İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/12219 E. 2022/535 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/12219
Karar No
2022/535
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/761 Esas KARAR NO : 2025/435 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/08/2023 KARAR TARİHİ : 05/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı şirket arasında 21.08.2013 tarihinde imzalanan ‘’..... Projesi’ndeki işlerin ‘’Teklif Mektubu’nda belirlenen bedelle yapım şartlarını belirleyen sözleşme gereği müvekkili, davalı tarafa ait işyerinin depo raf sistemlerinin yapımı, kurulumu ve montaj işlemlerinin yapılması edimini yüklendiğini, davalı şirketin ise imzalanan sözleşme gereği söz konusu işler karşılığında davacıya 112.500,00 USD (Amerikan Doları) ödeyeceğini, davacı müvekkilinin sözleşme konusu olan işleri tam ve eksiksiz şekilde yaparak davalıya teslim ettiğini, davalı taraf bu süreçte kısmi ödemeler yapmasına rağmen bakiye borcunu ödememekte ısrar edince davalı aleyhine Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ..... E. Nolu icra dosyası ile icra takibinde başlatıldığını, bunun üzerine karşı taraf şirket söz konusu takibe itiraz edince tarafımızca Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. Ve ... K. Sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece, müvekkilinin sözleşme konusu işi tam ve eksiksiz yapmış olduğunun tespit edildiğini ve müvekkili şirket alacağının icra takip tarihi itibarıyla 127.331,34 TL olduğu tespit edildiğini, söz konusu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ..... E - ..... K sayılı kararıyla onandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bedelinin KDV dahil 112.500,00 USD(Amerikan Doları) olduğunu, müvekkili şirket tarafından 2013 yılında 5 adet toplam 318.622,34 TL (Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri gereği faturalar TL üzerinden düzenlenmiştir.) tutarında fatura düzenlendiğini, karşı tarafça müvekkiline toplamda 191.291,00 TL ödeme yapıldığını, 2013 yılı sonu itibariyle 127.331,34 TL bakiye alacaklarının olduğunu, mahkemenin de bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, davalı şirketin bakiye borç miktarı olan 57.377,13 USD'den, en son ödemiş olduğu borç miktarı olan 17.943,57 USD çıkarıldığınında, davalı şirketin bakiye borcunun yaklaşık 39.433,56 USD olduğunu, söz konusu tarihlerden günümüze kadar Amerikan Doları kurunun anormal derecede artması ve ilgili sözleşmede kur farkının istenebileceğine dair hüküm bulunması karşısında kur farkından kaynaklı bakiye alacaklarını, kesin alacak miktarı Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. Ve ..... K. Sayılı dosyası, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ..... E. (yeni .... E) nolu icra dosyası, Merkez Bankası döviz kuru ve buna göre yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacak miktarı belirlenebilir hale geleceğinden, zorunlu olarak davanın HMK.nun 107 maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açtıklarını alacaklarının davalıdan tanzimini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak müvekkili şirket aleyhine Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz sonrası itirazın iptali yargılamasının yapıldığı Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında, alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin(.......) davalı şirketten 127.331,34 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, söz konusu bilirkişi raporunda davacı ....... firmasının ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, incelenen kayıtlarda davacının davalı şirkete kestiği 14.249,41 TL'lik kur farkı faturasının da incelendiği, ancak ödeme tarihlerinin net olarak belirlenmediğinden ötürü davacı ....... firmasının düzenlemiş olduğu kur farkı faturasının dayanağının bulunmadığı bu sebeple söz konusu kur farkı faturasının davacı ....... in kayıtlarından çıkarılması gerektiğini, davacının iş bu davadaki talebi kur farkı olup davacının bu talebi daha önceki yargılamada incelenmiş ve kabul görmemiş olduğunu, davacının kur farkı talebi bakımından kesin hüküm bulunduğundan huzurdaki davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının talebine konu ettiği kur farkı alacağının kaynağı taraflar arasındaki ticari ilişki olduğu, davacının alacak talebinin zamanaşımına uğramış olduğunu huzurdaki davanın zamanaşımı sebebiyle usulden reddini, davacı tarafın dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açtığını, belirsiz alacak davası açılma şartlarının oluşmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu açılan davanın usul ve esas bakımından reddini istemiştir. DELİLLER : Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, kur farkından kaynaklı olduğu iddia edilen belirsiz alacak talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 03.06.2024 tarihli raporunda; ''taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin döviz üzerinden yapılması ve taraflar arasındaki teamülünde bu yönde oluşması, faturaların kurları belirtilerek düzenlenmesi nedeniyle aşağıdaki hesaplama USD bazında yapılmıştır. Davacı tarafça davalıya düzenlenen faturaların toplam USD karşılığı 155.704,24.-USD olarak hesaplanmıştır. Buradaki hesaplamada iki tarafında cari hesabında bulunan faturalar esas alınmıştır. (Dövizli alacak miktarı hesaplandığından kur farkı faturası dahil edilmemiştir.) Davalının davacıya gönderdiği ödemeler toplamı ise 95.000,00.-USD olarak hesaplanmıştır. Dolayısı ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle (155.704,24-95.000,00) -60.704,24.-USD alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında döviz efektif satış kuru esas alınacağı belirtildiğinden Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru 04.03.2014 tarihinde 2,2192.-TL olarak esas alınarak hesaplamalar yapılmıştır. https: //www..... 04.03.2014 icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı 60.704,24* 2,2192 =134.714,85.-TL olarak hesaplanmıştır. İcra dosyasına davalı tarafça 18.03.2022 tarihinde 285.327,95 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davalı tarafça icra takibinden sonraki tarihlerde davacıya toplam 169.855,27.-TL tutarında hizmet bedeli, gecikme, nakliye, hamaliye bedelleri, sözleşmeye aykırı kullanıma uygun olmayan malzeme bedeli ve 30.09.2013-13.12.2013- tarihleri arasındaki gecikme nedeniyle gecikme cezası bedellerinin fatura kesilerek davacıya yansıtıldığı ancak davacı cari hesabında bu faturaların hiçbirinin yer almadığı görülmüştür. Söz konusu faturaların konusu kullanıma uygun olmayan malzeme vb. gibi nedenlerden oluştuğu görüldüğünden ve söz konusu sebeplerin incelenmesi uzmanlık gerektiren bir alan olduğundan ve uzmanlık alanım dışında kaldığından bu hususta bir değerlendirme yapılamamış olup takdir sayın mahkemeye aittir. Davacı taraf icra takibinde 236,31.- TL işlemiş faiz talep etmiştir. Ancak süresinde ödenmeyen alacaklarla ilgili olarak faiz talep edileceği konusunda taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmede herhangi bir madde bulunmadığı veya taraflar arasında bu konuda oluşmuş bir teamül de bulunmamaktadır. Davacı tarafın davalı tarafı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının takip talebine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceği hususu Sayın Mahkemenin takdirindedir. SONUÇ: Rapor içerisinde belirtildiği üzere; Davacı şirketin 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı, Davalı şirketin 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı, Davacı nezdindeki davalı cari hesabında şirketin davalıdan 04.03.2014 takip tarihi itibarıyla 141.580,74 TL alacaklı göründüğü, Davalı nezdindeki davacı cari hesabında şirketin davacıya 04.03.2014 takip tarihi itibarıyla 127.331,34 TL borçlu göründüğü, Tarafların takip tarihi itibariyle cari hesapları arasındaki farkın davacı kayıtlarında yer alan ancak davalı kayıtlarında yer almayan 26.02.2014 tarihli 14.249,41.-TL tutarındaki kur farkı faturasından kaynaklandığı, 04.03.2014 icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı 60.704,24 * 2,2192 = 134.714,85.-TL olarak hesaplandığı, İcra dosyasına davalı tarafça 18.03.2022 tarihinde 285.327,)5 TL ödeme yapıldığı, Davalı tarafça icra takibinden sonraki tarihlerde davacıya toplam 169.855,27.-TL tutarında hizmet bedeli, gecikme, nakliye, hamaliye bedelleri, sözleşmeye aykırı kullanıma uygun olmayan malzeme bedeli ve 30.09.2013-13.12.2013 tarihleri arasındaki gecikme nedeniyle gecikme cezası bedellerinin fatura kesilerek davacıya yansıtıldığı ancak davacı cari hesabında bu faturaların hiçbirinin yer almadığı, söz konusu faturaların konusu kullanıma uygun olmayan mazleme vb. gibi nedenlerden oluştuğu görüldüğünden ve söz konusu sebeplerin incelenmesi uzmanlık gerektiren bir alan olduğundan ve uzmanlık alanım dışında kaldığından bu hususta bir değerlendirme yapılamamış olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi 24.12.2024 tarihli raporunda; Dosya kapsamındaki bilgi belge ve kök rapora yapılan itirazlar neticesinde yapılan incelemede; Taraflar Arasındaki Sözleşmenin Değerlendirilmesi İle ilgili olarak; Taraflar arasındaki Sözleşmenin 5. Genel hükümler maddesine göre davacının davalıdan kur farkı talep edebileceği, Davacı tarafın 26.02.2014 tarihine kadar kur farkı hesabı yaptığı ve davalıya 14.249,41 TL kur farkı faturası düzenlediği, Davacı tarafından düzenlenen 14.249,41 TL kur farkı faturasının davalı tarafından kabul edilmediğinden, davacının yargı/hukuk yolu ile talep ettiği, yapılan yargılama sonucunda Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ...... E. sayılı dosyasından red edilerek kabul edilmemiş, karar BAM tarafından onaylanmış ve kesinleşmiştir. Dolayısıyla mahkeme kararı ile kur farkı talebinin kesinleştiği ve kesinleşen karar doğrultusunda davalının icra dosyası borcunu tüm ferileri ile ödediği görüldüğünden, davacının somut davamızda kur farkı talebinin mükerrer talep olduğu mütalaa edilmektedir. Davacının Dava Dilekçesindeki Alacak Talebi Hakkında; Yargıtay kararında bahsedildiği gibi İtirazın İptali Davası (Dayanağı Olan Takiple Sıkı sıkıya Bağlıdır. Davacı takip talebinde asıl alacak ve buna bağlı kur farkı faturasını borcun sebebi olarak göstermiştir. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. Sayılı Dosyasından davacının 127.331,33 TL asıl alacağı yine davacının seçimlik hakkını TL olarak kullanması ile kısmen kabul edilmiş ve 26.02.2014 tarihine kadar hesapladığı kur farkı olan 14.249,41 TL tutarlı faturası Red Edilerek kabul edilmemiştir. Karar kesinleşmiştir. Davacı ticari defterlerde kayıtlı olan; 127.331,33 TL Asıl alacak ( takip tarihi ile 2,13 TL parite 59.779,96 USD) 14.249,41TL Kur farkı (6.689,86 USD) 141.580,74 TL Toplam alacak (66.469,82 USD) alacağını seçimlik hakkını kullanarak TL cinsi para ile talep etmiş ve yapılan yargılama sonucunda da davalı borçludan tüm ferileri ile birlikte TL olarak tahsil etmiştir. Eğer davacı tarafından icra takibi ile asıl alacağı USD para biriminden talep edilmiş olsaydı, davacı taraf alacağını 59.779,96 USD asıl alacak üzerinden ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/A maddesi hükmüne gereğince USD para birimine Devlet bankalarının bir yıl vadeli USD mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oran üzerinden tahsil edebilecekti. Dolayısıyla somut davamızda mali anlamda davacının, davalıdan alacaklı olmadığı mütalaa edilmektedir. Davalının Seçimlik Hakkın Kullanıldığına İlişkin İtirazının Da İrdelenmesi Hakkında İnceleme; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/son maddesi gereğince; Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. “Buna göre; alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde, takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirilmesi gerekeceği, Taraflar Arasındaki ticari ilişkide taraflar fatura tutarını ve ödemelerini USD para birimine göre ayarlamışlardır. Davacı şirketin davalıya düzenlediği 5 adet satış faturasının incelenmesinde; faturaların üzerinde el yazısıyla USD/TL çevrim kurlarının ve fatura genel toplamlarının USD karşılıklarının yazılı olduğu görülmektedir. Ayrıca her iki tarafın ticari defterlerinde cari hesap bazında fatura ve ödemeler mahsup edildikten sonra davacının 127.331,33 TL karşılığı, 59.779,96 USD alacağı olduğu kayıtlıdır. Davacı (127.331,33 TL * 14.249,41 TL Kur farkı * 141.249,41 TL Asıl Alacak) alacağının tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatmıştır. İcra takip talebinde görüldüğü gibi davacı (sözleşmede USD para birimindeki talep edebileceği bir alacağını) alacağını TL para birimi üzerinden talep etmiştir. Davacı Seçimlik hakkını Türk Lirası olarak kullandığı mütala edilmiştir. Mahkemenizce davacının kur farkını talep edebileceği kanaatinde olunması ihtimali halinde davacının talep edebileceği kur farkını alacağının 41.808,72 USD ( 890.525,74 TL) hesaplandığını bildirmiştir. TBK 99. maddesinde "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi mevcuttur. Açıklanan TBK 99/3 maddesi düzenlemesinde, "borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi gereğince davalının vadesinde borcunu ödememesi üzerine alacaklının, fatura borcunu, aynen veya vade yada fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesi yolunda seçimlik hakları varken, davacı taraf yasada belirlenen haklardan birini kullanmadan, fatura düzenleme tarihindeki kur karşılığını talep etmiştir. Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 12.02.2024 tarihli ..... E., ..... K. sayılı ilamının ilgili kısmında; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca; borç ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ise borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile de ödenmesini isteyebilir. Diğer bir anlatımla, borcun aslı yabancı para alacağı (döviz) ise alacaklının, borcun fiili ödeme günündeki TL karşılığı döviz veya doğrudan TL olarak talepte bulunma konusunda seçimlik hakkı bulunmaktadır. Seçimlik hakların söz konusu olması halinde seçimlik hak kullanılmak suretiyle edim tayin edilmiş olur ve seçimlik hakkı ortadan kalkar (K.Oğuzman-Öz, Borçlar Hukuku-Genel, s.227). Dolayısıyla, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklıya tanınan seçimlik bir hak sözkonusu olup hakkın kullanılması yenilik doğurucu nitelikte olduğundan talep hakkını kullanan alacaklının artık bu tercihinden dönmesi mümkün değildir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/12219 E., 2022/535 K. sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.01.2023 tarihli ve 2021/5290 E., 2023/581 K. sayılı ilamı Dava; yabancı para alacağı nedeniyle başlatılan icra takibinde ödemelerin TL üzerinden yapıldığı ileri sürülerek; arada ki farkın tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı şirket tarafından Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ..... sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafca takibe itiraz edilerek takibin durması üzerine açılan davada, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. Ve .... K. Sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile takip tarihi itibarıyla 127.331,34 TL olduğu tespit edildiği, söz konusu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin .... E - ..... K sayılı kararıyla onandığını görülmektedir. Davacı şirket tarafından Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ..... sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinde, takip talebinde 140.250,24-TL asıl alacak, 236,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 140.486,55-TL alacağın asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 avans faizi işletilerek alacağın tahsilini talep edildiği, borcun sebebi kısmına da 140.250,24-TL cari alacak olduğunu belirtilmiştir. Davacı alacaklı, alacağının yabancı para alacağı olduğunu belirtmediğinden fiili ödeme tarihinde ki karşılığını istediğini de belirtmemiş, takip tarihinde ki kurdan Türk lirasına çevirerek, vade tarihi takip tarihine kadar avans faizi hesaplayarak toplam 140.486,55-TL alacağın avans faizi işletilerek tahsilini talep etmiştir. Buna göre TBK'nın 99. maddesi uyarınca, tercih hakkını vade (takip tarihi) kurdan çevirerek icra takibi başlatmış ve talebi uyarınca Türk Lirası alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş ve bu karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Davacı alacaklı TBK'nın 99 maddesinde kendisine tanınan haklardan vade tarihindeki kurdan talep ederek tercih hakkını kullanmış ve tüketmiştir. Bu sebeple davacının, takipte yabancı para alacağının fiili ödeme tarihinde ki karşılığını talep etmediği, takip tarihindeki kurdan Türk Lirası'na çevirerek Türk Lirası alacak talep ettiği gözetildiğinde davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.092,35‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/05/2025 Katip ..... Hakim ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/12219, K. 2022/535, T. 19.01.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-12219-e-2022-535-k-17aee499dc6a