İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/143 E. 2025/468 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/143
Karar No
2025/468
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/143 Esas KARAR NO:2025/468

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:13/03/2019 KARAR TARİHİ:03/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken, davalı ...’in yönetimindeki ... plakalı aracın U dönüşü yasağı bulunan refüj bitiminden ani dönüş yapması sonucu trafik kazasına maruz kaldığı, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kural ihlali bulunmadığı, kazaya davalı ...’in asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği, Kazaya ilişkin trafik ekiplerince düzenlenen tutanakta davalının 2918 Sayılı Kanun’un 56/1-a maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiği, kazada davalı sürücünün istiap haddini aşarak yolcu taşıdığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda davalı hakkında kamu davası açıldığı, yargılamanın ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde derdest olduğu, Kaza neticesinde müvekkilin sağ kolunda parçalı kırıklar, kas yırtıkları ve diş kırığı oluştuğu, müvekkilin uzun süreli tedavi ve ameliyat süreçlerine maruz kaldığı, bir yıl aşkın süre boyunca hem Türkiye’de hem ABD’de fizik tedavi gördüğü, günlük yaşamını sürdüremeyecek düzeyde işgücü kaybı yaşadığı, halen tam olarak iyileşemediği ve mesleki faaliyetlerini etkileyen kalıcı hasarların mevcut olduğu, Müvekkilin ABD’de endüstri mühendisi olarak çalıştığı ve aylık 10.208 USD gelir elde ettiği, bu süreçte gelir kaybına uğradığı, müvekkilin sporcu kimliğiyle yaptığı kürek sporunu tamamen bırakmak zorunda kaldığı, geçirdiği travma ve bedensel hasar nedeniyle manevi olarak da derin şekilde zarar gördüğü, Sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde yalnızca 25.997,37 TL ödeme yapıldığı, ancak bu miktarın müvekkilin gerçek zararını karşılamaktan uzak olduğu, yapılan başvuruya rağmen sonuç alınamaması üzerine arabuluculuk yoluna gidildiği, ancak anlaşma sağlanamadığı, tüm bu nedenlerle müvekkilin kazaya bağlı işgücü kaybı ve kalıcı işgöremezlik zararı kapsamında şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi bakımından poliçe limitiyle sınırlı olarak, davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...’ten tahsiline, davalıların malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; 28.06.2018 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak, davacı tarafından açılan dava, 2 ve 8 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçirilmesinden sonra ikame edildiği, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, k azaya ilişkin olarak müvekkili sigorta şirketi tarafından 12.11.2018 tarihinde davacıya 25.997,37 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme ile poliçe kapsamındaki yükümlülüklerin tamamen ifa edildiği, ödeme TRH 2010 tablosuna uygun olarak yapıldığından bakiye alacak bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kazaya ilişkin poliçenin 04.06.2017 tanzim tarihli olduğu, bu sebeple 01.06.2015 tarihli yeni Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın uygulanması gerektiği, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca sadece sigortalısının kusuru ile 3. kişilere verdiği zararları, poliçe teminat limiti dahilinde tazminle sorumlu olduğu, kusur oranlarının belirlenebilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti ile Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden bilirkişi raporu alınmasının zorunlu olduğu, dava dosyasında mevcut belgelerin kusur oranlarının belirlenmesine elverişli bulunmadığı, kaza esnasında davacının emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılması gerektiği, zira bu hususun müterafik kusur kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından sunulan ve maluliyet oranlarına ilişkin olduğu ileri sürülen raporların hükme esas alınamayacağı, maluliyetin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiği, yeni genel şartlar uyarınca maluliyet oranının belirlenmesinde özür oranının esas alınması gerektiği, geçici iş göremezlik giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğinden müvekkil şirketin bu kalemden sorumlu tutulamayacağı, tazminatın denkleştirme ilkesi uyarınca hesaplanması, davacının kazaya ilişkin elde ettiği kazançların tazminattan mahsup edilmesi gerektiği, tazminat hesabının uzmanlık gerektirdiği, bu nedenle Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Siciline kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, tazminata hükmedilecek olması halinde müvekkil şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren ve yasal faiz oranı ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği, sonuç olarak, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme nedeniyle davacının maddi tazminat talebinin kalmadığı, dosyada kusur ve maluliyet oranlarının belirlenmesine ilişkin bilirkişi incelemelerinin yapılması gerektiği, emniyet kemeri hususunun dikkate alınarak müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği ve olası bir tazminattan SGK ödemelerinin tenzil edilmesi gerektiği savunularak, davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ...ve ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkillerinin yerleşim yeri ... olduğundan ... Mahkemesinde dava ikame edilmesi gerektiği, ... ve ... poliçe nolu 10/12/2016-10/12/2017 tarihleri arasaında geçerli olmak üzere ... Sigorta Aş arasında akdedilen genişletilmiş kasko poliçesi olmasından dolayı maddi ve manevi zararların teminat sınırları içerisinde kalan miktarlarla tazmini yönünden ... Sigorta AŞ'nin davaya dahil edilmesi gerektiği, ...'in kullandığı araç ile gideceği yönden farklı bir yöne gittiğini fark ettiği, ardından yolun sağına çekip durum değerlendirmesi yaparak yolun solundaki refüj boşluğu olan dönüş noktasından karşı yola geçmeye karar verdiği, araç neredeyse geçişini tamamladığı sırada; davacının kullandığı arkadan gelen aracın müvekkilinin aracına sol arka kısmından çarptığı, geçişini neredeyse tamamlamış aracın sol arka kısmına çarpmak; davacının aşırı hız yaptığını ve takip mesafesini korumadığını gösterdiği, davacının cezai yönden davacının herhangi bir tahkikat geçirmemiş olması olayda kusurunun olmadığı anlamına gelmeyeceği, tutanakta kaza yerinde hız sınırlarının geçmemesi ve davacının kullandığı aracın tahmini hızının tespit edilmediği, Kaza mahalinin bir geçiş noktası olduğu göz önüne alınarak buralarda hızın düşürülmesi gerekeceği ve buna ilişkin trafik işaretlerinin de olacağı, bu nedenle olay günü eksik tanzim edilen tutanağı kabul etmedikleri, davacının önündeki araç ile mesafesini korumamasından ve aşırı hızından dolayı olayda asli ve tam kusurlu olduğundan müvekkillerimizin herhangi bir sorumluluğuna gidilemeyeceği, davacı kendi kusuruyla gerçekleşen bir olaydan müvekkilime maddi ve manevi tazminat talebi yönelttiği, ...'in kusurunun bulunmadığı, kendisinden beklenen özeni gereği gibi yerine getirdiği, kazanın meydana gelmemesi için alacağı bir önlemin bulunmadığı, olayın arkadan gelen davacının tamamen duyarsızlığından ve dikkatsizliğinden kaynaklandığı ve bu sebeple meydana gelen olay ile illiyet bağının müvekkil nezdinde kesildiği, müvekkilinin kusurlu olduğu kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen tazminat zenginliğe sebep olacak derecede fahiş olduğu, davacının kötü niyetli olduğu, şu aşamada davacının yaşadığı kazanın kalıcı malullük oluşturacağı belirsiz olup durum bilirkişi raporları ile açıklığa kavuşacağı, bu nedenlerle, müvekkillerine karşı açılmış bulunan işbu davanın reddi ile mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ... Sigorta A.Ş. a vekili cevap dilekçesinde; Hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılan savunmada, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete ait ... numaralı Tüm Oto Sigorta Poliçesi kapsamında 10.12.2016-10.12.2017 tarihleri arasında sigortalı olduğu, manevi tazminat talepleri bakımından azami sorumluluk limitinin kaza başına 25.000,00 TL olduğu, bu sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve zarar nispetinde değerlendirileceği, teminatın İMM (İhtiyari Mali Mesuliyet) kapsamı içinde olduğu, manevi tazminat taleplerinin poliçeye özel şartla dahil edildiği, ancak poliçe limitinin maktuen ödenecek sabit bir rakam olmayıp azami sınır niteliğinde bulunduğu savunulduğu, Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi ve 22.06.1966 tarihli, 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca manevi tazminatın takdirinde olayın özelliklerinin ve hakimin somut gerekçelerinin dikkate alınması gerektiği, hükmedilecek tazminatın zarara uğrayanda tatmin duygusunu sağlamaya yönelik olması nedeniyle ceza veya malvarlığı zararının telafisi amacı taşımadığı, bu itibarla takdir edilecek miktarın amaca uygun şekilde belirlenmesinin gerektiği ileri sürüldüğü, kusur oranı tespit edilmeden manevi tazminat talebinin değerlendirilemeyeceği, bu sebeple tüm delillerin toplanmasını müteakip dosyanın kusur incelemesi yapılmak üzere Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesinin talep edildiği, kaza ile ilgili olarak dava açılmadan önce müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığı, bu nedenle rizikonun ihbarı gerçekleşmediğinden müvekkili şirketin temerrüde düşmesinin söz konusu olamayacağı, Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. ve 99. maddeleri uyarınca sigortacının ödeme yükümlülüğünün, gerekli belgelerin ibrazından itibaren sekiz iş günü içinde doğacağı, bu durumda faiz talebinin yasal dayanağının bulunmadığı savunulduğu, sonuç olarak, müvekkili sigorta şirketi hakkında esas yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Sigortaya Başvuru, Arabuluculuk Son Tutanak Aslı, Kaza tespit Tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Nolu dosyasından alınan Bilirkişi Raporu, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi ...E. dosyası Tensip Tutanağı, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/... E. sayılı dosyası, ... ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtları, Kaza Sonrası Yapılan Masraflar Dökümü, ... Personel Biriminin Yazıları ve Ücret Bordroları, Tercüme Evrakları, Kazaya Karışan ... plakalı aracın sigorta kayıtları, Tanık, bilirkişi, ekonomik Sosyal durum araştırması, yemin vs her türlü delile dayanmışlardır. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyasının UYAP'tan gönderilen sureti incelendiğinde; ... Uzunların katılan, ...'ın sanık olduğu, sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan hapis cezasına hükmedildiği, kararın 29/01/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüş, ayrıca ceza dosyasında alınan trafik bilirkişisinin düzenlediği 02/08/2017 tarihli raporda ...'in asli kusurlu olduğu ve ...'un kusurunun bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'nun 15/03/2021 tarih ... sayılı raporu ile; "...A) Davalı sürücü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu..." kanaati bildirilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 21/05/2021 tarih 8861 karar sayılı raporu ile; "... oğlu 17/08/1987 doğumlu, ...’ın 28/06/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 VIII (2Aa……….20) A %24x1/2=%12 E cetveline göre %10.3 (yüzdeonnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği..." kanaati bildirilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 21/08/2024 tarih 14925 karar sayılı raporu ile; ".... oğlu 17/08/1987 doğumlu, ...’ın 28/06/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %9 olup Tablo 2.3’e göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği..." tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre aktüer bilirkişi ...'den alınan 23/09/2021 tarihli raporlarında: ''...Bu raporun hukiu değerlendirmesi ve takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; 28.06.2017 Tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu 9610,3 oranında malul kalan davacının davalı sürücünün 96100 kusur oranına, Geçici iş göremezlik zararının 45.042,24 TL olacağı ve davacının ülkemizde çalışmadığı ve ABD çalışması nedenleri ile SGK sorumluluğu konusunda takdirini mahkemeye ait olacağı , Sürekli iş göremezlik sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararları 490.483,09 TL olarak hesap edilmiştir. İlgili Sigorta Şirketi Tarafından Davacıya Yapılan Ödemenin 32.708,96 TL Güncelleştirilmiş Yasal Faiz İle Birlikte Toplamının Tenzili ile 457.774,13 TL olacağı , davalı sigorta şirketinin limitinin 330.000,00 TL olduğu ve 32.708,96 TL ödemesinin olduğu ve davalı sigorta şirketinin 297.291,04 TL Miktardan sorumlu olacağı ve temerrüt tarihinin 10.01.2019 tarihini olduğu, 3-davalılardan işleten ... ve sürücü ... 127.774,13 TL miktardan (limiti aşan efor tazminatından ) davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı ve temerrüt tarihinin olay tarihi olan 28.06.2017 tarihi olacağı..." tespit edildiği; Rapora karşı taraf vekillerince itiraz edilmekle, ek rapor aldırılmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, Bilirkişi ...'in tarihli ek raporu ile; "...28.06.2017 Tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %10,3 oranında malul kalan davacının davalı sürücünün %100 kusur oranına, 1-Geçici iş göremezlik zararının154.447,04 TL olacağı ve davacının ülkemizde çalışmadığı ve ABD çalışması nedenleri ile SGK sorumluluğu konusunda takdirini mahkemeye ait olacağı , 2-Sürekli iş göremezlik sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı 2.052.848,72 TL ve poliçe limitinin 330.000 TL sigorta şirketinin ödemesinin faizi ile birlikte 33.023,07 TL olduğu ve bakiye sorumluluğunun 296.976,93 TL sorumlu olacağı ve 2.052.848,72 TL miktardan -296.976,93 TL miktarın dışlanması ile 1.755.871,79 TL maddi tazminatın davalılardan işleten ... ve sürücü ... (limiti aşan efor tazminatından ) davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı , sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 10.01.2019 tarihi ve diğer davalılar yönünden temerrüt tarihinin olay tarihi olan 28.06.2017 tarihi olacağı..." tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizin 07/04/2022 tarihli celsesinde verilen ara karar ile; bilirkişi ek ve kök raporu hükme dayanak etmeye elverişli bulunmadığından daha evvel heyette görev yapmayan aktüerya ve nitelikli hesaplamalar uzmanı (sigorta hukuk'u) bilirkişilerine tevdii ile davalı ... sigortanın yaptığı ödemelerde dikkate alınarak davacının davalılardan talep edebileceği geçici ve sürekli işgörmezlik zararının hesaplanmasının istenmesine, ayrıca davacının Türkiye'de çalışmaması nedeniyle geçici işgöremezlik zararından SGK nın sorumlu olup olmadığı hususunda ve davalıların bu zararlardan hangilerinde sorumlu olduklarının ayrı ayrı hesaplattırılması amacı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği; Bilirkişi heyetinin 17/10/2022 tarihli raporu ile; "...1) Adli Tıp Raporu 22737 sayı ve 15.03.2021 Tarihli kusur raporunda; “Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde U dönüşüne uygun olmayan yerde nizamlara aykırı bir şekilde U dönüşüne geçmek istediği, sola doğru manevrası esnasında da sol gerisine dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadığı, sol gerisinden düz devam etmek suretiyle gelmekte olan davacı sürücü idaresindeki otomobilin seyir durumunu dikkate almadığı, kontrolsüzce gerçekleştirdiği U dönüşü manevrası ile sol gerisinden düz devam etmek suretiyle gelmekte olan davacı sürücü idaresindeki otomobilin seyir yolunu kapatması neticesinde meydana gelen olayda asli kusurludur. Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli yolun sol şeridinde seyir halindeyken kendisiyle aynı istikamette ilerisinde sağ şerit üzerinde seyir halinde olup sola manevra ile U dönüşü yapmak isteyen ve seyir yolunu kapatan davalı sürücü idaresindeki otomobile çarptığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Davalı sürücü ...'in 90100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.,...” sonuç ve kanaatine varıldığı, 2)TC Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan 14.06.2021 tarih ve 2021-43675 sayılı “Adli Tıp Raporu” na göre; “...E cetveline göre 010,3 (yüzdeonnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği,...” şeklinde görüş ve kanaatine varıldığı, 3)Davacı mağdurun seçimlik hakkı mevcut olmakla birlikte, geçici ve sürekli iş göremezlikten doğacak zararının yabancı ülke parası üzerinden belirlenerek bunun fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsili olarak değil de, şimdilik 5.000 TL maddi tazminat talep edildiği, 4)Davacı mağdurun son üç aylık kazanç ortalaması 2.712,06 Dolar olduğu ve kaza tarihi itibariyle geçerli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kurunun (1 ABD Dolar-4.6433 TL) olduğu dikkate alındığında, davacı mağdurun kaza tarihindeki net kazancının Türk Lirası karşılığının 12.865,49 TL olduğu ve yasal net asgari ücretin 8,68 katı olduğu, 5)Rapor tanzim tarihi 29.09.2022 tarihi itibari ile; davacı mağdur ...'a ilişkin, a) Geçici işgöremezlik zarar tutarı olarak 38.618,20 TL, b) Sürekli işgöremezlik tazminat tutarı olarak toplam 1.536.967,11 TL olmak üzere toplam 1.575.585.,31 TL tazminat hesaplandığı, 6)Yasal mevzuat ve Yargıtay Kararları dikkate alındığında, bedeni zararlarda kişi başına teminat ile tedavi giderlerinde kişi başına poliçe teminat limitinden ayrı ayrı davacıya karşı sorumlu ve her iki limit birbirinden bağımsız olduğu, Kazada yaralanan kişinin sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, geçici iş göremezlik zararı ise tedavi giderleri klozundan karşılanması gerektiği, 7)Yargılama devam etmekte iken, davacı vekili tarafından Sayın Mahkemenize sunulan 02/02/2022 tarihli “İbraname, Feragatname ve Makbuz” un incelenmesinden, davalı sigorta şirketi ile davacı yanın poliçe limiti 360.000 TL üzerinden sulh olduğu, davacı vekili tarafından, davalı ... Sigorta AŞ'ni kayıtsız ve şartsız ibra etmiş olduğu, şerh koyarak izin verdiğine dair beyanı olmadığı, 8)Poliçe limiti ve geçici işgöremezlik zarar tutarının tenzili ile, diğer davalılar ... & ...'in sorumlu olduğu maddi Tazminat Tutarı Toplamının 1.176.967,11 TL olduğu, 9)Sayın Mahkemeleri, ... için hesaplanan geçici işgöremezlik tazminat tutarının da sürekli sakatlığa ilişkin teminat kapsamında olduğu değerlendirmesi halinde de diğer davalılar ... & ...'in sorumlu olduğu maddi Tazminat Tutarı Toplamının 1.215.585,31 TL olduğu, 10) Kaza tarihinde geçerli, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk /TRAFİK sigorta poliçesi azami teminat limiti 360.000,00 TL olduğu, 11) Davacı vekili tarafından toplam 5.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000 TL manevi tazminat talep edildiği..." tespit ve rapor edildiği; Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edildiği; Taraf vekillerinin itirazları kapsamında denetime elverişli ve asgari ücretteki değişliği nedeniyle karar tarihine en yakın asgari ücret verileri dikkate alınarak ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi ...'a tevdiine karar verildiği; Bilirkişi ...'ın 01/05/2023 tarihli ek raporu ile; "...1) Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiği, 2) Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, 3) Davacının talep edebileceği sürel iş göremezlik maddi zararının 4.331.249,66 TL olduğu, 4) Davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcının 15.01.2019 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, 5) İngiltere, Kanada ve Amerika ülkelerinde çalışanların ücretleri 2 haftalık dönemlerle ayda 2 kez bordro düzenlenerek ücret ödemesi yapıldığı, dosyada mevcut bordrolardan davacının bordrolarının 2 haftalık ücretleri içerdiğinin sabit olduğu, dosyada mevcut diğer bilirkişi raporlarında yanılgıya düşülerek davacının bordrolardaki ücretinin aylık ücret olarak değerlendirildiği, bu nedenle 1 aylık ücretler üzerinden değerlendirme yapıldığı, tarafımdan düzenlenen işbu raporda 2 haftalık bordrolardaki ücretin 2 katı alınarak 4 hafta yani 1 aylık ücretin esas alındığı; ayrıca heyet halinde sunulan son bilirkişi raporunda kaza yılının sehven 2017 değil; 2018 olarak alındığı ve bu nedenle hesaplamada maddi hata yapıldığı; hal böyle olunca diğer bilirkişi raporlarındaki hesaba esas alınan ücret tespitlerine iştirak etmemin mümkün olmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizin 16/01/2024 tarihli ara kararı ile; Hesaplamaya esas alınan kazanç belgelerinin denetlenebilir olmadığı, verilen sürelere rağmen davacının yabancı ülkede bağlı bulunduğu resmi kurumlardan (vergi, sosyal güvenlik kurumu, maaşın yattığı banka kayıtları vs.) vergilendirmeye esas yıllık kazanç belgelerinin denetime elverişli olarak apostilli ve tercüme edilmiş hali ile sunulmadığı, 2-Davacının hesaplamaya esas kazancı asgari ücret kabul edilerek bunun üzerinden aktüerya hesabı için dosyanın bilirkişi ...'a tevdiine karar verilmiş; Bilirkişi ...'ın 08/05/2024 tarihli ek raporu ile; "...a) Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde kök raporda apostilli belgelere göre davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğu; işbu ek raporda asgari ücretlere göre davacıya fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, b) 1.SEÇENEK: Davacının apostilli belgelere göre: 1. Talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, 2. Talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 7.695.106,29 TL olduğu, c) 2.SEÇENEK: Davacının asgari ücretlere göre: 1. Talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, 2. Talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 487.402,13 TL olduğu, d) Davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcının 28.06.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, e) İngiltere, Kanada ve Amerika ülkelerinde çalışanların ücretleri 2 haftalık dönemlerle ayda 2 kez bordro düzenlenerek ücret ödemesi yapıldığı, dosyada mevcut bordrolardan davacının bordrolarının 2 haftalık ücretleri içerdiğinin sabit olduğu, dosyada mevcut diğer bilirkişi raporlarında yanılgıya düşülerek davacının bordrolardaki ücretinin aylık ücret olarak değerlendirildiği, bu nedenle 1 aylık ücretler üzerinden değerlendirme yapıldığı, tarafımdan düzenlenen işbu ek raporda 1 aylık ücretin esas alındığı; ayrıca heyet halinde sunulan son bilirkişi raporunda kaza yılının sehven 2017 değil; 2018 olarak alındığı ve bu nedenle hesaplamada maddi hata yapıldığı; hal böyle olunca diğer bilirkişi raporlarındaki hesaba esas alınan ücret tespitlerine iştirak etmemin mümkün olmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizin 23/10/2024 tarihli ara kararı ile; Dosyanın 21/08/2024 tarihli ATK raporu esas alınarak vücut iş göremezlik maddi zararının yeniden hesaplanması için bilirkişi ...'a tevdiine karar verilmiş; Bilirkişi ... 24/03/2025 tarihli 2. Ek raporu ile; "...a) Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde apostilli belgelere göre davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğu; asgari ücretin esas alındığı duruma göre davacıya fazla ödeme b) 1.SEÇENEK: Davacının apostilli belgelere göre: 1. Talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, 2. Talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 5.637.315,43 TL olduğu, c) 2.SEÇENEK: Davacının asgari ücretlere göre; 1. Talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, 2. Talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 178.525,14 TL olduğu, d) Davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcının 28.06.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, e) İngiltere, Kanada ve Amerika ülkelerinde çalışanların ücretlerinin 2 haftalık dönemlerle ayda 2 kez bordro düzenlenerek ücret ödemesi yapıldığı, dosyada mevcut bordrolardan davacının bordrolarının 2 haftalık ücretleri içerdiğinin sabit olduğu, dosyada mevcut diğer bilirkişi raporlarında yanılgıya düşülerek davacının bordrolardaki ücretinin aylık ücret olarak değerlendirildiği, bu nedenle 1 aylık ücretler üzerinden değerlendirme yapıldığı, tarafımdan düzenlenen önceki ek raporda ve işbu 2.ek raporda 1 aylık ücretin esas alındığı; ayrıca heyet halinde sunulan son bilirkişi raporunda kaza yılının sehven 2017 değil; 2018 olarak alındığı ve bu nedenle hesaplamada maddi hata yapıldığı; hal böyle olunca diğer bilirkişi raporlarındaki hesaba esas alınan ücret tespitlerine iştirak etmemin mümkün olmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir. TANIK ... TALİMAT YOLU İLE ALINAN BEYANINDA: Davacı benim oğlum olur, davacı oğlum yurtdışında ABD'de yaşar ve çalışır, 10 gün izinle Türkiye'ye gelmişti, birkaç gün yanımızda kaldıktan sonra ... tatile gittiğinde dava konusu kaza nedeniyle yaralandı, kazadan sonra önce Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı, sonrasında ...'de ... Hastanesi'nde tedavi gördü, dişleri patladı, kolu 7 yerinden kırıldı, bakıma muhtaç hale geldi, büyük acılar çekti, bu süreçte ben kendisine destek oldum, benim yardımımla kişisel ihtiyaç ve bakımlarını yapıyordu, kazadan sonra 3 ay Türkiye'de yanımızda kaldı, çalışamadı, o dönemde terfisi olacaktı, terfisini yapmadılar, davacının kolu tutmadığı için yardımsız ihtiyaçlarını göremiyordu, kazadan 3 ay sonra ABD'ye gitmesi gerekiyordu, bu nedenle ben de kendisine yardım edebilmek için yanında gittim, kardeşimi de yanımıza aldık, maddi gücümüz elvermediği halde davacıyla birlikte ABD'ye gittik, ABD'ye gittiğimizde de yaklaşık 3 ay çalışamadı, Türkiye'de olduğu dönemde kaza sonrasında da 2 ay da davacıyı oturduğumuz Manisa Selimşahlar köyünden ... ... Hastanesi'ne götürüp getirmiştik, davacı tedaviye rağmen iyileşemedi, hem Türkiyedeki hem ABD'deki doktorlar ikinci kez ameliyat olması gerektiğini söylediler, davacı oğlum ABD'de ikinci ameliyatını oldu kalçasından kemik alarak koluna eklediler, davacı halen sağ kolunu tam olarak kullanamıyor, davacı oğlum öncesinde kürek sporu ile uğraşırdı madalyaları vardı, artık kürek de çekemiyor, bu olay nedeniyle davacının psikolojisi de bozuldu, ceza dosyasında karşı tarafın tam kusurlu olduğu belirtilmiştir, bu kaza nedeniyle maddi olarak da çok sarsıldık diyeceklerim bundan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur. TANIK ... TALİMAT YOLU İLE ALINAN BEYANINDA: davacı benim arkadaşım olur, kazayı bende ...'ın kullandığı arabanın içinde olduğum için gördüm, ...'un kaza nedeniyle dudakları patladı, dişi kırıldı, kolunda 8 kırığı vardı, parmağında da kırığı vardı, daha sonra ...'un sigortacısı şirketin anlaşmalı olduğu hastane olan ... ... Hastanesine sevki sağlandı orada 8 gün civarında kaldı ve ameliyat oldu, ... Amerika'da oturuyordu, Amerikaya dönemedi, 3 ay Türkiye'de kalmak zorunda kaldı, ...'un ailesi Manisa'da ikamet ediyordu, kazadan sonraki 3 aylık süredeki 2 ay boyunca her gün Manisa'dan ...'e fizik tedaviye gidiyordu, daha sonra Amerika'ya döndü ama annesi ve teyzesi onla birlikte Amerika'ya gitmek zorunda kaldı, benim bildiğim kadarıyla orda da fizik tedaviye gittiğini söyledi, konuşmalarımızda ağrısının olduğunu söylüyordu, kolunu tam kullanamadığını söylüyordu, bunun üzerine tekrar ikinci bir ameliyet gerçekleştirdi Amerika'da, annesi ve teyzesi tekrar gitmek zorunda kaldılar, konuşmalarımız neticesinde kolunu halen randımanlı kullanamadığını biliyorum, bu süreçte maddi ve manevi çok büyük sıkıntılar çektiğini söyleyebilirim, biz sol şeritte giderken karşı taraf önümüze aniden çıkarak U dönüşü yapmak istedi ve kaza meydana geldi şeklinde beyanda bulunmuştur. TANIK ... TALİMAT YOLU İLE ALINAN BEYANINDA: davacı yeğenim olur, davaya konu kazayı görmedim, kaza sonrasına ilişkin bilgim ve görgüm vardır, davacı Amerikada yaşar tatil için Türkiye ye gelmişti, ... da trafik kazası oldu, önce ... Devlet Hastanesine kaldırıldı, daha sonra ... ... Hastanesine talebimiz doğrultusunda sevk edildi, kolu 7 yerden kırılmıştır, ağız içi parçalanmıştı, dişleri kırılmıştı, ameliyet oldu, 7 gün hastanede yattı, hastaneden çıktığında annesi ve ben davacıya 2 ay baktık, davacının anneside psikoljik travma geçirdiği için bileğinde sorumlar yaşadı, davacıya bakamadığı için 2 ayın sonunda davayı ve annesini yanıma aldım, yaklaşık 1 ayda bu şekilde davacıya baktık, bu süreçte davacı kişisel bakımını kendisi yapamığyordu, bu nedenle davacı ve annesi ile birlikte amerikaya gittim, yaklaşık 1,5 ay sonra ben ablamla birlikte Türkiye ye döndüm, kazadan sonra davacı 3 ay çalışmadı, sonra home ofis olarak çalışmaya başladı, sonra tekrar ameliyat oldu, ameliyat için tekrar annesi ve ben 1 aylığına tekrar amerikaya gittik. Davacı yaşamış olduğu trafik kazası nedeniyle psikiyatrik tedavi görmüştür, buna istinaden manevi zararı oluşmuştur, ayrıca tüm bu süreçte davacının tedavi giderleri ve yol masrafları olmak üzere davacının maddi zararı olmuştur. Ayrıca işine devam etmediği için alması gereken terfiyi de alamamıştır. Davacı lisanslı kürek sporcusudur, spor hayatıda kolundan dolayı sona ermiştir şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekilince sunulan 01/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; "...Bilirkişi raporuna göre müvekkilin alacakları tespit edilmiş olup, raporun aleyhe olan kısımlarını kabul etmemekle birlikte maddi tazminat alacağı bakımından belirsiz alacak davası olarak açtığımız davamızdaki taleplerimizi aşağıdaki gibi artırmaktayız. Davacının Maddi Tazminat Alacağını 2.085.871,79 TLye artırmaktayız. (Dava dilekçesinde 5.000,00 TL talep edilmiştir.) Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere; Maddi tazminat talebi bakımından belirsiz alacak davası olarak açılan davamızda rapordan sonra arttırılan değer üzerinden talebimizin (davalı sigorta şirketi bakımından maddi tazminat ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, diğer davalıların ise artırılan tüm maddi zarar ve manevi zararın (sigorta şirketi bakımından manevi tazminat talebi hariç) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte (davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sınırlı olmak şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin 08/03/2022 tarihli sulh dilekçesi sunduğu, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, sigorta şirketi heline veya aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, diğer davalılar açısından ise sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubuyla geriye kalan tüm maddi zarar ve manevi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettikleri anlaşıldı. Davacı vekilince sunulan 22/05/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile; "...müvekkil ...'ın maddi tazminat miktarı 4.331.249,66 TL olarak hesaplanmıştır. Müvekkilin maddi zararı ile ilgili aktüer bilirkişi raporındaki hesaplamalardan aleyhe olan ücretle ilgili kısımları kabul etmemekle ve fazlaya dair haklarımızı saklı tutarak, Belirsiz alacak davası olarak açılan ve tarafımızca 29/11/2021 tarihinde maddi tazminata ilişkin talep artırım dilekçesi sunulmuş olup, Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca talep artırımdan sonra ıslah dilekçesi sunulması mümkündür.Davalı ZMM sigortacısı ... Aş tarafından sigorta limiti kapsamında ödemeler yapılmış olup, davalı ... Aş ile karşılıklı ibralaşma olduğundan bu davalı bakımından maddi tazminat taleplerimizi ıslah etmiyoruz.Müvekkil ... için maddi tazminat bedelini 4.331.249,66 TL olarak ıslah ediyoruz. (daha önceki talep artırım dilekçemizde 2.085.871.79 TL olarak talep edilmiştir) Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere; tüm talepler bakımından fazlaya dair hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla; Müvekkil ... için maddi tazminatının ıslahla artırılan bedel olan 4.331.249,66 TL’nin; Kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkile ödenmesine karar verilmesini..." Davacı vekilince sunulan 03/06/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile; "...24/03/2025 tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporu ile tarafımızca dosyaya Apostil şerhli sunulan evraklara göre müvekkil uhdesinde oluşan zararın 5.637.315.43-TL olduğu izahtan varestedir. Bu nedenle ıslah ve talep arttırım haklarımız da dahil olmak üzere fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız için ek dava açma hakkımız ile birlikte tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile talep arttırım dilekçemizin kabulüne ve maddi tazminat talebimizin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine ve manevi tazminat talebimizin kabulüne, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 28.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı yan; davalı ...'in yönetimindeki ... plakalı aracın U dönüşü yasağı bulunan refüj bitiminden ani dönüş yapması sonucu trafik kazasına maruz kaldığını, kazanın meydana gelmesinde kendisinin herhangi bir kural ihlali bulunmadığını, kazaya davalı ...'in asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde sağ kolunda parçalı kırıklar, kas yırtıkları ve diş kırığı oluştuğunu, uzun süreli tedavi ve ameliyat süreçlerine maruz kaldığını, ABD'de endüstri mühendisi olarak çalıştığını ve aylık 10.208 USD gelir elde ettiğini, bu süreçte gelir kaybına uğradığını, geçirdiği travma ve bedensel hasar nedeniyle manevi olarak da derin şekilde zarar gördüğünü ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı ... ve ... yan; araç neredeyse geçişini tamamladığı sırada davacının kullandığı arkadan gelen aracın sol arka kısmından çarptığını, davacının aşırı hız yaptığını ve takip mesafesini korumadığını, davacının önündeki araç ile mesafesini korumamasından ve aşırı hızından dolayı olayda asli ve tam kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmişlerdir. Davalı ... Sigorta A.Ş.; sigorta şirketi tarafından 12.11.2018 tarihinde davacıya 25.997,37 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile poliçe kapsamındaki yükümlülüklerin tamamen ifa edildiğini, bakiye alacak bulunmadığını savunmuş, ancak 02.02.2022 tarihli feragatname ile davacı tarafından ibra edilmiştir. İhbar Olunan ... Sigorta A.Ş.; ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait İMM poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, manevi tazminat talepleri bakımından azami sorumluluk limitinin kaza başına 25.000,00 TL olduğunu, kusur oranı tespit edilmeden manevi tazminat talebinin değerlendirilemeyeceğini savunmuştur. Dosya kapsamına göre; 28.06.2017 tarihinde davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken, davalı ...'in yönetimindeki ... plakalı aracın U dönüşü yapması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, davalı ...'in ... plakalı aracın işleteni, davalı ...'in ise kaza anında aracın sürücüsü olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığı, kaza neticesinde davacının sağ kolunda parçalı kırıklar, kas yırtıkları ve diş kırığı meydana geldiği, tedavi gördüğü ve ameliyat olduğu hususları çekişmesizdir. O halde somut olayda çekişme; kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu, davacının maluliyet oranı, uğradığı maddi ve manevi zararın miktarı ve hesaplama yöntemi noktalarında toplanmaktadır. HUKUKI DURUM Kusur Sorumluluğu Yönünden: Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca motorlu araç işletenler, aracın işletilmesi dolayısıyla üçüncü kişilerin uğradığı zararları gidermekle sorumludur. Tazminat Hesaplama Yöntemi Yönünden: Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, vücut bütünlüğünün ihlali halinde maddi tazminatın hesaplanmasında davacının fiili kazancının tespit edilebilmesi durumunda bu kazanç esas alınır. Kazancın ispat edilememesi halinde ise asgari ücret üzerinden hesaplama yapılır. Davacının muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosu ile belirlenerek, davacının işleyecek dönemdeki maddi zararı yönünden kazançlar her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle maddi zararın hesaplanmasında progresif rant yönteminin kullanılması gerekir (Yargıtay 4. HD 2021/27411 E. 2022/3461 K. 28/02/2022 T. ve Yargıtay 17. HD 14.01.2021 T. 2020/2598 E. 2021/34 K. sayılı kararı). Maluliyet Oranının Belirlenmesi Yönünden: Sürekli işgöremezlik oranının belirlenmesinde, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınır. DELİL DEĞERLENDİRME Kusur Durumu Yönünden: İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'nun 15/03/2021 tarih 53306942-101.02/2021/22737/3214 sayılı raporu ile davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, bu hususun, taraf beyanları ve dosyadaki diğer delillerle de desteklendiği, bu itibarla, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in tam kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Maluliyet Oranı Yönünden: İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 21/08/2024 tarih 14925 karar sayılı raporu ile davacının yaralanmasının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında, tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu tespit edilmiştir. Bu rapor, yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olup, hükme esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Maddi Tazminat Hesabı: Davacının ABD'de çalıştığı, fiili kazancının tespiti bakımından vergilendirmeye esas yıllık kazanç belgelerinin denetime elverişli olarak apostilli ve tercüme edilmiş olarak sunulması için süre verildiği, davacının ABD'de ...(Tedarik Zinciri Müdürü) olarak çalıştığı, ... ünvanlı işyerince düzenlenen 22.01.2019 tarihli belgeden yıllık maaşının 122.500,00 USD olduğu, dosya kapsamında mevcut apostilli belgelerin davacının fiili kazancını gösterdiği ve bu belgelerin hukuki ispat değeri taşıdığı değerlendirilmiştir. Öte yandan, mahkememizin 23/10/2024 tarihli ara kararı ile dosya 21/08/2024 tarihli ATK raporu esas alınarak vücut iş göremezlik maddi zararının yeniden hesaplanması için bilirkişi ...'a tevdii edilmiş ve bilirkişinin 24/03/2025 tarihli 2. Ek raporu ile iki alternatif hesaplama yapılmış olup, apostilli belgelere göre davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 5.637.315,43 TL, asgari ücrete göre davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 178.525,14 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Talep Artırma ve Belirsiz Alacak Davası Yönünden: Davacı tarafından açılan işbu dava belirsiz alacak davası niteliğindedir. Davacı dava dilekçesinde 100.000,00 TL manevi tazminat ve "şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat" talep etmiş ve maddi tazminat talebinin belirsiz alacak olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davalarında davacı, zararının gerçek miktarını öğrendiği takdirde talep artırımında bulunabilir. Bu kapsamda davacının 01/12/2022, 22/05/2023 ve 03/06/2025 tarihli talep artırım dilekçeleri ile maddi tazminat talebini son olarak 5.637.315,43 TL'ye çıkarması hukuka uygun olup, belirsiz alacak davalarının doğası gereği birden fazla talep artırım dilekçesi vermesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Ödeme ve Feragat Durumu Yönünden: Dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, davacının ... Sigorta A.Ş. yönünden 330.000,00 TL sakatlık teminat limiti kadar ve 330.000,00 TL tedavi gideri teminat limiti kadar davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Bu husus, 02.02.2022 tarihli feragatname ile de teyit edilmektedir. Davacı vekilinin 09/03/2022 tarihli sulh dilekçesi ile davalı ... Sigorta Şirketi yönünden sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Bu itibarla davacının açık talebi doğrultusunda davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Manevi Tazminat Yönünden: Davacının kaza neticesinde sağ kolunda parçalı kırıklar, kas yırtıkları ve diş kırığı oluştuğu, uzun süreli tedavi ve ameliyat süreçlerine maruz kaldığı, bir yıl aşkın süre boyunca hem Türkiye'de hem ABD'de fizik tedavi gördüğü, kürek sporunu tamamen bırakmak zorunda kaldığı, psikiyatrik tedavi görmek durumunda kaldığı tanık beyanları ve dosya kapsamındaki belgelerle sabittir. Bu durumun davacıda ciddi manevi acı ve üzüntüye neden olduğu açık olup, talep edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın; günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları ile haksız fiilin davacı üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak ve Yargıtayın, manevi tazminat tutarının bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmaması gerektiği yönündeki yerleşik kararları da nazara alınarak makul ve adaletli olduğu sonucuna varılmıştır. SONUÇ: Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan 24/03/2025 tarihli 2. Ek bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Raporları ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; 28.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in %100 kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacının %5 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu, apostilli belgelere göre kanıtlanan davacının fiili kazancı üzerinden hesaplanan sürekli iş göremezlik maddi zararının 5.637.315,43 TL olduğu, davacının talep ettiği 100.000,00 TL manevi tazminatın makul ve yerinde bulunduğu anlaşıldığından davalı ... Sigorta hakkında açılan davada sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasının kabulüne, 5.637.315,43-TL’ye 28.06.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... hakkında açılan manevi tazminat davasının kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın 28.06.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davalı ... Sigorta hakkında açılan davada sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-A)Davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasının kabulüne, 5.637.315,43-TL’ye 28.06.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B)Davalılar ... ve ... hakkında açılan manevi tazminat davasının kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın 28.06.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 391.916,017-TL harçtan peşin alınan 358,63-TL, tamamlama harcı 4.460,87 TL, ıslah harcı 7.690,00 TL, ıslah harcı 7.200,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 372.206,51-TL harcın davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 44,40 -TL başvurma harcı, 358,63-TL peşin harç, 6,40 -TL vekalet harcı, tamamlama harcı 4.460,87 TL, ıslah harcı 7.690,00 TL, ıslah harcı 7.200,00 TL, 2.214,19-TL tebligat/ posta gideri, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 34.974,49-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca; Maddi tazminat yönünden; 557.865,77 TL, Manevi tazminat yönünden; 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/143, K. 2025/468, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-143-e-2025-468-k-f42a7cf58d32