İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/373 E. 2025/323 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/373
- Karar No
- 2025/323
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/373 Esas KARAR NO : 2025/323
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/07/2020 KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.05.2016 tarihinde saat 18:45 sıralarında davacının evinden çıkıp işyerine bisikleti ile giderken ... Mahallesi tarafında yolda giderken müvekkili davacının arka tarafından gelen bir aracın müvekkilinin bisikletinin arka kısmından çarparak bir trafik kazası geçirdiğini, müvekkilinin orada bulunanlar tarafından hastaneye kaldırıldığını ve bir müddet yoğun bakımda kaldığını, 15 gün sonra hastaneden taburcu edilebildiğini, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkili davacıya çarpıp kaçan ve kimliği belirlenemeyen araç sürücüsünün asli olarak kusurlu olduğunu, olaya ilişkin olarak davalının olay yerini terketmesi nedeniyle olayda trafik kaza tespit tutanağı bulunmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... Soruşturma dosyası ile yürütülen ceza soruşturmasında şüpheli faili meçhul olarak kaldığından kusurlu araç sürücüsünün tespit edilemediğini, ancak yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu ile de müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilininise bisikleti ile yolda giderken kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanunun 52/1-b ve c bentlerini açıkça ihlal ederek hızını kontrol edemeyip müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, Müvekkilinin 03.02.1986 doğumlu olup kaza meydana geldiğinde 30 yaşında olduğunu, kaza nedeniyle kafasından yaralandığını ve kafasına platin takıldığını, bu nedenle müvekkili davacı tedavi görmüşse de sürekli olarak malul kaldığını, kaza geçiren müvekkilinin kendisine çarpan aracın tespit edilememiş olması nedeniyle başvurulacak herhangi bir trafik sigortası bulunmadığını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14/2-a maddesi gereği Güvence Hesabının müvekkili davacının uğramış olduğu zarara karşı sorumlu olduğunu, müvekkilinin zararlarının taraflarınca tespit edebilmelerinin mümkün olmadığını, bu nedenle HMK 107.maddesi gereği maddi tazminat taleplerini belirsiz alacak davası olarak açmakta olduklarını, yargılama sırasında belirlenecek bedelin taraflarınca yükseltileceğini, ilk aşamada 500-TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 500-TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000-TL Maddi tazminatın davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 04.03.2025 tarihli dilekçesi ile 500 TL olan Geçici İş Göremezlik tazminat taleplerini 5.465,47-TL arttırarak toplam 5.965,47-TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranına ilişkin raporların Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınarak tespit edilecek hukuki duruma göre karar verilmesi gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3.ihtisas Dairesi’nden özürlü sağlık raporu alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerekmekte olduğunu, geçici iş göremezlik kaybından doğan zararının tazmini hususunda müvekkili ... Hesabı’nın sorumluluğu bulunmadığını, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, Sgk tarafından davacıya ödenmiş rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiğini, ... Hesabı’nın sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olarak açıldığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir., DELİLLER : ... CBS ... Sayılı soruşturma dosyası, tedavi evrakları, krokili bilirkişi raporu, ATK kusur ve maluliyet raporları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacının uğramış olduğu trafik kazası nedeni ile davalıdan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği talep edebilecek ise miktarları hususlarındadır. Deliller toplandıktan sonra davaya konu kazadaki kusur oranının tespiti açısından rapor aldırılmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi mahkememize hitaben düzenlemiş olduğu raporunda özetle; ".... günü saat 18.47 sıralarında .Yolu üzerinde yolun sağ tarafında bulunan taralı alan üzerinde seyir halinde olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki bisiklete taralı alanın bittiği kısımda gidiş istikmetine göre sağ tarafında bulunan bağlantı yolu üzerinden gelen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, Mevcut verilere göre; A) Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki bisikletle yolun sağ tarafında bulunan taralı alan üzerinde nizamlara aykırı şekilde seyrederek yaklaştığı mahalde sağ tarafından ana yola katılmak isteyen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurludur. B) Plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermeyip ana yola katılmak istediği sırada ana yolun sağ tarafında bulunan taralı alan üzerinden gelen bisiklete etkili tedbir almadan çarptığı olayda kusurludur. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davacı sürücü ...'ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu, B) Plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu..." kanaatinde olunduğunu bildirmiştir. Kusur raporunun aldırılmasının ardından maluliyete ilişkin aldırılan raporda İstanbul Adli Tıp Kurumu özetle; "...Mevcut belgelere göre; .. oğlu, 03/02/1986 doğumlu, ...’ın 22/05/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin oy birliği ile mütalaa olunduğunu..." bildirmiştir. Kusur ve maluliyete ilişkin rapor aldırılmasının ardından dosyamız hesaplama konusunda uzman aktüeryal bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle, a) Davacı ... “in tüm vücut engellilik oranlarının %0 (yüzdesıfır) olduğu görüldüğünden, maluliyet raporundaki değerlendirmelere istinaden davacı yönünden sadece Geçici İş Göremezlik zarar hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik zarar hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın (Güncel Asgari Ücret Verisinin) dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, b) Dava dişi SGK tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararlarından bu açıdan bir tenzil yapılmadığı, c) Maluliyet raporunun Yargıtay kararlarında ifade edilen yönetmeliğe göre alınıp alınmadığına dair Takdir Sayın Mahkeme 'ye ait olmak üzere, 22.05.2016 tarihinde gerçekleşen kaza ile ilgili, davacı ... 'ın hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 5.965,47 TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat oluştuğunu bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam ettiğinin anlaşılması karşısında, davalı Güvence Hesabı'nın geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi ... esas, ...karar sayılı kararı) 2918 sayılı KTK'nin 90. maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 07/07/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla, Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle işgücü kaybı tazminat hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması olanağı bulunmamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E. ve... K., ... E. ve .. K., ...E. ve... K. sayılı kararları) Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ... E. ve... K., ...E. ve ...K., ... E. ve ...K. sayılı kararları) Yargısal uygulamalarda kabul edildiği üzere bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekir. Somut olayda; 22.05.2016 tarihinde meydana kazada davacının %50 oranında kusurlu olduğu maluliyetine ilişkin olarak ATK'dan aldırılan raporda, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edildiğinden sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Maluliyet raporuna göre TRH 2010 tablosu ve progresif rant formülü kullanılarak yapılan hesaplamada 5.965,47 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı vekili tarafından alacak kalemi 5.965,47 TL'ye arttırıldığından Davanın KISMEN KABULÜ ile; 5.965,47 TL geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası temerrüte düştüğünden bu tarihe denk gelen 26/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 5.965,47 TL geçici iş göremezlik tazminatının tazminatın temerrüt tarihi olan 26/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL ile 93,33 TL ıslah harçlarının mahsubu ile bakiye 467,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç ve 93,33 TL ıslah harçları toplamı 147,73 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 1.217,04 TL'sinin davalıdan, bakiye 102,96 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 5.965,47 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderlerinden 7,80 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 6.501,00 TL ATK rapor ücretleri, 568,50 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 12.623,90 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 11.639,23 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/04/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır