İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/167 E. 2025/449 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/167
Karar No
2025/449
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/167 Esas KARAR NO : 2025/449

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2020 KARAR TARİHİ : 01/07/2025

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'un maliki ve kaza anında diğer davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın sebep olduğu ve araç sürücüsü ...'un geri geri ve süratli gelerek müvekkiline çapması sonucu oluşan 31.12.2018 tarihli trafik kazasında müvekkili ... ağır derecede yaralandığını, trafik kazası sonucu yaralanan müvekkili ... kaza akabinde 112 Acil servis Ambulans vasıtasıyla ... Üniversitesi Hastanesi ... ya kaldırıldığını ve müvekkili hastaneye getirildiği sırada yarı baygın durumda olup hastanede yatışı yapılarak müşahedeye alınmış geceyi orada gözlem altında geçirdikten sonra ameliyata alınması gerektiği bilgisiyle ve ameliyat tarihi olarak daha yakın bir tarih vermesi sebebiyle durumunun aciliyeti de gözetilerek ...Üniversitesine geçirildiğini, sağ omzunda parçalı kırık ve çıkık sebebiyle ameliyata alınmış ve 2 delikli titanyum plağı ve 8 adet vida ile kemikler birleştirildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunuları 07.02.2019 tarihli raporla da müvekkilinin yaralanmasının hayat fanksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu görüşü bildirildiğini, kaza yapan... plakalı araç ... nolu poliçe ile davalılardan ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, bu sebeple de gerek hasar bildirimi gerekse de zarar tazmini talepli dilekçe ile 06.02.2019 Perihinde ... Sigorta A.Ş.ye başvuru yapılmış ancak talebinin olumlu yönde karşılanmadığını, Kusur Yönünden; Vahim kazanın meydana gelmesinde müvekkili ...'a atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmamakta olduğunu, zira ... plakalı aracın sürücüsü olan ... tek yönlü yolda geri geri ve süratli gelerek karşı kaldırıma geçmek isteyen müvekkiline hatalı ve çok hızlı bir şekilde vurmak suretiyle kazanın meydana gelmesinin asli ve tek müsebbibi olduğunu, davacı müvekkili ise geçirilen bu trafik kazasında tamamen kusursuz olduğunu, diğer davalı ... ise kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat sahibi olması sebebiyle Karayolları Trafik Kanunu düzenlemesi gereğince sorumlu olduğunu ve bu sebeple de davalı olarak gösterildiğini, Karayolları Trafik Kanununun 85.maddesinde düzenlendiği gibi araç maliki sürücüsünün kusurundan, aracın bakım onarım ve her zaman trafikte emniyetli bir şekilde bulundurulmasından kusursuz olarak sorumlu olduğunu, maddi tazminat talebi yönünden: söz konusu trafik kazası sebebiyle davacı müvekkilinin bedensel zararı olmuş, bedensel zararı söz konusu olduğunu, beden gücü kaybına uğradığını, davacı müvekkilinin yaşına, aktif ve pasif dönem yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına, kazanç unsuruna, davalıların asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre maddi tazminatın hesaplanması talep edilmekte olduğunu, bedensel zararların hukuksal gerekçesi yaralanan kişinin beden gücündeki geçici veya sürekli eksilme nedeniyle “güç kaybına” uğramış olduğunu, davaya konu olay davacı müvekkilinde manevi ızdıraha ve ruhsal bütünlüğün ihlaline yol açtığını, davacının sağ kolu artık fonksiyonunu yitirdiğini, kaza sonrasında müvekkili eski sağlığına kavuşamadığını ve günlük olağan İşleri dahi başkasının yardımı olmadan yapamaz hale geldiğini, sonrasında halen de tedavisi devam etmekte olduğunu, dolayısıyla davacı müvekkili hastaneden taburcu olmuşsa da tedavisi devam ettiği için evi ile hastane arasında adeta mekik dokumak zorunda kaldığını, fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulü ile ve tazminat miktarının tam ve kesin olarak belirlendiği aşamada HMK “nın 107.maddesi uyarınca arttırmak üzere şimdilik; 20.000,00TL TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere ve davalı ... nun sorumluluğu da 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan ... ve ...'dan kaza tarihi olan 31.12.2018 tarihinden diğer davalılardan ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30,000,00 TL manevi tazminatın yine kaza tarihi olan 31.12.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte birlikte davalı sigorta şirketi ve ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kazaya sebebiyet veren... ptakalı aracın üzerine ve sigorta şirketi ile ... dışındaki davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız “ihtiyati tedbir” konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, kaza tespit tutanağı ve varsa ceza soruşturma evrakları gibi kazanın tarihi ve nasıl meydana geldiği hakkında taraflarına tebliğ edilen hiçbir delil olmadığından ilk itiraz haklarına halel gelmemesi açısından öncelikle davaya süre yönünden itiraz ettiklerini ve dava eğer süresinde açılmadıysa davanın öncelikle süre yönünden reddini talep ettiklerini, dava konusu kazada ... plaka sayılı araç, müvekkili nezdinde 17/04/2018-17/04/2019 tarihlerini kapsayan ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda poliçede belirtilen azami oran ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmesi davayı kabul anlamında olmadığını, manevi tazminat talepleri poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının müvekkili şirket bakımından manevi tazminat taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdiklerin zararların karşılanması amaçlanacağını, öncelikle davanın zamanaşımı, husumet yönünden reddine, aksi taktirde, tüm delillerin toplanması takiben “ Adli Tıp Kurumu ve Trafik İhtisas Dairesi ’’ tarafından kusur tespitinin yapılamasından sonra müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; yine “ Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile tazminatın hesaplanmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluluğunun azami limit ile sınırlı olacağına, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevli olmadığı, alacağın zaman aşımına uğradığı, müvekkili kurum aleyhine yürütülen dava haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yasal düzenleme dikkate alınarak, trafik kazaları nedeniyle oluşan tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri müvekkili kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca karşılanmakta olduğunu, ancak, müvekkili kurum tarafından karşılanmayan iş göremezlik, maddi-manevi tazminat talepleri ve bakıcı giderleri yönünden ise sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmekte olduğunu, müvekkili kuruma başvuru yapılmadan dava açılmış olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, görev itirazının kabulü ile davanın görevsizlik nedeniyle reddine, zamanaşımı def’inin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine ve davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar ... ve ... tarafından cevap dilekçesi dosyamıza sunulmamıştır. G E R E K Ç E / Dava konusu uyuşmazlık, 31/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanmasından dolayı maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, ... kayıtları celp edilmiş, kaza nedeniyle rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, davacı ve davalı şahısların SED raporu celp edilmiş, dava konusu araçların kaza tarihinde kimin üzerine kayıtlı olduğu sorulmuş, ... 13. ASCM'nin ... E.... K. Sayılı dosyasının uyap kayıtları celp edilmiş, dava konusu poliçe ve hasar dosyası celp edilmiş, dava konusu tedavi kayıtları celp edilmiş, dava konusu 2014-2015-2016-2017 yıllarının kapsar şekilde hesap hareketleri celp edilmiş, Mahkememizce adli tıp raporu alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 11/05/2022 tarihli adli tıp raporunda özetle; SONUÇ: Dosyadaki mevcut tıbbi belgelere göre; ... oğlu 1968 doğumlu ...’ın 31.12.2018 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında; Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremite: Omuz: Şekil 2.10’a göre: % KF= %6, % KE= %1 olduğu, Şekil 2.11’e göre: %KABD=%4, %KADD=%1 olduğu, Şekil 2.12’ye göre: %KIR=%2 olup;%6+%1+%4+%1+%2=%14 kişinin üst ekstremite özürlülük oranı olduğu ve Tablo 2.3’e göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzdesekiz) olduğunu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceğini, kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir. Mahkememizce Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 20/12/2023 tarihli adli tıp raporunda özetle; Sonuç: Kurulun ... tarih ... karar numaralı mütalaasından sonra kişinin 28/03/2023 tarihinde ameliyat edildiği ve omuz protezi uygulandığı, bu protez ameliyatının 02/01/2019 tarihli kaza ile illiyetli olduğu cihetle, mevcut belgelere ve kurulumuzca yapılan muayeneye göre yeniden yapılan değerlendirmede; ... oğlu 1968 doğumlu ...’ın 31.12.2018 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 2.8 Üst Ekstremite Artroplastileri; tüm omuz implant artroplasti %24 üst ekstremite özürlülük oranı olduğu, Şekil 2.10’a göre: % Kf= %6, % Ke= %2 olduğu, Şekil 2.11’e göre: %Kabd=%4, %Kadd=%1 olduğu, Şekil 2.12’ye göre: %Kır=%2, %Ker=%5 olup; %6+%2+%4+%1+%2+%5=%20 kişinin üst ekstremite özürlülük oranı olduğunu, Balthazard formülüne göre:%39,2 üst ekstremite özürlülük oranı olduğunu, Tablo 2.3’e göre 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğunu, kişinin fizyolojik iyileşme süresinin 18(onsekiz) ay olduğu ancak kişide gelişen psödoartroz komplikasyonu nedeniyle toplam iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 24 (yirmidört) aya kadar uzayabileceğini, kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir. Aktüer bilirkişi ... ve kusur bilirkişisi ...'dan oluşan heyetten alınan 08.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafınca; ... plakalı kamyonet sürücüsü ... ’un mağdur yaya ...’ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğunu, mağdur yaya ... ’ın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu ‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM ‘de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 27.09.2021 Tarihli... E., ...K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığını, davalı ... Başkanlığı ya da diğer davalılar tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik ödemesinin bulunmadığı görüldüğünden davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirimin söz konusu olmadığını, dosyaya sunulan banka hesap dökümünde yer alan hesap hareketlerinden davacının çalışmasına karşılık elde ettiği gelirlerinin tespitinin uzmanlık alanının dışında olduğunı, ilgili belgelerden davacının aylık ortalama kazancının tespitinin Gelir Uzmanı / Mali Müşavir vb. alanında uzman bilirkişiler tarafından yapılabileceğini, takdir Mahkeme‘ye ait olmak üzere; kazazedenin aylık ortalama kazancının alanında uzman bilirkişi tarafından tespiti halinde aktüeryal yönden yeniden hesaplama yapılacağını, davacı ... ‘ın hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 38.252,50 TL olduğunu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığını, davacı ... ‘ın hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 109.716,15 TL, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığını, tedavi giderleri yönünden hesaplamanın uzmanlık alanımız dışında olduğu mütalaa olunduğu bildirilmiştir. SMMM bilirkişi ..., Aktüer bilirkişi ...ve Adli tıp uzmanı...'ndan oluşan heyetten alınan 16.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Hizmet Dökümü: ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... tarihli cevabi yazısında; “Kurumumuz kayıtlarında yapılan incelemede, ...’ın 15.10.2009 tarihinden itibaren (4/c) kapsamında emekli aylığı almakta olduğu tespit edilmiştir. ...’ın 31.12.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle, Kurumumuzca rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmamıştır.” şeklinde, ... ... Sosyal Güvenlik Merkezi .... tarihli cevabi yazısında; “Kurumumuz kayıtlarında yapılan incelemeler sonucunda davacı ...’a iş kazası yönünden geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiştir.” şeklinde bilgilendirmede bulunduğunu, davacının 2015 yılında aylık ortalama kazancının (40.787,85 / 12 =) 3.398,98 TL, 2016 yılında aylık ortalama kazancının (42.372,15 / 12 =) 3.531,01 TL olduğu tespit edildiğini, Kusur Durumu: 16.07.2024 tarihli kök raporda;... plakalı kamyonet sürücüsü ... ’un mağdur yaya ... ’ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğunu, mağdur yaya ... ’ın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu mütalaa olunduğunu, aşağıda bir örneği sunulan Askeri bir Personele ait Resmi 2022 Yılı Ocak Ayı Bordrosunda da görüleceği üzere; personelin brüt kazançları üzerinden gerekli yasal kesintiler yapıldıktan sonra net ücreti hesaplandığını, gelir vergisi matrahına göre tahakkuk edecek olan gelir vergisi hesaplandıktan sonra, Aylık Brüt Asgari Ücretten istisna tutulan 638,01 TL gelir vergisi istisnası tutarı A.G.İ / G.V.İ (Gelir Vergisi İstisnası) adına altında personele ödenecek Net Ücrete eklenip, matrahına göre tahakkuk edecek olan gelir vergisinden arta kalan tutar personelin net ücretinden düşüldüğünü, davacının kaza tarihi itibariyle Askeri Personel Emeklisi olduğu ancak çalışmaya devam ettiği de göz önüne alınarak makul bir süre daha çalışabileceği yaklaşımıyla yerleşik Yargıtay kararlarında genel olarak aktif dönem sonu yaşı kabul edilen 60 Yaşına kadar aktif dönem hesabı yapılacağını, heyet dâhilindeki Mali Müşavir .... tarafından yapılan değerlendirmede davacının 2017 yılına kadar olan kazançları tespit edildiğini, davacının 2015 yılında aylık ortalama kazancının 3.398,98 TL, 2016 yılında aylık ortalama kazancının 3.531,01 TL olduğu mütalaa olunduğunu, kaza tarihinin 31.12.2018 olduğu dikkate alındığında davacının olay tarihinden günümüz rapor hesap tarihine kadar değişen gelirleri tespit edilmediğini, bu durumda kök raporda hesaplamalara esas alınan gelir düzeyinin Asgari Ücret kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp kök rapor bu haliyle geçerliliğini korumakta olduğunu, Yerleşik Yargıtay kararlarında geçmiş bilinen dönemin kaza tarihinden rapor/hesap tarihine kadar geçen süreyi ifade ettiği belirtilmiş olup, olayımızda kaza tarihinin 31.12.2018, rapor/hesap tarihinin ise 16.07.2024 olduğunu, Maluliyet Raporuna istinaden Geçmiş bilinen dönem içerisinde 31.12.2018 ile 31.12.2020 tarihleri arasının 24 Ay süre ile Geçici İş Göremezlik Dönemi olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılacağını, olayda kaza tarihinin 31.12.2018, geçici iş göremezlik dönemi sonunun 31.12.2020 olduğu dikkate alınarak, sürekli iş göremezlik döneminin başladığı 01.01.2021 ‘den rapor/hesap tarihi olan 16.07.2024 ‘e kadar Sürekli İş Göremezlik Geçmiş (Bilinen) Aktif Dönem Hesabı yapıldığını, rapor/hesap tarihinin 16.07.2024, davacının aktif/faal çalışma dönemi sonunun ise 12.11.2028 (60 Yaş) olacağı varsayılarak Sürekli İş Göremezlik Gelecek (Bilinmeyen) Aktif Dönem Hesabı yapıldığını, kişinin maruz kaldığı bildirilen 02/01/2019 tarihli kaza nedeniyle sağ omzunda kırıklı çıkık oluşması üzerine ameliyat edilerek plak vida uygulandığı ancak yetersiz osteosentez olması üzerine yeniden opere edildiği ancak klinik izlem sürecinde tıbbi gereklilik oluşması üzerine 28/03/2023 tarihinde yeniden ameliyat edilerek omuz protezi uygulandığı anlaşılmakta olduğunu, faturaların toplam tutarının 7.687,49 TL olduğu tespit edildiğini, davacı vekili tarafından davacının devam eden tedavisine yönelik 04.03.2020 tarihli dava dilekçesi ile 09.07.2020 ve 29.01.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan hastane tedavi hizmet faturalarının listesinin çıkartıldığını, Sonuç; belgeli /belgelendirilememiş tedavi gideri toplamının 52.906,99 TL olduğu tespit edildiğini, SONUÇ: 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları‘nın ilgili maddelerinin 17.07.2020 tarihli Anaya Mahkemesi Kararı ile iptal edildiğini, Karayolları Trafik Kanunu ‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM ‘de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” ın 14.02.2023 ‘de Resmi Gazete ‘de yayınlanan Anayasa Mahkemesi ...K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin ... E. , ...K. Sayılı ve benzer kararları doğrultusunda yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığını, Davalı ... Başkanlığı ya da diğer davalılar tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik ödemesinin bulunmadığı görüldüğünden davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirimin söz konusu olmadığını, davacının 2015 yılında aylık ortalama kazancının 3.398,98 TL, 2016 yılında aylık ortalama kazancının 3.531,01 TL olduğunu, davacının 2017 yılına kadar olan kazançlarının tespit edildiği, kaza tarihinin 31.12.2018 olduğu dikkate alındığında davacının olay tarihinden günümüz rapor hesap tarihine kadar değişen gelirlerinin tespit edilmediğini, bu durumda kök raporda hesaplamalara esas alınan gelir düzeyinin Asgari Ücret kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını ve kök raporun bu haliyle geçerliliğini koruduğunu, kök rapor sonrası dosyaya kazandırılan T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu ‘nun ... sayılı raporu ve 2024 yılı Asgari Ücret verisi dikkate alınarak yeninden hesaplama yapıldığını, Davacı ... ‘ın hesaplanan; Geçici İş Göremezlik zararının 52.292,17 TL olduğunu, Belgeli /belgelendirilememiş Tedavi Gideri zararının 52.906,99 TL olduğunu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik ve Tedavi Gideri zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğunu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığını, davacı ... ‘ın hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 901.247,45 TL, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğunu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 541.247,45 TL olduğunu, kişinin yaralanması nedeniyle nihai olarak omuz protezi uygulandığı dikkate alındığında bu kapsamda geleceğe yönelik oluşabilecek giderlerinin tespitinin şu aşamada mümkün olmadığını, gelecek dönemde klinik izlem sonucu ek bazı tedavileri gerekebileceği gibi herhangi bir işlem gerekmeyebileceğini, bu husustaki kararın gelecek dönemde kişinin klinik izlem durumuna göre karar verilebileceğinden şu aşamada gelecek döneme ilişki tedavi giderinin hesaplanamayacağı mütalaa olunduğu bildirilmiştir. Adli tıp uzmanı ...'ndan alınan 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mevzuat ve Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere belgeli medikal giderlerin (... sorumluluğunda olduğu anlaşılmakla; kök raporda belirlenen 7.687,49 TL belgeli tedavi giderinin ... sorumluluğunda olduğunu, belgelendirilemeyen-paramedikal giderleri kapsamında kök raporda belirlenen 20.000,00 TL tutarın ... sorumluluğu dışında olduğu kanaati bildirilmiştir. Adli tıp uzmanı ...'ndan alınan 16/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kişinin maruz kaldığı bildirilen 02/01/2019 tarihli kaza nedeniyle sağ omzunda kırıklı çıkık oluşması üzerine ameliyat edilerek plak vida uygulandığı ancak yetersiz osteosentez olması üzerine yeniden opere edildiği ancak klinik izlem sürecinde tıbbi gereklilik oluşması üzerine 28/03/2023 tarihinde yeniden ameliyat edilerek omuz protezi uygulandığı anlaşılmakta olduğunu, Medikal Giderler; (Faturaların fotokopi olmasından dolayı değerlendirmeleri suboptimaldir) Dosya tetkikinde kişinin yaralanmasına ilişkin tedavilerinin ... Hastanelerinde uygulanmış olduğunu, bu hastanelerin özel hastaneler olduğu dikkate alındığında yapılan işlemlerin tamamen ücretli ya da ... provizyonu üzerinden yapılmış olması halinden fark ücreti alınabileceğini, bu kapsamda...Hastaneleri’ne yapılan ödemelere ilişkin dosyaya dava dilekçesi ekinde bulunan faturaların toplam tutarının 7.687,49 TL olduğu tespit edildiğini, ancak dosyada 28/03/2023 tarihinde yapılmış olan omuz protezi ameliyatına ilişkin herhangi bir faturaya rastlanmadığını, omuz protezi ameliyatına ilişkin davacı tarafça ödeme yapılmış ise bu faturanın da dosyaya sunulması gerektiği kanaatine varıldığını, SONUÇ: Medikal Giderler; (Faturaların fotokopi olmasından dolayı değerlendirmeleri suboptimaldir) kapsamında dosyaya sunulan faturalar toplamının 7.687,49 TL olduğunu, ancak dosyada 28/03/2023 tarihinde yapılmış olan omuz protezi ameliyatına ilişkin herhangi bir faturaya rastlanmadığını, omuz protezi ameliyatına ilişkin davacı tarafça ödeme yapılmış ise bu faturanın da dosyaya sunulması halinde tespit edilen tutara eklenmesi gerektiğini, Paramedikal Giderler; Dosya kapsamında bu kapsamda herhangi bir fatura/fiş sunulmadığı görüldüğünü, ancak bu tür bir yaralanmada birtakım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağını, bu tür kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler dikkate alındığında ayrı ayrı kaleme alınmasının her zaman mümkün olamadığını, bu nedenle tedavi sürecinin uzunluğu ve yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alınarak belirlendiğini, bu kapsamda bu tür giderlerin 20.000 TL olarak belirlenmesinin uygun olacağını, Geleceğe Yönelik Tedavi Gideri; Kişinin yaralanması nedeniyle nihai olarak omuz protezi uygulandığı dikkate alındığında bu kapsamda geleceğe yönelik oluşabilecek giderlerinin tespitinin şu aşamada mümkün olmadığını, gelecek dönemde klinik izlem sonucu ek bazı tedavileri gerekebileceği gibi herhangi bir işlem gerekmeyebileceğini, bu husustaki kararın gelecek dönemde kişinin klinik izlem durumuna göre verilebileceğinden şu aşamada gelecek döneme ilişki tedavi giderinin hesaplanmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığını, Belgeli/Medikal Tedavi Gideri; belgeli tedavi gideri tutarının 42.906,99 TL olduğu tespit edildiğini, ilgili faturalar aşağıdaki tabloda listelendiğini, söz konusu belgeli tedavi giderlerinin ... sorumluluğunda olduğuna dair Yargıtay kararları eklendiğini, Belgesiz/Paramedikal Tedavi Giderleri; ... sorumluluğu dışında kalan-paramedikal tedavi giderleri için 20.000 TL civarında bir harcama yapıldığının kabulünün makul olacağı kanaatinde olduğunu, bu harcamaların belgelendirilemediğinden net tespitini yapmak mümkün olamamakta olduğunu, Sonuç: mevzuat ve Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere belgeli/medikal giderlerin( ... sorumluluğunda olduğu anlaşılmakla belirlenen 42.906,99 TL belgeli tedavi giderinin ... sorumluluğunda olduğunu, irdelendiği üzere belgelendirilemeyen/paramedikal giderleri kapsamında takriben 20.000,00 TL tutarın ... sorumluluğu dışında olduğunu, bu harcamaların belgelendirilemediğinden net tespitini yapmak mümkün olamadığı kanaati bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller alınan ATK ve bilirkişi heyeti raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, ...plakalı aracın karıştığı 31/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaya olarak oradan geçen davacının yaralanması nedeniyle tüm davalılardan sürekli ve geçici işgörmezliğe ilişkin 1.000,00 TL, tedavi giderlerine ilişkin 19.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat (sigorta şirketi poliçe teminat limitinde, ... sadece belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olmak üzere) ve davalı sigorta şirketi ve davalı ... dışındaki davalılar ... ve ...'dan 30.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulmuş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik 901.247,45 TL, geçici iş göremezlik 52.292,17 TL, tedavi giderleri 52.906,99 TL olmak üzere maddi tazminat talebi toplam 1.006.446,61 TL'ye artırılmıştır. Davalı ... tarafından görev itirazında, zamanaşımı def'iinde ve davalı ...'ya davadan önce başvurulmadığına yönelik itirazlarda da bulunularak davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir. Davalı Sigorta şirketi tarafından husumet itirazında, zamanaşımı def'iinde bulunulmuş, tedavi giderleri ve bakıcı giderleri poliçe teminat kapsamında olmadığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limitleriyle sınırlı olduğu ileri sürülmüş ve bu kapsamda davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. Maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 56. Maddesinde; Hakimin , bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. Maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85 . Maddesinin 1. Fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. Maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. Maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin tazminat talepleri içinde uygulanacağı, düzenlenmiştir. Öncelikli olarak dava şartları ilk itirazlar ve süreler yönünden itirazlar yapılmıştır; Davalı ... tarafından Mahkememizin görevsiz olduğu ileri sürülmüş ise de, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, dosyamız davalılarından birisinin ZMMS sigortacısı olan sigorta şirketi olduğu, sigorta şirketine karşı açılan davaların asliye ticaret mahkemelerince bakılacağı, bu kapsamda mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davalı ...'nın görev itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı Sigorta şirketi tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de, davanın trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85 ve devamı maddeleri uyarınca ZMM sigortacısı olan davalı şirketine işbu davanın yöneltilebileceği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin husumet itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı ... tarafından davalı ...'ya davadan önce başvurulmadığına yönelik itirazda bulunulmuş ise de, davanın trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olduğu, dayanağını 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundan ve TBK'nun 49 ve devamı maddelerinden aldığı, dava konusu olayda 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasının uygulama yerinin bulunmadığı, bu kapsamda davadan önce davalı ...'ya zorunlu başvuru şartının bu davada uygulanmayacağı, aksine bir değerlendirmede dahi davacı tarafından davadan önce ...'ya başvuru yapılmış olduğu, tüm bu nedenlerle davalı tarafın işbu itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı ... ve davalı ... şirketi tarafından zamanaşımı def'iinde bulunulmuş ise de, kaza tarihi, dava tarihi, 2019 sayılı kanunun 109 ve 109. Maddesindeki kısa ve uzun zaman aşımı süreleri, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması dikkate alındığında, dava ve ıslah tarihi dikkate alındığıda 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, bu davalıların zamanaşımı def'iilerinin reddine karar verilmiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir. Maluliyete ilişkin Adli tıptan raporlar ve bilirkişi heyetinden kusur ve aktüer raporlar alınmış, ayrıca bilirkişi heyeti içerisinde olan adli tıp uzmanı Dr. Bilirkişiden ayrıca ek raporlar alınmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğu 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için, zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalı, zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Davalı sigorta şirketi, kaza nedeniyle davacı tarafın meydana gelen maddi zararından, poliçe teminat limiti ve sigortalısına ait aracın sürücüsünün kusuru oranıyla sorumlu olacaktır. Davalı ...'da belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olacaktır. Diğer davalılar araç maliki ..., sürücü ... ise araç işleteni ve aracın sürücüsü olmaları nedeniyle, davacının meydana gelen maddi ve manevi zararlarından sürücünün kusuru oranında sorumlu olacaklardır. Davalı sigorta şirketi tarafından bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğu ileri sürülmüş ise de, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderlerinin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi "Tedavi Giderleri" klozundan karşılanacağından bu savunmaya itibar edilmemiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından, davacının müterafik kusuru halinde indirim yapılması yönünde savunma yapılmış ise de, dava konusu olayda davacının müterafik kusurunun olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığından ve kusur bilirkişi tarafından meydana gelen kazada davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, davacının ise bir kusurunun olmadığı tespit edilmiş olduğundan davalı tarafın bu savunmasına itibar edilmemiştir. Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 20/12/2023 adli tıp raporuna göre, dava konusu kazada davacının yaralanmasından dolayı kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, kişinin fizyolojik iyileşme süresinin 18(onsekiz) ay olduğu ancak kişide gelişen psödoartroz komplikasyonu nedeniyle toplam iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 24 (yirmidört) aya kadar uzayabileceği, kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Bu raporun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Kusur ve Aktüer Bilirkişi heyetinden alınan 08/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan kusur değerlendirmelerine göre, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'un, davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu kazaya ilişkin başlatılan soruşturma sonunda açılan ceza dosyasında alınan kusur raporunda da davalı sürücü ... tam kusurlu bulunmuştur. Bu kapsamda Mahkememizce alınan işbu rapordaki kusura ilişkin değerlendirmelerin dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Aktüer bilirkişi, SMMM bilirkişi ve Adli Tıp Uzmanı Dr bilirkişilerden heyet olarak alınan 16/07/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ve adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 16/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; Davacının, geçici işgörmezlik zararının 52.292,17 TL, sürekli işgörmezliğe ilişkin zararının 901.247,45 TL, tedavi giderlerine ilişkin zararının 42.906,99 TL belgeli 20.000,00 TL belgesiz olmak üzere toplam 62.906,99 TL olduğu tespit edilmiştir. İşbu raporların dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu tespitler kapsamında, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki davacı talepleri değerlendirildiğinde, davacının davalılardan talep edebileceği tazminat miktarları aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir; Davacının, davalı ...'dan belgeli sağlık giderlerine ilişkin talebi olduğu, yukarıda karar vermeye uygun bulunan bilirkişi raporuna göre davacının karşılanmayan talep edebileceği belgeli tedavi giderlerinin 42.906,99 TL olduğu ve bu bedelden davalı ...'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğu, Davacının, davalı Sigorta şirketinden geçici işgöremezlik, sürekli işgöremezlik ve davalı ... tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin tazminat talebinde bulunduğu, davalı Sigorta şirketinin kaza yapan aracı kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortaladığı, poliçede sürekli işgöremezlik zararının karşılanacağı kişi başı ölüm ve sakatlanma limitinin 360.000,00 TL olduğu, geçici işgöremezlik ve tedavi giderleri zararlarının karşılanacağı kişi başı tedavi ve sağlık giderleri teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin geçici işgörmezliğe ilişkin 52.292,17 TL, tedavi giderlerine ilişkin davalı ... tarafından karşılanmayan ve ıslah dilekçesine konu olan 10.000,00 TL ve sürekli işgöremezliğe ilişkin 360.000,00 TL olmak üzere toplam 422.292,17 TL'den (davacının davalı sigorta şirketine yapmış olduğu başvurunun teslim tarihi olan 28/01/2019 tarihine 8 günlük sürenin ilavesi ile 05/02/2019 tarihinde temerrütün oluştuğu) 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğu, Davacının, araç maliki ve sürücüsü olan davalılar ... ve ...'dan geçici işgörmezlik, sürekli işgörmezlik ve tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinde bulunduğu, bu davalıların 901.247,45 TL sürekli iş göremezlik, 52.292,17 TL geçici iş göremezlik, 52.906,99 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.006.446,61 TL maddi tazminattan sorumlu oldukları, temerrütün kaza tarihi olan 31/12/2018 tarihinde oluştuğu, bu tarihten itibaren yasal faiz talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Bu nedenler ile davacı tarafın maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça, sadece davalılar ... ve ...'dan manevi tazminat talep edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının, manevi tazminat talebi yönünden, kaza tarihi, kazanın gelişim şekli, kusur durumu, maluliyet oranı, tedavi süresi, davacının yaşı, yaşadığı acı ve üzüntünün büyüklüğü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ve yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak, davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davalılar ... ve ... kazaya sebep veren aracın sürücüsü ve araç maliki olmaları nedeniyle takdir edilen manevi tazminattan sorumlu olup, temerrüt olay tarihi olan 31/12/2018 tarihinde oluşmakla, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilecektir. Bu kapsamda manevi tazminat bakımından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 901.247,45 TL sürekli iş göremezlik, 52.292,17 TL geçici iş göremezlik, 52.906,99 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.006.446,61 TL maddi tazminatın ( davalı ... A.Ş. poliçe teminat limitleri dahilinde 422.292,17 TL'den sorumlu olmak üzere, davalı ... 42.906,99 TL tutarındaki belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olmak üzere), davalı... A.Ş'den temerrüt tarihi olan 05.02.2019 tarihinden davalı ... dava tarihi olan 04.03.2020 tarihinden diğer davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 31.12.2018 tarihinden itibaren olmak üzere işleyecek yasal faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafça açılan manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 31.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-a) Maddi Tazminat Yönünden Alınması gereken 68.750,37 TL harçtan peşin+ıslah ile alınan 3.438,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 65.311,49 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan (Davalı ... hariç ve davalı ... şirketi 27.403,87 TL'sinden sorumlu olmak üzere) tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin ve ıslah yolu ile yatırılan 3.438,88 TL harcın davalılardan (Davalı ... hariç) tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b)Manevi Tazminat Yönünden Alınması gereken 2.049,30 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden; a)Maddi tazminat yönünden, usuli kazanılmış haklar gözetilerek önceki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 152.902,53-TL vekalet ücretinin davalı Sigorta Şirketi'nin 67.343,83 TL'sinden, davalı ...'nın 30.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b)Manevi tazminat yönünden, Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan 54,40-TL başvurma harcı parası, 4.445,20-TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 11.000,00-TL bilirkişi ücreti, 5.475,00-TL ATK masrafı olmak üzere toplam; 20.974,60-TL yargılama masrafının davalılardan (davalı ...'nın 894,19 TL'sinden, davalı ... şirketi 8.800,67 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk giderinin, davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekili, davalı ...'un yüzüne karşı, davalı ... ve davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025

Katip  e-imzalıdır

Hakim  e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/167, K. 2025/449, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-167-e-2025-449-k-4a4773131ddd