İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/337 E. 2026/10 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/337
- Karar No
- 2026/10
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/337 Esas - 2026/10 Karar Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2020/337 Esas KARAR NO : 2026/10
...
DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 12/08/2020
KARAR TARİHİ : 13/01/2026 YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 Mahkememizde açılan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili ; Taraflar arasında hizmet alım sözleşmesidüzenlenip tarafların yükümlülükleri açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen davalı şirketin yakıt tedarik/temini yükümlülüğünü hiçbir zaman yerine getirmediğini, işin aciliyeti ve önemi gereği başka bir yakıt şirketinden yüksek fiyattan yakıt alımı yapmak zorunda kaldığını belirterek, taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki yakıt stok ve tedarik yükümlülüğüne uymayan ve bu nedenle 3. kişiden yakıt tedarik etmek zorunda olan müvekkilinin üçüncü kişilere yaptığı 28.514,10-USD ödeme dolayısı ile (USD) zararının döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faiziyle, davalı şirketle yapılan mahsuplaşma işleminde 7.031,87-USD fazla ödeme yapıldığı tespit edildiğinden, davalı nezdinde sebepsiz zenginleşmeye yol açan 7.031,87-USD zararının döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faiziyle, taraflar arasındaki sözleşmenin 22/2. maddesi uyarınca sözleşmeyi haksız fesheden davalıdan şimdilik 10.000,00-TL cezai şartın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT : Davalı vekili ; Kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkilinin üzerine düşen ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının bir taraftan müvekkiline kusur atfedip, diğer taraftan hem yakıt alımı yapmayıp hem de sözleşmeyi devam ettirdiğini, davacının başkalarından daha ucuz yakıt temin etmek niyetiyle dava konusu sözleşmeyi yok sayarak dava dışı şirketle anlaştığını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : -Taraflar arasında akdedilen 16/03/2016 tarihli ana sözleşme ve yerel sözleşmeler, -Arabuluculuya başvurulduğuna dair son tutanak aslı, -.... Esas sayılı dosyası, -Tarafların ticari defterleri, -3.kişiden alınmak zorunda kalınan yakıtlara dair faturalar, -... yevmiye numaralı ihtarname, -...yevmiye numaralı ihtarname, -Bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki talep, davacı tarafından ihale ile dava dışı ... alınan yangın söndürme işi dolayısıyla davacının ihtiyacı olan akaryakıtın temini amacıyla davalı ile aralarında arasında imzalanan sözleşmede belirtildiği halde davalının sözleşme ile kararlaştırılan yerlerde istenilen kadar yakıt bulundurmadığı, bu şekilde davalının sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesi ile; Sözleşmenin 22.2 maddesinde öngörülen ifaya ekli cezai şart alacağı için 10.000,00 TL nin davalıdan tahsili, davalı temin etmediği için piyasadan daha yüksek bedel ile akaryakıt temin edildiği iddiası dolayısıyla davacının fazladan ödemek zorunda kaldığı söylenen 28.514,10 USD'nin davalıdan tahsili ve son olarakta mahsuplaşma sırasında davacının davalıya fazla ödediği ileri sürülen 7.031,87 USD'nin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. ... Esas sayılı dosyasında yine taraflar arasındaki başkaca talepler ile ilgili olarak açılan dava ile ilgili kesinleşme şerhli gerekçeli karar örneği dosyamız arasına alınmıştır. Davacının kullanımında olan hava araçlarının akaryakıt ihtiyacını davalıdan teminini konu alan 16/03/2016 tarihli "Uçak Yakıtı Tedarik ve Teslim Hizmetleri Anlaşması" başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Anlaşmanın 1.maddesi ile davalının temin edeceği akaryakıt ve teslimin yapılacağı yerler, 2.maddesi ile sözleşmenin bir yıl süreli olduğu açıkça belirlenmiştir. Aynı sözleşmenin 3.maddesi ile yerel hava limanları için ayrıca sözleşme imzalanacağı, bu yerel sözleşmelerin asıl sözleşmenin eki sayılacağı, 4.madde ile bedel, 5.madde ile akaryakıt talep ve tesliminin koşulları, 6.madde ile ödemenin nasıl yapılacağı, 9.madde ile yazışma ve bildirimlerin nasıl yapılacağı ve 22.maddede ise anlaşmanın erken feshi ve sonuçları ile cezai şart talep koşulları ayrıntıları ile belirlenmiştir. Davalı şirket akaryakıt temin ve teslim etme borcunu üstlenmiş olup, davacı tarafın sözleşme hükümlerine uygun biçimde önceden belirlenen bir plan dahilinde talepte bulunmadığını, aniden gerçekleşen talepler nedeni ile sözleşmenin zaman zaman kendileri yönünden zora girdiğini, üstelik davacının kendilerini devre dışı bırakıp yurt dışı tedarikçisinden doğrudan akaryakıt almaya başladığını, en son kendilerinden 04/08/2016 tarihinde akaryakıt temin edildiğini, bu tarihten sonra bir daha talepte bulunulmadığını, bu şekilde sözleşmenin davacı tarafından ihlal edildiğini belirtmekte iken, davacı taraf ise, davalının sözleşmeye aykırı davrandığı için sözleşmenin 22.2.maddesi uyarınca ifaya ekli cezai şart olarak 10.000,00 TL, üçüncü kişilerden sözleşme fiyatlarının üzerinde ödeme yaparak akaryakıt temin etmeleri nedeni ile fazladan ödediklerini ileri sürdüğü 28.514,10 USD ile mahsuplaşma sırasında davalıya fazladan ödendiği anlaşılan 7.031,87 USD nin davalıdan tahsilini talep etmektedir. Tarafların delilleri toplandıktan sonra sözleşmenin taraflarından hangisi tarafından ihlal edildiği, davacının öngörülen akaryakıtı talep edip etmediği, davalının süresinde ve istenilen kadar akaryakıt temin edip etmediğinin belirlenmesi, davacının cezai şart talebinin sözleşme hükümlerine göre yerinde olup olmadığı, üçüncü kişilerden alınan ve fazla ödeme yapıldığı söylenen akaryakıt fiyat farkının davalıdan talep edilip edilemeyeceği ve son olarak davacı tarafından davalıya fazladan yapılan ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Davacı tarafın ilk talebi davalının sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesi ile sözleşmenin 22.2 ve BK'nın 179.maddeleri uyarınca ifaya ekli cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 16/03/2016 tarihli ve bir yıl süreli sözleşmenin 22.maddesi "Anlaşmanın (erken) Feshi" başlığını taşımaktadır. Sözleşmenin 22.1.maddesinde tarafların yazılı mutabakatı ile sözleşmenin her zaman feshedileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 22.2.maddesinde ise "Süre bitmeden önce de anlaşmanın taraflarından birisi tek taraflı olarak diğer tarafı yazılı olarak fesih tarihinden 30 gün öncesinden bilgilendirmek şartıyla feshedebilir. Mücbir nedene dayanmayan haksız fesih işlemi gerçekleştiren taraf diğer tarafa 300.000,00 USD nakdi ve cezai şartı ifaya ekli olmak üzere ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü yer almaktadır. Davacı taraf cezai şart alacağı için sözleşmenin 22.2.maddesine dayandığı için sözleşmenin bu maddesinin hangi hallerde ifaya ekli cezai şart talep etme hakkı verdiğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sorunların işin anayasası niteliğinde olan ve yine taraflar arasında imzalanan 16/03/2016 tarihli sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Sözleşmenin tarafları olan her iki şirketin 16/03/2016 tarihli sözleşmeyi FESİH etmedikleri tartışmasızdır. Davacı taraf davalının istenilen yerde ve istenilen kadar akaryakıt bulundurmadığı için sözleşmenin 22.2.maddesindeki ifaya ekli cezai şartı talep hakkı verdiğini ileri sürmektedir. Sözleşmenin 22.1.maddesinde mutabakat ile her zaman fesih yapılabileceği öngörülmüştür. Sözleşmenin 22.2.maddesinde ise " . . . mücbir nedene dayanmayan HAKSIZ FESİH İŞLEMİNİ GERÇEKLEŞTİREN TARAF diğer tarafa 300.000,00 USD nakdi ve cezai şartı ifaya ekli olmak üzere ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü açık ve net olup sözleşme fesih edilmediği takdirde cezai şart talep edilemeyeceği tartışmasızdır. Bu nedenle taraflar sözleşmeyi fesih etmedikler için haksız fesihten söz edilemeyeceği, bu nedenle ifaya ekli cezai şartın bu nedenle talep edilemeyeceği kabul edilmiştir. Davacının diğer iki talebi ise , sözleşmenin devamı sırasında davalının temin ettiği ürün bedelini aşar şekilde davalıya 7.031, 87 USD fazla ödeme yaptıklarını belirtip, bu ödemenin davalıdan tahsili ve son talebi ise davalı temin etmediği için dava dışı kişilerden sözleşmedeki birim fiyatın üzerinde bedel ödemek sureti ile akaryakıt temin ettikleri gerekçesi ile fazladan ödediklerini ileri sürdükleri 28.514,10-USD nin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Alınan bilirkişi raporlarına göre, ticari ilişkinin devamı sırasında davacı tarafından davalıya temin edilen akaryakıt bedelini aşar şekilde 7.0341,87 USD fazladan ödeme yapıldığı, bu ödemenin davacıya iadesi gerektiği kabul edilmiştir. Davacı taraf, davalının temin etmediği ürünleri 3. kişilerden sözleşmede belirtilen birim fiyatları aşar şekilde ödeme yaparak temin etmesi nedeni ile oluşan fazla ödemenin KDV dahil 32.850,00-USD olduğu, bu fazla ödemeye davalının ürün teslim borcuna aykırı davranmasının neden olduğu için fazla ödemenin de davalıdan tahsili gerektiği kabul edilmiştir. Davacı vekili tarafından 08/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 3. kişiden tedarik edilen yakıt nedeniyle oluşan fiyat farkı olan 28.514,10 USD'lik taleplerini 4.335,90 USD artırması sonrası, 32.850,00 USD fazla ödeme ile, mahsuplaşma sırasında fazladan ödenen 7.031,87 USD nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği, davacı daha önce temerrüte düşürülmediği için dava dilekçesinde yer alan alacaklara dava tarihinden itibaren, ıslaha konu miktar için ise ıslah tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olduğu, cezai şart talebinin ise reddi gerektiği kabul edilip, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-) 7.031,87 USD fazla ödeme ile 3. Kişilere ödenmek zorunda kalınan 32.850,00 USD'den oluşan toplam 39.881,87 USD'nin DAVALIDAN ALINIP DAVACIYA ÖDENMESİNE, Davacı alacağının 35.545,97 USD'sine 12/08/2020 dava tarihinden itibaren, 4.335,90 USD'sine ise ıslah tarihi olan 08/12/2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde belirtilen faiz uygulanmasına, Cezai şart alacağına ilişkin talebin REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 30.119,26 TL harçtan, dava açılışında alınan 4.553,58 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 3.150,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.703,58 TL harcın düşülmesi ile kalan 22.415,68 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 29,27 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN, 1.290,73 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-) Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 156,50 TL tebligat ücreti, 31.500,00 TL bilirkişi ücreti, 53,25 TL posta gideri, toplamı 31.764,15 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 31.059,72 TL'si ile dava açılışında alınan 4.553,58 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 3.150,00 TL ıslah harcı toplamından oluşan 38.763,30 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 70.138,04 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/01/2026
.... e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.