İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/412 E. 2024/808 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/412
- Karar No
- 2024/808
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/412 Esas - 2024/808 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/412 KARAR NO : 2024/808
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 06/08/2019 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili, davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı bulunduğu .... .... .... A.Ş vekili, dava konusu istemlerin zamanaşımına uğradığını, ZMMS poliçesi ile sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, aksi kanaatte söz konusu ise bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle davacılara ödeme yapıldığını, zararlarının giderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... vekili, kaza sonucu her iki davacının da hayati tehlikesi olmayan şekilde yaralandıklarını, kaza tespit tutanağında müvekkili yanında yayaların da kusurlarının bulunduğunun tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. KANITLAR : 05.06.2018 Tarihli kaza tespit tutanağı ibraz edilmiştir. Arabuluculuk anlaşamama tutanağı sunulmuştur. Davacıların davalı sigorta şirketine başvurusu sonrası oluşturulan sigorta hasar dosyası örneği dosyaya kazandırılmıştır. ... 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/44 Esas sayılı dosyası uyap üzerinden getirtilerek incelenmiştir. Davacılara ait tüm tıbbi bilgi ve belgeler celp edilmiştir. Davalı ... ile davacıların ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılmıştır. Mahkememizce kusura ilişkin rapor alınmış, alınan bu raporda; trafik kazası tespit tutanağı ve tüm bilgi ve belgelerin incelendiği, davalı sürücünün yaya geçidinde geçiş hakkını yayalara vermeden tamamen kendi kusuruyla kazanın meydana geldiği, davacıların yaya kavşağından geçerken uğramış oldukları kazayı önleme imkanlarının bulunmadığı, kural hatasının tespit edilemediği, davalı sürücünün %100 oranında kusurlu bulunduğu yönünde görüş bildirmiştir. İtiraz üzerine mahkememizce ATK ... Adli Tıp Grup Başkanlığından yeniden kusur raporu alınmış, bu raporda da; davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacılara kazanın meydana gelmesinde kusur izafe edilemeyeceği yönünde görüş beyan edilmiştir. SGK'dan rücuya esas ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, davacılara yapılan herhangi bir ödeme olmadığı bildirilmiştir. Kaza tarihindeki yürürlükteki mevzuata göre davacıların maluliyet durumu araştırılmış, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ATK'dan kök ve ek rapor alınmış, davacı küçük ...'nin %96 oranında özürlü hale geldiği, sürekli iş göremezlik süresinin 18 ay olduğu ve sürekli şekilde başka birinini bakımına muhtaç bulunduğu, diğer davacının ise özür oranının %0 olduğu, 9 ay süreyle iş göremez hale geldiği ve 1 ay süreyle başkasının bakımına muhtaç olacağı yönünde görüş sunulmuştur. Aktüer ve tedavi giderleri alanında uzman adli tabipten oluşturulan bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmış, anılan raporlarda; kaza tespit tutanağı, kusur raporları, ceza dosyası, yapılan araştırmalar ve diğer belgelerin incelendiği, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulandığı, progresif rant yöntemine göre hesap yapıldığı etraflıca açıklanarak davacı küçük ... için geçici iş göremezlik zararının yaşı itibariyle hesaplanmadığı, 12.597.971,25 TL sürekli iş göremezlik, 16.305.345,63 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, ayrıca SGK sorumluluk kapsamı dışı yapılan tedavi ve ulaşım giderleri toplamının 5.370,00 TL olduğu, diğer davacı için 13.863,59 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davacılar vekili 06/05/2024 tarihli talep artırım dilekçesi sunarak müvekkili ... için 12.597.971,25 TL sürekli iş göremezlik, 16.305.345,63 TL tedavi gideri (bakıcı, SGK dışındaki tedavi giderleri masrafı vs.), 500,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı, diğer müvekkili açısından da 13.863,59 TL geçici iş göremezlik ve 2.000,00 TL tedavi giderinin olay tarihinden itibaren mevduat faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili, 23/10/2024 tarihli dilekçesi ile müvekkili ... yönünden davalılardan ... Sigorta A.Ş tarafından 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ödeme yapıldığını, bu ödeme neticesi anılan davalı bakımından tamamen, diğer davalı bakımından ise limitle sınırlı olmak üzere, diğer müvekkili yönünden ise tüm maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, diğer taleplerinin ise devam ettiğini bildirmiştir.
GEREKÇE: Dava, trafik kazası nitelikli haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın, 05/06/2018 tarihinde yaya haldeki davacılara çarparak trafik kazasının meydana geldiği, bu kazada davacıların yaralandıkları, sürücü davalı hakkında ... 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/44 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, bu davada sanık sürücünün tam kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, davacıların önceden davalı sigorta şirketine başvurularının bulunduğu, bir ödeme yapılmadığı, davacıların maddi ve manevi zararlarının tazmini için işbu davayı açtıkları, davalıların ise ayrı ayrı davanın reddini savundukları hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, kazanın meydana gelmesinde kusur durumu, davacıların ileri sürdüğü zarar kalemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise tutarı, davalıların bu kalem zararlardan sorumlu olup olmayacakları yönlerinde toplanmaktadır. Davada davacılar işleten, sürücü ve trafik sigortacısı sıfatıyla dava edilmişlerdir. Her haksız fiilde olduğu gibi fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı dava konusu olayda araştırılmalıdır. İşleten, 2918 sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri uyarınca tehlike sorumluluğu hükümleri uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinden kaynaklı olarak üçüncü kişinin zararından sorumludur. Sürücü ise, haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulacaktır. Bu sorumluluk kapsamına, kaza nedeniyle oluşan her türlü zarar dahildir. Trafik sigortası (ZMSS), motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nın 92. maddesinde belirlenmiştir. Zarar gören üçüncü kişilerin sürekli, geçici iş göremezlik zararları ile SGK sorumluluk kapsamı dışındaki tedavi giderleri de dahildir. Bu tedavi giderleri içeresinde sürekli bakıcı tazminatı da mevcuttur. Trafik sigortacısının sorumluluğu, kusur ve poliçe limitine göre tayin edilir. Dava açılmadan önce zarar görenin KTK 97. maddesi uyarınca trafik sigortacısına başvurusu, dava için zorunludur. Usulüne uygun başvuru yapıldıktan sonra trafik sigortacısının zararı, 8 iş günü içerisinde karşılaması gerekir. Aksi halde, temerrüdü söz konusu olur. Anılan sigorta türü, kamu düzenine ilişkindir. Yaptırılması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta iddia, savunma, alınan kusur raporları, bu raporlarla uyumluluk arz eden ceza yargılaması dosyası kapsamından, meydana gelen kazada davacıların kusurlu olmadığı, davalı gerçek kişi sürücünün %100 oranında kusurlu bulunduğu, yine dosya kapsamına uygun ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca alınan tıbbi rapor kapsamından davacı küçük ...'nin %96 oranında özürlü hale geldiği, yaşamı boyunca sürekli başkasının bakımına muhtaç durumda olduğu, SGK sorumluluk kapsamında kendisine tedavi giderinin de yapıldığı, diğer davacının ise sürekli özür durumunun tespit edilmediği, 9 ay iş ve güçten kalacağı, 1 ay başkasının bakımına muhtaç olduğu ortaya çıkmıştır. Davacı ... için maddi tazminat isteminden yetkili vekili feragat ettiği için başkaca bir değerlendirme yapılmadan, bu davacının maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, feragat ödeme nedeniyle olduğu anlaşıldığından bu kalem istem için davalılar yararına vekalet ücreti tayin edilmemiştir. Diğer davacının ekonomik geleceğinin sarsılması iddiasıyla ilgili kanıt sunulmadığından, bu kalem alacağının ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan tazminata dair bilirkişi kök ve ek raporu ile tespit edildiği üzere, davacı küçük ...'nin 12.597.971,25 TL sürekli iş göremezlik, sürekli bakıcı ve SGK sorumluluk kapsamı dışındaki tedavi harcamaları olmak üzere 16.310.347,63 TL tedavi gideri zararın olduğu anlaşılmış, bu belirlemeler mahkememizce de kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sürekli maluliyet tazminatı ile tedavi gideri kapsamında yer alan sorumlulukları ayrı ayrı 360.000,00 TL ile sınırlı olarak belirlenmiştir. Ancak, yargılama sırasında davacılar vekili davacı küçük ... bakımından vekaletnamesindeki yetkiyi istinaden, sürekli iş göremezlik tazminatı yönüyle davalı sigorta şirketi hakkındaki davasından tamamen, diğer davalı hakkındaki bu kalem istemi bakımından kısmen feragat etmiş, bu feragat dikkate alınarak anılan davacının bakiye 12.237.971,25 TL sürekli tiş göremezlik tazminatı alacağından davalı sürücü ve işleten Mural Baral'ın sorumlu olacağı sonucuna varılmıştır. Bahse konu feragat ödemeye dayalı olduğundan, bu nedenle feragat edilen kısım yönüyle davalılar yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri tayin edilmemiştir. Davacı küçük ...'nin sürekli bakıcı ve diğer tedavi gideri toplam zararının ise 16.310.347,63 TL tutarında olduğu, bu kalem alacaktan davalı sigorta şirketinin 360.000,00 TL limitle sınırlı olmak üzere davalılardan tahsilinin gerektiği kabul edilmiştir. Davalı işleten ve sürücü ..., oluşan bu zararlardan haksız fiilin meydana geldiği tarih olan kaza günü itibariyle, davalı sigorta şirketi ise davacıların başvurusu sonrası 8 iş günü bitimi olan 19/11/2018 tarihinde temerrüte düştüğü sonucuna varılmıştır. Davacılar vekili her ne kadar mevduata uygulanan oranda temerrüt faizi talep etmiş ise de, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve zarara neden olan aracın ticari nitelikte bulunması nedeniyle avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmiştir. Manevi tazminat istemine gelince, davacı küçük ... bu kaza sonrasında % 96 oranında özürlü hale gelmiş ve tüm yaşamı boyunca da başkasının sürekli bakımına ihtiyaç duyacaktır. Diğer davacı anne de anılan kazada yaralanmış ve çocuğunun sürekli özürlü hale gelmesi nedeniyle büyük üzüntü yaşamıştır. Olağan hayat deneyimleri ve tüm dosya kapsamından, davacıların manen zarara uğradıkları sabittir. TBK'nın 56. maddesi uyarınca hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün bozulması durumunda, somut olayın özelliklerine göre uygun bir manevi tazminata hükmedebilir. Ağır bedensel zarar veya yakınların ölümü halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarının da manevi tazminat hakkı mevcuttur. Manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. Bu durum karşısında, kazanın meydana geldiği tarih, meydana geliş şekli, zarar gören davacıların konumları, özür durumu, yaşları, kusur durumu, paranın alım gücü ve somut olayın diğer özellikleri dikkate alınarak takdiren davacı küçük ... .... .... ın kaza tarihi itibariyle temerrüte düştüğü ve avans oranında temerrüt faiziyle sorumlu olacağı kabul edilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-1-Davacı ...’ın maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, 2-Davacı ...’ın manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, a)Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, b)Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, B-Davacı Omer Hammami’nin 1-Sürekli iş göremezlik tazminatı davasının, kısmi feragat beyanı dikkate alınarak 360.000,00 TL’lik kısmı yönüyle davalı ... Sigorta Şirketi hakkındaki davasının tamamen, diğer davalı bakımından ise kısmen reddine, 12.237.971,25 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının haksız fiilin gerçekleştiği 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, 2-Tedavi gideri (sürekli bakıcı ve SGK sorumluluk kapsam dışı tedavi gideri) olarak 16.310.347.63 TL toplam tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş 360.000,00 TL limitle sınırlı ve 19/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte sorumlu olması kaydıyla davalı ...’ın ise haksız fiilin gerçekleştiği 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, a)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, maddi tazminat tutarları yönünden alınması gereken 1.950.135,67 TL nispi karar ve ilam harcı için alınan 44,40 TL peşin, 1.014,41 TL peşin ve 98.758,09 TL ıslah harcı toplamı 99.816,90 TL'nin mahsubu ile noksan olan 1.850.318,77 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irad kaydına, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu 24.591,60 TL yatırılan peşin harç kapsamında kaldığından ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, b)Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL peşin, 1.014,41 TL peşin ve 98.758,09 TL ıslah harcı toplamı 99.816,90 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 24.591,60 TL ile sınırlı olması kaydıyla davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, c)Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen maddi tazminat tutarları üzerinden hesaplanan 893.483,19 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 57.600,00 TL ile sorumlu olması kaydı ile) tahsili ile bu davacıya verilmesine, 3-Davacının ekonomik geleceğin sarsılmasıyla ilgili davasının reddine, a)Davalılar vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 4-Davacının manevi tazminat davasının kabulüne, 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, a)Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 32.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, manevi tazminat yönünden alınması gereken 18.785,25 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvuru harcı ile 7.910,85 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 7.955,25 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 7.948,22 TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Arabulucu ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 2.237,29 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.