerekirken yalnızca davalı tarafça tek başına başlatıldığı, hal böyle olunca usulüne uygun ve geçerli bir icra takibinden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜNE, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından ... 25 İcra Dairesine ait 2021/14442 E. Sayılı icra dosyasında davacının, davalı tarafa BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 59.839,56 TL harçtan peşin alınan 14.959,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 44.879,67 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden belirlenen 126.360,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, peşin harç gideri 14.959,89 TL, tebligat-müzekkere ücreti toplamı 209,00 TL olmak üzere toplam 15.348,79 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, 5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, 6-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekillerinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2023

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/14442, K. 2004/375, T. 03.02.2010, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-14442-e-2004-375-k-678b3fa8921d