İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/659 E. 2020/2 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/659
Karar No
2020/2
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/659 Esas KARAR NO : 2020/2

DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 31/12/2019 KARAR TARİHİ : 02/01/2020

Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirketin ortak ve yetkilileri olan davacılar ile davalı arasında ... tarihli ... Franchise Sözleşmesi akdedildiğini fakat gelinen noktada sözleşmenin hiçbir zaman uygulanamadığını, sözleşme imzalanmadan önce belirlenen icmal bedeli, nakit para ve araç ile ödendiğini, protokole göre 60 gün içerisinde işletmenin çalışır vaziyette teslim edilmesi gerekirken beklenen olmamış ve müvekkillerinin ...'da bizzat ev tutara inşaatın başında durarak işi takip etmesi ile 8 ay sonunda işletmenin açılabildiğini, sözleşme şartları davalı tarafça sağlanmadığından ve karşılarında muhatap bulunmaması nedeni ile iş bu davanın açıldığını, bu sebeplerle taraflar arasında akdedilen Franchise sözleşmesinin feshini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava taraflar arasında akdedilen Franchise Sözleşmesinin feshi talebine ilşkindir. 6100 S.lı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/1.h maddesi gereğince, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Hmk 115 . Maddesi gereği ; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. HMK gereğince hukuki yarar, “dava şartı” olarak kabul edilmiştir. Bu şart, “dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri” olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan “olumlu dava şartları” arasında sayılmaktadır. Yargıtayın kararları da bu doğrultudadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No:2013/436 Karar No:2013/1748 K. Tarihi:25.12.2013, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.1982 gün ve 1982/7-1874 E., 1982/914 K.; 05.06.1996 gün ve 1996/18-337 E. 1996/542 K.; 10.11.1999 gün ve 1999/1-937 E. 1999/946 K. ile 25.05.2011 gün ve 2011/11-186 E. 2011/352 K. sayılı kararları) Davacının dava açmakta hukuki yararı olduğunun kabulü için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yararı olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması da gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan da söz edilemez. Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde hukuki yararının varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumunun güncel ve ciddi bir tehditle karşı karşıya olması gerekmektedir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar.Bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun, davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.02.2012 gün ve 2011/10-642 E., 2012/38 K. sayılı kararı) Somut olayda davacı taraf, Franchise Sözleşmesinin feshini talep etmiştir. Franchise sözleşmelerinde tek taraflı bir irade açıklaması olan fesih (dönme) beyanı bozucu yenilik doğuran bir hak olduğudan karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuçlarını doğurur. Bu nedenle franchise sözleşmesinin feshi için dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır Fesih hakkının kullanılması tek taraflı bir irade beyanı olduğundan, taraflardan birinin fesih hakkını kullanması halinde diğer taraf açacağı eda davasında feshin haklı olup olmamasına göre talepte bulunabilir ise de, sözleşmenin ayakta tutulmasını istemesi, mahkemeden bunu talep etmesi ve tarafları feshe rağmen sözleşme ilişkisini devamına zorlayacak şekilde feshin iptâline karar verilmesi mümkün değildir (Yargıtay 15. H.D.'nin 10.05.2016 gün 2015/4091 Esas 2016/2694 Karar sayılı ilamı). Feshin haklı olup olmadığı açılacak eda davasında değerlendirileceğinden sadece feshin haklı ya da haksız olduğunun tesbitini istemekte de davacının hukuki yarar yoktur. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, davacının, sözleşmenin feshini ve ya feshin tespitini istemekte , korunması gereken bir hukuki yararı bulunmadığından, hukuki korumayı tespit davası ile değil eda davası niteliğinde alacak davasıyla sağlayabileceğinden davacının davasının hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının HUKUKİ YARAR DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Yapılan yargılama masraflarının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, Dair; davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/01/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/659, K. 2020/2, T. 02.01.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-659-e-2020-2-k-4c87a21fe55d