İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/575 E. 2020/627 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/575
Karar No
2020/627
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/575 KARAR NO : 2020/627

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2020 KARAR TARİHİ : 03/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya Antalya Genel İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Dosya, dilekçeler aşamasındayken, davacı vekili, ... tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. 3.HMK m. 74 gereği, davadan feragat özel yetki gerektiren bir haldir. Davacı vekilinin vekaletnamesine bakıldığında, feragat özel yetkisinin olduğu görülmektedir. 4.Belirtmek gerekir ki; davadan feragat, davaya tek taraflı son veren taraf işlemlerindendir. Çekişmeli yargıda kural olarak “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307-312. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilen bir hak niteliğindeki feragat, davacının istem sonucundan vazgeçmesi olup, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Geçerliliği için davalının rızasına veya mahkemenin kabulüne gerek olmayıp, bu konudaki tek taraflı irade beyanının mahkemeye ulaşması yeterlidir. Mahkemece, yalnızca, feragatin gerçekten anılan anlamı içerip içermediğinin ve yasal yönteme uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve koşullar gerçekleşmişse feragat nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. 5.Diğer taraftan, davacı tarafından feragat bildirimi yapıldıktan sonra mahkemece henüz buna dayalı olarak karar verilmemiş olsa da, feragatten dönülemez. Davacının bu tür durumlarda, hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilme veya feragatin feshi için ayrı bir dava açabilme hak ve olanağı bulunmaktadır(Feragatın hata, hile, ikrah ile yapıldığı iddiası ayrı bir dava konusu olabilir. Bunu engelleyen bir yasa hükmü olmadığı gibi, doktirinde buna imkan vermektedir. Örneğin Prof. İlhan E. Postacıoğlu'nun 1975 baskılı Medeni Usul Hukuku Kitabının 481 - 482) Feragatin kesin hüküm oluşturma etkisi maddi anlamdadır ve feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılamaz. Ayrıca, feragat ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona erdiğinden ve koşula bağlı hüküm verilemeyeceğinden, koşullu feragat geçersiz olduğu gibi, davacının istem sonucunun bir kısmından vazgeçmesi (kısmî feragat) durumunda, davanın feragat edilmeyen bölümü yönünden yargılamaya devam edilmesi zorunludur(Yargıtay., 10.Hukuk Dairesi, 03/10/2011 tarihli, 2010/12227 esas, 2011/12964 karar sayılı karar, kaynak: ...) 6.Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; dosya ele alınarak, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 7.Ayrıca, T.C. Anayasası 141 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6 maddesinde adil yargılanma ve dolayısıyla makul sürede yargılanma hakkı en temel insan haklarındandır. 6100 sayılı HMK’nın amacı da budur. Bu nedenle taraflar açısından usul hükümleri göz önünde tutularak, bir hak kaybı olmayacağı kanaatiyle dosya üzerinden, ön inceleme duruşması henüz gelmeden, dosyanın ele alınmasına karar verilmiştir. Çünkü duruşma gününde taraflar gelmese dahi HMK 150 gereği dosya işlemden kaldırılmaz ve feragat nedeniyle gerekli karar verilir(YILMAZ, Zekeriya., Hukuk Davalarında Yargılama Harç ve Giderler ile Vekalet Ücreti, Ankara 2006, s. 203) Feragat böyle bir niteliğe sahip olmakla, ön inceleme duruşma gününü beklemekte taraflar açısından ve/son tahlilde kamu yararı açısından bir fayda yoktur. Ayrıca, son olarak yargılama giderlerine değinmek gerekirse, feragat ilk celse yapılırsa, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22'inci maddeye göre, karar ve ilam harcının 1/3 ü alınır(ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.348 vd.) 6100 sayılı HMK yeni düzenlemeler getirdiğinden, diğer kanunlarla tam bir uyum sağlamaması doğaldır. Her ne kadar dosyamızda ilk duruşma (ön inceleme duruşması)henüz yapılmamış ise de, bu hususu "evleviyetle" kuralını da göz önünde tutup, davacının aleyhine yorumlamamak gerekir. Feragat ilk celsede olmuş gibi karar verilmelidir. Mahkememiz bu şekilde kabule gitmiştir. HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Feragat ilk celseden önce bildirildiğinden, Harçlar kanunu m. 22 hükmü de dikkate alınarak; alınması gerekli harcın 1/3 ü olan ... TL harcın, davacı tarafça yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harcın istek halinde davacıya iadesine,(Yargıtay 11. HD., 2017/1574 esas, 2018/7151 karar) 4-Davacı tarafından dosyada yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5- Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından varsa yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, 6-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/575, K. 2020/627, T. 03.12.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-575-e-2020-627-k-ec6a76a301ad