İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/3103 E. 2019/1844 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/3103
Karar No
2019/1844
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/74 KARAR NO : 2025/95 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)), Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 24/01/2025 KARAR TARİHİ : 31/01/2025 Mahkememize tevzi olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)), Menfi Tespit davasının tensiben yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki sebebiyle, taraflar arasında mal alım satım konusunda anlaşıldığını, ürünlerin teslim edileceği konusunda davalı şirketin taahhütte bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkili tarafından teslim edileceği ifade edilen ürünlere karşılık ... Polatlı Şubesi ... Nolu 15.08.2024 tarihli 1.500.000 TL bedelli, ... Polatlı Şubesi ... Nolu 30.08.2024 tarihli 3.500.000 TL bedelli, ... Polatlı Şubesi ... Nolu 15.09.2024 tarihli 5.000.000 TL bedelli, ... Polatlı Şubesi ... Nolu 30.09.2024 Tarihli 5.000.000 TL bedelli çekleri keşide ederek davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin ürünleri çekler kendisine teslim edildikten birkaç gün içinde teslim etmesi gerekirken, bir ayı geçmesine rağmen ürünleri teslim edilmediğini, buna karşın çeklerin halen davalı şirkette olduğunu, çekleri iadeye de yanaşmadığını belirterek müvekkili tarafından davalı şirkete keşide edilen ... Polatlı Şubesi ... Nolu 15.08.2024 tarihli 1.500.000 TL bedelli, ... Polatlı Şubesi ... Nolu 30.08.2024 tarihli 3.500.000 TL bedelli, ... Polatlı Şubesi ... Nolu 15.09.2024 tarihli 5.000.000 TL bedelli, ... Polatlı Şubesi ... Nolu 30.09.2024 Tarihli 5.000.000 TL bedelli çeklerin iptaline karar verilmesini, çekler hakkında teminatsız olarak, kabul edilmez ise teminatlı olarak ödemeden men talimatı verilmesini, yargılama sonunda çekler hakkında iptal kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Dilekçe ve eklerinin incelenmesinde davanın kambiyo vasfındaki çekten kaynaklı menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM 11. HD'nin 2019/3103 E. 2019/1844 K. ) Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; Dava açılırken arabuluculuğa başvurulmadığının davacı vekilinin beyan dilekçesindeki beyanlarından anlaşılmıştır. Davacı tarafından eldeki davanın arabulucuya başvurmaksızın 24/01/2025 tarihinde açıldığı, 31/01/2025 tarihli dilekçesinde arabuluculuk başvurusunun bulunmadığı beyan edildiğinden, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-(2) maddesinin 4. Cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesi de gözetilerek, anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartı ihlal edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş bununla birlikte her ne kadar davacı tarafça konu menfi tespit isteminin yanı sıra ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; gerek bu tedbire yönelik ayrı bir harç yatırılmadığı, gerekse tedbirin tabi olduğu esas davanın yukarıda belirtildiği üzere dava şartı noksanlığı giderilmeden ileri sürüldüğü anlaşılmakla tedbire ilişkin ayrıca değerlendirme yapılmaksızın aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatırana İADESİNE, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.31/01/2025 Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/3103, K. 2019/1844, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-3103-e-2019-1844-k-1543c1e7ea2f