İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/281 E. 2021/170 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/281
Karar No
2021/170
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/273 Esas KARAR NO : 2021/118 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/06/2019 KARAR TARİHİ : 05/02/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın davalı şirkete ... tarih ... sıra nolu ... .-TL bedelli fatura kestiğini, davalı yetkililerinden ...'a ... tarihinde elden teslim edildiğini, davalı tarafın bir itirazının olmadığını, ancak davalı tarafın borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin bir kısım alacağı da dahil edilerek davalı hakkında Antalya ... . İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu iddia ederek ; davalının itirazının iptali ile takibin devamını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olması ve takip konusu alacağın faturaya ilişkin ... TL lik kısmının likit alacak niteliğinde olması sebebiyle bu tutar yönünden davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçludan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketten aktarılan bilgiye göre faturadan kaynaklı borcun şirket kayıtlarında olmadığı ve şirketin davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını, gerekli görülmesi halinde defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi üzerine durumun ortaya çıkacağını, müvekkilin sözde borç nedeniyle temerrüde düşürülmemesi sebebiyle talep edilen temerrüt faizini reddettiklerini, munzam zarar talebine ilişkin itirazlarında talep edilen ... TL lik alacak kaleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın böyle bir zararın varlığı ve toplam zararın ne kadar olduğu konusunda bir iddiasının olması durumunda, öncelikle bunun dava yoluyla somut bir rakamla ortaya konulmasının ardından icra takibine başvurması gerektiğin, müvekkili şirketin davacı taraftan transfer sezonuna denk gelmesi nedeniyle ... vadeli ... TL bedelli çeki yine aynı bedelli ... vadeli ... TL bedelli çekle değiştirmeyi teklif ettiğini ve davacı şirketin başkaca bir istemde bulunmaksızın muvafakat gösterdiğini, davacı tarafın çeki icra yoluyla ve geç tahsil etmesi nedeniyle kredi çekmek zorunda kalmış olduğu beyanlarına katılmadıklarını, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, ... TL lik gecikmiş alacakları nedeniyle muaccel ödemelerin yapmak için ... TL -... .TL arasında kredi çektiklerini ileri sürmelerinin iyi niyetli olmadığını, ihtiyati haciz yönünden itirazlarında ise, yasada gereken şartların oluşmadığını, sonuç olarak müvekkili şirketin davacıya takip konusu borcunun olmadığını, haksız davanın usulden ve esastan reddine, takibin iptaline ve ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesini, faturaya itiraz edilmemiş olmasının taraflar arasında akdi ilişki olduğunu kanıtlamadığını, davacının munzam zarara ilişkin talebinin somut dayanaktan yoksun olduğunu, davacının menkul, gayri menkul mal varlıklarına bakılarak kullandığı kredinin gerçekten ihtiyaçtan kaynaklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini talep etmiştir. Dava: Karşılıksız çıkan ... keşide tarihli çek yerine verilen ... keşide tarihli çekin cebri icra yoluyla tahsili istemiyle oluşan munzam zarar ve ... tarihli faturaya dayalı takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. 1... tarihli ....-TL bedelli çek ... tarihinde tahsil edildiği ihtilaf konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık: takip tarihi itibariyle davacının fatura bedeli ve işlemiş faiz alacağı olup olmadığı, karşılıksız çıkan çek yerine verilen çekin cebri icra yoluyla tahsili sebebiyle bir zararı oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dosya içerisine; Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ..../... esas sayılı dosyası, Antalya ... .icra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası celp edilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri inceletilerek mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılmış, bankacı bilirkişiden dava konusu çekin cebri icra yolu ile tahsili sebebi ile munzam zarar oluşup oluşmadığı ve alacak borç miktarları hususunda rapor aldırılmıştır. Antalya .... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Ltd. Şti tarafından borçlu, ... A.Ş aleyhinde, .... ... seri numaralı, ... keşide tarihli, ....-TL tutarlı çeke istinaden , ... asıl alacak, ... TL çek tazminatı, ... TL komisyon, ....-TL geçmiş gün faizi (...-... ticari temerrüt faizi) olmak üzere toplam ....-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, gerekli haciz işlemlerinin uygulandığı, sonrasında dosya borcunun haricen tahsil edilerek hacizlerin kaldırıldığı ve dosyanın kapatıldığı anlaşılmıştır. Antalya ....İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı... . Ltd. Şti tarafından borçlu ... Sanayi A.Ş aleyhinde ...tarih seri sıra ... ... nolu fatura, ... .... vadeli çekin ödenmemesi üzerine yerine verilen ... ... seri numaralı ... keşide tarihli ... TL tutarlı çekin ödenmeyen ... TL bakiyesi sebebiyle uğranılan zarar, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ... TL kısmi alacak talebine istinaden, ....-TL ... tarih ... nolu fatura bedeli, ... TL ... seri numaralı ... keşide tarihli ....-TL tutarlı çekin ödenmemesi nedeniyle kısmi zarar olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun yasal süresinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ... 'in ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacı şirketin ticari defterleri ve dava dosyası kapsamına göre, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı adına yaptığı borç kayıtlarına istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten bir alacağının olmadığı, kanaat ve sonucuna varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... 'in . .. tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava dosyası ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, taraflar arasında ticari bir ilişkini mevcut olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı olan ... tarihli ... sıra nolu ... TL bedelli faturanın davalı şirkete teslim edildiği, tarafların ticari defterleri ve dava dosyası kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki gereğince dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Bankacı bilirkişi ... 'in ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; ... ... Ticaret A.Ş firmasına .... tarihinde ... Euro(....) limitli kullandırılan kredinin ....-TL maliyetinin bulunduğu, kredi türününü aramal işletme kredisi olduğu ve ... tarih ... ... seri ve sıra numaralı ...(%18 KDV dahil) bedelli "... ..." cinsi malın ... Ticaret A.Ş şirketince ... Ticaet A.Ş şirketine kesilen fatura karşılığı kullandırıldığı, ... ...tarihinde ... A.Ş firmasına ... TL limitli kredi kullandırıldığı ve toplam maliyetinin ....-TL olduğu, ... ... .... ve ... Ltd. Şti firmasına ... tarihinde ....-TL limitli kredi kullandırıldığı ve toplam maliyetinin ....-TL olduğu,... Şubesince...Ticaret A.Ş firmasına....tarihinde ....-TL limitli kredi kullandırıldığı ve toplam maliyetinin ....-TL olduğunun tespit edildiği, davacı şirketle hukuki bağı anlaşılmayan (grup şirketi olup olmadıkları) ... Ticaret A.Ş ve ...Ltd. Şti firmalarına toplam ... limitli ve ....-TL maliyetli ticari kredi kullandırıldığı görülmekle birlikte, kredilerin ne amaçla kullanıldığı (işletme- üretim, yatırım, tüketim) ve şirketin hangi ihtiyaçlarına harcandığının anlaşılamadığı, davacı şirket ile organik bağı bulunuyor ise kredi kullandırılan... Ticaret A.Ş ve ... Ltd. Şti firmalarına ait kredi kullandırımı ve sonrası hesap özetlerinin dosyaya getirtilmesi halinde, banka hesap özetlerinden kredilerin nerelere kullanıldığının anlaşılmasının mümkün olabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı T.T.K.'nun 125/1. maddesi 1. Fıkrası “Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir." hükmünü, 2. Fıkrası ise "Ticaret şirketleri, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Bu husustaki kanuni istisnalar saklıdır.” hükmünü 6102 sayılı T.T.K.'nun 125. Maddesi" Her şirket türüne özgü hükümler saklı kalmak şartıyla, Türk Medenî Kanununun tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri ile bu Kısımda hüküm bulunmayan hususlarda Türk Borçlar Kanununun adi şirkete dair hükümleri her şirket türünün niteliğine uygun olduğu oranda, ticaret şirketleri hakkında da uygulanır." hükmünü 6102 sayılı T.T.K.'nun 195/1. Maddesi "a) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak; 1. Oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya 2. Şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse veya 3. Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa, b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü düzenlemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/11-808 E. Ve 2020/504 K. Sayılı ilamında özetle "....6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 125. (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 137.) maddesi gereğince ticaret şirketleri tüzel kişiliği haiz olup, kanuni istisnalar haricinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 48. maddesi kapsamında bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Ticaret şirketleri tüzel kişiliğe sahip olduklarına göre, istisnalar hariç olmak üzere, şirket malvarlığının, aktif ve pasifiyle birlikte, sahibi tüzel kişidir... Tüzel kişiliğin bu malvarlığı, kendine özgü, bir amaç birliği içinde ve kendisini oluşturan kişilerin malvarlığından bağımsız bir malvarlığı olarak ortaya konulmalıdır. Tüzel kişiliğin bu malvarlığının onu oluşturan kişilerin malvarlığından da bağımsız olması gerektiğini belirten bu temel ilkeye “mal varlığının bağımsızlığı” veya “mal ayrılığı” ilkesi denilmektedir (Antalya, Gökhan: Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Teorisi, Erol Ulusoy (Editör), I. Uluslararası Ticaret Hukuku Sempozyumu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul, 2008, s. 146.). Ayrılık ilkesi gereğince, tüzel kişilik çatısı altında bir araya gelen, başka bir deyişle tüzel kişiliği oluşturan gerçek veya tüzel kişiler, oluşturdukları tüzel kişiliğin borçlarından sorumlu olmazlar." şeklinde ticaret şirketleri tüzel kişiliğe sahip olduklarından, istisnalar hariç olmak üzere, şirket malvarlığının, aktif ve pasifiyle birlikte, sahibi tüzel kişi olduğu ve yine ayrılık ilkesi gereği tüzel kişilik çatısı altında bir araya gelen, başka bir deyişle tüzel kişiliği oluşturan gerçek veya tüzel kişiler, oluşturdukları tüzel kişiliğin aktif ve pasifi ile birlikte mal varlığından sorumlu olmayacağını belirtmiştir.

Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: taraflar arasında ticari bir ilişkini mevcut olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı olan ... tarihli ... sıra nolu ... TL bedelli faturanın davalı şirkete teslim edildiği, tarafların ticari defterleri ve dava dosyası kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki gereğince dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğu aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporları ile sabittir. Karşılıksız çıkan ... keşide tarihli çek yerine verilen ... keşide tarihli çekin cebri icra yoluyla tahsili istemiyle oluşan munzam zarar talebi ise, davacı şirketin alacağına geç kavuşması sebebi ile kredi kullandığı yönündeki iddiasını ispat edememiştir. Dava dışı şirketler kredi kullanmış ise de yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere ticari şirketler tüzel kişiliğe sahiptirler. Şirket malvarlığının, aktif ve pasifiyle birlikte, sahibi tüzel kişi olduğu ve yine ayrılık ilkesi gereği tüzel kişilik çatısı altında bir araya gelen, başka bir deyişle tüzel kişiliği oluşturan gerçek veya tüzel kişiler, oluşturdukları tüzel kişiliğin aktif ve pasifi ile birlikte mal varlığından sorumlu olmayacaktır. Her ne kadar davacı taraf, kredi kullanan dava dışı şirketler ile davacı şirket arasında organik bağ mevcut olduğunu ileri sürmüş ise de, ticari şirketlerin borçlu oldukları ve borç ödeme acziyeti içine düştüklerinde, şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları vs husular dikkate alınarak şirketler arasında muvazaalı işlemler olup olmadığına bakılır. Bu husus ise ancak muvazaa yapan şirkete karşı alacaklı ve/veya davacı konumunda bulunan gerçek/tüzel kişiler davalı şirket aleyhine ileri sürebilir. Davacı şirket bu muvazaalı duruma, kişi kendi muvazaasına dayanamaz kuralı gereği, dayanamaz. Ayrıca davacı şirket ile dava dışı şirketler, 6102 sayılı T.T.K.'nun 195/1. Maddesi uyarınca bir şirketler topluluğu oluşturulmadığı da sabittir. Açıklanan bu nedenlerden ötürü davanın kısmen kabulüne, her iki tarafın ticari defterlerinde alacaklı kayıtlı olduğu ve davalının faturaya itiraz etmediği de göz önüne alındığında, alacağın likit hale dönüştüğü kanaatine varılarak icra inkar tazminatına karar verilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalı borçlunun Antalya .... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazın kısmen iptali ile, Takibin ... TL asıl alacak üzerinden devamına, Davacının fazlaya dair isteminin reddine, Haksız itiraz edilen ....-TL alacağın takdiren %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ....-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan ....-TL harcın mahsubu ile bakiye ....-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ....-TL peşin harç, ....-TL başvuru harcı olmak üzere toplam ....-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu posta, tebligat, bilirkişi ücreti toplamından ibaret toplam ...-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ....-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ....TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği ... TL' sinin davalıdan, ....-TL' sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ....-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/02/2021

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/281, K. 2021/170, T. 24.02.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-281-e-2021-170-k-8e0878f28348