İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/104 E. 2024/1038 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/104
Karar No
2024/1038
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/104 Esas KARAR NO : 2024/1038 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2021 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı ... (...), müvekkil şirket ile aralarında akdedilen 11/11/2017 tarihli sözleşmesine atıf yaparak 26/02/2018, 30/04/2018, 01/05/2018 tarihli fatura bedelleri ile 02/05/2018 tarihli faturadan yapılan kesinti bedelinin tahsili istemiyle, İzmir...İcra Müd.nün ... sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin faturadan kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle işbu menfi tespit davasının açıldığını, müvekkilinin davalı tarafa icra takibine konu edilmiş faturalardan kaynaklı borcunun bulunmadığının tespiti ile dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren, haksız yere açılmış ve kesinleşmiş icra tabinin durdurulmasına, icra kasasında bulunan para bulunması halinde tedbiren davalıya ödenmemesine karar verilmesini ve ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ...) taşeron olarak Gaziantep ilinde inşaat ve yapı malzeme tedarikçisi bir firma olup, çoğu şirkete de yapı malzemeleri satış, uygulama ve işçi desteği sağlayarak çalıştığını, müvekkilinin davacı firma ile de aracı bulunan ... isimli şahıs aracılığı ile iş yapmaya başladığını, aracı ...'in müvekkiline ilgili işin yaklaşık 2.5 ay süreceğini ve inşaatta kullanılacak tüm yapı malzemelerini kendisinin İzmir'e temin etmesini, çalışanlarını da aynı şekilde 2.5 ay süre ile İzmir ilinde barındırmasını, kısa süreli ve ödemesinin hemen yapılacak bir iş olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin de aracı şahısla birlikte davacı firma ile görüştüğünü ve davacı firmada bunu destekler şekilde beyanlarda bulunmuş olup müvekkilinin bu hususlarda anlaşarak davacı firma ile söz konusu usulü şartları taşıdığını düşünmedikleri usulsüz ve tek tarafı koruyucu şekilde düzenlenen 11.11.2017 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin hemen sonrasında müvekkilinin işçileri ve inşaatta kullanılacak tüm yapı malzemelerini de Gaziantep ilinden kendi imkanları ile getirmiş ve işe sözleşmede belirtilen şekilde eksiksiz olarak başladığını, Müvekkilinin işe başladığı tarihten bir müddet sonra ise davacı taraf müvekkiline birçok kez işlerin durdurulmasını, işi veren kişilerin proje değişikliğine gittiğini, belediyenin belirtilen projeyi bu haliyle kabul etmediğini ve onay vermediğini bu nedenle de proje değişene kadar işlerin yapılmayacağını ve bu süreci bekleyeceklerini beyan ettiğini, ilgili hususun müvekkili ile davacının sözleşmesi dışında davacıdan kaynaklı bir problem olduğunu, Müvekkilinin ise bu durumda dahi sözleşmeyi fesih etmediğini, ancak bu durum birden çok kez şantiyenin uzun süreli durdurulmasına kadar gittiğini, Müvekkilinni Gaziantep ilinden getirdiği çalışanlarını sürekli olarak Gaziantep iline gönderip geri getirtemeyeceğini, yaklaşık 2.5 aylık giderlerini karşılama durumu olduğunu daha fazla belirsiz süreli olan bu durumda işçilerin giderleri ve ödemesini alamaması yüzünde yapılan işten zarar edeceğini, işçilerini projenin durması nedeni ile İzmir ilinden Gaziantep'e her seferinde mesafeden ötürü uçak ile gönderdiğini beyan ettiğini ve mağduriyetini ilettiğini, davacı tarafın işçileri sigortalı gösterme talebi bu sürecin başında talep edildiğini, eğer davacı tarafın sözleşmeye uygun duraklamadan devam eden bir şantiye ortamı oluşturulabilse idi müvekkilinin söz konusu sözleşmeye birebir uyumlu kalebileceğini, ancak belirtilen durumun temel nedeninin ise yine davacı taraflı olduğunu, davacı şirket ise bu hususta müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkilinin tüm malzemeleri İzmir iline getirdiği için ve faturalarını tam ve eksiksiz şekilde düzenlediği için bu malzemeleri geri götürmesi durumunda zarar edeceğinden proje değişikliği sonrasında tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmeye devam ettiğini, ancak davacı taraf edimlerini yerine getirmemiş ve müvekkile belirtilen ödemeleri yapmadığını, davacı şirket bu süreçte malzeme ve iş gücü açısından taşeron şirketi sömürmüş ve sonraki süreçte ise sık sık karşılaştığımız taşeronların genel sıkıntısı olan işi tam ve eksiksiz yapmaması gerekçe gösterilerek ve müvekkili şirkete ihtarname çekilerek haksız olan durumu lehe çevirip müvekkilinin zaten mağdur olan durumda daha da mağdur etmeyi amaçlandığını, bu durumun ne yazık ki uygulamada taşeron çalıştıran çoğu şirketin, dava ile yıllar sonra ücretlerini almalarına tercihen şirketlerin daha az ücrete tamah ettirilmesine, emeklerinin karşılığını alamamalarına neden olduğunu, kaldı ki küçük firmalar açısından iflasa kadar gitmekte ve hukuka olan güveni sarsarak oldukça üzücü bir hal aldığını, ayrıca davacı taraf dava dilekçesinde de açıkça "yarım kalan işi tamamlayabilmek için 20.07.2018 ve 01.10.2018 tarihlerinde farklı şirketler ile anlaşmak zorunda kalmıştır." şeklinde beyanda bulunduğunu, bu husustan da görüleceği üzere ilgili şirket imzalanan sözleşmenin üzerinden yaklaşık 8 ay ve 11 ay geçmesine rağmen halen eksiksiz hızlı şekilde devam ettiğini iddia ettikleri şantiyeyi bitiremediklerini, bu durumun nedeni de düzensiz ve projeye aykırılık nedeni ile birden çok kez şantiyenin durdurulması, ödemelerin düzenli yapılmaması ve çalışanların tekrar memleketlerine gönderilmesi olduğunu, müvekkilinin ödemeleri tam ve eksiksiz yapılıp, şantiyede kesintiler olmadan devam etse idi 2.3 -3 ay sürecek olan şantiye, davacı yanın beyanı ile yaklaşık 11. ayda halen yeni şirketler ile sözleşme yapılıp iş yapılma aşamasında kaldığını, Davacı taraf her ne kadar dava dilekçelerinde müvekkilinin cevap vermediğini iddia etse de; davacının göndermiş olduğu İzmir ...Noterliği'nin 01.06.2018 tarih... yevmiye no.lu ihtarname ve müvekkili davacı tarafın ihtarına cevaben sunduğunu, Gaziantep...Noterliği 21 haziran 2018 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamede ekte sunduklarını, müvekkilinin bu ihtarda davacı yanın şirkette ve hesaplarda yaptığı usulsüzlükleri de açıkça beyan ettiğini, Müvekkilinin, davacı şirkete 4 adet fatura düzenlendiğini, Müvekkilinin ödemelerini almak için öncelikli olarak davacı firmanın hakedişlerini ve faturalarını teslim edip sonrasında ödeme aldığını, kendisinin bu şekilde fatura düzenlememesi demek ödemelerini talep etmemesi anlamına gelmediğini, bu durumda hayatın olağan akışına aykırı olup, dava konusu faturalar usulüne uygun kesildiğini, davacı şirkete bizzat teslim edildiğini, ancak müvekkiline ödenmediğini, ilgili hak edişlerden işçi masrafları ve %10 teminat bedeli kesilerek gönderildiğini, davacı şirket dava dilekçesinde kendi bünyesinde çalıştırdıkları ve müvekkilim ile ilişiği olmayan işçileri de müvekkili ile ilişiği var olarak gösterip yargıyı yanıltmaya yönelik delil sunduklarını, davacı tarafın müvekkili ile ilişiği olmayan işçiler konusunda iddiasını ispatlaması gerektiğini, müvekkili ile ilgili olmayan işçilerin de SGK evraklarını mahkemeye delil olarak sunulduğunu, bu hususu kesinlikle kabul etmediklerini, kaldı ki SGK ödemeleri ve %10 sözleşmeden kaynaklı teminat bedeli hakedişlerin içinden kesilerek müvekkiline ödeme yapıldığını, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu davanın reddine, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli olan borçlu hakkında ilgili davanın haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığı ve bu şekilde müvekkil davalının zararına sebep olunduğu gözetilerek, alacak tutarının %20 sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyası, SGK kayıtları, ihtarnameler, Fatura ve Hak Ediş raporları, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda... Tal. Sayılı dosyadan alınan 11/08/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...1.Davacıya ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK'nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile rehin ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış- kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde alındığı ve tidari defterlerin delil niteliğine haiz olduğunun anlaşıldığı, Davalı tarafından 20.12.2017 tarih ... numaralı 44.376,34 TL olarak düzenlenen faturanın davacı nezdinde kayıtlı bulunduğu, fatura bedelinin 21.12.2017 tarihinde banka havalesi yoluyla ödendiğine dair kayıt gerçekleştirildiği, bu yönüyle davalının 44.376,34 TL tutarlı fatura yönünde davacıdan alacak bakiyesinin kalmadığının anlaşıldığı, Davalı tarafından 26.12.2018 tarih... sıra numaralı 37.448,66 TL' larak düzenlenen faturanın davacı nezdinde kayıtlı bulunduğu, fatura bedelinin davalıya ödenmediği ancak davalının personelleri olduğu beyan edilen çeşitli isimlere toplamda 56.394,49 TL tutarlı maaş veya sgk prim ödemesi gerçekleştirdiği, bu itibarla 18.10.2018 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 18.945,83 TL borçlu olarak göründüğü, Davalı personelleri olduğu iddia edilen şahıslara yapılan ödemler hakediş kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun uzmanlık alanımda olmadığından konuyla ilgili bir inceleme yapılamadığı.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Gaziantep... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda... Tal. Sayılı dosyadan alınan 22/11/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Yukarıda detaylıca belirttiğim incelemeler, tespitler ve hesaplamalar sonucunda, dava dosyasına konu olan somut olayda ve davalının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği yasal defterlerde tespit edilen durumların yukarıda belirtilen gibi olduğu, Bu belirtilen durumlara göre, davalının dava dosyasına 2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davalının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu yasal defterlerin noter açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı ancak Türk Ticaret Kanununda belirtilen 2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerini yaptırmadığı, Yukarıda (c) bentte tablo halinde detaylıca verilen davalı tarafa ait 2017 ve 2018 yılları yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davalının davacıya 2017 yılında 44.376,34 TL tutarında 2018 yılında 87.273,04 TL tutarında olmak üzere toplamda (44.376,54+ 87.273,04) = 131.649,38 TL tutarında satış yaptığı, yaptığı bu satışların karşılığında davalıdan gelen banka havalesiyle 2017 yılında 44 376,34 TL, 2018 yılında 6.688.653 TL olmak üzere toplamda (44.376,34 + 6.688,63) = 51.064,97 TL tahsilat yaptığı, böylece davalı tarafın incelenen bu 2017 ve 2018 yılları yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davalının davacıdan (131.649,38 - 51.064,97) =80.584,41 TL alacağının kaldığı kaydının olduğu," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 29/12/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... Dosyada Taraf defterlerinin incelendiği bilirkişi raporları üzerinden mali tespitler yapılmış olup buna göre; Davalının 2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davalının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu yasal defterlerin noter açılış defterlerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı ancak Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen, 2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerini yaptırmadığı, Davacının 2017 2018 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin ilgili kanun hükümlerine göre delil niteliğinde olduğu, noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, Davalının davacıya toplamı 131.649,38 TL olan 4 adet fatura düzenlediği, davacının bu faturalardan toplamı 81.825,00 TL olan 2 adet faturayı ticari defterlerine kaydettiği, davacının banka havalesi ile toplamı 51.064,97 TL olan ödeme yaptığı, ayrıca davacının davalı personelleri olduğu iddia edilen şahıslara maaş veya Sgk Prim ödemesi olarak 56.394,49 TL tutarında ödemede bulunduğu, davalının davacıya düzenlediği ve davacının ticari defterlerine kaydetmediği 30.04.2018 tarih ... no 24.774,09 TL tutarlı ve 01.05.2018 tarih... no 25.050,29 TL tutarlı faturalara dayanak hakedişlerdeki işin yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiği, yine davalı personelleri olduğu iddia edilen şahıslara davacı tarafından yapılan toplam 56.394,49 TL tutarındaki maaş ve Sgk prim ödemesinin hakediş kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin açıklığa kavuşturulmasının gerektiği, Bilirkişi Kurulumuzca dava konusu yapının dosya içeriği üzerinde karar özetleri , bilirkişi raporları ve Davacı-Davalı tarafların cevap-karşı cevaplarıi ile özellikle taraflarca sunulan belgeler incelenmiş , aşağıda belirtilen tespitler yapılmıştır ; İzmir İli, Konak İlçesi,... Alsancak-Konak numaratajlı taşınmazın (... taraflar arasında imzalanan inşaat sözleşmesi sonrasında davalı ... firmasının şantiyeye getirdiği çeşitli inşaat malzemesi miktarları, tutarı ve bu malzemelerle imalatın, toplam imalatın ne kadarlık kısmı yapıldığına dair belge ve bilgiye dosya içeriğinden ulaşılaması nedeniyle, dava konusu eser sözleşmesinin davalı tarafından ne ölçüde yerine getirildiği konusunda bir kanaat oluşmadığı, Davalı tanıklarının ifadeleri, 2 numaralı hakediş listelerinde tespit edilen bazı imalat metrajlarından (Tavan saten alçı, zemin seramik) anılan imalatların büyük ölçüde tamamlandığı kanaatine varılmıştır. Davalının düzenlediği 4 adet faturaya göre imalat tutarı KDV hariç 111.566,97 TL, davacı tarafça düzenlenen 3 nolu hakedişe göre ise imalat tutarı KDV hariç 126.118,19 TL olup bu bedelden 12.611,82 TL teminat kesintisi yapılarak 113.506,37 TL + KDV imalat bedeli üzerinden hakediş düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında hakedişlerin tamamı ve sözleşme bir bütün halinde bulunmadığından, davalı tarafça yapılan imalatın tam bedeli ve miktarı belirlenememekle birlikte, dosyada mevcut hakedişler ve faturalara göre yaklaşık olarak imalat tutarının % 10 teminat kesintisi yapılmış haliyle 111.566,97 TL ila 113.506,37 TL arasında olduğu, hakedişlere göre ödeme miktarı ile imalat miktarı arasındaki farkın % 10 teminat kesintisi ile malzeme, yemek, ev kirası, SSK kesintisi, Maaş ödemesi adı altında yapılan sair kesintiden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 22/06/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; " Bilirkişi Kurulumuzca dava konusu yapı hakkında taraflarca sunulan yeni belgeler, fotoğraflar, taraf itirazları incelenmiş , aşağıda belirtilen tespitler yapılmıştır ; İzmir İli, Konak İlçesi,...Alsancak-Konak numaratajlı taşınmazın (...) taraflar arasında imzalanan inşaat sözleşmesi sonrasında davalı ... firmasının, mimari restorasyon uygulama projesinin ve taahhüt ettiği, yapılacak işlere ait metraj / miktar bilgilerine ulaşılamaması, sunulan inşaata dair fotoğrafların yetersizliği, adı geçen 3. Hakediş yapılan iş kalemleri listesinin bulunmaması, yine adı geçen 4. Hakedişe dair hiçbir bilgi bulunmaması nedenleriyle dava konusu eser sözleşmesinin davalı tarafından hangi oranda ve kabul edilebilir şekilde tamamlandığı konusunda bir kanaat oluşmadığı, Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu faturalarda yer alan işlerin fotoğraflarda eksik bırakılan işlerden olduğu, Davalı tanıklarının ifadeleri, 1 - 2 numaralı hakediş listelerinde tespit edilen bazı imalat metrajlarından, dosyasına sunulan fotoğraflardan görüldüğü kısımlarla ilgili tavan saten alçı, zemin seramik işleri imalatlarının belli seviyeye gelmiş olduğu, Dosyada mevcut 2 adet Taşeron Sözleşmesinin, Davacı sözleşmesindeki iş tanımlarına ilave farklı imalat kalemleri içermesi , bu ek sözleşmelerle yaptırılan işlerle ilgili her hangi bir hakkediş, metraj bilgilerine de ulaşılamaması nedenleri ile değerlendirilmelerinin uygun olmayacağı, Davacı şirketin tüm tadilatları için yapı ve inşaat malzemelerini satın aldığı şirketlerin İzmir ilinde olduğu, bu şirketlerin irsaliyelerinde de adresin davacı şirket olduğu görülmektedir. Fatura içeriği iş davalı tarafca yapıldı ise; Davalının davacıya düzenlediği 4 adet Fatura Tutarı Toplamı: 131.649,38 TL Davacının Davalıya Yaptığı Ödemeler : 51.064,97 TL Davacının Prim Ve Sgk Prim Ödemesi : 56.394,49 TL Davacının Borcu : 24.189,92 TL Davacının ticari defterlerine kaydetmediği iki Fatura İçeriği İş Davalı Tarafca Yapılmadı İse; Davacının Ticari Defterlerine Kaydettiği 2 Adet Fatura : 81.825,00 Davacının Yaptığı Ödemeler : 51.064,97 Davacının Prim Ve Sgk Ödemesi 56.394,49 Davacı Alacağı : 25.634,46 TL olacağı kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 15/04/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "Bilirkişi Kurulumuzca dava konusu hakkında taraflarca sunulan yeni belgeler, fotoğraflar, taraf itirazları incelenmiş , aşağıda belirtilen tespitler yapılmıştır ; İzmir İli, Konak İlçesi,...maratajlı taşınmazın (... taraflar arasında imzalanan inşaat sözleşmesi ekleri olan, Kök ve 1.Ek raporlarımızda ısrarla belirtilen Teknik ve İdari Şartnameler ile Mimari Uygulam Projeleri ve İş Programının dosyasında halen bulunmadığı, mimari uygulama projesinin ve Davacının taahhüt ettiği, yapılacak işlere ait metraj / miktar bilgilerine ulaşılamaması, sunulan inşaata dair fotoğrafların net bilgi oluşturmaması nedenleriyle dava konusu eser sözleşmesinin davalı tarafından hangi oranda ve kabul edilebilir şekilde tamamlandığı konusunda, kök ve 1.ek raporlardaki kanaatlerimizin devam ettiği, Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu faturalar ve hakediş listelerinde yer alan işlerin fotoğraflarda eksik bırakıldığı görülen işlerden olduğu, ancak Davacı sözleşmesinde belirtilen işlerin dışında işlerinde bulunduğu, Dosyada mevcut 2 adet Taşeron Sözleşmesinin, Davacı sözleşmesindeki iş tanımlarına ilave farklı imalat kalemleri içerdiği , bu ek sözleşmelerle yaptırılan işlerle ilgili hak ediş tutarlarının değerlendirilmelerinin uygun olmayacağı, Dosyasına yeni sunulan, Dava dışı... Yapı Ltd.Şti faturalar toplamının 40.135,88 TL. olduğu ve bu bedelin ödenmesine ait dekontların mevcut olduğu, yine dava dışı... İnşaat ’ a ait 1, 2, 3, 4, 5 numaralı hak ediş listelerinde ( Liste 1 ), toplam hakkediş miktarının 441.979,53 TL olduğu, bu hakkediş bedelinin ödendiğine dair her hangi bir ödeme belgesine rastlanmadığı, Karşılaştırmalı tablodan da görüleceği üzere, Yapımcı firmaların yaptığı belirtilen imalatların tanım ve metrajlarında da farklıların bulunmasının, kesin metraj ve maliyet hesaplamasını mümkün kılmadığı, Yukarıda yapılan değerlendirme ve açıklamalar sonucunda, EK1 raporumuzda belirtilen açıklama ve hesaplamalarda değişikli olmayacağı kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı yüklenicinin, alt yüklenici olarak gerçekleştirdiği imalatlar karşılığında davacı işsahibinden talep edebileceği iş bedelinin miktarı, davacının davalı adına hakedişlerden mahsup gerektiren harcama ve masraflarının bulunup bulunmadığı, bunların mahsubuna karar verilmesi halinde davalı yüklenicinin bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmıştır. 3-Eser sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 470. Maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.", Eser sözleşmesinde kural olarak işsahibi sözleşme bedelini ödediğini, yüklenici ise sözleşme konusu imalatları gerçekleştirdiğini ispat külfeti altındadır. Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizce her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar ayrı ayrı incelenmiş, taraflar arasında yapılan işler nedeniyle düzenlenen hakediş belgelerinde yer alan işler açısından bir uyuşmazlık bulunmadığı ancak hakediş hesaplamaları neticesinde yükleniciye ödenmesi gereken bedelden davacı işsahibinin yüklenici davalı adına gerçekleştirdiği masraf ve ödemelerin mahsubu ve düzenlenmeyen 4. Hakediş nedeniyle davalının talep edebileceği imalat bedelleri noktasında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür. 4-Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yüklenicinin talep edebileceği hakedişlerin tespitinde eser üzerinde keşif yapılarak gerçekleştirilen imalatların belirlenmesi önemli bir tahkikat ve yargılama işlemi ise de, somut uyuşmazlıkta davacı tarafın ve davalı tarafın gösterdikleri tanıkların mahkememiz yargı çevresi dışında ikamet ediyor olmaları, eserin mevcut haliyle yüklenicinin yarım bırakması sonrasında tamamlanmış olması ve her iki tarafın da 3 adet hakediş belgesinde yer alan imalatlara karşı dava öncesinde ve dava kapsamında açık bir itirazının bulunmadığı, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın 4.hakediş konu olması gereken imalat bedelleri ile davacının davalı adına gerçekleştirdiği ileri sürülen ödemelerin hakediş bedellerinden mahsubundan kaynaklandığı, nitekin davalı yüklenicinin alacağını faturalarda 4 ayrı hakedişten 1. ve 2. Hakedişlerin kesintili olarak ödendiği, 3 ve 4. Hakediş bedellerinin ise ödenmediği iddiasına dayandırdığı gözetilerek yüklenicinin gerçekleştirdiği iş ve talep edebileceği bedelin tespitinde dosyada sunulu bulunan 3 adet hakedişte yer alan imalat ve bedeller ile hakediş düzenlenmemekle birlikte 4.hakedişe konu edilmesi gereken imalatlarla ilgili düzenlenen 4.fatura esas alınmak suretiyle davalının bakiye alacak miktarının belirlenmesi yoluna gidilmiştir. 5-Taraflarca dosyaya sunulan 3 ayrı hakediş tablosu bulunduğu görülmüştür. Davalı yüklenicinin incelenen ticari defterlerinde ise her bir hakedişle ilgili olarak ayrı ayrı faturalandırma yapıldığı tespit edilmiş olup; -1 nolu hakediş için 20/12/2017 tarihli 44.376,34-TL bedelli fatura, -2 nolu hakediş için 26/02/2018 tarihli 37.448,66-TL bedelli fatura, -3 nolu hakediş için 30/04/2018 tarihli 24.774,09-TL bedelli fatura, -Düzenlenmeyen 4 nolu hakediş için 01/05/3018 tarihli 25.050,29-TL bedelli fatura, Tanzim edilerek ticari defterlerine kaydedildiği, Davalı defterlerinde tahsilat kaydı olarak ise 44.376,34-TL ve 6.688,63-TL tutarlı 2 adet kayıt bulunduğu, davacı ticari defterlerinde ise bu faturalardan yalnızca 44.376,34-TL ve 37.448,66-TL bedelli faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ilk 3 adet hakedişte yer alan imalatların davacının da kabulünde olduğu, 4 nolu hakedişe ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, dava tarihinde uyuşmazlık konusu eserin tamamlanmış olduğu, davacı tarafça eserin 3.kişilere tamamlattırıldığı ileri sürülmüş ise de hangi aşama sonrasında davalının işi bıraktığı ve diğer yüklenicilerin gerçekleştirdiği imalatların oranına dair tanık gösterilemediği, eser sözleşmesinde ispat külfetinin yüklenicide olduğu fakat tamamlanmış bir eserde, eserin 3.kişiye tamamlatıldığına yönelik iddianın işsahibi tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafça dosyaya bir kısım faturalar sunulmuş ise de faturaların davalının gerçekleştirdiği imalatların eksik bırakıldığını tek başına ispata elverişli olmadığı, eser üzerinde keşif yapılarak davalının yarım bıraktığı işin tespit edilerek bu aşamadan sonrası için 3.kişilerce düzenlenen faturaların dikkate alınabileceği ancak davacının bu hususta tanık gösteremediği gözetilerek her ne kadar düzenlenmeyen 4 nolu hakediş davacının kabulünde değil ise de 3.kişilere yaptırılan işler yönünden davacının gerekli ispatı sağlayamaması nedeniyle 4.hakedişe konu edilmesi gereken 25.050,29-TL bedelli fatura yönünden davalının alacaklı olduğu kabul edilmiş, bu kabuller doğrultusunda davacının gerçekleştirdiği kesintilerin yerinde olup olmadığına yönelik yapılan irdelemede; A-1 Nolu 05.12.2017 Düzenleme tarihli hakediş raporuna konu işler bakımından; 1 nolu hakediş raporunda davalı yüklenicinin KDV dahil 44.376,34-TL hakediş tahakkuku bulunduğu, %10 teminat kesintisinin hakediş belgesinde yer aldığı görülmüştür. Davalı yüklenici tarafından cevap dilekçesinde 1.hakedişten teminat ve kesinti yapılması nedeniyle eksik ödeme yapıldığı ileri sürülerek takipte ve davada 13.161.00,00-TL alacak iddiasında bulunulmuş ise de, davalının incelenen ticari defterlerinde 21/12/2017 tarih ve 171 yevmiye nolu kayıtta 44.376,34-TL tahsilat kaydı bulunduğu, davalının kendi ticari defterlerinde bu fatura bedelini tümüyle tahsil ettiğini kaydetmiş olmakla artık bu fatura yönünden alacak talebinde bulunamayacağı değerlendirilmiştir. B-2 nolu 16/02/2018 düzenleme tarihli hakediş raporuna konu işler bakımından; 2 nolu hakediş raporunda davalı yüklenicinin 37.448,66-TL tutarlı imalat gerçekleştirdiğinin kayıtlı olduğu, buna karşılık hakediş ekinde davacının davalı adına gerçekleştirdiği ileri sürülen 27.015,60-TL kesinti listesi bulunduğu, davalı ticari defterlerinde 2. Hakedişle ilgili olarak 6.688,63-TL tahsilat kaydı bulunduğu görülmüştür. Davalı yüklenici tarafından takipte ve davada 2.nolu hakediş nedeniyle 30.760,03-TL alacak iddiasında bulunulmuş ise de, davacı işsahibi tarafından 2 nolu hakediş döneminde davalı adına 27.015,60-TL ödeme yapıldığı ileri sürülmüştür. Davacı bir kısım işçi listeleri ve ödeme beyanları dosyaya sunmuş ise de bunların davalı yönünden bağlayıcı nitelikte olmadığı anlaşıldığından davacının bu iddiasını ispat edemediği değerlendirilmiş ancak davacının delilleri arasında yemin delili bulunduğu görüldüğünden yemin delilinin hatırlatılması sonrasında davacının bu hususlarda yemin teklifinde bulunduğu, davalının ise yemin teklifi sonrasında yemini edası sırasında ödemelerin kendisiyle ilgili olduğunu, ödemeleri kendisinin yapacağını ancak parasını alamadığı için ödeme yapamadığını, işçilerin kendi işçileri olduğunu beyan etmiş olup, yemin beyanında açıkça masrafların kendisi adına yapılmadığına dair yemin etmemiş olup aksine davacı iddiasını doğrular şekilde beyanda bulunduğundan yeminin yerine getirilemediği ve davacıya da iade edilmediği gözetilerek davacının kesintiye yönelik iddialarını ispat ettiği değerlendirilmiş ve 2 nolu hakedişe konu imalat bedelinden 27.015,60-TL kesinti yapılabileceği kabul edilmiştir. Bu durumda her iki tarafın da kabulünde olan 37.448,66-TL imalattan davalı defterlerinde kayıtlı bulunan 6.688,63-TL ödeme ve 27.015,60-TL masraf kesintisinin mahsubu sonrasında davalı yüklenicinin 2. Nolu hakediş nedeniyle bakiye alacak miktarının 3.744,43-TL olduğu kabul edilmiştir. C-3 nolu 28/03/2018 düzenleme tarihli hakediş raporuna konu işler bakımından; 3 nolu hakediş raporunda davalı yüklenicinin KDV dahil 24.774,01-TL tutarlı imalatının bulunduğunun kayıtlı olduğu ve bu hususun her iki tarafın da kabulünde olduğu, uyuşmazlığın bu hakedişten gerçekleştirilecek kesinti bulunup bulunmadığına yönelik olduğu, hakediş belgesi ekinde 21.767,53-TL toplam tutarlı kesinti listesi bulunduğu, yukarıda açıklandığı üzere davalının yemin teklifine karşın bu ödemelerin kendisi adına yapılmadığına dair yemin etmediği ve yemini iade de etmediği, aksine işçilerin ve yapılan işlerin kendi işine dair olduğunu kabul ettiği gözetilerek 21.767,53-TL kesinti uygulanmasıyla bakiye davalı yüklenici alacağının 3.066,47-TL olduğu kabul edilmiştir. D-Düzenlenmeyen 4 nolu hakedişe konu 25.050,00-TL bedelli fatura yönünden; Taraflarca her ne kadar 4 nolu hakediş belgesi düzenlenmemiş ise de dava konusu eserin dava tarihinde tamamlanmış olduğu, buna ilişkin davacı tarafça bir kısım faturalarla işin 3.kişilere tamamlattırıldığı ileri sürülmüş ise de bu hususta tanık gösterilmediği, davacının tanık olarak yalnızca ...'ı gösterdiği ve tanığının talimat İstanbul ilinde ikamet etmesi nedeniyle talimat yoluyla beyanlarının alındığı, tanığın davacı şirketin mali müşavirlik işlemlerini yürüttüğü, davalının eksik bıraktığı işlerle ilgili olarak kısmen bilgi sahibi ise de gerek imalatların metrajlarının yapılmadan işin 3.kişilere gördürülmüş olması gerekse tanığın üstlendiği görev itibariyle davalı yüklenicinin şantiye aşamasında ne ölçüde imalat gerçekleştirdiğine dair beyanlarının ispat gücünün düşük olduğu, bu hususta davacının, işin 3.kişilere gördürülmesinden önce davalının gerçekleştirdiği imalatları tam ve kesin olarak belirledikten sonra işin devamını farklı bir yükleniciye tamamlatması gerektiği halde bu hususta gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle imalat miktarlarının belirlenemediği, yapılan işin 3.kişilere yaptırıldığı noktasında ispat külfeti işsahibinde olduğu fakat davacının bu iddiasını yeterli delillerle ispat edemediği değerlendirildiğinden davalının düzenlediği 25.050,00-TL bedelli fatura nedeniyle tamamen alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Sonuç olarak, davalının A: 1 nolu hakedişten alacağı kalmadığı, B: 2 nolu hakediş nedeniyle 3.744,43-TL bakiye alacağının bulunduğu, C-3 nolu hakediş nedeniyle 3.066,47-TL bakiye alacağının bulunduğu, D-4 nolu hakedişe konu olması gereken fakat düzenlenmeyen hakediş nedeniyle 25.050,00-TL bedelli faturadan kaynaklı 25.050,00-TL alacağının bulunduğu, Bu itibarla davalı yüklenicinin davacı işsahibinden toplam 31.860,90-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından, bu alacak miktarının üzerine kalan kısım yönünden davacının borcunun bulunmadığı, keza dava öncesinde temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle işlemiş faiz talebinde de bulunulamayacağı gözetilerek 61.884,13-TL asıl alacak ve 7.261,05-TL işlemiş faiz olmak üzere davacının 69.145,18-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. 6-Davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davalı yüklenicini alacak talebinin hukuki ihtilaftan kaynaklandığı ve kötü niyetinin ispat edilemediği gözetilerek davacı lehine tazminata hükmedilmemiş, davalı lehine reddedilen dava kısmı yönünden ise dava konusu takipte ihtiyati tedbirin uygulanmamış olması nedeniyle tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek davalı lehine de tazminata hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının İzmir...cra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasında davalıya 61.884,13-TL asıl alacak ve 7.261,05-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.145,18-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlasına dair 31.860,90-TL'lik kısmın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-İhtiyati tedbir kararı verilmiş ise de tedbir infaz edilmediğinden davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.723,30-TL harçtan peşin olarak alınan 1.724,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.998,36-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.724,94-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça sarf edilen 59,30-TL başvuru harcı ile 179,18-TL posta ve tebligat ücreti ve 35,00-TL tanıklık ücreti, 7.900,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 8.173,48-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 5.595,27-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafça yargılama gideri olarak yapılan 530,00-TL posta ve tebligat ücretinin, davanın ret ve kabul oranına göre 167,18-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 11-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 903,62-TL'sinin davalıdan, 416,38-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/11/2024

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/104, K. 2024/1038, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-104-e-2024-1038-k-dffc87ef27c2