İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/1059 E. 2022/1139 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1059
- Karar No
- 2022/1139
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/1059 Esas KARAR NO : 2022/1139
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI :1-... - ... 2- - VEKİLİ : Av. ... - ] DAVALI : ... DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 31/12/2021 KARAR TARİHİ : 08/12/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH:.. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; ... vergi numaralı şirketin karar defterini arşiv temizliği yapan personeli tarafından yanlışlıkla imha edildiğini, yenisini yaptırmaları için zayi belgesi alması gerektiğini talep ve dava etmiştir. Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünden ve TMSF'den davacı şirket ile ilgili ticaret sicil dosyası celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dava, 6102 sayılı TTK 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7.maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi gerekir (Yargıtay 11.HD'nin 2016/6084 Esas-2018/155 Karar sayılı ve 10/01/2018 günlü kararı).
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait karar defterinin kaybolduğundan bahisle zayi belgesi talep edilmiş ise de, zayi belgesi verilme koşullarını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 82/7.maddesinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zıyaı halinde kanunda belirtilen süresinde talebi üzerine tacire bu konuda belge verilebileceği, kanunda belirtilen nedenlerin sınırlı olmayıp tacirin elinde olmayan benzer olayları da kapsadığı, ancak Yargıtay'ın yerleşik kararlarında belirtildiği üzere hangi olaya dayandırılsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi gerektiği, davacı şirketin basiretli bir tacir olarak muhafaza etmekle yükümlü olduğu, davacı vekilinin duruşmanın 20/10/2022 tarihli celsesinde şirket merkezinin taşınması sırasında sigortalı çalışan ... tarafından karar defterinin kaybolduğunu, yukarıda belirtilen beyanlarında talebe konu defterlerin ne şekilde kaybedildiğinin kesin olarak tespit edilemediği, davacı şirketin yanında çalışan personel tarafından yanlışlıkla imha edildiği sebebine dayanılarak zayi belgesi talep edilmiş ise de, davacı vekilinin beyanında bahsi geçen olayların 6102 sayılı TTK'nın 82/7.maddesinde sayılan ve benzeri olaylardan olmadığı, dosya kapsamına yansıyan hiç bir müracaatın bulunmadığı, dolayısıyla davacı tarafın saklamakla yükümlü oldukları ticari defter ve belgeleri muhafaza etme konusunda basiretli tacir gibi hareket etmediği, sonuç olarak davacı tarafın iddiasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu itibarla söz konusu iddianın samimi ve inandırıcı olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Alınması gereken 80,70 TL red harcındann, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3- Talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 08/12/2022
Katip ...
Hakim ...