İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/745 E. 2023/260 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/745
- Karar No
- 2023/260
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/745 Esas - 2023/260 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/745 KARAR NO : 2023/260
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : 1-... VEKİLİ : ... 2-... 3-... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/10/2019 KARAR TARİHİ : 01/06/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/11/2018 tarihli Adana ili Seyhan ilçesi, Barajyolu bulvarında gerçekleşen sürücü ... ... plakalı aracı ile seyir halinde iken yaya geçinden geçmekte olan müvekkiline çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin 7 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını, Çukurova Doktor Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesinden 09/11/2018 tarihinden alınan genel adli muayene raporunda hastanın durumu basit tıbbi müdahale ile giderilmeyeceğini, vücuttaki kemik kırıklarının ağır(4) derecede sınıflandırıldığını, olay anında bilinci yerinde olmayan müvekkilinin araç sürücüsünden şikayetçi olmadığını sehven beyan ettiğini, ertesi gün şikayetçi olduğunu ancak Adana CBS'nin 19/02/2019 tarih, 2019/... Soruşturma No ve 2019/... sayılı kararı ile şikayet doğrultusunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini bu sebeple kazanın yargı makamına taşınmadığını, tarafların kusur oranını gösterir bilirkişi raporunun elde edilmediğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... adına 06/06/2018 tarihli, ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Taşıtlar ZMSS ile diğer davalı ... A.Ş tarafından sigortalandığını, sigorta şirketine yazılı başvuru dilekçesi yazıldığını, tazminat miktarının ödenmesini talep ettiğini, sigorta şirketi cevabında tam teşekküllü devlet hastanesinden sürekli ibaresi ve sakatlık oranını içeren heyet raporu aslını ve tarafların kusur oranlarını gösterir bilirkişi raporu alınmasını istendiğini, arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, davalı şirketten müvekkile tazminat miktarını ödemeleri talep edildiğini ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalı araç sürücüsü ...'nın hızını azaltmadığını, yayalara yol vermediğini, maddi ve manevi tazminat yönünden yükümlülüğü bulunduğunu, davalı araç sahibi ...'nın Karayolları Trafik Kanununa göre araç sahibinin doğan zarardan sorumlu tutulabileceğini belirterek davalılar ... A.Ş., ... ve ...'nın 1.000,00-TL maddi tazminat ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasını, davalılar ... ve ...'nın davacının henüz genç yaşta telafisi imkansız bir şekilde malul olmasına sebep olmaları sebebiyle 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden (09.11.2018) başlayarak işleyecek yasal faizi ile, aksi halde dava tarihinden başlayarak işleyetek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi şahıs başına azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu bu sebeple Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının her ne kadar arabuluculuğa başvurmuş olsa da yeterli ve gerekli evrakların kendilerine iletilmemesi nedeniyle sürecin olumsuz sonuçlandığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden maluliyet oranının tespiti için bilirkişi heyet raporu alınmasını talep ettiğini, davacının geçici iş göremezlik zararı talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartları ve Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğun SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığını, müvekkil şirketin bakiye sorumluluğunun bulunup bulunmadığını, zarar hesabının aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, müvekkil şirketin poliçeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmesinden ve müvekkil şirketin ibra edilmesinden dolayı davanın esastan reddine, müvekkil şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Davacıya ait tedavi evrakları, trafik kaydı, hasar dosyası celp edilmiş, soruşturma dosyası, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK'dan sorulmuş, davacının maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur bilirkişisinden rapor alınmıştır. Mahkememizce kusur bilirkişisi ...'dan alınan 19/03/2020 havale tarihli raporda; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'nın %100 oranında asli kusurlu, yaya ...'nın ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı tanığı ... mahkememizin 24/09/2020 tarihli duruşmadaki beyanında; davacının annesi olduğunu, kazadan sonra oğluna bizzat kendisinin baktığını, oğlu ve gelini ile yaşadığını, oğlunun kazadan önce ecza deposunda çalıştığını, araçta şoför olarak çalıştığını, kaza günü kendisinin üniversite mezunu olduğundan masa başı bir işe girme amacıyla başka bir iş görüşmesine gittiğini, kazadan sonra 3 gün yoğun bakımda kaldığını, 5 gün hastanede yattığını, kaza sonrası oğlunun ayağının parçalandığını, kazadan bu yana ayağında halen ödem olduğunu, yürüyüşünün aksadığını, oğluna kazadan sonra bizzat kendisinin 2 ay boyunca geceleri bez bağladığını, gündüzleri sürgü koyduğunu, daha sonra zor bela lavaboya götürdüğünü, oğlunun kış boyunca ayağa kalkamadığı, sene çalışmadığını, kaza nedeniyle maddi-manevi çok yıprandıklarını, kaza nedeniyle oğlunun Yüksek Lisans derslerine gidemediğini, ama şimdi bitirdiğini, şuan iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığını beyan etmiştir. Davacı tanığı ... mahkememizin 24/09/2020 tarihli duruşmadaki beyanında; davacının eşi olduğunu, eşinin daha önce ecza deposunda saha yönetmeni olarak çalıştığını, iş yeri kapandığı için iş akdinin feshedildiğini, yeni bir iş görüşmesine gittiği gün kazanın gerçekleştiğini, gelen telefon üzerine hastaneye gittiğini, doktorların ayağında kırık olduğunu söylediklerini, 3 gün yoğun bakımda kaldığını, 5 gün ayrı bölümde hastanede yattığını, kendisinin yıllık izin kullanarak eşiyle ilgilendiğini, ancak daha sonra kendisinin işe başladığını, eşi ile kayınvalidesinin ilgilendiğini, eşinin öz bakımını kayın validesinin yapmak zorunda kaldığını, ayağında iki platin olduğundan eşinin bir müddet değnek, tekerlekli sandalye ile hareket edebildiğini, eşinin 1 yıl kadar süreyle çalışamadığını, kazadan 1,5 yıl sonra işe girdiğini, şuan iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığını, yüksek lisans derslerine gidemediğini, bu süreçte maddi manevi çok yıprandıklarını, halen eşinin ayağının aksadığını, halen ödemin devam ettiğini, ayak ağrıdığından uzun süre araba kullanmasının mümkün olmadığını beyan etmiştir. Mahkememizce dosya İstanbul ATK 2.İhtisas Daire Başkanlığı'na gönderilmiş, 10/11/2020 tarih ve 2020-... sayılı ön raporu ile eksikliklerin olduğu belirtilmiş ve ön rapor doğrultusunda eksik hususlar giderilerek dosya yeniden davacı ...'nın maluliyet oranının tespiti hususunda İstanbul ATK 2.İhtisas Dairesine sevk edilmiş, 22/03/2022 tarihinde eksikliklerin temin edilmediğinden yeniden ön rapor sunulmuş, eksiklikler tamamlanınca yeniden İstanbul ATK 2.İhtisas Dairesine sevk edilmiş, 06/10/2022 tarihli 2022-... Esas sayılı düzenlenen maluliyet raporunda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir. Davalı ... şirketi vekili 02/12/2022 tarihli dilekçesinde; yapılan yargılama konusu alacak bakımından haricen davacı vekili ile varılan mutabakat neticesinde davacı vekiline asıl alacak, faiz ve ferileri ve vekalet ücreti ile birlikte ödenmiş ve müvekkili şirketin dava konusu tazminat bakımından tamamen gayri kabili rücu olmak üzere mutlak ve kesin şekilde ibra edildiğinden konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama masrafı taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davacı vekili 06/12/2023 tarihli dilekçesinde; maddi tazminat talepleri yönünden sigorta şirketi ile sulh olduklarını, davalı ... A.Ş, davalı ... ve davalı ... yönünden maddi tazminata ilişkin taleplerinin protokol hükümlerince feragat ettiklerini ve tarafların karşılıklı anlaşmaları gereği yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, TBK'nun 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri gereğince çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden kaynaklanan Maddi ve Manevi tazminat davasıdır. Somut olayda; 09/11/2018 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Bülent Angın Bulvarı Abdi İpekçi Caddesi kavşağında seyir halinde iken karşıdan karşıya geçiş yapan yaya davacı ...'nın ayağına çarpması sonucu yaramalı trafik kazası meydana geldiği, sürücü ...'nın asli kusurlu ve kusur oranının %100, yaya ...'nın kusurunun olmadığı, ... plaka sayılı aracın davalı ... şirketinin 06/06/2018-2019 tarihleri arasında ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, hükme esas alınan İstanbul ATK 2.İhtisas Kurulu raporuna göre, davacı ...'nın olay nedeni ile tüm vücut engellilik oranının %2 oranında olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin 06/12/2023 tarihli dilekçesinde tüm davalılar yönünden maddi tazminata ilişkin taleplerinoen protokol hükümlerince feragat ettiklerini beyan etmiş olması nedeniyle davacının maddi tazminat davası yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK m. 56. Maddesi uyarınca, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının açmış olduğu manevi tazminat davası yönünden; davalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın %100 oranındaki kusuru ile davacı ...'nın yaralanmasına neden olması, davacıda oluşan maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, davalı sürücünün olaydaki kusur oranı, davacı Hüseyin'nin kusur ve müterafik kusurunun bulunmaması dikkate alınarak, TBK'nın 56/1-2 maddesi uyarınca davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE 2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 30.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 19/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3- Manevi tazminat yönünden; alınması gereken 2.049,30 TL karar harcından, peşin alınan 174,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.875,10 TL harcın davalılar ... ile ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4- Davacı tarafından yapılan 174,20 TL peşin harcın tamamının davalılar ... ile ... alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... alınarak davacıya ödenmesine, 6-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 11. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanacak olan arabuluculuk ücretinin davalılar ... ile ...'dan alınarak tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, arabuluculuk ücretinin arabuluculuk bürosundan sorulmasına, 7-Davacı tarafından yapılan 752,43 TL tebligat/müzekkere gideri, 450,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.810,00 TL ATK gideri olmak üzere toplam 3.012,43TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesap olunan 1.807,45 TL sinin davalılar ... ile ... dan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, taraflara kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 01/06/2023
Katip ...
Hakim ...