İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/262 E. 2023/140 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2020/262
Karar No
2023/140
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2020/262 KARAR NO : 2023/140 HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI :... Mersis No: ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 1- ... -... VEKİLİ : Av. ... -...

DAVALI : 2- ... Mersis No: ... ... VEKİLİ : Av. ... -...

DAVA : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali DAVA TARİHİ : 15/12/2020 KARAR TARİHİ : 09/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ :09/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin 2005 yılından bu yana aylık 7.000 adet, yılda ise 100.000 adet kapı üretme kapasitesinin olduğunu ve ürünlerini Türkiye’nin pek çok iline ve dünyanın pek çok ülkesine ihraç etmekte olduğunu, müvekkilinin işbu davaya konu ... numaralı tasarım başvurusunu yaptığını ve ... sayılı ... kararı ile tasarımların reddine karar verildiğini, müvekkilinin işbu davaya konu ... numaralı tasarım başvurusunu yaptığını ve ... sayılı ... kararı ile tasarımların reddine karar verildiğini, müvekkiline ait tasarım başvurularının yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşıdığını, müvekkiline ait tasarım başvurularının hükümsüzlüğe mesnet olarak gösterilen davalı şirket adına tescilli tasarımlardan ve ürün görsellerinden farklı olduğunu, müvekkilinin ... no’lu tasarımı yönünden, hükümsüzlüğe mesnet ... nolu tasarımdan kapılarının pervazlarının biçimlerindeki değişiklikler, kapıların ortasında yer alan bölmeler yönüyle farklılaştığını tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ... no’lu tasarım yönünden, hükümsüzlüğüne mesnet ... no’lu tasarımdan kapı pervazlarının görünüm özellikleri nedeniyle farklılaştığını, tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin tasarımları ile davalı tasarımları arasındaki tek benzerliğin ürün görselinin kapı olması ve işbu kapıların da pervazlarının bulunması olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin ..., 35, 36 sayılı tasarımlarının davacı başvurusundan önceki tarihlerde tescil edilmiş olduğunu, davacının ..., ..., ... sayılı tasarımlarının itirazlarına dayanak tasarımlar ve belgeler karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, davacı adına kayıtlı tasarımların haksız rekabete yol açmasının muhtemel olduğunu, davacı adına kayıtlı tasarımların tescilinin mümkün olmadığını, hükümsüz kılınması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili dava dilekçesiyle; dava konusu tasarım başvuruları ile ilgili alınan kararların ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, ..., ..., ... ve ... sayılı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, davalı şirket ile davacı şirket adına kayıtlı tasarımlar incelendiğinde anılan tasarımların genel görünüm itibariyle oldukça benzer olduğunu, davacı adına kayıtlı tasarımların tescilinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurularına davalı tarafından yapılan itirazların kabulü ile ilgili verilen ... kararlarının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı bu kapsamda davacının iki tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıyıp taşımadağı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; ... İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ tarafından işbu davaya konu olan ... numaralar ile iki ayrı tasarım başvurusu yaptığı, her iki başvurunun 09.04.2020 tarihli ... No.lu bültende yayınlanması üzerine davalı ... her iki tasarıma ayrı ayrı itiraz ettiği, davalının itirazları üzerine; ... ... sayılı kararı ile : “... sıra numaralı tasarımların itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sıra numaralı tasarımlar, muteriz kataloğuna dayanılarak reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Bilindiği gibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 56/4 maddesi uyarınca “bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir”. SMK 57/1 maddesine göreyse “Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. SMK 57/ 2 maddesi ise koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.” düzenlemesini ihtiva etmektedir. Ayırt ediciliğe ilişkin SMK 56/5 “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” SMK 56/6 “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” SMK 67/ 2 Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz edebilir. hükmünü ihtiva etmektedir. Yukarıdaki hükümler kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmede itiraza konu ... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen tasarımlardan sadece ... sıra numaralı tasarımın genel izlenim itibariyle yüksek oranda benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Diğer taraftan başvuru sahibi vekili tarafından beyan edilen farklılıkların ürünleri ayırt edici kılmayan ayrıntı seviyesinde farklılık olduğu da tespit edilmiştir. Bu nedenle ... sıra numaralı tasarımların itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sıra numaralı tasarım karşısında ayırt edici olmadığı düşünülmüş ve itirazın kabulü gerekmiştir.” gerekçesine yer verilmek suretiyle İtirazın kabulüne ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne oybirliği ile karar verilmiştir. “ Şeklinde karar tesis edilmiştir. ... ... sayılı kararı ile: “... sıra numaralı tasarımların itiraza gerekçe gösterilen ... sıra numaralı tasarımlar ile muterize ait renkler kataloğuna dayanılarak reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Bilindiği gibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 56/4 maddesi uyarınca “bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir”. SMK 57/1 maddesine göreyse “Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. SMK 57/ 2 maddesi ise koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.” düzenlemesini ihtiva etmektedir. Ayırt ediciliğe ilişkin SMK 56/5 “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” SMK 56/6 “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” SMK 67/ 2 Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz edebilir. hükmünü ihtiva etmektedir. Yukarıdaki hükümler kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmede itiraza konu ... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen tasarımlardan ... sıra numaralı tasarımlar ile renkler kataloğunda ... model ismi ile 46 ve 47. Sayfada ve ... model ismi ile 106 ve 107. Sayfada yer alan ürün görünümlerinin genel izlenim itibariyle yüksek oranda benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Diğer taraftan başvuru sahibi vekili tarafından beyan edilen farklılıkların ürünleri ayırt edici kılmayan ayrıntı seviyesinde farklılık olduğu da tespit edilmiştir. Bu nedenle ... sıra numaralı tasarımların itiraza gerekçe olarak gösterilen bu tasarımlar ve katalog karşısında ayırt edici olmadığı düşünülmüş ve itirazın kabulü gerekmiştir. “ gerekçesine yer verilmek suretiyle İtirazın kabulüne ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne oybirliği ile karar verilmiştir. “ şeklinde karar tesis edilmiştir. Eldeki davanın 60 günlük yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda ve itirazlar bağlamında alınan ek raporda özetle: 1. Dava konusu davacıya ait ... ve ... sayılı tasarımların redde mesnet olan davalıya ait ... sayılı tasarım karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ olduğu, 2. ... sayılı tasarımın, davalıya ait ... sayılı tasarım ve davalı katalogunun 106-107. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ OLMADIĞI, 3. ... sayılı tasarımın, davalıya ait ... sayılı tasarım ve davalı katalogunun 46-47. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. GEREKÇE: Tescilli bir tasarımın sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Yenilik ve ayırt edicilik” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 56. maddesi; "Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır. Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." şeklindedir. Aynı Kanun'un "Kamuya sunma" başlıklı 57. maddesi ise; "Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." şeklindedir. 6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. Bir tasarımın yeni olabilmesi için, onun aynısının, tescil tarihinden evvel dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Tasarımların aynı olup olmadığının tespiti için yapılacak benzerlik testinde; aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma, karıştırılma tehlikesi veya olasılığı incelenemez. Bunlar ikinci aşamaya yani ayırt edicilik tetkikine aittir. Tasarımın yeniliği yoktur diyebilmek için, hükümsüzlüğü istenilen tasarımın, önceden kamuya sunulan (faydalı model, marka ve) tasarım belgelerindeki tasarımlar ile aynı olması şarttır. Terkini talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecektir. Yenilik önceki tasarıma göre belirlenecektir. Aynı kabul edilmeye engel olamayan küçük ayrıntılarda farklılık hâkimin takdirine göre belirlenecektir. Burada şu ölçü verilebilir; fark, aynı olmayı ortadan kaldırmıyor, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme, yani mevcut tasarıma ek, onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık o (mevcut tasarım) esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçüktür. Bunun dışında kalan farklar ise büyüktür. Yenilik ne özgünlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağıdır. Başvurusu yapılan bir tasarım yenilik testini geçebilirse ikinci olarak ayırt edicilik incelemesine tâbî tutulur. Bu test bir kıyaslama incelemesidir. Bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunması demek, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ise, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ara veya nihaî tüketicidir. Ancak asla bir uzman değildir. Mahkememiz de bilgilenmiş kullanıcı konumunda bulunan ilgililerin katılımıyla oluşturulmuş bilirkişi heyetinden mütalâa almıştır. Kıyaslama, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir. Ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesini ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmasını emredici bir ifadeyle istemiştir. Bilgilenmiş kullanıcının fark edebileceği değişiklikler ise daima göz önünde tutulmalıdır. Seçenek özgürlüğü ibaresiyle kastedilen, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup kişiden kişiye değişmez. Bu nesnel değerlendirmede tekdüze özellik ve nitelikler göz önünde tutulur. Bazı biçimler (=görünümler) nesnenin işlevine sıkı surette bağımlıdırlar. Böyle tasarımlarda tasarımcının hareket alanı pek dardır. Meselâ, bir otomobilin, ütünün ve şişenin şekli gibi. Her otomobil, ütü ve şişe birbirine benzer. Ayırt edicilik için tasarımcının muhakkak nesnenin işlevine ters düşen tasarımlar geliştirmesi beklenemez. Dolayısıyla işlevin yerine getirilebilmesi için zorunlu olan alan dışında yapılabilecek olan tasarımların korunması mümkün olabilecektir. Seçenek özgürlüğünün hiç bulunmadığı hâllerde ise tasarım zaten korunamaz. Bu açıklamalar ve alınan bilirkişi rapor ve ek rapoları ışığında somut olay incelendiğinde; Davacıya Ait ... kod numaralı tasarım ile davalıya ait ... kod numaralı tasarım karşılaştırıldığında; dava konusu tasarımın bir kapı pervazı tasarımı olduğu, kapının ve pervazda çerçeve kullanımının ve ayrıca kapının dikdörtgen formda olmasının –teknik zorunluluk olmasa - da mutat bir tasarımsal özellik olduğu; dolayısıyla bu unsurlar üzerinden ortak ve farklılık değerlendirmesi yapıldığında, redde mesnet tasarımda pervazın ... formunda olmasının ve kapının pervazla aynı düzlemde değil, pervazla kiriş yapacak şekilde iç kısma konumlandırılmış olmasının tasarıma değer katan husus olarak değerlendirileceği, dava konusu tasarımda kullanılan pervaz formunun ... değil, asimetrik U formunda olduğu, ayrıca dava konusu tasarımda kapının pervazla aynı düzlemde olduğu; kapı üstündeki ek çerçevenin bu yapısal unsuru desteklediği; ayrıca pervazın sol kenarında ve üst kısmında kullanılan yivlerin de farklılık yarattığı; dava konusu, davacıya ait ... no’lu tasarımın, davalıya ait ... no’lu tasarım karşısında ayırt edici niteliğe haiz olduğu; Davacıya ait ... kod numaralı tasarım ile davalıya ait ... kod numaralı tasarım karşılaştırıldığında; dava konusu tasarımın bir kapı pervazı tasarımı olduğu, kapının ve pervazda çerçeve kullanımının ve ayrıca kapının dikdörtgen formda olmasının –teknik zorunluluk olmasa - da mutat bir tasarımsal özellik olduğu; dolayısıyla bu unsurlar üzerinden ortak ve farklılık değerlendirmesi yapıldığında, redde mesnet tasarımda pervazın ... formunda olmasının ve kapının pervazla aynı düzlemde değil, pervazla kiriş yapacak şekilde iç kısma konumlandırılmış olmasının tasarıma değer katan husus olarak değerlendirileceği, dava konusu tasarımda kullanılan pervaz formunun ... değil, asimetrik U formunda olduğu, ayrıca dava konusu tasarımda kapının pervazla aynı düzlemde olduğu; kapı üstündeki ek çerçevenin bu yapısal unsuru desteklediği; ayrıca pervazın sol kenarında ve üst kısmında kullanılan yivlerin de farklılık yarattığı; davacıya ait ... no’lu tasarımın, davalıya ait ... no’lu tasarım karşısında ayırt edici niteliğe haiz olduğu; -Davacıya ait ... kod numaralı tasarım ile davalıya ait ... tasarım ve Katalogun 106-107. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşılaştırıldığında, dava konusu tasarım bir kapı pervazı tasarımı olup, kapının ve pervazda çerçeve kullanımının ve ayrıca kapının dikdörtgen formda olmasının –teknik zorunluluk olmasa-da mutat bir tasarımsal özellik olduğu; bu unsurlar üzerinden ortak ve farklılık değerlendirmesi yapılamayacağı, redde mesnet tasarımda tasarıma değer katan hususun, pervazın ... formunda olması, dışta koyu içte açık renklerde çerçeve kullanılması ve iç çerçevede dış çerçeve ile aynı renkte bordür kullanılmasından kaynaklandığı, dava konusu tasarımdaki pervazın da ... formunda olduğu, kapı üzerinde kontrast renklerde çerçeve kullanıldığı ve çerçeve rengi ile aynı kontrastlıkta bordür kullanıldığı; davacıya ait tasarımda dış ve iç çerçeve aynı düzlemdedir ve dış çerçeve üst kenarında, iç çerçeve hizasında düşey yivler olduğu, davalıya ait tasarımda ise iç çerçevenin önde olması sebebiyle dış çerçeve duvar hizasından dışarı doğru iç çerçeve ile birleştiği; renk ve biçim unsurları itibari ile davacıya ait ... no’lu tasarımın, davalıya ait ... tasarım ve katalogun 106-107. sayfasında yer alan ... kodlu görseller karşısında ayırt edici niteliğe haiz olmadığı; Davacıya ait ... kod numaralı davalıya ait ... kod nuamralı tasarım ve katalogun 46-47 sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşılaştırıldığında; dava konusu tasarım bir kapı pervazı tasarımı olup, kapının ve pervazda çerçeve kullanımının ve ayrıca kapının dikdörtgen formda olmasının –teknik zorunluluk olmasa-da mutat bir tasarımsal özellik olduğu; dolayısıyla bu unsurlar üzerinden ortak ve farklılık değerlendirmesi yapılması yerinde olmayacağı, redde mesnet tasarımda tasarıma değer katan husus, üst pervaz kullanımı ve kapının ortasında ve kapının altında çerçeve rengi ile aynı renkte bordür kullanımı olduğu, ayrıca kapının üst kısmında çerçeve ile aynı renkte kalın pervaz kullanıldığı, dava konusu tasarıma baktığımızda, tasarımda kapının kendisi yer almadığından kontrast bordür çerçeve kullanımı söz konusu olmadığı, ayrıca kapının dış kıskında kontrast bir ek çerçeve yer almaktadır. Kalın pervaz kullanımı dava konusu tasarımda ve redde mesnet tasarımda ortak ise de, kontrast çerçeve kullanımı nedeniyle dava konusu tasarıma farklı bir görünüm sağladığı, nihayetinde davacıya ait ... kod numaralı tasarımın, davalıya ait ... kod numaralı tasarım ve katalogun 46-47. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında ayırt edici niteliği haiz olduğu; anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ... ... ... sayılı KARARININ dava konusu davacıya ait ... ve ... sayılı tasarımların redde mesnet olan davalıya ait ... sayılı tasarım karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ olduğu anlaşıldığından BU TASARIMLAR BAKIMINDAN İPTALİNE, ... ... ... sayılı kararının, ... sayılı tasarımın, davalıya ait ... sayılı tasarım ve davalı katalogunun 106-107. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ OLMADIĞI ANLAŞILDIĞINDAN BU TASARIM BAKIMINDAN İPTALİ TALEBİNİN REDDİNE, ... sayılı tasarımın, davalıya ait ... sayılı tasarım ve davalı katalogunun 46-47. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ olduğu ANLAŞILDIĞINDAN BU TASARIM BAKIMINDAN İPTALİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-... ... ... sayılı KARARININ dava konusu davacıya ait ... ve ... sayılı tasarımların redde mesnet olan davalıya ait ... sayılı tasarım karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ olduğu anlaşıldığından BU TASARIMLAR BAKIMINDAN İPTALİNE, 2-... ... ... sayılı KARARININ, A)... sayılı tasarımın, davalıya ait ... sayılı tasarım ve davalı katalogunun 106-107. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ OLMADIĞI ANLAŞILDIĞINDAN BU TASARIM BAKIMINDAN İPTALİ TALEBİNİN REDDİNE B) ... sayılı tasarımın, davalıya ait ... sayılı tasarım ve davalı katalogunun 46-47. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ olduğu ANLAŞILDIĞINDAN BU TASARIM BAKIMINDAN İPTALİNE, 3- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

4-a) ... ... ... sayılı kararının iptali nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b)... ... ... sayılı kararının iptali talebinin kısmen kabul ve kısmen reddi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 2.573,20-TL yargılama giderinin takdiren 1.715,46-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/11/2023

Katip ... Hakim ... ¸ ¸

MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 62,20-TL GİDER AVANSI :2.511,00-TL TOPLAM :2.573,20-TL

Atıf: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/262, K. 2023/140, T. 09.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-1-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2020-262-e-2023-140-k-3623e3311b52