İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/298 E. 2025/232 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/298
Karar No
2025/232
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/298 KARAR NO : 2025/232

DAVA : Maddi Tazminat DAVA TARİHİ : 15/05/2019 KARAR TARİHİ : 10/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, davalı bankanın ... Şubesi'nin ... numaralı müşterisi olduğunu, müvekkili şirketin ...numaralı hesabından 11.03.2019 tarihinde ... mesaj türü ile ... ... referansı ile 135.900,00-USD'nin Wells ...Bankası'nda ... Ltd.'nin ... numaralı hesabına fon transferi yapıldığını, müvekkilinin alıcı firma ... Ltd şirketine transferin gerçekleşmediğini öğrenmesi üzerine müşterisi bulunduğu davalı bankanın ... Şube Müdürlüğüne 18.03.2019 tarihli dilekçe ile başvurarak transferin iptalini talep etiğini, müvekkili şirketin iptal talebi üzerine davalı banka tarafından aracı banka ...Şubesi'ne 18.03.2019 tarihinde ... mesaj kodu ile ... referans nolu ... mesajı ile gönderenin talebi ile iptal talebinde bulunulduğunu, ... tarafından ... mesaj kodu ile ... referans nolu ... mesajı ile 19.03.2019 tarihinde davalı bankaya gönderilen mesajda, davalı bankanın 18.3.2019 tarihli ... iptal mesajının ...Bankası'na iletildiğini söylediğini, davalı banka tarafından MT 192 mesaj kodu ile ... referans nolu ... mesajı ile 19.03.2019 tarihinde aracı banka ...Şubesi'ne bir mesaj daha gönderilerek, 135.839,50-USD'nin iadesinin talep edildiğini, davalı banka tarafından ...mesaj kodu ile ... referans numaralı ... mesajı ile 19.03.2019 tarihinde ...Bankasına bir mesaj gönderilerek para ödenmediyse bloke edilmesi ve 135.900,00-USD'nin iadesinin talep edildiğini, ... Bank tarafından 20.03.2019 tarihinde ... mesaj kodu ile ... referans nolu ... mesajı ile davalı bankaya gönderilen mesajda talebin alındığı ve konuyla ilgilenildiği ve cevap verileceğinin bildirildiğini, aracı banka ... Şube'si tarafından 20.03.2019 tarihinde ... mesaj kodu ... referans nolu ... ile davalı bankaya gönderdiği mesajda, davalı bankanın talebinin ...Bank ...Bankasına iletildiğinin bildirildiğini, aracı banka ...Bank ...Şube'si tarafından 20.03.2019 tarihinde ...mesaj kodu ... referans nolu ... ile davalı bankaya gönderdiği mesajda olayla ilgili soruların cevaplandırılmasının istenildiğini, aracı banka tarafından cevaplandırılması istenilen soruların cevaplandırılarak bankaya verildiğini, ... Bank tarafından 22.03.2019 tarihinde ... mesaj kodu ile ... referans numaralı ... mesajı ile davalı bankaya gönderilen mesajda mevcut fonları iade edebilmek için zararsızlık anlaşmasının talep edildiğini, 01.04.2019 tarihinde kadar taleple ilgili faks çekilmesi ve zararsızlık anlaşmasının sadece bankadan bankaya kabul edileceğini, şahıslardan gelecek olan zararsızlık anlaşmasını kabul edilmeyeceğini, geri çekme talebini, iptal edilmesi ve dosyanın kapatılması durumunda bilgilendirme talep edildiğini, davalı banka tarafından ... Bank'a 22.03.2019 tarihinde gönderilen ... mesaj kodu ile ... referans nolu ... mesajı ile zarar tazmin taahhüt pozisyonu olmadığını, mümkünse ödeme talebinin zarar tazmin anlaşması olmadan yerine getirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı banka tarafından ...'a gönderilen 25.03.2019 tarihinde ... referans nolu ... mesajı ile geri ödeme talebinin mümkünse zarar tazmin taahhüdü olmadan yerine getirilmesi ve fonlar ödenmişse hesap sahibinin adı, tarihi ve tutar gibi bilgilerin gönderilmesinin talep edildiğini, ... Bank tarafından 26.03.2019 tarihinde ... mesaj kodu ile ... referans nolu ... mesajı ile davalı bankaya gönderilen mesajda mevcut fonları iade edebilmek için zararsızlık anlaşması verilmesi gerektiğinin tekrar bildirildiğini, davalı banka tarafından ... Bank'a 27.03.2019 tarihinde gönderilen ... mesaj kodu ile ... referans nolu ... mesajı ile alıcı hesabı ve alıcı adının eşleşip eşleşmediği; eşleşmiyorsa da hesap sahibinin adının bildirilmesinin istenildiğini, ... tarafından 27.03.2019 tarihinde ...mesaj kodu ile ... referans nolu ... mesajı ile davalı bankaya gönderilen mesajda 135.839,50-USD'lik 12.03.2019 tarihli talimattaki tutara ilişkin parayı teyid ettiklerini, bununla beraber alıcı adı ve hesabın uyuşmamakta olduğu, başka hiçbir hesap detayı verilmeyeceğini, ayrıca mevcut paranın iade edilebilmesi için defalarca zararsızlık anlaşması talebinde bulunduklarını, ancak hiçbiri alınmadığı cevabını davalı bankaya gönderdiğini, aracı Banka ... Şube'si tarafından 28.03.2019 tarihinde ... mesaj kodu ... referans nolu ... ile davalı bankaya gönderilen mesajda; "Sizden herhangi bir teminat almazsak bu meselenin sonuca bağlandığını düşünüyor ve dosyayı kapatıyoruz. Bu konu hakkındaki dosyamızı kapatıyoruz." mesajını davalı bankaya ilettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı bankaya gönderilen Adana 10. Noterliğinin .. tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, ... tarafından davalı bankaya ... anlaşmasının gönderilmesi halinde hesapta ve güvende olan paranın iade edileceğinin defalarca bildirildiği, ancak davalı bankanın hiçbir girişim yapmadığı, bireysel başvuru ve anlaşmanın kabul edilmediği ve gerekirse davalı bankaya bu konuda müvekkili şirketin teminat vermeye hazır olduğunun bildirildiğini, davalı banka ile alıcı banka arasında yapılan ... mesajlarında gönderilen fon alıcısı ile hesap numarasının uyuşmadığının bildirildiğini,... Bank'ın, davalı banka tarafından gönderilmesini istediği zararsızlık anlaşması sebebiyle müvekkili şirketin davalı bankaya nakit, ipotek veya bankaca belirlenecek her türlü teminatı vermeye hazır olunduğun, davalı bankanın sorumluluklarını yerine getirilmemesi sebebiyle iade alınamayan 135.839,50-USD ile ilgili uğranılacak her türlü zararın ve kayıpların tazminin isteneceğinin ihtar edildiğini ve bu ihtarnamenin davalı bankaya 02.04.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, yurt dışı fon transferi işleminde davalı banka ile müvekkili şirket arasında vekalet ilişkisi kurulduğunu, bu nedenle gönderici müvekkilinin, bankası olan davalı bankaya göndericinin vekili, alıcı banka ise alıcının vekili olarak işlemleri yapmak takip etmek ve sonuçlandırmakla yükümlü olduklarını, bankanın sözleşme devam ettiği müddetçe müşterisinin ödeme ve iptal talimatlarını tam ve özenli biçimde yerine getirmeyi yükümlendiğini, bu yükümlülüklerin, bankaların asli edim yükümlülükleri olduklarını, bununla birlikte bankaların diğer yükümlülükleri arasında uluslararası fon transferlerinde gerekli teknik altyapıyı sahip olmak transferin durumu hakkında müşterisine bilgi ve hesap vermek, müşterisinin talimatlarını gecikmeksizin yerine getirmek bu işlemleri yaparken sadakat ve özenle hareket edip basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü de yüklendiğini, banka müşterisi müvekkilinin, davalı bankaya ücret ödeyerek transferin gereği için ifası için gerekli giderleri ödediğini, alıcı hesabı alacaklandırılana dek gönderici tarafından transferin geri alınmasının mümkün olduğunun açık olduğunu, müvekkili şirket ile davalı banka arasında sözleşme ilişkisi kurulduğunu, ancak davalı bankanın kusuru davranarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalı bankanın TCMB yönetmeliklerine, MÖHUK ve TTK hükümlerine uyma yükümlülüğünün bulunduğunu, bankaların diğer tacirlerden farklı olarak beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlülüğünün daha ağır olduğunu, davalı bankanın ise bu yükümlülüğe uymayarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak davalı tarafın katılmaması üzerine anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle fazlaya dair her türlü talep ve tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, 820.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın kabulü anlamına gelmemek üzere, huzurdaki davada, davacı dolandırıcılık eylemi ile karşı karşıya kaldığını iddia ettiğinden, davanın, bu eylemi yapan kişi veya kişiler ile hesabına para aktarılan şahıslara yöneltmesi gerektiğini, müvekkili banka açısından husumet itirazlarının bulunduğunu, davacı şirketin, dava dilekçesinde müvekkili banka aracığıyla lehtar bankaya yapılan ödemede, lehtarın gönderilen bankada hesabının olmaması ve ödemenin lehtara ulaşmamasından dolayı dolandırıcılık şüphesiyle transfer talimatının iptal edilerek hesaba girmeyen paranın iadesinin istendiğini, ancak müvekkil bankanın ulusal ve uluslararası bankacılık işlemlerine ve hukuka uygun davranmadığını iddia etmekte olduğunu, ancak lehtar banka olan ...Bankın, 27.03.2019 tarihli mesajında 12.03.2019 tarihinde ödeme emrinde belirtilen hesaba parayı ödediğini teyit etmekte olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinde ayrıca paranın güvenli hesapta olduğu belirtilmekte ise de, lehtar bankadan gelen mesajlarda paranın güvenli hesapta olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi yer almamakta olduğunu, ... mesajıyla gönderilen ödemede, ödemenin lehtar ve hesap numarası bilgileri davacı şirketin transfer talimatında belirtildiği gibi mesaja aynen yazıldığını, lehtara ait olan bu hesap bilgilerinin lehtar bankada bulunması sebebi ile müvekkili bankaca bu bilgilerin kontrolü ve doğruluğunun tespitinin işlemin doğası gereği mümkün olmadığını, bu durumun ... mesajlarıyla yapılan tüm transferlerde geçerli olduğunu, ödemeyi gönderen bankanın lehtarın bankasındaki hesap numarası ve isim bilgilerine erişme imkânının kesinlikle bulunmamakta olduğunu, davacı şirketin işleminin de tamamen kendi talimatlarına uygun olarak bu şekilde gerçekleştirildiğini, davacı şirketin, yurt dışındaki firma ile yaptıkları yazışmalarda dolandırıldıklarını ve müvekkili bankaya verdikleri yazılı talimatta yazdıkları hesap numarasının parayı asıl göndermek istedikleri lehtara ait olmadığını açıkça ifade etmekte olduğunu, davacının burada bu tutarda yüksek bir transfer talimatı verirken ödemenin hangi hesaba yapılacağı gibi önemli bir bilgi hakkında yeterince dikkatli davranmadığını da açıkça ikrar etmekte olduğunu, diğer taraftan davacı şirketin dava dilekçesinde ödemenin geri alınabilmesi için lehtarın bankasının müvekkili banka ile zararsızlık anlaşması yapmak istediğini belirttiğini, söz konusu anlaşmanın bir teminat mektubu içeriğinde olduğunu, lehtar bankanın iade edeceği para karşılığında herhangi bir tutar ve vade sınırı olmaksızın lehtar bankanın doğrudan veya dolaylı uğrayacağı tüm zararları müvekkili bankanın üstlenmesi sonucunu doğuracak bir metin olduğunu, üstelik bu sınırsız ve süresiz garantinin verilmesi karşılığında ne kadar paranın iade edileceğine ilişkin bilginin de lehtarın bankası tarafından müvekkili bankaya verilmediğini, istenen garantinin içeriğinin tutar ve vade olarak sınırlanması taleplerinin de yine lehtarın bankası tarafından kabul edilmediğini, müvekkili bankanın hiçbir kusurunun bulunmadığı bir ödemeyle ilgili ileride müvekkili banka açısından ödeme yükümlülüğü doğurabilecek sınırsız ve süresiz bir garanti verilmesin hakkaniyete aykırı olacağından, bu taleplerinin müvekkili bankaca uygun görülmediğini, diğer taraftan lehtarın bankasının ödemeyi lehtarın hesabına geçtiğini bildirmekle birlikte hesapta kalan bir bakiye olup olmadığını ve varsa tutarı hakkında da müvekkili bankaya herhangi bir bilgi vermediğini, bu nedenle davacı şirketin açtığı bu davada lehtarın bankasının talep ettiği garanti verilirse paranın tamamının iade edileceğinin sadece bir varsayım olarak kalmakta olduğunu, lehtarın hesabında bakiye olup olmadığı bilinmemekte olduğundan, davacının haksız talebinin dayanaksız olduğunu, müvekkili bankanın hem transfer esnasında hiç bir hatasının bulunmaması, hem de yasa ve hakkaniyet gereği hiç bir hatasının bulunmadığı bir işlem için sınırsız ve süresiz bir garanti vermesi beklenemeyeceğinden, davacı şirketin yapması gerekenin, iddiada bulunduğu dolandırıcılık konusunda yasal kurumlara başvurup dolandırıcılığı belgelerle ispat etmesi ve bu belgelerle lehtarın bankasının bulunduğu ülkede gerekli yasal girişimleri başlatması olduğunu, davacı tarafın bunları yapmak yerine, davaya konu transfer işlemini tamamen davacının talimatına birebir uygun olarak gerçekleştirmiş olan müvekkili bankaya dava açarak transfer bedelini müvekkili bankadan tahsil etmeye çalışmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Dava, davacı şirketin yırt dışı fon transfer talimatına istinaden paranın alıcı hesabına ulaşmaması neticesinde, talimatın yapıldığı aracı davalı bankanın basiret, edim ve özen yükümlülüğününü yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğranıldığından bahisle, maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce uluslararası fon transferine ilişkin ... yazışmaları, e-mail yazışmaları ve diğer belgeler ile tercümeleri, davalı banka teftiş kurulu raporu, davacı şirket ticaret sicili kayıtları, arabuluculuk son tutanağı vs. dosyamız arasına alınmış, lehtar... Bankın ... Devletleri'nde bulunuyor olması, ABD ile Türkiye Cumhuriyeti arasında adli iş birliğine ilişkin ikili bir anlaşma bulunmaması, ABD'nin 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesine taraf olmayıp, 1970 tarihli Lahey Delil Sözleşmesine taraf bulunuyor olması karşısında, 21 Aralık 2022 tarih ve 32050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yurt Dışı Tebligat ve İstinabe Taleplerinde Uyulması Gereken Usul ve Esaslara Dair Tebliğ uyarınca, her iki devletin taraf olduğu çok taraflı 1970 tarihli Lahey Delil Sözleşmesi kapsamında, merkezi makam olan Adalet Bakanlığının Dış İlişkiler Ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Hukuk İstinabe Ve Müteferrik Bürosu kanalıyla, lehtar ...'a, davalı ... Şirketi ile bankaları arasındaki ... işlemlerine ilişkin e mail yazışmaları da iliştirilmek suretiyle, alıcı şirket olan ...Ltd. isimli müşterisinin ... numaralı hesabına gönderildiği iddia edilen 135.900,00-USD miktarlı paranın transferinin iptaline yönelik olarak davalı banka tarafından gönderilen işlemin iptaline yönelik talebin bankalarına resmi olarak hangi tarihte ulaştığının bildirilmesi; bu iptal talebinin ulaştırıldığı tarihte ve saatte alıcıya ödenmeyen paranın bulunup bulunmadığı; bulunmakta ise miktarının bildirilmesi hususunda müzekkere yazılmış, banka cevabi yazısı davacı tarafa tercüme ettirilmiş ve akabinde bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir. Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememize sunulan 27/02/2025 tarihli rapor ile; davacı tarafın 11.03.2019 tarihli talimatına konu olan, akreditif lehtarı olan .... firmasının, ... kodlu ...Bankta bulunan ... numaralı hesabına 135,900,00-USD gönderilmesinden, ödemenin lehtar ve hesap numarası bilgilerinin davacı şirketin transfer talimatında belirtildiği mesajla eşleşmesi, lehtara ait olan bu hesap bilgilerinin lehtar bankada bulunması nedeniyle, bilgisinin kontrolü ve doğruluğunun tespiti işlemin mümkün olamaması sonucu, davalı bankaya kusur atfetmenin mümkün olamayacağı tespit edilmiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre somut olayda hukuki ihtilafın, davacı şirketin davalı banka aracılığıyla ithalat karşılığı uluslararası fon transferi yolu olan ... kanalıyla gönderilen 135.839,50- USD’nin, hesap adı ile hesap sahibinin uyuşmaması sonucu alıcı ... firmasının hesabına aktarılmaması nedeniyle, davalı amir banka tarafından ulusal ve uluslararası bankacılık işlemleri ve hukukuna uygun davranılmayarak ve özen yükümlülüğüne uyulmayarak lehtar banka ...tarafından 22.03.2019 tarihinde ... mesaj kodu ile ... referans nolu ... mesajı zararsızlık anlaşmasına uyulmaması sonucu, transfer talimatının iptal edilmemesi nedeniyle maddi zarara uğranıldığı iddiasına dayalı olarak davalı bankaya izafe edilecek bir kusurun bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Somut olay değerlendirildiğinde, akreditifte taraflar ve tarafların sorumluluklarına ilişkin olarak bakıldığında akreditif amirinin, akreditif açılması için talepte bulunan ithalatçı davacı ... Şirketi, amir bankanın, akreditif amirinden aldığı talimata dayanarak akreditifi açan davalı ... Şirketi, akreditif lehtarının, lehine akreditif açılan malları ihraç edecek ... Ltd. firması, aracı bankanın, akreditif şartlarına göre lehtarın bulunduğu ülkede akreditifi lehtara ihbar eden veya teyit eden, ödemeyi yapan ..., lehtar bankasının ise, davalı bankanın muhabiri olmayıp da lehtarın bankası olan ... olduğu, 11.03.2019 tarihinde davacı firma yetkilisi ...'ın (...) e-posta adresinden ... şubesi KOBİ Bankacılığı Yöneticisi...'ın (S...) e-posta adresine ... firması adına antetli kağıda bastırılan 135.900,00-USD tutarlı ... talimatı gönderildiği, sunulan ilişik ... talimatından, ... referans numarası-nın ... olduğu, işlem tutarının 135.900,00-USD olduğu, amir adres bilgisinin "...” olarak girildiği görülmekte olup, muhabir bankaya gönderilen ... mesajındaki bütün bilgilerin davacı şirketin ilettiği talimat ile uyumlu olduğu, davacı tarafın, 18.04.2019 tarihli e-BDDK kanalıyla davalı bankaya iletilen şikayetine ilişkin dilekçesinde; talimatın ıslak imzalı ve kaşeli nüshasının bulunmadığına ilişkin iddiası ile ilgili olarak, teftiş kurulu inceleme raporunun 4. sayfasında, talimatın ıslak imzalı nüshasının ... şubesi nezdinde bulunmadığının tespit edildiği, firmanın işlemin aciliyetini bildirmesini müteakip ... işleminin gerçekleştirildiği, işlemin dolandırıcılığa konu olduğu anlaşıldığında firma tarafından şubeye teslim edilmesinden imtina edildiğinin beyan edildiği, ... talimatının, kayıtlı e-posta adresinden gönderilmediği iddiasına ilişkin olarak, teftiş kurulu inceleme raporu 4. sayfasında, 06.06.2018 tarihinde ticari kredi kartı başvurusuna istinaden ... adresinin müşteri bilgi bankasına eklenerek, ... talimatının bu kayıtlı e- postadan verildiği, firmanın yetkilisinden talimat ile yetki alınmadığı iddiasına ilişkin olarak teftiş kurul raporunun 5. sayfasında, 11.03.2019 tarihli ... şubesi telefon log kayıtları tetkik edildiğinde, firma yetkilisinin banka sisteminde kayıtlı olan telefon numarasıyla herhangi bir görüşme yapmamış olduğu, firmanın portföy yöneticisi olan ...'ın yazılı ve şifahi beyanında 11.03.2019 tarihinde... numaralı şahsi cep telefonu aracılığıyla şikayete konu işlemin teyidini almak üzere firma yetkilisiyle görüştüğünü ifade ettiği, çalışanın şahsi telefonunun ilgili tarihe ait log kayıtları servis sağlayıcısından temin edildiği, firmanın ...'sinde tanımlı olan... numaralı telefon numarasıyla 11.03.2019 saat 14:43 ile 14:51 arasında 3 adette toplam 6 dakika süren görüşmenin yapıldığı, talimatın bankaya 14:40'ta gönderildiği göz önünde bulundurulduğunda, bahse konu görüşmelerin işleme dair teyit almak üzere gerçekleştirildiği kanaati edinildiği, davacı tarafın, 20.03.2019 tarihli muhabir banka tarafından davalı bankaya gönderilen ... nolu ... mesajına incelemeye konu olayın detaylarına ilişkin olarak firma yetkilisi tarafından düzenlenen cevabi yazıda, davacı şirket ile zirai ilaç ithalatı yapan ... menşeili ... firması arasında ticari ilişki olduğunun, 05.03.2019 tarihinden itibaren bahse konu firmanın yetkilileri adına ...ve ...adreslerinden taraflarına e-posta gönderildiğini, 11.03.2019 tarihinde söz konusu e-posta adresinden iletilen hesap bilgilerine 135.900,00-USD transfer yapılması hususunda bankaya talimat verildiği, sonrasında hacklenen e-posta adreslerinden yapılan yazışmalarda transferin gerçekleşmediğinden dolayı transferin ...'da yer alan ...'ta bulunan hesaba yapılmasının talep edildiği, 20.03.2019 tarihinde ise bahse konu e-posta adreslerinden yapılan yazışmada ...'da yer alan ... 'ye transferin yapılmasının talep edildiği görülmektedir. Bu kapsamda ödeme için 11.03.2019 tarihinde davacı şirket yetkilisi ...adresinden gönderilen ... talimatında, ...Ltd. firmasının, ... kodlu ...Bankası'nda bulunan ... numaralı hesabına 135.900,00-USD gönderilmesinin talep edildiği, ödemenin lehtar ve hesap numarası bilgileri davacı şirketin transfer talimatında belirtildiği mesaja eşleştiği, lehtara ait olan bu hesap bilgilerinin lehtar bankada bulunması nedeniyle, davalı bankanın bilginin kontrolü ve doğruluğunun tespiti işlemin mümkün olamaması, davacı vekilinin de raporun 5. maddesinde belirtiği üzere, hacklenen e-posta adreslerinden irtibat sağlanarak işlemlerin oluşmasından, davalı bankaya atfedilecek bir kusurdan bahsedilemeyeceği, ayrıca, ... Bank tarafından dosyaya sunulan ... numaralı hesap hareketleri incelendiğinde, 12.03.2019 tarihinde akreditif bedelinin +135.839,50-USD olarak hesaplarına geçtiği, değişik tarihlerde hesaptan çekilmeler olduğu, 31.05.2019 tarihli hesap bakiyesinin 64.462,56-USD bakiye verdiği tespit edilmiş olup hesaba bu tutarda bloke konulduğu, davacı vekilinin, müvekkili tarafından davalı bankaya gönderilen ... 10. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; ... Bank tarafından ...'a ... anlaşmasının gönderilmesi halinde hesapta ve güvende olan paranın iade edileceğinin defalarca bildirildiği, ancak davalı bankanın hiçbir girişim yapmadığı, bireysel başvuru ve anlaşmanın kabul edilmediği ve gerekirse ...'a bu konuda müvekkili şirketin teminat vermeye hazır olduğunu, davalı banka ile alıcı banka arasında yapılan ... mesajlarında gönderilen fon alıcısı ile hesap numarasının uyuşmadığının bildirildiği, ...'ın ... tarafından gönderilmesini istediği zararsızlık anlaşması sebebiyle müvekkili şirketin ...'a nakit, ipotek veya bankaca belirlenecek her türlü teminatı vermeye hazır olunduğuna ilişkin olarak bildirimde bulunduğu, davalı banka tarafından, talep edilen, ... tarafından akreditif tutarının iadesine ilişkin talep edilen ... anlaşması “Zararsız tutma anlaşması”nın davalı banka tarafından da ifade edildiği üzere, teminat mektubu içeriğinde olup lehtar bankanın iade edeceği para karşılığında herhangi bir tutar ve vade sınırı olmaksızın lehtar bankanın doğrudan veya dolaylı uğrayacağı tüm zararları davalı bankanın üstlenmesi sonucunu doğuracak bir metin olduğu, üstelik bu sınırsız ve süresiz garantini verilmesi karşılığında ne kadar paranın iade edileceğine ilişkin bilgi de lehtarın bankası tarafından davalı bankaya verilmediği beyanları kapsamında, davalı bankanın risk unsuru oluşturacak zararsız tutma anlaşması taahhüdüne girmemesinin kendi takdirlerinde olduğu, bu taahhüde girmemesinden davalı bankaya sorumluluk yüklenemeyeceği kanaatine varılmaktadır. Bu anlamda, dosya kapsamında toplanan deliller, temin edilen denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporu da dikkate alındığında davalı bankanın, üzerine atılı kusur iddiaları kapsamında davacının zarara uğramasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, açılan davanın reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 14.003,55-TL harçtan mahsubu ile, fazladan yatan 13.388,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(3468)'na 1.320,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11'e göre 660,00-TL'sinin davacı taraftan; 660,00-TL'sinin davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11 maddesi gereğince belirlenen 63.400,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 200,00-TL istinabe harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 401,00-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 10.645,40-TL yargılama giderinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11'e göre 5.322,70-TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan 5.322,70-TL'lik kısmının davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2025

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/298, K. 2025/232, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-298-e-2025-232-k-219ea1692f1c