İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/76 E. 2019/176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/76
Karar No
2019/176
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2019

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : VEKİLİ : Av. ...

DAVA :Yargılamanın iadesi DAVA TARİHİ : 30/01/2019 KARAR TARİHİ : 04/02/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2019

Mahkememize tevzi edilen Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 14/01/2019 havale tarihli dilekçesinde özetle: 07/12/2018 tarihinde vermiş oldukları yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçe dosya kapsamındaki kararın taraflara tebliğ edilip kesinleşmemesinden bahisle değerlendirilemediğini, dilekçe hakkında verilen karar neticesinde 07/01/2019 tarihinde kararın kesinleştiğinin görüldüğünü, bu sebeple yargılamanın yenilenmesi talebine ait dilekçenin değerlendirilmesini, bu hususta gerekenin yapılmasına karar verilmeisni talep etmiş olduğu anlaşıldı. DELİLLER: Talep dilekçesi, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava; yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir. Davacı vekilinin daha önce Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında sunmuş olduğu 23/11/2018 havale tarihli dilekçesinde özetle: mahkememiz 14/07/2017 günlü gerekçeli kararı ile müvekkilin üyeliğinin kabul edilerek aidat ödemesine karar verildiğini, 28/10/2018 tarihinde davalı kooperatifin karar defterine ulaşıldığını, söz konusu karar defterinde müvekkilin daireyi peşin aldığını, devir işlemleri için 22.000,00-TL ödediğini ayrıca 3.000,00-TL tapu masrafı ödediğini, kendisinden bu bedeller dışında başkaca aidat veya para istenmeyeceğinin karara bağlandığını, söz konusu bu yeni durumun mahkememizce daha önce verilen kararı tamamen değiştirir nitelikte olduğunu ortaya çıkan yeni delil doğrultusunda yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Kanun yolları, olağan ve olağanüstü kanun yolları olarak iki kısımda incelenmektedir. Henüz kesinleşmemiş bulunan kararlara karşı başvurulan kanun yollarına “Olağan Kanun Yolları”, şekli anlamda kesinleşmiş kararlar aleyhine başvurulan kanun yollarına ise, “Olağanüstü Kanun Yolları” denir. Bir karar aleyhine henüz kesinleşmeden bir kanun yoluna başvurulabiliyorsa, bu olağan kanun yoludur. Genel olarak, olağan kanun yolları istinaf ve temyiz kanun yoludur. Kararın kesinleşmesinden sonra istisnai olarak bir kanun yoluna başvuru imkânı tanınmışsa, bu olağanüstü kanun yoludur. Nihai kararlara karşı süresi içinde bu yollara başvurulmaz veya başvurulur da başvurudan olumlu sonuç alınamazsa ve başka bir olağan kanun yolu da kalmamışsa, karar kesinleşir. Kararın kesinleşmesinden sonra başvurulabilecek kanun yolu, olağanüstü kanun yolu olarak ortaya çıkmaktadır. Olağanüstü kanun yolu, yargılamanın yenilenmesi ve kanun yararına temyiz olarak ortaya çıkmaktadır. Bu noktada konumuz açısından olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi ile ilgili genel bilgilere göz atacak olursak, yargılamanın yenilenmesinin, doktrinde, kesinleşmiş bir kararda ağır hukuki hatalar olma ihtimaline binaen kabul edilen bir olağanüstü kanun yolu olduğu kabul edilmektedir. Hem doktrinde hem de 31.03.1937 tarih, 1/13 sayılı ve 23.05.1956 tarih, 8/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararlarında yargılamanın yenilenmesi ayrı bir dava olarak kabul edilmektedir. Gerçekten de uygulamada yargılamanın yenilenmesi talep edildiğinde ayrı bir esasa kaydedilmekte ve HMK hükümlerine göre yargılama yapılmaktadır. HMK 374-381 madde hükümlerinde (HUMK 444-454) düzenlenen özel usul hükümleri de uygulama alanı bulmaktadır (Somut olayımızda da mahkeme HMK'nın 374-381 madde hükümlerini uygulamıştır.). Yargılamanın yenilenmesinin kabul edilmesi halinde verilecek karar eski hükmü kaldırdığından yenilik doğurucu bir karar verildiğinden yargılamanın yenilenmesinin bir dava olarak kabulünü de zorunlu kılmaktadır. Yargılamanın yenilenmesi, ancak maddi ve şekli anlamda kesinleşmiş kararlara karşı gidilebilen bir olağanüstü kanun yolu olduğu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıktır. Tüm bu nedenlerle yargılamanın yenilenmesi yolunun ayrı bir dava olduğunun kabulü zorunluluk arzeder. Ayrı bir davada verilecek kararın da ilk davadan bağımsız kanun yoluna tabi olduğu sonucu da kendiliğinden çıkmaktadır. Nitekim, Medeni Usul Hukuku, 15. Baskı, Cilt 3'de Pekcanıtez Usul kitabında 2346 sayfada “Yargılamanın iadesi talebi bir dava olarak açılıp görüldüğünden, dava hakkında mahkemenin verdiği karara karşı süresi içerisinde diğer koşulların da bulunması halinde olağan kanun yollarına başvurulabilir.” denilmektedir. Aynı şekilde İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku (Ağustos 2016. Sayfa 804) adlı eserde Prof. Dr. Baki Kuru “yargılamanın iadesi davası sonucunda verdiği karar istinaf edilebilir.” şeklinde konuyu açıklamış bulunmaktadır. O halde somut olayda, davacı tarafından 23/11/2018 havale tarihli dilekçesinde yargılamanın yenilenmesi talep edildiği, bu dilekçe üzerine Mahkememizin ... Esas sayılı dosya üzerinden yargılamanın yenilenme talebinin reddine karar verildiği yeniden 14/01/2019 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi talebinin değerlendirilmesini talep ettiği anlaşılmakla yukarıda açıklandığı üzere yargılamanın yenilenmesi, ayrı bir dava olup yeni bir esasa kayıt edilip yargılama delillerini bildirir yeni dilekçe sunarak harcın ve gider avansının yatırılması zorunludur. Davacı tarafından 14/01/2019 tarihli dilekçe ile 23/11/2018 havale tarihli dilekçesinin değerlendirilmesini talep ettiğinden bu talebin mahkememizin 07/12/2018 tarihli ek karar ile değerlendirildiği talebin reddine karar verildiğinden, değerlendirilecek talep dilekçesinden de bahsedilemeyeceği gibi yargılamanın yenilenmesinin ayrı bir dava olduğundan, yeniden delillerini bildirir dilekçe verilerek harcı ve gider avansı yatırılarak talepte bulunması gerekirken önceki dilekçeye yollama yapılarak, harç ve gider avansı yatırılmadan talepte bulunulmasının usulune uygun yargılamanın yenilenme talebi olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Yargılamanın yenilenme davasının usulune uygun açılmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığını, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmeisne yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/76, K. 2019/176, T. 04.02.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-76-e-2019-176-k-a01cb6549863