İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/223 E. 2021/113 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/223
- Karar No
- 2021/113
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/223 KARAR NO : 2021/113
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali DAVA TARİHİ : 23/06/2020 KARAR TARİHİ : 19/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının dilekçe ekinde sunulan ortaklık belgesi uyarınca, ... üyesi olduğunu, Kooperatif Yönetim Kurulu’nun ... gün ve ... sayılı kararıyla davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini, ödenmeyen aidat tutarı için davacıya usulüne uygun tebliğ edilen veya kendisini haberdar edecek herhangi bir ihtarname veya üyelikten çıkarma kararı gönderilmediğini, üyelikten ihraç edildikten sonra kooperatif yönetim kurulu başkanı ... tarafından telefonla kendisine haber verilmek suretiyle üyelikten çıkarıldığının bildirildiğini, bu bildirimden sonra yönetim kuruluna ulaşarak ilgili belgeleri tedarik etmiş bulunduklarını, ekte sundukları davacının üyelik aidatının ödenmesi maksadıyla ilk olarak ... tarihinde Antalya ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davacının oturmadığı adres olan ... Mahallesi ... Cad. ... apt. No:.. .../... adresine gönderildiğini, Tebligat Kanunu 21. Maddeye göre ... tarihinde muhtara teslim edildiğini, ikinci ikaz yazısının ise ... tarihinde Antalya ...Noterliği ... yevmiye numarasıyla hazırlandığını ve ... tarihinde iade olduğunu, ikinci ikaz yazısının tekrar gönderilmek üzere ... tarihinde Antalya ...Noterliği ... yevmiye numarasıyla gönderildiğini, bu ihtarnamenin ise tebligat parçasından anlaşıldığı kadarıyla Tebligat Kanunu 21.maddeye göre muhtara teslim edildiğini, son olarak ... yönetim kurulu tarafından ... tarih ve ... nolu kararla davacının üyelikten ihraç edilmesine karar verildiğini, bu kararın Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarıyla davacının aynı adresine Tebligat Kanunu 21. Madde uygulanmak suretiyle gönderildiğini, bu ihtarnamenin tebliğ tarihinin ... olarak belirtildiğini, davanın 3 aylık yasal süre içinde açıldığını, davacı adına çıkarılan tüm tebligatların usule ve yasaya aykırı olarak tebliğ edildiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesine göre, yapılan on gün süreli ilk ihtarnameden sonra bir aylık süre içinde borcun ödenmesi için ikinci kez ihtarda bulunulması gerektiğini, ilk ihtar süresinden bir ay geçtikten sonra 2.tebligat gönderildiğini, ayrıca aynı kanunun 16. Maddesine göre çıkarma kararının onaylı örneğinin, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edileceğini, çıkarma kararının 10 gün içerisinde notere ulaştırılması gerekirken karar tarihinin ... ve ihtarname tarihinin ise ... tarihi olduğunu, bu açıdan da yapılan işlemlerin usulüne uygun olmadığını beyanla, yönetim kurulunun ... gün ve ... sayılı davacının ortaklıktan ihracına ilişkin kararının iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kooperatifin mahkememize sunduğu ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; kooperatifin davacıya tesis ettiği üyeliğinin sonlandırılması işleminin hukuka uygun olduğunu, bu işlemin gerçekleştirilmesi aşamasındaki tebliğ işlemlerininde usulüne uygun olduğunu, davacının kendi hakkında kooperatifçe tesis edilen her işlemden haberi olduğunu, kooperatif üyesi davacıya 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 27.madde ve ekte sundukları kooperatif ana sözleşmesinin ortaklıktan çıkarma başlıklı 14.maddesi 2.bendinde yazılı hükümlerin tam olarak uygulandığını, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve ihtarnamenin tebliğine ilişkin mazbata, Antalya ... Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi, Antalya ... Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin tebliğine ilişkin mazbata celp ve tetkik edilmiştir. Davalı kooperatife müzekkere yazılarak davalı kooperatifin ana sözleşmesi ile kooperatife ait kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; Dosya kooperatifler konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... ... havale tarihli raporda özetle; "...Davalı kooperatif ticari defter ve belgelerine göre, davacının davalı kooperatifteki üyeliği karşılığında davacının ihtarnamelerde belirtilen borç tarihi olan ... tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş davacı tarafın ... TL asıl aidat ve ... TL gecikme faizi olmak üzere toplam ... TL tutarında davalı kooperatife borcunun olduğu, davacı tarafa gönderilen ihtarnamelerde belirtilen borcun davacı tarafı ödemede tereddüde düşürecek nitelikte olmadığı ve davacı tarafa gönderilen ihtarnamelerin bildirilen borç tutarı yönünden usulüne uygun olduğu, davacının üyelik başvurusunda bildirdiği "... Mah. ... nolu Sok ... Blok ... apt. .../..." adresinin, son olarak davalı kooperatif kayıtlarında "... Mahallesi ... Cad. ... Blok No... .../..." adresi olarak değiştiği ve ihraç kararına dayanak olan 2. İhtarnamenin ve ihraç kararının bu son adres olan "... mahallesi ... Cad. ... Blok No... .../..." adresine gönderildiği, davacının adresinin değiştirildiği ile ilgili olarak davalı kooperatife bir adres değişiklik bildirimi yapıldığı ile ilgili olarak dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği, ancak ihraç kararına dayanak olan ihtarnamelerin ve ihraç kararının gönderildiği "... Mahallesi ... Cad. ... Blok No... .../..." adresinin muhtarlığının davacının bu adreste ikamet ettiği gerekçesi ile tebligatları teslim aldığı, ihraç kararının ... tarihinde tebliğ edilen ihraç kararının iptali için huzurdaki davayı davacı tarafından ... tarihinde açtığı değerlendirildiğinde, davacının yasal dava açma süresi olan 3 aylık süre içinde açılmadığı" kanaatine varıldığı belirtilmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede: Davacı tarafça ihraç kararına dayanak ihtarnameler ile ihraç kararının davacının kooperatife bildirdiği adrese tebliğ edilmediği gerekçesiyle tebliğin usulsüz olduğu, buna göre açılan davanın süresinde olduğu iddia edilmiştir. Kooperatifler Kanunu 16. Maddesinde; "...Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir." şeklinde belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2015 tarih, 2013/23-1522 Esas, 2015/1196 Karar sayılı emsal içtihadında; "Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ihraç kararının tebliğinin geçerli olup olmadığı konusunda yerel mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olup olmadığı, varılacak sonuca göre ihraç kararının, davacının kooperatif ortaklar defterinde yazılı adresi dışında farklı bir adrese tebliğe çıkartılma nedeninin araştırılması gerekip gerekmediği ve kooperatif genel kurulu tarafından ihracın kabulüne karar verilmesinin davaya etkisi noktalarında toplanmaktadır. .... Davacının davalı kooperatife bildirdiği adresten farklı bir adrese çıkartılan tebligatın davacı ortağa tebliğ edilmemiş olması nedeniyle yönetim kurulu ihraç kararı davacıya tebliğ edilerek kesinleşmiş değildir." Davalı kooperatifin üye kayıt defterinde davacının üyeliği için davalı kooperatife başvurduğu ... tarihli dilekçesinde adres olarak ... Mahallesi ... Nolu Sokak ... Blok ... Apt. .../... adresinin bildirildiği görülmüştür. Bu adrese davacı tarafından değiştirildiğine dair kooperatif kayıt ve belgelerinde bilgi bulunmadığı alınan bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı kooperatifçe 1. ve 2. İhtarnameler ile ihraç kararının davacı kooperatif üyesine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de; davacının kooperatife bildirdiği adresin kooperatif tarafından hangi gerekçeyle değiştirilerek kayıtlarda bildirilen adres dışında farklı bir adres olarak yer aldığının tespit edilemediği, dolayısıyla çıkarılan tebligatların usulüne uygun olmadığı kanaatine varılarak davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmiştir. Davanın esasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede: Davacı tarafça ihtarnamelerde belirtilen aidat borcunun gerçek borç tutarı olmadığı iddia edilmiştir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 27. maddesinde: "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." düzenlemesi mevcuttur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.11.2019 tarih 2018/ 869 E 2019/4788 K sayılı emsal içtihadında "..1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde çıkarma kararının, ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde bu kararın kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ancak sürenin başlayabilmesi için kararın tebliği zorunludur. Bu tebliğin noter kanalıyla da yapılması şart değildir. Ortağın haricen öğrenmesi, hatta kararın yüzüne karşı verilmesi sonuca etkili bulunmamaktadır. Süre her halükarda tebliğden başlamaktadır. Bu durumda mahkemece, ihraç kararının davacıya tebliğ edilip edilmediğinin tespiti ile tebliğ edilmediği veya tebliğ edildiği tarih göz önünde bulundurularak üç aylık hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu tespit edildiğinde, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi... " gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 12.12.2011 tarih 2011/3143 Esas 2011/2477 Karar sayılı emsal içtihadında " Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Dosyada, kooperatif anasözleşmesi, genel kurul tutanakları, ihraca dayanak alınan ihtarnameler ve tebliğine ilişkin belgeler bulunmamaktadır 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve Yapı Kooperatifleri Tip Ana Sözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.Dosyada ihtarnameler ve tebliğ belgeleri bulunmadığından ihtarnamelerin gerekli koşulları taşıyıp taşımadığı anlaşılamamaktadır... ... Mahkemece ihraca ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak dosyaya celp edilerek, ihtarnamelerin gerçek borç dışında kalan unsurları bakımından yasa ve anasözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı öncelikle değerlendirmeli, ihraç prosedürünün bu yönden usulüne uygun olmadığı sonucuna varılır ise davanın kabul yoluna gidilmeli, ihraç prosedürünün bu yönden usulüne uygun olduğu sonucuna varılır ise gerçek borcun ihtar edilip edilmediğinin incelenmesine geçilmesi gerekecektir..." hususlarına yer verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 04/10/2010 tarih, 2009/3201 Esas, 2010/9657 Karar sayılı emsal içtihadı da "...Dava, aidat yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle, davacı hakkında alınan yönetim kurulu ihraç kararının iptaline ilişkindir. Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca,ihtar konusu yapılan miktarın gerçek borçla tamamen örtüşmesi zorunlu olmayıp, yazılı borç miktarı bakımından küçük farklılıklar bulunması, ihtarı bu nedenle geçersiz kılmaz. ( Y.11.H.D. 21.02.2005 T, E.2004/4845,K.2005/1458 sayılı ilamı)..." şeklindedir. Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Davacı tarafından ihraç kararının iptali istemiyle açılan davada kooperatife ait ticari defter ve belgelerde tespit edilen borç miktarının ... TL asıl aidat ve ... TL gecikme faizi olmak üzere toplam ... TL olduğu, ihtarnamelerde belirtilen borç miktarınında ... TL olduğu, aradaki küçük hesap farklılığının davacıyı borcu ödemede tereddüde düşürecek nitelikte olmadığı görüldüğünden davacının davasının esastan reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğiden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı tarafça kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep aranmaksızın davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekilinin, kooperatif başkanının ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2021
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır